TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Article
    Sınır Ötesi Tele-psikiyatri Uygulamalarına Hukuki Bir Bakış
    (2023) Araalan, Cemal
    The impact of the Covid-19 pandemic, along with the driving force of technology at the point of spending time at their homes, has created the basis for making tremendous use of the possibilities of technology. One of the most important developments in this regard has been the increase in the demand of people for tele-medicine applications who do not have the opportunity to reach doctors in person, due to the impact of the pandemic. Psychiatry is a special area of expertise in medicine and, tele-psychiatry has been one of the most preferred methods especially in terms of tele-medicine. In this study, legal issues related to cross-border tele-psychiatry applications and other important concepts in connection with tele-psychiatry in Turkey and the world have been reviewed taking into consideration of concrete examples and as well as doctrine opinions.
  • Article
    Citation - Scopus: 9
    Bilinçli-farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-yenilenmiş (bföö-y): Türkiye Uyarlama Çalışması
    (Ankara University, 2017) Taylan, Rukiye Didem; Bulgan, Gökçe; Atalay, Zümra; Aydın, Utkun; Özgülük, S. Burcu; Burcu Özgülük, S.
    Bu araştırmanın amacı, Cayoun, Francis, Kasselis ve Skilbeck (2012) tarafından geliştirilen "Bilinçli- Farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-Yenilenmiş"i (Mindfulness-Based Self Efficacy Scale-Revised) Türkçe'ye uyarlayarak geçerlik ve güvenirliğini araştırmaktır. Özgün ölçek İngilizce'dir ve altı boyutta toplam 22 maddeden oluşan beşli likert tipi bir ölçme aracıdır. Uyarlanan Türkçe form iki farklı devlet okulunun 5., 6. ve 7. sınıflarında okuyan 713 öğrenciye uygulanmıştır. Tüm ölçek (?= .72) ve ölçeğin Duygu Düzenleme (?= .73), Duygusal Denge (?= .68), Sosyal Beceriler (?= .65), Sıkıntı Tahammülü (?= .62), Sorumluluk Alma (?= .61) ve Kişilerarası Etkenlik (?= .65) alt boyutları için Cronbach Alfa içtutarlık katsayıları her bir alt boyutta yer alan düşük madde sayısı göz önüne alındığında kabul edilebilir seviyededir. Ayırt edici geçerlik analizleri kız ve erkeklerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik ortalama puanları arasında anlamlı bir fark olmadığını gösterirken sınıf düzeyi açısından anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Analiz sonuçları, Türkçe'ye uyarlama çalışması gerçekleştirilen bu ölçeğin öğrencilerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir. Sonuçların kuramsal ve yöntemsel uygulamaları tartışılmıştır
  • Article
    Sporcu Öz Şefkat Ölçeği-kısa Formu: Türkçeye Uyarlanması ve Psikometrik Özelliklerinin İncelenmesi
    (Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi, 2021) Tingaz, Emre Ozan; Atalay Özyeşil, Zümra; Atalay, Zümra
    The objective of the present study was to create the short form of the Self-Compassion Scale-Athlete Version developed by Killham, Mosewich, Mack, Gunnell, and Ferguson (2018), to adapt it into Turkish and to examine its psychometric properties. After the linguistic equivalence study, exploratory factor analysis (EFA), confirmatory factor analysis (CFA), and criterion-related validity were conducted. Cronbach's alpha coefficient and test-retest were used for reliability. As a result of the linguistic equivalence study, the agreement between the English and Turkish forms was good (ICC=.806). The factor analysis was conducted among 205 student-athletes (Meanage=22.70, SD=6.09, 62.9% male, 36.6% female, 0.5% nonbinary). EFA showed that the factor loads of the items were in the range of .582-.845, and the item-scale correlation values were in the range of .411-.633. Secondorder CFA supported one factor solution, corresponding to the two components. Goodness-of-fit indices were acceptable or good fit (RMSEA=.063, SRMR=.058, GFI=.933, AGFI=.902). The Self Compassion Scale-Athlete Version-Short Form (SCS-AV-SF) was positively correlated with Mindfulness Inventory for Sport and the SelfCompassion Scale. The SCS-AV-SF demonstrated reliable internal consistency (α=849). The intra-class correlation coefficient indicated excellent reliability for the measure at a two-week interval (ICC=.980). Overall, the present study suggests that the one factor and 12-item SCS-AV-SF is a valid and reliable instrument.
