TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Article
    İsviçre Federal Mahkemesi’nin Varsayımsal ve Rastlantısal Bir Kazanç Kaybınınn Tazmin Edilebilir Bir Zarar Olarak Dikkate Alınamayacağına İlişkin 01.09.2021 Tarihli ve 4a_606/2020 Sayılı Kararına (bge 147 Iıı 463 Vd.) Eleştirel Bir Bakış
    (GSÜHFD, 2023) Kapancı, Kadir Berk
    İsviçre Federal Mahkemesi, Mahkeme’nin Resmî Karar Derlemesinde de yayımlanmasını uygun bulduğu (bu suretle de önemi kendiliğinden anlaşılabilecek) 01.09.2021 tarihli ve 4A_606/2020 sayılı kararında (ayrıca bkz. BGE 147 III 463 vd.), bir yatırım danışmanlığı ilişkisinde banka aracılığıyla yapılan borsa işlemleri özelinde değerlendirmelerde bulunmuş; özetle de banka tarafından müşterisinin bu yöndeki talimatına rağmen son tahlilde gerçekleştiril(e)meyen bir şirket hissesi alımı işleminde, müşterinin ilgili alımın yapılmaması sonucunda uğradığı kazanç kaybının, varsayımsal ve rastlantısal bir özellik göstermesi nedeniyle tazmin edilebilir bir zarar oluşturmadığı sonucuna ulaşmıştır. Kararda ulaşılan bu sonuçlar ve gerekçeleri eleştiriye matuftur. İşbu çalışmamızın amacı, ilgili kararın eleştirel bir bakış açısıyla ele alınarak, kararda ulaşılan temel sonuçların tartışmaya açılması ve yeniden değerlendirilmesidir.
  • Article
    Tahkim Süresi
    (Legal Yayıncılık, 2021) Yazıcı, Çiğdem
    Hakemlerin hukum verme yetkisinin süre ile sınırlandırıldığı du­rumlarda tahkim süresinden söz edilir. Tahkim suresi taraflarca kararlaştırılabilir ya da kanunla duzenlenmiş olabilir. Hukuk sistemimizde tah­kim suresi kanunlarla (HMK m. 427; MTK m. 10/B) bir yıl olarak du­zenlenmiş olmakla birlikte, taraflarca daha kısa ya da daha uzun bir süre kararlaştinlabilir.
  • Article
    Aile Hukukunun Özellikleri, İlkeleri ve Gelişimi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2016) Kapancı, Kadir Berk; Serozan, Rona; Başoğlu, Başak; Kapancı, Berk
    Aile Hukuku, sağlıklı ve huzurlu bireyler arasındaki ilişkiler söz konusu olduğunda müdahalenin mümkün olduğunca az olması gereken “minimalist” bir hukuk dalıdır. Bununla birlikte, Aile Hukuku ilişkilerin ve özellikle ailedeki zayıf bşireylerin korunması gerektiğinde de müdehale kaçınılmazdır.
  • Article
    Bedelli Askerlikte Son Durum
    (Terazi Hukuk Dergisi, 2020) Akyiğit, Ercan
    Muvazzaf askerlik ve onun bir görünüm biçimi olan bedelli askerlik çalışanlar için önemli bir problem olarak görülür. Eskiden dönem kamuoyunun da etkisiyle çalışanlar bedelli askerlik imkam 7179 sayılı Yasa ile yeni ve sürekli bir görünüm kazanmıştır 7179 sayılı Yasa kapsammda bedelli askerlik ve bunun işçi olarak çalışanların kıdem tazminatı durumuna etkisi bu çalışmada ele alınmıştır.
  • Article
    Türkiye'de Arabuluculuğun Gelişimi
    (Legal, 2020) Yazıcı, Çiğdem
    Türk hukuk sistemi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuk ile ilk kez Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu­nu ile tanışmıştır. Bu yöntem bir süre tamamen ihtiyari olarak uygulan­mış, sonrasında ise bazı davalar bakımından dava şartı haline getirilmiş, ayrıca arabulucunun siireçteki işlevi de yeniden diizenlenmiştir. Bu çalışmada arabuluculugun Türk hukuk sistemindeki uygulamalan, arabu­lucu sicili ve arabulucunun süreçteki işlevi dikkate alınarak dönemlere ayrılarak ele alınmıştır.
