Avcı, Ozan

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Avci, Haydar Ozan
Avcı, Haydar Ozan
Job Title
Email Address
avcio@mef.edu.tr
Main Affiliation
03.01. Department of Architecture
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

1

Research Products

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

1

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

1

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

1

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

2

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

1

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

18

Articles

5

Views / Downloads

3720/26084

Supervised MSc Theses

5

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

2

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

12

Supervised Theses

5

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Arredamento Mimarlık2
UOU scientific journal2
Ege Mimarlık1
EURAU18 Alicante: Retroactive Research: Congress Proceedings1
IN-PRESENCE / THE BODY AND THE SPACE: The role of corporeity in the era of virtualization1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 18
  • Master Thesis
    Streetscapes in Nişantaşı: Exploring street as a workspace
    (MEF Üniversitesi, 2024) Türk, Ravza; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Kamusal alanın ayrılmaz bir parçası olan sokak, çeşitli sokak peyzajı ve sosyal ilişkiler ağıyla karakterize edilen çok yönlü bir mekandır. Sokak, bir noktadan diğerine geçişi sağlama işlevini aşan, açık, kapsayıcı ve herkesin erişebileceği bir alan olarak ele alınmıştır. Bu tezde sokak peyzajını etkileyen, değiştiren ve dönüştüren ve sokak içerisinde ilişkiler kurulmasına yardımcı olan unsurların ağaçlar, sokak mobilyaları, aydınlatma direkleri olduğu kadar sokağın içerdiği duyu bileşenleri olduğu dikkate alınmıştır. Çalışmada, sokak peyzajını besleyen duyusal bileşenlerinin ortaya çıkmasında etkisi olan unsurlardan biri olarak sokağın bir çalışma mekanına dönüşümü ve bunun etkileri incelenmiştir. Vaka çalışması olarak Nişantaşı bölgesine odaklanan, tekrarlanan gözlemleri içeren, literatür taramaları ve eski harita incelemelerini kapsayan bu çalışma, sokak satıcılarının sokak peyzajına olan etkilerinin keşfedilmesini sağlamıştır. Sokak satıcılarının kamusal alandaki işgalleri, binalar üzerindeki cephe düzenlemeleri, çalışma metodolojileri ve kullanılan tezgahların, şemsiyelerin, çiçek saksılarının, satış arabaları vb. gibi araçların sokak peyzajının konfigürasyonuna katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmada, sokak satıcıları tarafından üretilen ses ve koku peyzajı, dokular, renkler, sıcaklık farkları yani duyusal ve fiziksel bileşenler üzerine detaylı bir inceleme yapılmıştır. Bu duyusal boyutların, sadece fiziksel olarak sokağın karakterini değiştirmekle kalmadığı, aynı zamanda kullanıcıların mekansal algıları üzerinde de bir etkisi olduğuna dikkat çekilmiştir. Çalışmada, duyusal bileşenler ile insan psikolojisi arasındaki karmaşık etkileşim yansıtılmıştır. Ancak tez, bu etkileşimi çözümlememiştir. İstanbul'daki kentsel gelişmeleri yansıtan bir mikrokosmos olarak konumlandırılan Nişantaşı, aynı zamanda hem konut hem de ticaret bölgesi olarak kullanılan bölge, sokak satıcılığı geleneğinin sürdürüldüğü, farklı etkileşimler ve dinamik sokak peyzajının gözlemlenmesi için bir zemin sunmuştur. Bu sayede tez, sokak peyzajını şekillendiren unsurlar ve bu unsurların yarattığı etkiler arasındaki karmaşık ilişkiyi açığa çıkarmayı amaçlamış ve aynı zamanda sokak satıcıları ve oluşturdukları sokak peyzajının sokağın kamusallığına olan katkısının açığa çıkarılmasını sağlamıştır.
  • Article
    Munzur Dağları, İnekler ve Beton
    (Arredamento Mimarlık, 2022) Avcı, Ozan