  • Article
    Sağlık Bilişleri Anketi (sba)’nin Türkçe Versiyonunun Psikometrik Özelliklerinin İncelenmesi
    (2018) Yılmaz, Özlem Özbek; Dirik, Gülay
    Bu çalışmanın amacı, Sağlık Bilişleri Anketi (Health Cognitions Questionnaire)’nin Türkçeye çevrilmesi ve yetişkin örnekleminde psikometrik özelliklerinin değerlendirilmesidir. Hadjistavropoulos ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen ölçek, sağlık kaygısıyla bağlantılı olan sağlıkla ilgili işlevsel olmayan inançları değerlendirmektedir. Çalışmanın örneklemini, fiziksel hastalık tanısı olan ve olmayan, 18-65 yaş arasındaki 343 kişi oluşturmaktadır (242 kadın, 100 erkek, 1 diğer). Katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Sağlık Bilişleri Anketi, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği, Hastalık Algısı Ölçeği-Kişisel Kontrol Faktörü, Sağlık Anksiyetesi Ölçeği-Kısa Form ve Hastalık Davranışını Değerlendirme Ölçeği uygulanmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizleri sonucunda, ölçeğin fiziksel hastalık tanısı olan ve olmayan gruplara uygulanan her iki formunun da orijinalindekine uygun şekilde 4 faktörlü yapıya sahip olduğu ve benzer madde dağılımı gösterdiği bulunmuştur. Faktörler “hastalıkla baş etmede güçlük”, “tıbbi hizmetlerin yetersizliği”, “hastalığın korkutuculuğu” ve “hastalık olasılığı” şeklinde adlandırılmıştır. Ardından ölçeğin faktör yapısı doğrulayıcı faktör analizi ile de değerlendirilmiştir. Her iki grupta faktörlerin iç tutarlılık ve test tekrar test güvenirliği incelenmiştir ve bu değerlerin çoğunun tatminkâr düzeyde olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon ve regresyon analizlerinde, ölçeğin diğer ölçeklerle olan ilişkilerinin beklenen şekilde olduğu bulunmuştur. Bu bulgular, Sağlık Bilişleri Anketi’nin, Türkiye’de fiziksel hastalık tanısı olan ve olmayan kişilerin sağlıkla ilgili işlevsel olmayan inançlarını değerlendirmede güvenilir ve geçerli bir araç olduğunu desteklemektedir.
  • Article
    Israrlı Takip: Tanımı ve Sosyal Psikolojik Değişkenler ile İlişkileri
    (Türk Psikologlar Derneği, 2021) Sakallı, Nuray; Başar, Demet
    Israrlı takip (stalking) psikolojik ve fiziksel şiddet içeren, hedef alınan kişide korku ve endişe uyandıran, istenmeyen ve ısrarcı davranışlar bütünüdür. Bu makalenin amacı son yıllarda kadına yönelik şiddet alanında ayrı bir başlık altında ele alınmaya başlanmış olan ısrarlı takip konusuna ilişkin bir yayın taraması gerçekleştirerek alana katkı sunmaktır. Bu amaçla ilk olarak ısrarlı takip olgusunun tanımı ve farklı disiplinler açısından ele alınış biçimleri üzerinde durulmuştur. Araştırmalarda ısrarlı takip ile birlikte ele alınan takipçi-mağdur ilişkisi (eski veya şimdiki eş/partner ve tanıdık ya da yabancı takipçi), kullanılan takip yöntemleri (fiziksel ortamda veya çevrim içi iletişim araçları ile gerçekleştirilenler), ısrarlı takibin romantikleştirilmesi, toplumsal cinsiyet, cinsiyetçilik, erkeklik ve namus kültürü gibi farklı sosyal psikolojik değişkenler ele alınmıştır. Bu değişkenlerle yapılan çalışmaların bulguları yanı sıra olası gelecek araştırma önerileri verilmiştir. Daha sonra, ısrarlı takibin psikolojik ve fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinilmiştir. Sonuç kısmında ise ısrarlı takip konusuyla ilgili genel bir özetleme ile birlikte kültürümüzde yapılabilecek olası araştırma önerileri sunulmuştur.
