Güleç, Cansu
Loading...
Profile URL
Name Variants
Cansu, Güleç & Güleç Aras, Cansu
Job Title
Email Address
gulecc@mef.edu.tr
Main Affiliation
04.04. Department of Political Science and International Relations
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
No research topics data found.
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
1
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
1
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
1
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products

Documents
1
Citations
0
h-index
0

This researcher does not have a WoS ID.
No records found in other affiliations.

Scholarly Output
25
Articles
7
Views / Downloads
3602/2662
Supervised MSc Theses
0
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
16
Supervised Theses
0
| Journal | Count |
|---|---|
| Çanakkale Onsekiz Mart University International Journal of Social Sciences | 1 |
| Dokuz Eylül University Journal of Humanities | 1 |
| Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi | 1 |
| International Environmental Agreements: Politics, Law and Economics | 1 |
| Journal of Security Strategies | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

25 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 25
Book Part Türkiye’s Humanitarian Diplomacy Efforts During Pandemic Era: Scope and Challenges(Tekirdağ Namık Kemal University Faculty of Economics and Administrative Sciences International Symposium on International Relations, 2023) Güleç, CansuThere is no universally agreed-upon definition of the term humanitarian diplomacy, which covers activities carried out tomeet the urgent needs and alleviate the suffering of victims of humanitarian crises, natural disasters, or man-madedisasters such as civil war. This concept, which has been widely used in the International Relations literature during the2000s, aims to mobilize both public and government support and resources for humanitarian activities and programs. Inthis framework, various actors including International Organizations, Non-governmental Organizations, private sector, andindividuals operate along with the states. The COVID-19 pandemic, which was first reported by officials in Wuhan City,China, on December 31, 2019, has caused the death of millions of people, disrupted the international economy, andchanged all aspects of social life with its ravages. In the face of the COVID-19 pandemic, affecting the whole world andturning into a global crisis, all national and international actors, especially the states, have been insufficient in terms of theircapacity to manage the crisis. During this humanitarian crisis process, where there has been a need for solidarity andcooperation at various levels among all national and international actors, Türkiye has taken initiatives for humanitariandiplomacy activities beyond its borders, while struggling against this disease within its own borders. In this context, Turkishauthorities have stated that “Türkiye will continue to put forward its initiatives for the recuperation from this calamity ofhumanity in cooperation and solidarity, and use the lessons learnt to pave the way for a fairer, share-based and effectivestructure of the international system in the post-pandemic World”. The aim of this study, in which Türkiye’s humanitariandiplomacy practices during the COVID-19 pandemic process are analyzed, is to reveal how Türkiye’s humanitariandiplomacy activities during the pandemic process have become operational. In this framework, this study focuses initiallyon the elaboration of the concept of Humanitarian Diplomacy. Then, the impact of the COVID-19 process on Türkiye’shumanitarian diplomacy activities, and the domain and limitations of these activities will be discussed.Conference Object Turkish Discourse on Arab Upheavals in International Environment: Post-Structural Analysis of Un General Assembly Speeches (2011-2018)(İstnabul Şehir University, Center Fore Modern Turkish Studies, 2019) Güleç, CansuWith the outbreak of the grassroots movements in December 2010, the conjuncture of the Middle Eastbegan to undergo a major transformation. The first demonstrations took place in Central Tunisia, andafter a while, a series of anti-government protests, uprisings, and armed rebellions spread across thewhole region. With this process, defined as “Arab Spring”, any country affected by the rebellion wavehas experienced different political developments and started to follow different routes. Turkey, as aregional country, has not only monitor developments, but instead followed a very active foreign policytowards the transformations occurred. The aim of this paper is to understand and situate Turkishdiscourse about Arab upheavals in the international environment, specifically in UN General Assembly.Through asking “how” questions, the construction and hierarchical positioning of different actors inthe process will seek to be analyzed. The concepts of “presupposition”, “predication” and “subjectpositioning”, which were borrowed from Roxanne Lynn Doty, will be used as analytical categories toprovide a textual framework. The representational practices through which meaning are generated isimportant in this