    Maurice Merleau-Ponty “Düşünmek, denemektir, işlem yapmaktır, değiştirmektir” der1 . Arman Akdoğan’ın mimarlık ofisi IND [Inter.National. Design] de Kutluğ Ataman’ın Erzincan’daki Palanga’sında büyükbaş hayvanlar için tasarladıkları projede çokça deneme yapıyor. Malzemeden strüktüre birçok şeyi değiştirerek hem kendilerine tanınan özgürlük alanında deneysel bir yapı inşa etmeye hem de bu yere en uygun mimarlık düşüncesini geliştirmeye çalışıyorlar. Bu süreçte strüktürle ilgili Ahmet Topbaş’ın ofisi ATTEC ile birlikte çalışan ofis; üst yapı olarak betonarme katlı plak döşemelerden, betonarme kiriş ve kolonlardan meydana gelen yapının detaylarını birlikte geliştiriyorlar2 . Katlanmış bir beton plak görünümündeki Yarı Açık Sığır Besi Tesisi bu şekilde ortaya çıkıyor.
  • Master Thesis
    Enmeshed experience through existential characteristic of a micro living unit Volu-te
    (MEF Üniversitesi, 2022) Ulusoy, Zeynep; Uğurlu, Ayşe Hilal; Avcı, Haydar Ozan
    Tez kapsamında yapılan araştırma deneyim nosyonu üzerinden beden ve mekan birlikteliğine odaklanmaktadır. Mimari bir mekanın deneyiminin, mekanın özellikleri üzerinden ortaya çıkarılması problem edilmiştir. Bu bağlamda fenomenolojik bir bakış açısıyla beden ve mekan tanımları irdelenmiş ve birbirleriyle olan ilişkileri sorgulanmıştır. "Deneyimlenen mekan" kavramı ile mekan kavramı deneyimin merkezine konumlandırılmıştır. Fakat objenin ve nesnenin birbirlerini var ettiği göz ardı edilemeyeceği için, öznenin mekanı duyular aracılığıyla algılama biçimi sorgulanmıştır. Bu sayede mekanın okuması duyular üzerinden gerçekleşmiştir. Tez asıl olarak mekanın deneyimini ortaya çıkarmak için, "Nesnenin varlık karakteri"nin irdelenmesi gerektiğini savunur. Bu bağlamda mimari nesne olarak (AAP yüksek lisans sürecinde tasarlanıp üretilmiş olan) Volu-te isimli mikro barınma birimi ele alınmıştır. Volu-te'ün varlık karakteri deşifre edilerek, açığa çıkan deneyim tartışmaya açılmıştır. Varlık karakteri tartışılırken, özneye sağladığı mekansal algı ile birlikte ifade edilmiştir. Volu-te içerisinde açığa çıkan deneyimi ifade etmek adına Steven Holl'ün terminolojisinden yararlanılmıştır. Kentsel bir algıyı ifade etmek için kullanılan "İç içe geçmiş deneyim" kavramı, mikro barınma birimi üzerinden yeniden tanımlanmıştır. Bu sayede genellikle öznel bir bağlamda karşımıza çıkan deneyim kavramının nesnelliği ve açıklanabilirliği keşfedilmiştir.
  • Master Thesis
    Examining volu-te as a dormitory model in the context of existenzminimum principles
    (MEF Üniversitesi, 2022) Baydemir, İlayda; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Günümüz yaşam koşulları ve değişen dünya düzeni ile içinde bulunduğumuz dönem(2021) belirsizliğini korumaktadır. Küresel ısınma ve nüfus artışı ile ortaya çıkan sağlık sorunları bu belirsizlik dönemini oluşturmaktadır. Öğrenciler bu döneminin bir parçası olarak net olmayan süre zarfları içerisinde konaklama ihtiyaçlarını karşılamak durumundadır. Öğrenci sayıları ile yurt kapasiteleri karşılaştırıldığında; yetersiz kapasiteler ve düşük gelirli ailelerin erişemediği fiyatlandırmalarla karşılaşılmıştır. Yurt sorunlarını saptamak amacıyla; İstanbuldaki yurtların analizi ve detaylı olarak İstanbul Teknik Üniversitesi devlet yurtları incelemesi yapılmıştır. Yurt odaları asgari yaşam koşullarını sağlayan minimum alanda maksimum verim elde edilmesi gereken alanlar olmalıdır. ''Küçük Ölçek'' kavramı üzerinden tasarlanmış olan Volute Projesi tezin ana örneklerinden birini oluşturmaktadır. "Volu-te" geçici konaklama ihtiyacı olan bireyler için mikro barınma ünitesi önerisidir. MEF Üniversitesi öğrencileri4 ve stüdyo yürütücüsü5 tarafından kolektif ilerleyen bir araştırmatasarım sürecinin son ürünüdür. Volu-te, İstanbul gibi mega kentlerde yoğun ve karmaşık şehir planlamasında oluşan artık alanların potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda yurt problemlerinin, "Existenzminimum" konseptinin oluşmasında etkili olan