TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 19
  • Article
    Are inflation expectations irrational in Turkey? Exchange rate pass-through analysis
    (Journal of Financial Politic & Economic Reviews, 2023) Asfuroglu, Dila; Ertuğrul, Ayşe; Güneş, Gökhan Şahin
    Are inflation expectations irrational in Turkey? Exchange rate pass-through analysisThis study investigates the rationality of inflation expectations in Turkey over 2011-2019 via exchange rate pass-through (ERPT) analysis. Relying on the assumption that the inflation rate and inflation expectations are going to change equally if the economic agents form rational expectations, we utilize the vector autoregression model with inflation expectations to quantify the ERPT to inflation and to inflation expectations. The results show that exchange rate shocks do not have the same impact on the inflation rate and inflation expectations over different horizons. In the short term, the inflation rate rises faster than the inflation expectations following unexpected exchange rate swings; however, they move in tandem after six months. With the time-varying analysis, we trace the evolution of the ERPT coefficients to characterize the nature of agents’ expectations. The findings document that the discrepancy between ERPT coefficients is persistent, inclining to chronic irrationality of expectations, with decaying degrees in the longer horizon, rendering adaptive formation of expectations over time.
  • Article
    Sanal Etkileyicilerin Yükselişi: Tüketici Tutumları Üzerine Keşfedici Bir Araştırma
    (Alanya Akademik Bakış Dergisi, 2025) Kose, Sırın Gızem
    Pazarlama iletişiminin önemli araçlarından biri haline gelen etkileyici pazarlamada dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle sanal etkileyiciler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, sanal etkileyicilere ve sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanılmasına yönelik tüketici tutumlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda veri elde etmede nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre sanal etkileyicilere yönelik negatif tutumlar gerçek dışılık ve yapaylık, duygusal eksiklikler, endişe oluşturma, reklam unsuru olma; pozitif tutumlar ise yenilik ve ilgi çekicilik, kolaylık, uzmanlık olarak ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte, sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanımı kapsamında, sanal etkileyici kullanan markaya yönelik tutum ve satın alma niyeti ile, satın alma niyetini şekillendiren unsurlar da (sanal etkileyicilerin özellikleri, bireysel özellikler, kullanım stratejileri, ürün türü, ilgilenim) araştırılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, markalara pazarlama iletişimi çerçevesinde öneriler sunulmaktadır.
  • Article
    Borders of socio-economic development in Türkiye
    (Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı, 2024) Karahasan, Burhan Can; Can, Burhan
    Turkish economy is characterized by a dual regional structure. Historically, western regions form the relatively more developed and rich geography of the country. In the meantime, landlocked eastern regions are realizing a period of marginalization pushing majority of these regions toward full isolation from rest of the country. Our knowledge on this dual pattern departs mostly from monetary indicators. In this study, I use the socio-economic development index (SDI) which is first constructed by the State Planning Organization (SPO). The main objective is to use spatial tools for the period of 1963-2017 and to explore the historical evolution of spatial externalities and heterogeneity. This aims to visualize the socio-economic borders of Turkish provinces. While our findings confirm the spatial inertia for the under-developed eastern regions, they also show rising spatial spillovers among the developed western geography. However, this positive impact is geographically bounded by the central part of the country.