study. Accordingly, the discursive identities produced by Turkish elites with theirspeech acts will be examined throughout the time in order to understand the attachments to varioussocial objects and subjects in the region. Thus, both continuity and change within the Turkish discoursewould be put forward.Conference Object Covid-19 Pandemisinin Nato’nun Kamu Diplomasisi Üzerindeki Etkisi(Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 2022) Güleç, CansuDünyanın ilk kez, Çin’in 31 Aralık 2019’da Vuhan kentinde kaynağı bilinmeyen bir solunum yolu rahatsızlığının ortaya çıktığını Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirmesiyle haberdar olduğu COVID-19 salgını milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olmuş, uluslararası ekonomiyi sarsmış ve toplumsal hayatın tüm yönlerini yıkıcı bir etkiyle değişime uğratmıştır. COVID-19 salgının tüm dünyayı etkisi altına alıp küresel bir krize dönüşmesi karşısında, başta devletler olmak üzere yerel ve uluslararası tüm aktörler krizi yönetme kapasiteleri bakımından yetersiz kalmıştır. Ulusal ve uluslararası tüm aktörler arasında çeşitli düzeylerde dayanışma ve işbirliğine ihtiyaç duyulduğu bu insani kriz sürecinde, NATO müttefikleri bir yandan kendi sınırları içinde bu hastalıkla mücadele ederken, NATO da bu dönemde kamu diplomasisi faaliyetlerini arttırmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur. 2020’nin ilk aylarında COVID-19 virüsünün neden olduğu bu küresel salgın, dünya çapında etkili olan krizler sırasında kamu diplomasisi faaliyetlerinin rolünü ve etkinliğini incelemek için önemli bir örneği temsil etmektedir. Özellikle uluslararası askeri bir ittifak olan NATO’nun halk sağlığı tehditlerine karşı oluşturduğu stratejilerin kamu diplomasisi açısından yeterliliğini anlamak bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır.NATO’nun COVID-19 pandemi sürecindeki kamu diplomasisi uygulamalarının analiz edildiği bu çalışmada, ittifakın pandemi sürecindeki kamu diplomasi faaliyetlerinin irdelenerek nasıl işlerlik kazandığının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede öncelikle kamu diplomasisi kavramı tanımlandıktan sonra, NATO’nun COVID-19 salgını karşısında izlediği politikalarla beraber, COVID-19 sürecinin NATO’nun kamu diplomasisi faaliyetlerine olan etkisi ve bu faaliyetlerin yeterliliği ve sınırlılığı ortaya konulacaktır.Book Part Türkiye-ermenistan İlişkilerinin Futbol Diplomasisi Bağlamında Değerlendirilmesi(Nobel Yayınevi, 2022) Cansu, GüleçUluslararası ilişkilerde; siyaset ve sporun bir arada bulunması ve bir-birini etkilemesi hususunda pek çok örnek mevcuttur. 1971 yılında, Pekin hükûmetinin Amerikan masa tenisi takımını Çin’e davet etmesiyle başlayan ve tarihe “masa tenisi diplomasisi” olarak geçen süreç, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon’ın Çin’e karşı uygulanan ticari ambargoları kaldırması ve Amerika’ya gelmek isteyen Çin vatandaşlarına vize verilebileceğini bildirmesiyle sonuçlanmıştır. 2004 senesinde Hindistan ve Pakistan arasında yıllardır süregelen siyasi gerginliğin, “kriket diplomasisi” olarak adlandırılan süreçle aralarındaki düşmanlığı sona erdirmek için karşılıklı olarak, güven artırıcı önlemleri güçlendirme kararı almaları da sporun bir yumuşak güç unsuru olarak kullanılmasına başka bir örnek teşkil etmiştir. Diğer yandan spor ve siyasetin birbirlerini etkiledikleri süreçlerin olumlu oldukları kadar başarısızlıkla sonuçlanan durumları da bulunmaktadır. Bu çalışma, genel anlamda kamu diplomasisi bakışından “spor diplomasisinin”, daha spesifik olarak “futbol diplomasisinin” Türkiye-Ermenistan ilişkileri çerçevesinde analizine odaklanmaktadır. Bu bağlamda, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için futbolun bir araç olarak kullanılmasında hangi koşulların belirleyici olduğu ve futbol diplomasisinin iki ülke arasındaki iliş-kilere olumlu etki yapması için hangi koşulların mevcut olması gerektiği soruları ön plana çıkmaktadır. Çalışmada; ilk olarak, sporun diplomasi için el-verişli bir araç olarak kullanılmasının önemini analiz eden kavramsal çerçeve ortaya konulduktan sonra, Türkiye-Ermenistan ikili ilişkilerine etki eden dönemin siyasi ve sosyal ortamı analiz edilecektir. Sonuç olarak, bu çalışma, uluslararası ilişkilerde iki devlet arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesinde bir araç olarak futbol diplomasisinin ortaya koymuş olduğu fırsatlar ve uygulamadaki sınırlar bağlamındaki potansiyelinin bir analizi olacaktır.Conference Object Askeri Güç Kullanımında Kamu Diplomasisinin Yeri: Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı Üzerine Bir Değerlendirme(Siyasi İlimler Türk Derneği, 2022) Güleç, CansuTürkiye’nin 2016 senesinden itibaren Suriye’ye yapmış olduğu sınır ötesi askeri operasyonları her zaman hassas bir diplomatik gündem yaratmıştır. Barış Pınarı Harekatı öncesinde Türk politika yapıcıları hem ABD hem de Rusya ile yakın temas içinde bulunmuşlardır. Ancak Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na yönelik uluslararası tepkinin boyutu ve kapsamı önceki harekatlara göre çok daha büyük olmuştur. Türkiye siyasi, hukuki ve ahlaki açılardan kendisini haklı gördüğü bir askeri operasyonda sahip olduğu ciddi güvenlik kaygılarını