Psikoloji Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1938
Browse
3 results
Search Results
Article Çocukluk Çağında Obezitenin Öncülleri Hakkında Bir Derleme(Türk Psikologlar Derneği, 2021) Yasin, Hatice Şule; Müren, Hatice MelisOverweight/obesity in childhood has become a worldwide health problem. World Health Organization (2018) reported that the prevalence of obesity in children worldwide tripled between 1975 and 2016 with more than 41 million children before age 5 were overweight/obese in 2016. Given that obesity has been associated with a wide range of physiological and psychological problems and its excessive increase in recent years, it is highly important to identify the precursors of obesity and develop intervention programs targeting them. The present review compiles national and international research regarding child feeding behaviors, parenting styles, maternal perceptions and child temperament as important precursors of obesity in early childhood and aims to facilitate further research and obesity intervention programs in Turkey by giving a thorough summary of literature about the subject. Results in the literature suggested that parental restrictive feeding, authoritarian parenting style, inaccurate maternal perceptions of child weight and high negative affectivity as a temperamental trait in children may all be potential risk factors for childhood obesity. The need for intervention programs targeting parenting behaviors and parental awareness of overweight is emphasized. Further longitudinal studies are required to uncover the precursors of obesity and develop appropriate intervention programs.Article Israrlı Takip: Tanımı ve Sosyal Psikolojik Değişkenler ile İlişkileri(Türk Psikologlar Derneği, 2021) Sakallı, Nuray; Başar, DemetIsrarlı takip (stalking) psikolojik ve fiziksel şiddet içeren, hedef alınan kişide korku ve endişe uyandıran, istenmeyen ve ısrarcı davranışlar bütünüdür. Bu makalenin amacı son yıllarda kadına yönelik şiddet alanında ayrı bir başlık altında ele alınmaya başlanmış olan ısrarlı takip konusuna ilişkin bir yayın taraması gerçekleştirerek alana katkı sunmaktır. Bu amaçla ilk olarak ısrarlı takip olgusunun tanımı ve farklı disiplinler açısından ele alınış biçimleri üzerinde durulmuştur. Araştırmalarda ısrarlı takip ile birlikte ele alınan takipçi-mağdur ilişkisi (eski veya şimdiki eş/partner ve tanıdık ya da yabancı takipçi), kullanılan takip yöntemleri (fiziksel ortamda veya çevrim içi iletişim araçları ile gerçekleştirilenler), ısrarlı takibin romantikleştirilmesi, toplumsal cinsiyet, cinsiyetçilik, erkeklik ve namus kültürü gibi farklı sosyal psikolojik değişkenler ele alınmıştır. Bu değişkenlerle yapılan çalışmaların bulguları yanı sıra olası gelecek araştırma önerileri verilmiştir. Daha sonra, ısrarlı takibin psikolojik ve fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinilmiştir. Sonuç kısmında ise ısrarlı takip konusuyla ilgili genel bir özetleme ile birlikte kültürümüzde yapılabilecek olası araştırma önerileri sunulmuştur.Conference Object The Impact of Gender on Perception and Consequences of Leadership(Türk Psikologlar Derneği, 2016) Arman, Gamze; Uysal-Irak, Doruk; Aydınlı-Karakulak, Arzu; Güleryüz, EvrimBu panelde yer alan aras¸tırmalar cinsiyetler arasında liderligˆe bakıs¸ ac¸ıları ve zorbalık gibi durumlarla ilgili algılara odaklanmıs¸lardır. Saha c¸alıs¸ması yo¨ntemine dayanarak c¸alıs¸makta olan bireylerden veri toplamıs¸ olan ilk iki aras¸tırmacının aksine deneysel yo¨ntemleri kullanarak o¨gˆrencilerden veri toplayan aras¸tırmacılar analizlerinde bir takım cinsiyet farklılıkları go¨zlemlemis¸lerdir. Bulgular arasındaki benzerlik ve farklılıkların olası nedenleri panel kapsamında tartıs¸ılacaktır. Sunulacak olan ilk aras¸tırmanın (Uysal-Irak) sonuc¸ları u¨c¸ ayrı o¨rneklemle yapılan analizleri ic¸ermektedir. I·lk o¨rneklemdeki (n = 329; %49 kadın) bulgulara go¨re kadın ve erkek katılımcılar tarafından rapor edilen zorbalık davranıs¸ı hem toplam puanda hem de u¨c¸ alt fakto¨r ac¸ısından anlamlı bir fark go¨stermemektedir. I·kinci (n = 265; %53 kadın) ve u¨c¸u¨ncu¨ o¨rneklem (n = 267; %53 kadın) u¨zerinde yapılan analizler ise toplumsal cinsiyetin yas¸am doyumu, is¸ doyumu ve is¸ten ayrılma egˆilimi seviyelerinde farka yol ac¸madıgˆını go¨stermis¸tir. Veri toplama safhası su¨rmekte olan ikinci aras¸tırmanın (Gu¨leryu¨z & Giray) o¨n sonuc¸ları da ilk aras¸tırmayı destekler niteliktedir. Mevcut o¨rneklem (n = 100; %53 kadın) u¨zerinde yapılan analizler kadın ve erkek katılımcılar arasında algılanan katılımcı, babacan ve otoriter liderlik stillerinde, zorbalıkta ve algılanan istismar edici yo¨neticilik alanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıs¸tır. Ayrıca, kadın ve erkek katılımcılar arasında tu¨kenmis¸ligˆin duygusal tu¨kenme, duyarsızlas¸ma ve kis¸isel bas¸arı duygusunda azalma boyutlarında da anlamlı bir farklılık ortaya c¸ıkmamıs¸tır. U¨c¸u¨ncu¨ aras¸tırmada (Arman) katılımcılar (n = 197; %78 kadın) bir hafta boyunca her gu¨n bir ofiste gec¸en ve istismarcı liderlik ic¸eren kısa hikayeler okumus¸ ve haftanın sonunda istismarcı yo¨netici ile ast seviyesindeki c¸alıs¸an (magˆdur kis¸i) arasındaki ilis¸kiyi ve istismarın go¨zlemcileri olarak magˆdur ic¸in ne yapmak istediklerini degˆerlendirmis¸lerdir. Sonuc¸lar kadın go¨zlemcilerin erkek go¨zlemcilere nazaran durumu daha az kabullenebilir olarak algıladıklarını ve magˆdura yardımcı olmaya daha meyilli olduklarını go¨stermis¸tir. Magˆdura yardımcı olma istegˆinde bireysel seviyedeki gu¨c¸ aralıgˆı yo¨neliminin de aracı oldugˆu ortaya c¸ıkmıs¸tır. Son olarak, aras¸tırmalarda ortaya c¸ıkan tu¨m benzerliklere ragˆmen mevcut kadın lider oranındaki du¨s¸u¨klu¨gˆu¨ go¨z o¨nu¨ne alarak yapılan deneysel c¸alıs¸mada (Aydınlı-Karakulak ve ark.) katılımcılar (n = 157; %67 kadın) bes¸ kis¸ilik gruplar halinde verilen bir go¨revi tamamlarken liderligˆin ortaya c¸ıkıs¸ su¨reci incelenmis¸tir. Bulgular kadınların erkeklere nazaran lider olmaya daha az istekli olduklarını ve liderlik kaygısının bu cinsiyet etkisine aracılık ettigˆini go¨stermektedir. Liderlik motivasyonunun ise bu su¨rec¸ u¨zerinde bir etkisi saptanmamıs¸tır.
