MEF GCRIS Premium Database
The scientific memory of MEF University. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Most Viewed Publications
Most Downloaded Publications
Recent Submitted Publications
Ambidexterity in Green Innovation: Organisational Consequences of Exploration and Exploitation Strategies
(Istanbul Management Journal, 2025) Mutlu, Ceyhan; Bakoğlu, Refika
Global warming and climate change are driving organisations to pursue green innovation efforts, which aim to reduce environmental impact and achieve sustainability goals. However, green innovations can be costly and difficult for organisations to implement in the short term. This study explores the concept of green organisational ambidexterity, defined as the simultaneous pursuit of exploration and exploitation strategies in green innovation activities. Organisations can create novel and innovative green products and processes as well as improve existing green products and processes by combining exploration and exploitation strategies. This situation provides organisations to compete more strategically in the long and short term while also being more environmentally friendly. The purpose of this study is to reveal the theoretical and conceptual framework of the concept of green organisational ambidexterity by reviewing the research conducted within the scope of the literature review and addressing its effects on organisations and sectors. In this regard, proposals are made to advance the body of literature addressing the concepts of green psychological capital, digital-technology adaptation, green strategic leadership and green strategic tension. The findings are intended to serve as a guideline for future research.
İki Kutuplu Sistemde Algıların Savaşı: Soğuk Savaş Döneminde Bir Etki Aracı Olarak Propaganda
(Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 2026) Güleç, Cansu
Propaganda, insanları düşünmeye ve ardından istenen şekilde davranmaya ikna etmeye yönelik kasıtlı bir girişim olarak tanımlanmakta ve ulusal çıkarlar doğrultusunda devletler tarafından önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Sözcüklerin ve sembollerin sistematik kullanımına dayanan propaganda faaliyetleri, bireyleri belirli bir düşünceye yönlendirmeyi ve bu doğrultuda hareket etmeye ikna etmeyi amaçlamakta; fikirlerin yayılması esasına dayanmakta ve ikna edici bir hedef doğrultusunda yürütülmektedir.Kökenleri çok eski dönemlere dayansa da propaganda, özellikle I. Dünya Savaşı’nın başlangıcından itibaren uluslararası ilişkilerde önem kazanmıştır. Demokrasinin yayılması ve topyekûn savaş anlayışı, kamuoyunun siyasi önemini büyük ölçüde artırmış; farklı ideolojilerin yükselişiyle birlikte propagandaya özgü basitleştirilmiş siyasi söylem, kitleler üzerinde etkili bir araç olarak kullanılmaya devam etmiştir. Bu bağlamda, iki kutuplu uluslararası sistemin hâkim olduğu Soğuk Savaş döneminde propagandayı etkin biçimde kullanma yetkinliği stratejik bir unsur hâline gelmiştir.Bu çalışmanın amacı, Soğuk Savaş döneminde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Sovyetler Birliği’nin (SSCB) propagandayı bir etki aracı olarak nasıl kullandıklarını analiz etmektir. Nükleer silahların geliştirilmesi, oldukça riskli bir rekabeti beraberinde getirmiştir. Bu rekabetin temelinde ise korku unsuru yatmaktadır. Nitekim Soğuk Savaş, yeni bir çatışma türünü ortaya çıkarmış; bu çatışma, farklı ideolojilerin mücadelesine dayanmakta ve nükleer silahların fiili kullanımından ziyade, tehdit unsuru olarak kullanılmalarıyla şekillenmiştir. Bu dönem, nükleer savaş fikrinin uluslararası kamuoyunun zihninde sürekli bir tehdit olarak yer aldığı bir çatışma sürecidir.Bir başka ifadeyle, ABD ile SSCB arasında onlarca yıl süren ideolojik mücadeleyi temsil eden Soğuk Savaş, sıcak çatışmalardan çok algılar üzerinden yürütülen bir rekabet niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla süper güçlerin bu algı mücadelesinde propaganda mekanizmalarına başvurmaları, aralarındaki ideolojik çatışmanın temel araçlarından biri olmuştur. 1961 yılında Berlin Duvarı’nın inşası, “Demir Perde” ile ikiye bölünmüş dünyanın sembolü hâline gelmiş; hem Sovyetler Birliği’nde hem de Amerika Birleşik Devletleri’nde ve ilgili ittifak blokları olan Varşova Paktı ile NATO’da, toplumların düşman korkusunun gerçek, meşru ve haklı olduğuna ikna edilmesi gerekli görülmüştür. Propaganda bu korkuları etkin biçimde kullanmıştır.İki kutuplu uluslararası sistemde Sovyetler Birliği, devlet kontrolündeki medya aracılığıyla vatandaşlarının dış dünya algısını şekillendirme kapasitesine sahip olmuş ve böylece uluslararası söylemin gündemini belirlemiştir. Aynı dönemde Amerikalılar, kültürel unsurların diplomatik değeri olduğunu fark ederek Amerikan yaşam tarzını, toplumların zihinlerinde ve kalplerinde yaygınlaştırmak amacıyla önemli bir araç olarak kullanmışlardır.Bu bağlamda çalışmada, öncelikle propaganda kavramı incelenecek; ardından Soğuk Savaş döneminde Amerikan ve Sovyet hükümetleri tarafından kullanılan başlıca propaganda araçlarına yer verilecek ve bu araçların nasıl bir etki aracı olarak kullanıldığı ortaya konulacaktır.
