TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927
Browse
Search Results
Other War as the True Adversary and Türkiye’s Pivotal Role in Forging Peace(SETA Foundation, 2024) Çağlar, BarışThe central thesis of this article depends on deterrence theory and posits that nuclear war, rather than any specific nation or faction, constitutes the true adversary in the Russia-Ukraine conflict and that averting nuclear escalation must be prioritized above all else. After establishing the rationale for this position, the commentary offers a critical analysis of both Western and Russian policies, highlighting their role in intensifying the conflict without sufficiently accounting for the risks of nuclear confrontation. As an alternative peaceful path, the article examines the Turkish approach as a concise applied case study, emphasizing its balanced diplomatic and military engagement with both Ukraine and Russia. Through its promotion of dialogue and facilitation of peace negotiations, Türkiye exemplifies a strategic approach to conflict resolution that aims not only to prevent further escalation —especially the threat of nuclear conflict— but also to pave the way toward sustainable peace. © 2024, SETA Foundation. All rights reserved.Article Ukrayna'da Nükleer Silah Kullanımı Hayaleti: Nükleer Savaş Riskinin Nüansları(2024) Çağlar, BarışRusya güvenlik politikasının özünü, hem savaşta hem barış zamanlarında, konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan tehditlerin ve silah sistemlerinin bir arada kullanılması oluşturmaktadır. Özellikle nükleer savaş tehdidini sıklıkla savurarak, çatışmanın tırmandırılması sürecinde baskın olmaya çalışmaktadır. Barış zamanında bu şekilde elde ettiği stratejik girişim üstünlüğünü, çatışma ve krizlerin tüm aşamalarında korumaya çalışarak, düşmanlarını kendi kontrolü altında hareket etmeye zorlamaktadır. Diğer bir deyişle nükleer savaş korkusunu manipüle ederek, diğer devletlerin savaş alanına doğrudan müdahalesini engellemeye ve askeri yardımın stratejik hale gelmesini sınırlamaya çalışmaktadır. Rus askeri zihniyetinin kilit noktası budur. Etkisi psikolojiktir ve Ukrayna’da bugüne kadar kısmen başarılı olmuştur. Makalenin önemi ve yansımaları, irdelenen husus ve uyarıların sadece Ukrayna’da değil, olası Tayvan’a dair bir krizdeki gibi nükleer güçlerin dahil olacağı ilerideki çatışmalarda da muhtemel olmasında yatmaktadır. Metodolojik olarak, Rusya’nın Ukrayna’daki nükleer stratejisi bir örnek olay/vaka incelemesi olarak ele alınmıştır. Rusya’nın nükleer risk yoluyla gerilimi tırmandırma hakimiyeti kazanma çabası irdelenmiştir. Bu çaba, nükleer caydırıcılığın belirsizliğine dayanmaktadır. Nükleer saldırı riskine yol açan ve sıklıkla görmezden gelinen bu belirsizliğin nüansları açıklanmıştır. Bu belirsizliğin, nükleer savaş riski oluşturması nedeniyle, hem Ukrayna’daki hem de nükleer silahların gölgesinde oluşacak ilerideki çatışma ve krizlerin mutlak zaferle sonuçlanması mümkün değildir. Hiçbir taraf tüm isteklerini elde edemeyecektir. Bu şartlarda tek çözüm müzakerelerle gelecek diplomatik uzlaşıdır.