  • Article
    Paylı Mülkiyet Konusu Taşınmaz Malın Paylarından Biri Rehin Hakkıyla Kayıtlandıktan Sonra Aynı Malın Tamamı Üzerinde Bir Başka Rehin Hakkı Daha Kurulabilir Mi? -tmk M. 692 F.2 Üzerine Bir İnceleme
    (2016) Kapancı, Kadir Berk
    Paylı mülkiyet konusu bir taşınmazda, gerek pay üzerinde gerekse de taşınmazın tamamı üzerinde ayrı ayrı rehin haklarının kurulması mümkündür. Bu bağlamda pay ve taşınmazın bütünü birbirlerinden ayrı hukuki değerler olarak kabul edilirler. Her paydaş kendi payı üzerinde tek başına rehin hakkı kurabilirken, taşınmazın tamamı üzerinde rehin hakkı kurulabilmesi için bütün paydaşların oybirliği ile hareket etmeleri gerekir. Diğer taraftan taşınmaz üzerinde rehin hakkı kurulduktan sonra pay üzerinde bir başka rehnin kurulmasına herhangi bir engel bulunmamakla birlikte, TMK m. 692 f.2'ye göre pay üzerinde rehin kurulduktan sonra taşınmazın tamamı bir başka rehin hakkıyla kayıtlanamaz. İşbu çalışma sözü geçen TMK m. 692 f.2'de öngörülen bu kuralın getiriliş gerekçesini, amacını ve uygulama alanı bulmayabileceği istisnai durumları incelemeyi hedef tutmaktadır.
  • Article
    7146 Sayılı Kanunla Gelen Bedelli Askerlik ve Kıdem Tazminatı
    (Seçkin Yayınevi, 2018) Akyiğit, Ercan
    7146 Sayılı kanunla getirilen hüküm ; işçi iş sözleşmesini 7146 sayılı kanunla getirilen bedelli askerlik yüzünden fesederse kıdem tazminatı alamaz.
  • Article
    Tescil İlkesi ve İstisnaları
    (Uluslararası Antalya Üniversitesi, 2017) Kurt, Ekrem
    Tescil ilkesi, Medeni Kanun'un tapu sicili düzenine hâkim olan bir ilke olup, taşınmazlar üzerindeki ayni hakların tapu siciline tescil ile doğmasını öngörür. Bu yönüyle hak sahibinin tescili talep etmesi bir tasarruf işlemi olup, taşınmaz üzerindeki mülkiyet veya diğer bir ayni hakkın ilgilinin malvarlığının aktifinden çıkarak başka birinin aktifine girmesini sağlar. Aynı işlevi taşınırlarda zilyetliğin devri sağlamaktadır. Bununla birlikte Medeni Kanun Alman Medeni Kanunu'nun aksine mutlak tescil ilkesini değil; nisbi tescil ilkesini benimser. Yani, ayni haklar kural olarak tapu kütüğüne tescil ile doğmakla birlikte, Kanunda bunun birçok istisnası bulunmaktadır. Bu istisnaların bir bölümü doğrudan doğruya Medeni Kanun'dan kaynaklanan kendine özgü kazanımlar iken diğer bölümü ise külli halefiyet yoluyla, son olarak da mahkeme kararı ile elde edilen kazanımlardır. Tescilsiz kazanım hallerinde mülkiyetin devri tescilden önce gerçekleşmiş olmakla birlikte yine de sicil dışı ayni hak kazanan kimsenin bu hak üzerinde tasarrufta bulunabilmesi için açıklayıcı nitelikteki tescilin yapılması gerekmektedir. Nisbi tescil ilkesi irtifaklar ve taşınmaz yükleri için de geçerli olmaktayken, taşınmaz rehinlerinde mutlak tescil ilkesine yaklaşıldığı söylenebilir. Nisbi tescil ilkesinin sakıncası, sicildeki görünüm dışında ayni hak devrini mümkün kıldığı için, sicilin gerçeği yansıtmama olasılığını artırmasıdır. Bu durumda, üçüncü kişinin sicile güvenin korunduğu hallerde gerçek hak sahibinin hak kaybı yaşaması söz konusu olabilmektedir.
  • Article
    Sözleşmesel Sorumlulukta Tazminat Edimi ile Sözleşme Cezası Arasındaki İlişki
    (2016) Kapancı, Kadir Berk
    Bir borç ilişkisinde borçludan beklenen, onun borcunun konusunu oluşturan edimi gereği gibi, tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesidir. Alacaklı, bu menfaatini daha iyi temin etmek amacıyla, ifanın y...
  • Article
    Kendilerine Yasal Danışman Atanan Kişilerin Hukuki Durumu
    (Seçkin Yayıncılık, 2016) Kurt, Ekrem
    Sınırlı ehliyetliler temelde fiil ehliyetinin bütün koşullarına sahiptir, ayırt etme gücüne sahiptir, ergindir, kısıtlı da değildir. Bunların kısıtlanmaları için yeterli sebep bulunmasa da MK 429'da sayılan işlemler için onayı alınmak üzere bunlara bir yasal danışman atanır. Maddede sayılanların dışındaki işlemler için bu kimselerin fiil ehliyetleri tamdır. Atanan yasal danışmana oy danışmanı adı verilir. Hakim gerek görürse bu kişilerin mal varlıklarının yönetimini yasal danışmana verebilir. Öğretide her iki uygulamanan da yani MK'da sayılan işlemlerin yanısıra malverlğı yönetiminin de yasal danışmanın onayına bağlanabileceği ve böylelikle "karma danışmanlık" oluşturulabileceği kabul edilir.