  • Article
    A Bibliometric Analysis on The Development of The Second-Hand Market Literature Over the Last 30 Years
    (2024) Çizer, Ece Özer; Köse, Şirin Gizem
    Hem araştırmacılar hem de uygulayıcılar tarafında, ikinci el ürünlere artan bir ilgi bulunmaktadır. Bu nedenle bu çalışma, konuyla ilgili literatür gelişimine ışık tutmak için literatürdeki ikinci el pazarının gelişimini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda literatürde ikinci el pazarı kavramı üzerine geçmişten günümüze yapılan çalışmalar üzerinden bibliyometrik bir analiz yapılmıştır. Çalışma için toplam 235 doküman incelenmiştir. Sonuçlar ikinci el tüketimin yeni bir tüketici davranışı türü olarak ortaya çıktığını ve daha sonra literatürde bir iş modeli olarak incelendiğini ve sürdürülebilirliğin hem akademik hem de uygulama alanlarında artan önemi ile birlikte hatırı sayılır bir tüketim şekli haline geldiğini göstermektedir. İkinci el ürünler stil ve sürdürülebilirlik yönünü daha fazla vurgulayan önemli bir pazar yaratmıştır. İkinci el üzerine yapılan çalışmalarda en sık tekrarlanan terim döngüsel ekonomidir. İkinci el giyim, işbirlikçi tüketim, paylaşım ekonomisi ve yeniden kullanım konularında yapılan çalışmalar son yıllarda artış göstermiştir Sonuçların hem literatüre hem de ikinci el perakendecilerine katkı sağlaması beklenmektedir.
  • Article
    Türkiye'nin Döngüsel Ekonomiye Geçiş Performansı Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz
    (2024) Asfuroğlu, Dila; Asfuroglu, Dila
    Çalışma, Türkiye’nin döngüsel ekonomiye geçiş performansını, seçili gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırma yaparak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nicel analiz, Eurostat ve OECD.Stat veri bankalarının döngüsel ekonomiyi ölçmek için belirlediği göstergeler ışığında, verilerin var olduğu 2000-2022 yılları arasında, gelişmiş ülkelerden Almanya, İsveç ve İngiltere; gelişmekte olan ülkelerden Macaristan, Bulgaristan, Arnavutluk ve Sırbistan örnekleriyle yapılmıştır. Sonuçlara göre Türkiye, kaynak verimliliğini yıllar içinde artmış olup en etkili artış, 2017 yılından itibaren gözlemlenmiştir. Yurtiçi malzeme tüketiminin ve malzeme ayak izinin düşük seyretmesi talep ve tüketimin genel anlamda düşük olmasına işaret etmektedir. Kişi başına kentsel atık düşerken kişi başı toplam atığının artması, Türkiye’nin hane bazında atık üretiminin düşük, ancak kişi bazında yüksek olduğunu göstermektedir. Atıkların işlenmesinde en çok başvurulan yol uzun yıllar imha iken 2016 yılından itibaren geri kazanım hız kazanmıştır. Son beş yıla dair verinin bulunduğu kentsel atığın geri dönüşüm oranının artması olumlu bir gelişmedir. İthalat bağımlılığı, gelişmiş ülkelere göre düşük seviyelerde olmasına rağmen yıllar içinde düşmeyip artmıştır. Son yıllarda, tüm hammaddelerin bağımlılığında düşüş yaşanırken metal cevherler ve fosil enerjideki bağımlılık çok yüksek seyretmiştir. Son olarak, sera gazı emisyonu yıllar içinde ciddi şekilde artarak döngüsel ekonomiye geçişte Türkiye’nin en kötü performans göstergesi olmuştur. Yazında çoğunlukla Avrupa Birliği (AB) ülkeleri konu alınıp Türkiye ile alakalı çalışmalar daha çok teorik çerçeveyi oluşturmak üzerine olduğundan bu çalışma, yazındaki eksikliği gidermektedir. Ülke karşılaştırmaları vasıtasıyla, AB’ye aday ülke olan Türkiye’nin, AB’nin döngüsel ekonomi hedeflerinde, döngüsel ekonomi ve ilgili politikaları benimsemede ilerleme kaydedip kaydetmediğini gözler önüne sermekte ve politika yapıcılara, Türkiye’nin döngüsel ekonomi performansını geliştirebilmesi için önerilerde bulunmaktadır.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 3
    Between a Rock and a Hard Place: How To Make Sense of Turkey’s S-400 Choice
    (SETA Foundation, 2020) Kibaroğlu, Mustafa
    With the wrap-up of the S-400 deal with Russia in December 2017, critics argue that Turkey is caught between a rock and a hard place due to the adamant opposition of its NATO allies, the United States in particular, which has threatened Ankara with imposing severe sanctions. Would this be the correct representation of the situation at hand? Does it make any sense for Turkey to engage Russia, an archrival nation, to enhance the security of the country? Is the S-400 deal worth the risk of alienating the allied nations whose projected sanctions may have wide-ranging political, economic and military repercussions? With these questions in mind, this paper will try to shed light on the specifics of the S-400 deal that make one think that it may indeed make sense for Turkey to bear the brunt of engaging Russia. In the same vein, the paper will assess the impact of the S-400 deal on Turkey’s defense industries. The paper will also present the author’s conception of the current “international political non-order” as an underlying factor behind the deal. Finally, the paper will suggest that the S-400 deal must be approached from a wider perspective so as to grasp the extent of the service it has done in bolstering Turkey’s military-industrial complex. © 2020, SETA Foundation. All rights reserved.
