Avcı, Ozan
Loading...
Profile URL
Name Variants
Avci, Haydar Ozan
Avcı, Haydar Ozan
Avcı, Haydar Ozan
Job Title
Email Address
avcio@mef.edu.tr
Main Affiliation
03.01. Department of Architecture
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
2
ZERO HUNGER

1
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

1
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

1
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

1
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

2
Research Products
15
LIFE ON LAND

1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
18
Articles
5
Views / Downloads
3720/26084
Supervised MSc Theses
5
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
0
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
2
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
12
Supervised Theses
5
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Arredamento Mimarlık | 2 |
| UOU scientific journal | 2 |
| Ege Mimarlık | 1 |
| EURAU18 Alicante: Retroactive Research: Congress Proceedings | 1 |
| IN-PRESENCE / THE BODY AND THE SPACE: The role of corporeity in the era of virtualization | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 18
Book Urban Hub Naples(Istanbul Technical University and Mimarlık Eğitimi Derneği (MimED), 2013) Sağlamer, Gülsün; Dursun, Pelin; Avcı, Ozan2013, İstanbul Teknik Üniversitesi ve MimED ortaklığıyla yayınlandı. Bu kitap, 2011-2012 Bahar Dönemi'nde İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve Napoli Federico II Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ortaklığında yürütülen “Urban Hub-Napoli” Diploma Projesini tanıtmaktadır. Kitapta Diploma Projesinin amacı, kapsamı ve mimari programı, Napoli gezisine ilişkin belgeler, verilen seminerlerin içeriği, jüri değerlendirmeleri ve öğrenci projeleri bir araya getiriliyor. Proje, Napoli Federico II Üniversitesi'nden 25 öğrenci, 11 İTÜ öğretim görevlisi, 2 öğretim görevlisi ve 2 genç araştırmacıyı bir araya getirdi. Proje, öğrencilere fikirlerini uluslararası platformda geliştirme ve sunma fırsatı yarattı.Book Part Filling in the Blanks(Domeine national de Chambord, 2019) Özdemir, Kürşad; Avcı, Ozan; Uzal, Derya; Serdar Köknar, Burcu; Sarısakal, BerilBook Part The Emergence of Sensation in Architectural Representation(YEM, 2022) Avcı, OzanMaster Thesis Transformation of the kitchen spatiality: A case study on İstanbul apartments in 20th century(MEF Üniversitesi, 2024) Usta, Murat; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe HilalKonvansiyonel anlamda mutfak beslenme ile ilgili eylemlerin gerçekleştiği bir çalışma mekanıdır. Mutfak, yemeğin hazırlanması, pişirilmesi, gıdanın saklanması, artan yemeğin yeniden değerlendirilmesi gibi bir çok yemek ile ilgili pratiği barındırır. Ancak mutfağın mekansallığını etkileyen tek faktör bu iş döngüleri değildir. 20. yüzyıl boyunca çalışma alanı olarak kabul edilen mutfak, gastronomi, mimarlık, sosyoloji gibi çeşitli akademik disiplinlerin konusu olmuştur. Son zamanlarda mutfaklarla ilgili yapılan multidisipliner çalışmalar, gıdayla ilgili eylemlerin yeni potansiyellerini sorgulamaya ve dolayısıyla mutfağı yeniden tanımlamaya başladı. Yemek ve mekan konularının kesişiminde yapılan, The Food Axis: Cooking, Eating, and the Architecture of American Houses; Commensality: From Everyday Food to Feast; ya da Cuisine Urbaine gibi çalışmalar, mutfak mekansallığı üzerine yapılacak bir çalışmada gündelik hayat pratiklerinin, toplumun yasama biçiminin ve toplumsal strüktürün önemli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu araştırmada mekan, olayların yaşandığı bir arka plan olmasının ötesinde çok aktörlü ve sürekli dönüşen yapısı ile ele alınmaktadır. Mutfağın mekansal dönüşümündeki toplumsal değişimin etkileri incelenmektedir. Araştırma, modernleşme girişimlerinin ağırlıkta olduğu 1850'li yıllardan 1980'li yıllara kadar hayatın her alanında çarpıcı değişimler yaşayan İstanbul'daki orta sınıf aileler ve konut biçimlerine odaklanmaktadır. Uzun süreli yayın ömrü nedeniyle 20. yüzyıla geniş bir bakış açısı sunan Arkitekt dergisi üzerinden bir arşiv taraması yapılmıştır. Derginin arşivindeki orta sınıf aileler için baskın konut tipi olan apartman planları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucu planlardaki mekan organizasyonu esas alınarak üç dönem belirlenmiştir. Bu üç donemdeki mutfağa olan yaklaşım ve mutfağın mekansallığı ile toplumsal değişimler ilişkilendirilmiştir. Toplumun gündelik hayatına ve yaşama biçimine dair dergi, gazete, edebi eserler, filmler gibi kaynaklardan elde edilen bilgiler ile araştırma genişletilmeye çalışılmıştır. 