problemlerle benzerlik gösterdiği tespit edilerek paralel bir okuma yapılmıştır. CIAM II de tartışılan 5 panel6 konusu, Existenzminimum tasarım ilkeleri olarak belirlendi. Existenzminimum tasarım prensipleri referans alınarak alternatif yurt projeleri incelenmiştir. Alternatif bir yurt olarak "Volu-te" bu prensipler doğrultusunda tartışılmıştır. Yurtlar ve minimum yaşam incelemesi sonucunda Volu-te projesi İstanbul Teknik Üniversitesine bir yurt önerisi olarak sunulmaktadır. Gelecek senaryolar da karşımıza çıkabilecek durumlar ve alternatif projelerin buna karşın sağlayacağı avantajlar tartışılmıştır.
  • Article
    Designing and building follies as a pedagogical approach in architectural design education
    (UOU scientific journal, 2021) Avcı, Ozan
    Architectural education has its own unique character in-between rational and creative thinking. Within this wide perspective, learning by doing becomes important so as to cover different aspects of this education. At MEF University Faculty of Arts Design and Architecture (FADA), we we've created a unique program called Design-Build Studio (DBS) in order to push creating and doing beyond the boundaries of architectural design studios at universities. In this essay, I would like to focus on follies that we have been designing since 2015 in our DBS program as a pedagogical approach in architectural design education. Follies are pregnant points that can give birth to various forms and functions. Their open structure allows a collective design process with the participation of tutors, students, users, locals, municipalities, and NGOs. Through DBS project our students get a real design experience in a real place with real people, discover the difficulties of this process, improve their communication skills and comprehend the power of design to be used as a tool to improve the lives of everyone. As a result, we believe that designing and creating follie-like structures is critical in architectural design education.
  • Book Part
    Filling in the Blanks
    (Domeine national de Chambord, 2019) Özdemir, Kürşad; Avcı, Ozan; Uzal, Derya; Serdar Köknar, Burcu; Sarısakal, Beril
  • Master Thesis
    Transformation of the kitchen spatiality: A case study on İstanbul apartments in 20th century
    (MEF Üniversitesi, 2024) Usta, Murat; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Konvansiyonel anlamda mutfak beslenme ile ilgili eylemlerin gerçekleştiği bir çalışma mekanıdır. Mutfak, yemeğin hazırlanması, pişirilmesi, gıdanın saklanması, artan yemeğin yeniden değerlendirilmesi gibi bir çok yemek ile ilgili pratiği barındırır. Ancak mutfağın mekansallığını etkileyen tek faktör bu iş döngüleri değildir. 20. yüzyıl boyunca çalışma alanı olarak kabul edilen mutfak, gastronomi, mimarlık, sosyoloji gibi çeşitli akademik disiplinlerin konusu olmuştur. Son zamanlarda mutfaklarla ilgili yapılan multidisipliner çalışmalar, gıdayla ilgili eylemlerin yeni potansiyellerini sorgulamaya ve dolayısıyla mutfağı yeniden tanımlamaya başladı. Yemek ve mekan konularının kesişiminde yapılan, The Food Axis: Cooking, Eating, and the Architecture of American Houses; Commensality: From Everyday Food to Feast; ya da Cuisine Urbaine gibi çalışmalar, mutfak mekansallığı üzerine yapılacak bir çalışmada gündelik hayat pratiklerinin, toplumun yasama biçiminin ve toplumsal strüktürün önemli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu araştırmada mekan, olayların yaşandığı bir arka plan olmasının ötesinde çok aktörlü ve sürekli dönüşen yapısı ile ele alınmaktadır. Mutfağın mekansal dönüşümündeki toplumsal değişimin etkileri incelenmektedir. Araştırma, modernleşme girişimlerinin ağırlıkta olduğu 1850'li yıllardan 1980'li yıllara kadar hayatın her alanında çarpıcı değişimler yaşayan İstanbul'daki orta sınıf aileler ve konut biçimlerine odaklanmaktadır. Uzun süreli