  • Research Project
    Bilinçli-farkındalık (mindfulness) Temelli Psiko-eğitim Programının Öğrencilerin Matematik Kaygısı, Tutumları ve Öz Yeterlikleri Üzerindeki Etkisi
    (TÜBİTAK, 2017) Aydın, Utkun; Atalay, Zümra; Taylan, Rukiye Didem; Bulgan, Gökçe; Özgülük, S. Burcu
    Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik kaygılarını azaltmak, özyeterliklerini artırmak ve matematik dersine karşı olan tutumlarını olumlu yönde geliştirmek amacıyla hazırlanmış olan bilinçli-farkındalık temelli psiko-eğitim programının etkililiğini test etmektir. Araştırmanın katılımcıları 11-13 yaş aralığındaki beşinci, altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma 3 basamakta gerçekleştirilmiştir. Çalışma 1, Bilinçli Farkındalık-Temelli Özyeterlik Ölçeği-Yenilenmiş (BFTÖÖ- Y) versiyonunun Türkçe’ye adapte edilmesi ile ölçeğin, öğrencilerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir. Çalışma 2’de ise, değişkenler arası teorik ilişkiler araştırılmıştır. Bilinçli-Farkındalık Ölçeği, Matematik Tutum Ölçeği, Matematik Kaygısı Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri Kaygı Altölçeği ve BFTÖÖ- Y kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, bilinçli-farkındalık düzeyi arttıkça kaygı ve matematik kaygı düzeyi azalmakta; bilinçli-farkındalık temelli özyeterlik düzeyi artmakta ve matematiğe yönelik tutumlar olumlu yönde gelişmektedir. Bilinçli-farkındalık temelli özyeterlik arttıkça, matematik tutumu olumlu yönde gelişmekte; matematik kaygı düzeyi azalmaktadır. Matematik kaygısı arttıkça, matematik tutumu olumsuz yönde gelişmekte, genel kaygı düzeyindeki artış matematik kaygısını arttırmaktadır. Kaygı düzeyi arttıkça matematik tutumu olumlu yönde gelişmektedir. Çalışma 3 kapsamında ise bilinçli farkındalık temelli psiko- eğitim programı öğrencilerinin matematik kaygısı, matematik tutumları ve özyeterlikleri üzerindeki etkisi test edilmiştir. Yapılan ön test- son test karşılaştırmaları sonucunda, deney grubunun bilinçli farkındalık düzeylerinin arttığı bilinçli farkındalık-temelli özyeterlik düzeylerinin ise hafif düzeyde arttığı tespit edilmiştir. Son test puanları açısından değerlendirildiğinde, deney grubunun matematik kaygı düzeyinin azaldığı, matematiğe yönelik olumlu tutum düzeylerinin arttığı, kontrol ve plasebo gruplarının ise matematik kaygı düzeylerinde çarpıcı bir değişim olmazken matematiğe yönelik olumlu tutum düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Bu bulgular sonuç raporunda ilgili alan yazını ile ilişkilendirilerek tartışılmış ve uygulama açısından programın etkililiği değerlendirilmiş, gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Comparison of Earliest and Later Autobiographical Memories in Young and Middle-Aged Adults
    (İstanbul Üniversitesi Yayınevi, 2019) Öner, Sezgin; Gülgöz, Sami; Demiray, Burcu; Ece, Berivan
    The current study examined earliest memories of young and middle-aged adults in comparison to a recent autobiographical memory and a free-report one from any life phase. These three types of memories were compared in terms of their memory characteristics such as vividness, emotionality, importance, confidence, and rehearsal frequency. A total of 319 young (18-30 years) and 112 middle-aged (40-65 years) adults completed the online survey. Results showed that earliest memories were rated either similar to or lower than later memories in their memory characteristics. More specifically, they received lower ratings than freereport memories in all memory characteristics whereas they did not significantly differ from recent memories only in importance and emotionality. In addition, free-report memories were highest in emotionality, importance and rehearsal frequency whereas recent memories were highest in vividness and confidence ratings. Compared to young adults, middle-aged adults provided higher ratings for all memory characteristics in general, and they further recalled earliest memories from an older age. Finally, the order of reporting the three types of memories (earliest memory first versus recent memory first) was examined with respect to its potential influence on memory characteristics and dating of the recalled memories. Results displayed no significant