19. yüzyıl sonunda mutfak konuta dahil edilmesi istenmeyen, hatta aile üyelerinin dahil olmadığı, hizmetlilerin çalışma mekanı iken, konaktan apartmana geçiş sürecinde bu durum değişmektedir. Birinci dönem (1850'ler-1930) konut tipindeki bu radikal değişim etkisinde oluşan durumu incelemektedir. İkinci donem (1930-1960) ise apartmanların mekansal organizasyonunda sıkça karşılaşılan ikili dolaşım düzeni üzerine odaklanmaktadır. Mutfağın izole edilme çabası baskın olarak devam etmektedir. Sıhhatli ve verimli olmak gibi kaygılar ile de mutfak bir atölye olarak tahayyül edilir. Üçüncü ve son dönemde (1960-1980) ise mutfağın sınırları tamamen yok olmasa da mutfak konut içinde görünürlük kazanır. Sosyal konut kavramının gündem haline geldiği bu dönemde mutfak aile üyelerinin vakit geçirdiği mekan haline gelir. Orta sınıfın karşılayabileceği apartmanlarda mutfak yalnızca bir çalışma mekanı olmanın ötesine geçmektedir. Mutfağın mekansallığındaki toplumun yaşama pratiklerinin etkisi ve dönüştürücü gücü bu üç donem üzerinden okunabilmektedir. Mutfak tasarımında standartların ve ana akım mimarlık pratiklerinin yönlendirdiği tanımları genişletmek ve yeni olasılıkları keşfetmek için sosyal değişimlerin izini sürmek bir yöntem haline gelebilir. Ayrıca konuta mutfak üzerinden bakan bu çalışma, konutun da çok katmanlı halini gösterir. Bu araştırma boyunca mekanın bu çok yönlü halini keşfetmek adına alternatif bakışlar oluşturmanın önemi tecrübe edilmiştir.Book Part Architectural Representation as a Body Without Organs(Taylor and Francis, 2024) Avcı, OzanArchitectural representation plays a critical role as a creative tool, facilitating dialogue and mediation between designer and design. While traditionally viewed as an objective entity, it holds potential for creative expression. Architectural representation is traditionally associated with objectivity and aesthetic beauty. However, as a design tool, it should also embrace subjectivity. Subjectivity in architectural representation goes beyond the architect’s style or drawings, encompassing the presence of the subject within the representation. At this stage, architectural representation becomes related to bodily experience and every experience has its own deformations. The presence of bodily deformations in architectural representations transforms its rigid body into a body without organs. This “new” body may be defined as “beast” rather than “beauty.” In this chapter, I would like to discuss architectural representation as a body without organs to highlight its emancipatory and participatory characteristics that may trigger creativity within the context of analogue and digital worlds. I would also like to emphasize the relationship between beauty and monstrosity that a bodily deformed architectural representation may create and start a new discussion on the aesthetics of architectural representation. © 2024 selection and editorial matter, Chara Kokkiou and Angeliki Malakasioti; individual chapters, the contributors.Article Deprem Sonrası Hatay İçin Tasarla ve Yap(Ege Mimarlık, 2023) Avcı, Ozan; İnceoğlu, Arda; Çelik, Ceren; Özdemir, Kürşad; Sağlam, Didem; Samancı, Buket; Sert, Esra; Ünver, Büşra; Yıldız, ZülfüyeConference Object The City as a Studio: Architectural Education Through Bodily Experience(Titulación de Arquitectura ESCUELA POLITÉCNICA SUPERIOR Alicante University, 2018) Avcı, OzanArchitectural knowledge has a dynamic character and can be discovered collectively during architectural education. The place of this discovery and production process can be considered as the “studio” and this studio doesn’t have to be limited in a building. To extend the limits of the studio to city scale creates new opportunities both for the students and the locals. Visiting different parts of the city and converting those places into