yayın ömrü nedeniyle 20. yüzyıla geniş bir bakış açısı sunan Arkitekt dergisi üzerinden bir arşiv taraması yapılmıştır. Derginin arşivindeki orta sınıf aileler için baskın konut tipi olan apartman planları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucu planlardaki mekan organizasyonu esas alınarak üç dönem belirlenmiştir. Bu üç donemdeki mutfağa olan yaklaşım ve mutfağın mekansallığı ile toplumsal değişimler ilişkilendirilmiştir. Toplumun gündelik hayatına ve yaşama biçimine dair dergi, gazete, edebi eserler, filmler gibi kaynaklardan elde edilen bilgiler ile araştırma genişletilmeye çalışılmıştır. 19. yüzyıl sonunda mutfak konuta dahil edilmesi istenmeyen, hatta aile üyelerinin dahil olmadığı, hizmetlilerin çalışma mekanı iken, konaktan apartmana geçiş sürecinde bu durum değişmektedir. Birinci dönem (1850'ler-1930) konut tipindeki bu radikal değişim etkisinde oluşan durumu incelemektedir. İkinci donem (1930-1960) ise apartmanların mekansal organizasyonunda sıkça karşılaşılan ikili dolaşım düzeni üzerine odaklanmaktadır. Mutfağın izole edilme çabası baskın olarak devam etmektedir. Sıhhatli ve verimli olmak gibi kaygılar ile de mutfak bir atölye olarak tahayyül edilir. Üçüncü ve son dönemde (1960-1980) ise mutfağın sınırları tamamen yok olmasa da mutfak konut içinde görünürlük kazanır. Sosyal konut kavramının gündem haline geldiği bu dönemde mutfak aile üyelerinin vakit geçirdiği mekan haline gelir. Orta sınıfın karşılayabileceği apartmanlarda mutfak yalnızca bir çalışma mekanı olmanın ötesine geçmektedir. Mutfağın mekansallığındaki toplumun yaşama pratiklerinin etkisi ve dönüştürücü gücü bu üç donem üzerinden okunabilmektedir. Mutfak tasarımında standartların ve ana akım mimarlık pratiklerinin yönlendirdiği tanımları genişletmek ve yeni olasılıkları keşfetmek için sosyal değişimlerin izini sürmek bir yöntem haline gelebilir. Ayrıca konuta mutfak üzerinden bakan bu çalışma, konutun da çok katmanlı halini gösterir. Bu araştırma boyunca mekanın bu çok yönlü halini keşfetmek adına alternatif bakışlar oluşturmanın önemi tecrübe edilmiştir.
  • Book Part
    Architectural Representation as a Body Without Organs
    (Taylor and Francis, 2024) Avcı, Ozan
    Architectural representation plays a critical role as a creative tool, facilitating dialogue and mediation between designer and design. While traditionally viewed as an objective entity, it holds potential for creative expression. Architectural representation is traditionally associated with objectivity and aesthetic beauty. However, as a design tool, it should also embrace subjectivity. Subjectivity in architectural representation goes beyond the architect’s style or drawings, encompassing the presence of the subject within the representation. At this stage, architectural representation becomes related to bodily experience and every experience has its own deformations. The presence of bodily deformations in architectural representations transforms its rigid body into a body without organs. This “new” body may be defined as “beast” rather than “beauty.” In this chapter, I would like to discuss architectural representation as a body without organs to highlight its emancipatory and participatory characteristics that may trigger creativity within the context of analogue and digital worlds. I would also like to emphasize the relationship between beauty and monstrosity that a bodily deformed architectural representation may create and start a new discussion on the aesthetics of architectural representation. © 2024 selection and editorial matter, Chara Kokkiou and Angeliki Malakasioti; individual chapters, the contributors.
  • Article
    Deprem Sonrası Hatay İçin Tasarla ve Yap
    (Ege Mimarlık, 2023) Avcı, Ozan; İnceoğlu, Arda; Çelik, Ceren; Özdemir, Kürşad; Sağlam, Didem; Samancı, Buket; Sert, Esra; Ünver, Büşra; Yıldız, Zülfüye