MEF Kütüphane - Sanal Asistanı: ChatGPT Tabanlı Bir Chatbot Geliştirme Süreci
(Kütüphane, Arşiv ve Müze Araştırmaları Dergisi, 2026) Çelik, Ramazan; Erdoğan, Neslihan; Kocatürk, Gaye
Bu makale, MEF Üniversitesi Kütüphanesi tarafından geliştirilen yapay zekâ tabanlı bir sanal asistan olan MEF – Kütüphane Chatbot projesinin geliştirme sürecini kapsamlı biçimde ele almaktadır. Proje, kullanıcıların bilgiye hızlı ve etkili erişimini sağlamak, kütüphane hizmetlerini dijitalleştirmek ve kullanıcı memnuniyetini artırmak amacıyla başlatılmıştır. OpenAI’ın ChatGPT API’si kullanılarak geliştirilen bu Chatbot, sıkça sorulan soruları yanıtlayabilmekte, kütüphane etkinlikleri hakkında bilgi verebilmekte ve çeşitli birimlerden gelen soruları tek bir noktadan yönetebilmektedir. Geliştirme sürecinde React tabanlı bir ön yüz mimarisi, GitHub ve Vercel gibi modern yazılım araçları kullanılmıştır. API anahtarı yönetimi, dosya yükleme, model ayarları ve kullanıcıya özel yanıt üretimi gibi teknik detaylar titizlikle planlanmıştır. Chatbot’un yapılandırılması sırasında kullanıcı profilleri, yanıt üslubu, hata yönetimi ve bilgi kaynakları gibi unsurlar detaylı biçimde tanımlanmıştır. Proje, yalnızca teknik bir uygulama değil, aynı zamanda MEF Kütüphane’nin dijital dönüşüm vizyonunun bir parçası olarak konumlandırılmıştır. Makale, kütüphane hizmetlerinde yapay zekâ tabanlı sanal asistan uygulamalarının tasarım, entegrasyon ve kullanıcı deneyimi boyutlarını ortaya koyarak akademik kütüphanelerde dijital dönüşüm süreçlerine uygulanabilir bir model sunması bakımından literatüre özgün bir katkı sağlamaktadır.
Citation - Scopus: 1
Spatial Narratives in Mixed Reality: Immersive Gamified Heritage Experience at Yedikule Fortress
(Education and Research in Computer Aided Architectural Design in Europe, 2025) Gül L.F.; Özer D.G.; Yağmur-Kilimci E.S.; Coşkun E.; Moralioglu B.; Yücel V.; Türkaslan E.
A comparative study was conducted to assess the impact of simple game elements on user experience and awareness of the historical Yedikule Fortress. The objective of this study was to ascertain whether the incorporation of gamified virtual overlays, which were designed to remain historically authentic, contextually grounded, and aligned with the physical environment, had an impact on participants' recollection of the visited space. An iterative development process was employed, commencing with expert evaluations followed by an extensive user study. The developed interface and features of the HoloLens 2 device are detailed, and the results of the user study are presented. Our findings highlight that, in contrast with previous assertions in the literature, there is no statistically significant difference in the impact of game elements on users' experiences of spatial technologies. © 2025, Education and research in Computer Aided Architectural Design in Europe. All rights reserved.
Türkiye’de Sosyal ve Çevresel Muhasebe Eğitimi: Üniversitelerin Müfredatına Yönelik Bir İnceleme
(2025) Öz, Merve
Bu çalışma, Türkiye'deki üniversitelerin işletme lisans programlarında sunulan muhasebe eğitiminin sosyal ve çevresel hesap verebilirlik çerçevesindeki yeterliliğini değerlendirmeyi ve ilgili konuların müfredata dahil edilmesinin gerekliliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada geleneksel muhasebe eğitiminin günümüz iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veremediği yönündeki eleştirilerden yola çıkılarak, devlet ve vakıf üniversitelerinin işletme bölümlerinin müfredatları doküman analizi yöntemiyle sistematik bir şekilde değerlendirilmiş ve sosyal ve çevresel sorumluluğun raporlamasını ele alan dersler incelenmiştir. Araştırma sonuçları, Türkiye'de işletme bölümlerinde sosyal ve çevresel sorumluluğun raporlanmasına yönelik ders sayısının oldukça az olduğunu göstermektedir. Derslerin tamamının seçmeli olarak verildiği tespit edilmiştir. Bu derslerin sınırlı olmasının nedenleri arasında akademisyenler ve öğrencilerin gösterdiği direnç, muhasebe derslerinin zor olarak algılanması ve bu konulara ilişkin eğitim materyallerindeki çeşitlilik eksikliği olabileceği ifade edilmiştir. Çalışma, bu konuların zorunlu derslere entegre edilmesinin, akademisyenlere yönelik mesleki gelişim olanaklarının artırılmasının ve öğrenci farkındalığını artıracak etkinliklerin yaygınlaştırılmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Muhasebe müfredatının, vergi odaklı ve kural temelli yaklaşımların yerine, hesap verebilirlik ve şeffaflığı temel alan modern bir yaklaşımla güncellenmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Akademi, meslek kuruluşları ve sektör arasında iş birliği eğitim ve uygulama arasındaki boşlukları kapatmak için oldukça önemlidir. Bu yaklaşım hem finansal hem de finansal olmayan sosyal ve çevresel bilgilerin raporlanmasının önemine dair farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.