a studio triggers encounters. Every encounter is a creative and productive act. As a course of its nature, the city is the place of confrontations and encounters. Being, producing and discussing in the city creates an atmosphere where intellectual, imaginative and creative encounters emerge. This emergence can be considered as a flashmob. Flash-mobs demonstrate the power of bodily experience and highlights the importance of performativity. Each student constructs a mental and muscle memory by his/her own bodily experience during the studio hours in the city. This experience let us to create an extra curriculum such as historical, socioeconomical, natural and cultural aspects and everyday life practices of the place. In this paper, I would like to discuss my way of teaching as a retroactive research. I prefer to use the city – Istanbul – as a studio and visit different parts of it for my courses. In this way, an architectural course turns into a retroactive research based on bodily experience. Each event of perception opens up to its own world and the world of perception is merged with the real world itself. When you use the city as a studio, the dynamic character of architectural knowledge unfolds itself and extends its content. In this critical pedagogy, architectural education becomes interactive between the city users and the students and transforms both of them.Article Kriz Halinde ve Krizleriyle Mimarlık Eğitim Ortamı(Mimarlar Odası, 2019) Serdar Köknar, Burcu; Avcı, Ozan; Eren, Başak; Beril, SarısakalBeklenmedik bir anda ortaya çıkan ve genellikle olumsuz gelişmeleri nitelendirmek için kullanılan “kriz” kavramı, yeni fırsatlar yaratılmasına olanak tanınması bağlamında olumlu çağrışımlar da yapmaktadır. Tıp alanında yaygın olarak kullanılan kriz, hastalıklardaki dönüm noktasına işaret eder; bu dönemeç iyiye de kötüye de evrilme potansiyeline sahiptir. Köken olarak “karar vermek” anlamına gelen kriz, geçmişe ve geleceğe yönelik kararların yeniden sorgulanması gerektiğini de gündeme getirmektedir. Marc J. Neveu, “Crisis, Crisis, Everywhere” başlıklı yazısında Edmund Husserl’in 1936 yılında yazdığı “The Crisis of European Sciences and Transcendental Phenomenology” metnine referans vererek krizin öznel dünyamızla ilişkisini açıklamaya çalışır.(1) Husserl’in kısaca eleştirdiği şey, “bilimlerin nesnel modeli doğru olsa bile müşterek deneyimimizin zenginliğinin nedenini açıklayamamaları”dır. Husserl, bilimin sözde nesnel dünya görüşünü temel alan kavramın “yaşam dünyası” (lebenswelt)-müşterek yaşanan dünya- kavramı olduğunu öne sürer. Konuya bu perspektiften bakılırsa, öznelle nesnel arasında net bir ayrım yoktur. Krizde, nesnel olan yıkıldığında, bilim öncesi yaşam dünyası kalır ve Husserl’e göre bu, varoluş hissini iyileştirebilir. Dolayısıyla içinde yaşadığımız tek bir dünyadan bahsetmek yerine kendi deneyimlerimizle ürettiğimiz çoklu dünyalardan söz etmek mümkündür. Kriz anlarının bu çoklu dünyaların keşfini olanaklı hale getirdiği söylenebilir.İçinde bulunduğumuz zaman diliminin en güncel kavramlarından biri olan kriz, mimarlık eğitimi bağlamında da çeşitli konuların tartışılmasına aracılık eder: Dünyada yaşanan ekonomik, politik, ekolojik vb. krizlerin mimarlık mesleğine ve eğitimine yansımaları nelerdir? Eğitimde yaşanan krizler nelerdir? Eğitim pedagojileri öğrencilerin yaşadıkları krizleri aşmalarına ne kadar yardımcı olabilmektedir? Krizde üretim yapmak mümkün müdür? Bilginin erişiminin ve paylaşımının arttığı günümüzde, etik meseleler bir krize dönüşmekte midir? Türkiye özelinde yeni açılan üniversite ve yetersiz akademisyen ilişkisi nasıl bir krizi tetiklemektedir? Mimarlık eğitiminde dikte edilen standartlar ile aynılaşma bir tür krize mi işaret etmektedir? Ekonomik krizle yeni mezun mimarlar nasıl baş edebilirler? 