  • Article
    Sosyal Medya Etkinliğinin Ölçümü: Firmaların Twitter Kullanımına İlişkin Bir İnceleme
    (Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Ayan, Büşra; Gürsoy, Umman Tuğba; Can, Mustafa
    Bu çalışmanın amacı farklı sektörlerde faaliyet gösteren lider rakip firmaların sosyal medya etkinliklerinin ölçülmesidir. Bu kapsamda, 2018 Şubat ayı boyunca Twitter kullanıcılarının kozmetik, pazaryeri ve elektronik sektöründe faaliyet gösteren rakip firmalar hakkında yaptıkları paylaşımlar ve bu firmaların kurumsal Twitter hesaplarından yapmış oldukları paylaşımlar Sosyal Medya Madenciliği yöntemi ile analiz edilmiştir. Firmalar hakkındaki tweet sayısı, tweet değeri (olumlu, olumsuz, nötr), takipçi kazanımı, yanıt sayısı, retweet sayısı ve beğeni sayısı başlıklarından oluşan Twitter etkinliğinin ölçüm kriterleri ele alınarak bir başarı sıralaması yapılmış ve en başarılı firmanın kozmetik, en düşük sıralamaya sahip firmanın ise elektronik sektöründen olduğu tespit edilmiştir. Tweet değerini saptayabilmek için Duygu Analizi gerçekleştirilmiştir ve olumlu tweet oranının kozmetik firmaları için daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Article
    Fi̇nansal Hi̇zmetlerde Kurumsal Marka İ̇maji ve Marka Güveni̇ni̇n Bankacılık Hi̇zmeti̇ Alma Ni̇yeti̇ne Etki̇si̇
    (Ppad, 2019) Elif Börekçi; Selime Sezgin; Tosun, Petek; Börekçi, Elif; Sezgin, Selime Demet
    Bu çalışmanın amacı, bireysel bankacılık hizmetlerinde kurumsal marka imajı ve marka güveninin bir bankadan hizmet alma niyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Müşterilerin bankaya varlık emanet ettikleri yatırım hesapları ile bankadan varlık ödünç aldıkları ih- tiyaç kredisi arasında alınan hizmetin değerlendirilmesi sırasında tüketici hizmete fark- lı noktalardan baktığından, bankacılık ürünleri arasında karşılaştırma da yapılmıştır. Bu çalışmanın kavramsal modeli, Gerekçeli Eylem Teorisi’ne dayandırılmış ve davranışsal niyeti etkileyen değişkenlere marka güveni ve kurumsal marka imajı eklenerek model ge- nişletilmiştir. Kantitatif araştırma yöntemi kapsamında yapılan regresyon analizlerinin so- nucunda, kurumsal marka imajı ile marka güveni kavramlarının, tutum değişkeni aracılığı ile bankacılık ürünü satın alma niyetini pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Kurumsal marka imajı, bankacılık ürünlerinin ana kategorileri olan bireysel kredi ürünleri, yatırım ürünleri, kartlar ve dağıtım kanallarını kullanma niyeti üzerinde önemli etkiye sahiptir. Araştırma sonucunda, Gerekçeli Eylem Teorisi, finansal hizmetler alanında marka güveni ve kurumsal marka imajı kavramları ile genişletilerek, finansal hizmetler alanında yapılacak çalışmalar için araştırmacılara bir model önerilmiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 6
    Consumer Loans' First Payment Default (fpd) Detection and Predictive Model
    (TUBITAK SCIENTIFIC & TECHNICAL RESEARCH COUNCIL, 2020) Sevgili, Türkan; Koç, Utku; Koç, Utku