effect of the reporting order on memory characteristics. Dating of the earliest and free-report memories, however, was significantly affected by the reporting order. The mean age for earliest memories was higher when it was retrieved following the recent memory compared to the reporting order in which earliest memories are retrieved and reported first. Overall, results indicated that earliest memories are not particularly special compared to later memories (e.g.,free-report memories) in terms of their memory characteristics, and they are vulnerable to experimental manipulation such as changing the reporting order just like other types of autobiographical memories.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 3
    The Importance of Rural, Township, and Urban Life in the Interaction Between Social and Emotional Learning and Social Behaviors
    (EDAM (Educational Consultancy and Research Center), 2014) Kıyar, Fatma; Totan, Tarık; Atalay, Zümra; Deniz, M. Engin; Ozyesil, Zumra
    Whether an individual lives in a rural or urban setting may have direct impact on a wide variety of psychological patterns adopted by students. In this study, the effects of positive and negative social behaviors on the relationship between social and emotional learning needs and skills gaps of students who reside in both rural and urban areas have been examined. The participants of this research consist of 348 female and 319 male students, forming a total of 667 middle school students living in the province of Çanakkale, Turkey as well as in its surrounding areas. The Matson Social Skills Evaluation Scale, the Social-emotional Learning Scale, the Social and Emotional Learning Skills Scale, and personal information form were used to collect data for this research. The Baron and Kenny’s approach and the Sobel test were followed during the examination of the model created in the data analysis process. The mediator test examined the effects of positive and negative social behaviors in relationship to students’ level of social and emotional learning needs and social and emotional learning skills. As a result of this test, it was found that both positive and negative social behaviors exert partial mediation effects over students living in rural and urban areas of the province of Turkey researched.
  • Article
    Muhafazakarlık, Kaygı ve Tehdit Edici Uyarıcılara Karşı Dikkat Yanlılığı
    (2017) Booth, Robert W; Dikçe, Uğurcan; Peker, Müjde
    Political ideology often forms an important part of someone’s identity, and affects their life in many ways. Many have studied the correlates and predictors of ideology, especially conservative ideology (e.g. Adorno, Frenkel-Brunswik, Levinson, & Sanford, 1950; Jost, Glaser, Kruglanksi, & Sulloway, 2003; Tomkins, 1963; Wilson, 1973). Psychologists and political scientists have become increasingly convinced that ideology is related to biological, physiological and cognitive factors. For example, twin studies suggest political attitudes are about 30-60% heritable (see Bouchard & McGue, 2003; Hatemi et al., 2010). Here, we focus on cognitive and associated emotional correlates of ideology.
  • Article
    Erken Çocukluk Gelişimine Dair Türkiye Bulgularına Bakış
    (5.Uluslararası Okul Öncesi Eğitim Kongresi Özel Sayısı, 2018) Yavuz, H. Melis; Selçuk, Bilge
    Early childhood is a period during which brain development is at its highest and the social and cognitive skills start to develop. In this paper, we summarized our studies in which we investigate the skills that emerge in early childhood years, and the factors associated with the development of these skills in different populations (typically developing children and children with atypical development, typical and atypical rearing contexts). We examine our results in light of the findings of the previous literature. The results of our studies suggest that two skills, namely receptive language and executive function are critical for psychological well-being and optimal development. In this review we compile our findings about the factors influencing the development of these skills, the mechanisms of this influence. We also discuss the applied implications of our findings.