2-3 Kasım 2018 tarihlerinde MEF Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde düzenlediğimiz 47. Mimarlık Bölüm Başkanları İletişim Grubu (MOBBİG) toplantısında(2) bu ve benzeri sorular eş zamanlı yuvarlak masa toplantılarında, mimarlık eğitiminin tüm aktörleri ile birlikte yatay bir organizasyonla dünya, eğitim, üretim, akademisyenlik, öğrenci olmak başlıkları altında tartışıldı. Bu yazı, 47. MOBBİG toplantısının tüm aşamaları boyunca bizim zihinlerimizde tetiklediği sorular ışığında mimarlık eğitimindeki olası kriz hallerini olumlu ve olumsuz yönleriyle ortamın halleri, eğitimci olmak ve öğrenci olmak ara başlıkları ile tartışmayı hedefliyor.Conference Object X-Ray of an Architectural Design Studio: The Pendulum between the Ontology and Epistemology of Architecture(EAAE Annual Conference Proceedings, 2019) Avcı, OzanArchitectural design studio is a dynamic/interactive/productive atmosphere. This atmosphere is not limited to a physical space—like the school building—but can be produced collectively with the students where the educator comes together with them. Changing the atmosphere during the design process keeps students active, excited and motivated. This motivation triggers creativity. In order to support this creative atmosphere, a pendulum-like movement should be created between the ontology and epistemology of architecture through relational and critical thinking. At this stage, the design of the content and the process of the design studio by the educator come into prominence. In this paper the x-ray of a 3rd year undergraduate architectural design studio in Istanbul will be presented so as to discuss the interwoven relations between the educator, the content, the place, the students and the process.Master Thesis An analysis of system designs for sustainable urban agriculture: Recommendations for İstanbul bostans(MEF Üniversitesi, 2023) Yürük, Dilek; Uğurlu, Ayşe Hilal; Avcı, Haydar OzanKentsel tarım alanları çıktı ürünlerinin önem sıralamasına göre farklı tipleri barındırmaktadır. Sağlıklı gıdaya erişim, alternatif ekonomik modellerle ilişkiler, iş imkanları, farklı sosyal grupların karşılaşma mekanı rolü, beden ve ruh sağlığına katkısı bu çıktılara örnek verilebilir. Gıda üretimi ortak çatısı atında bu farklılıkların bütüncül bir bakış açısıyla tasarlanması gerekmektedir. Yoksa gelecek parametresiyle birlikte sürekli dışarıdan girdiye ihtiyaç duyan bu alan tasarımları ve sistemler sürdürülebilir ve dirençli olmadıklarından işlemez hale gelirler ve çökerler. Ancak İstanbul bostanlarında ki mevcut durumda görünen odur ki kentsel tarımda halen geçmişten gelen pratikle sadece gıda üretimi ile ilgili ihtiyaçların karşılandığı tasarımlar ve yönetim kararları günümüzde sürdürülebilirlik kriterleri dikkate alınmadan başarılı olarak kabul edilmektedir. Özellikle yerel yönetimler tarafından tasarlanan bostanlarda farklı ihtiyaçlar dikkate alınmadan standart tasarımlar ve işleyiş modellerinin uygulandığı görülmektedir. Yapılan literatür taramalarında kentsel tarım alanlarının sürdürülebilirliğinden çok kentsel tarımın ''sürdürülebilir kentler'' için önemine odaklanıldığı da dikkat çekicidir. Bu nedenle araştırmanın amacı İstanbul'da seçilen bostan örneklerinin ekonomik, ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik bakış açısıyla incelenmesi sonucunda mevcut durumu iyileştirmekyeni bostanlarda ise farklı tiplere uygun tasarım ve işleyiş modelleri planlamakadına öneriler ortaya koymaktır. Bir rehberin adımları olarak düşünülebilecek bu öneriler için öncelikle dünyadaki iyi örnekler incelenmiştir. İstanbul sınırları içerisinde son 10 yıldır gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde ve bilgi toplanılan ön araştırmalar sonucunda mevcut kentsel tarım alanları sayılarının ve ölçeklerinin yetersiz olmasının yanında, yerel yönetimlerin ve kullanıcıların sürdürülebilir sistemlere odaklanmadığı belirlenmiştir. Araştırmanın derinleşmesi için farklı tiplerde üç örnek kentsel tarım alanı seçilerek mevcut durumları; alan kullanımı yapılar, yönetim şekli, kullanıcıları ve üretim çıktıları üzerinden analizler yapılmış ve öneriler sunulmuştur. Bunlar: - Ticari Bostan: Yedikule Bostanları - Topluluk Bostanı: Kuzguncuk Bostanı - Sponsorlu Bostan: Akmerkez Terasta Tarım Projesi dir. Analizler sonucunda tasarım kriterleri incelenirken farklı tipler için öneriler çeşitlense de hepsinin ortak noktasının gıda üretimi olması nedeniyle toprağın verimsizleşmesi ve kuraklık sorununa çözüm üretmek ilk sırayı almıştır. İkinci sırada yerel yönetimlerin bakış açılarının değişmesi, kanunlar ve teşviklerle destekte bulunmalarının gerekliliği görülmüştür.