    The project is based on the opinion that whether the loan applications which are profitable could be granted instead of prone the default (FPD) ones by using predictive models in machine learning by the credit decision authorities in banking sector. Default Loan (also called non-performing loan) occurs when there is a failure to meet bank conditions and cannot be repaid in accordance with the terms of the loan which has reached its maturity. This report is a research effort in the analysis of default loan applicants, especially FPD, from a real dataset obtained from a bank. Expectation from the study is that increase the efficiency of consumer loan allocation by providing predictive analysis of the consumer behavior concerning loan’s first payment default. FPD detection analysis is a crucial role for the determination of consumer loans at the application level. The study also provides an understanding on the reasons of non-performing loans and helps to manage credit risks more consciously. The methods proposed in this study can be extended to other individual consumer loans such as car credits and mortgage.
  • Research Project
    Verimlilik ve Reel Döviz Kurları Arasındaki İlişkinin Girişimler Bazında Analizi
    (TÜBİTAK, 2018) Toraganlı Karamollaoğlu, Nazlı; Sıvacı, Ozan; Atasü, Seniha İdil; Acar, Uğurcan; Çakır, Bayram
    Bu proje kapsamında girişim ve sektör seviyesinde hesaplanan reel döviz kuru serilerinin girişim bazında hesaplanan verimlilik üzerine etkisi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kullanıma açılan mikro veri kullanılarak analiz edilmektedir. Çalışmada, 2005-2015 yıllarını kapsayan Dış Ticaret İstatistikleri (DTİ), İş Kayıtları Çerçeveleri (İKÇ) ve Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri (YSHİ) verileri kullanılmıştır. Onaylanan Bütçe: Buna ek olarak proje kapsamında verimliliğin farklı özelliklere sahip girişimler için, girişim ve sektör düzeyinde hesaplanacak olan döviz kuru hareketlerinden nasıl etkilendiği araştırılmıştır. Bu çerçevede girişimlere özgü ithal ara malı kullanımı, ihracata konu olan ürünlerin yapısı (homojen ve farklılaştırılmış), ticaret partneri sayıları, sermaye yapısı gibi bir takım özellikler göz önünde bulundurularak verimlilik ve reel döviz kuru ilişkisi incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları firma seviyesinde hesaplanan döviz kuru serileri göz önünde bulundurulduğunda yerel döviz kurundaki değerlenmenin firmaya ilişkin verimlilik üzerinde negatif etkileri olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan sektör seviyesinde hesaplanan döviz kurları kullanıldığında verimlilik ve döviz kuru arasında anlamlı bir ilişki rapor edilmemektedir. Bu durum toplulaştırma yanlılığı problemine dikkat çekerek firma spesifik kurların döviz kurunun verimlilik üzerine etkisini ölçmede sektörel kurlardan daha duyarlı olduğunu göstermektedir. Çalışmada ayrıca ithal aramalı kullanımı ihracat oranına göre fazla olan firmaların verimliliklerinin döviz kurundaki değerlenmeden daha az etkilendikleri gözlenmektedir. Buna ek olarak olarak yabancı sermaye oranı veya ticaret partneri sayısı fazla olan firmaların verimliliklerinin beklentilerden farklı olarak, döviz kuru değerlenmesinden daha çok etkilendikleri rapor edilmiştir. Ayrıca çalışmada firmanın ihracatındaki farklılaştırılmış ürün oranının döviz kuru değerlenmesinin verimlilik üzerindeki negatif etkilerinin azaltmada rol oynamadığı sonucu bulunmuştur.