uluslararası topluma etkin bir şekilde sunmakta sıkıntılar yaşamış; Barış Pınarı Harekatı, uluslararası ortamda Türkiye’ye yönelik eleştiriler arttığı bir dönemi teşkil etmiştir. Bu Nedenle askeri güç kullanımına dayanan uygulamalarda benzer zorlukların yaşanmaması için Ankara’nın kamu diplomasisi ve sosyal etki çerçevesinde neler yapabileceğini ortaya koymak gerekmektedir. Bir sert güç unsuru olarak askeri operasyonların uygulandığı durumlarda, Türkiye’nin sadece hükümetlere değil sivil toplum gibi devlet dışı aktörlere ulaşmaya daha fazla odaklanıp, uluslararası kurumlar ile de ilişkiler geliştirerek kamu diplomasisi yaklaşımını daha etkin bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Kamu diplomasisinin en genel çerçevede birincil niteliği, sert güç unsurlarının ve askeri harekatın zorlayıcı karakterlerinin aksine yumuşak güce dayanmasıdır. Bu bağlamda bir devlet kendi çıkarlarını zorlamanın aksine cazibe yoluyla korumaya çalışmakta ve kendi kültürünün, siyasi ideallerinin ve politikalarının çekiciliğini, başkalarının bu ideallere hayran olmasını sağlamak için kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda kamu diplomasisinin amacı, uzun vadeli ilişkiler ve karşılıklı anlayış oluşturmaktır. Ancak askeri gücün kullanıldığı çatışma gibi koşullarda uzun vadeli ilişkiler kurmanın ötesinde kısa zaman içinde etki yaratmak önem teşkil etmektedir. Bu bağlamda, devletlerin yanında diğer ulusların vatandaşlarını bilgilendirerek ve etkileyerek ulusal çıkarların desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, askeri güç kullanımında kamu diplomasisinin uygulamalarını Anthony Pratkanis’in ortaya koyduğu Sosyal Etki Analizi (Social Influence Analysis) yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmektir. Bu yaklaşım, uluslararası çatışmalarda bilginin ve etkinin kamu diplomasisi çerçevesinde nasıl kullanıldığına dair bir analiz ortaya koymaktadır.Conference Object Birey Düzeyi Çerçevesinden Dış Politikayı Yorumlamak: Türk Dış Politikası’nda Turgut Özal Faktörü(Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 2023) Güleç Aras, CansuBu çalışmanın amacı Dış Politika Analizinde birey düzeyi çerçevesinden, Türk siyasi hayatının önemli figürlerinden Turgut Özal’ın dış politika anlayışının Türk Dış Politikasına olan etkisini ortaya koymaktır. Dış Politika Analizinde liderlere ve karar vericilere odaklanan birey düzeyi, liderlerin dünyayı algılama şekilleri, liderlik özellikleri, kişiliği, inançları, dürtüleri, kişisel değerleri gibi faktörleri ön plana çıkartmaktadır. Dış politikanın bireyler tarafından şekillendirildiğini varsayan birey düzeyindeki analizlere göre, dış politika kararları bireylerin ve liderlerin tercihleridir. Diğer tarafından, liderler dış politika kararlarını tek başlarına vermemekte, bürokratik kurumlar, danışmanlar gibi diğer karar vericiler ile etkileşim halinde bulunarak almaktadır. Bu durumda birey düzeyinde karar vericilerin ortaklaşa dünyayı algılamaları, sorunları tanımlamaları ve seçenekleri değerlendirmeleri gibi etkileşimleri de göz önünde bulundurulmaktadır.Article A Discourse Analysis of Bilateral Water Agreements Between Türkiye and Iraq: Legal Instruments of Water Diplomacy in the Euphrates-Tigris River Basin(International Environmental Agreements: Politics, Law and Economics, 2026-02-21) Güleç, Cansu; Kibaroglu, AysegulThis study examines the discursive dynamics of bilateral water diplomacy between T & uuml;rkiye and Iraq through a detailed analysis of the legal agreements governing the Euphrates-Tigris (ET) River system. Rather than focusing on the implementation or efficacy of these agreements, the paper investigates how discourse shapes the roles, identities, and power hierarchies of the involved actors over time. Employing a discourse-analytical framework, the research explores how water agreements position actors, embed values, and narrate cooperation in evolving geopolitical contexts. The paper begins with a historical overview of transboundary water relations in the ET basin, emphasizing the prevalence of bilateralism. It then lays out the conceptual and methodological foundations of discourse analysis, drawing on key literature and analytical categories such as presupposition, predication, and subject positioning. The core section applies this framework to four key water agreements between T & uuml;rkiye and Iraq, highlighting thematic shifts and evolving actor roles. A discussion section synthesizes findings through Doty's (1993) discourse model, emphasizing how identities and relations are constructed over time. Finally, the conclusion reflects on the implications of these discursive trends for the future of water diplomacy in the region. The T & uuml;rkiye-Iraq case reveals how bilateral agreements can evolve into discursive tools that align with evolving global water management paradigms, offering politically sensitive basins a transferable approach to linking contested transboundary water issues with more comprehensive and partnership-based water diplomacy.Conference Object İki Kutuplu Sistemde Algıların Savaşı: Soğuk Savaş Döneminde Bir Etki Aracı Olarak Propaganda(Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 2026) Güleç, CansuPropaganda, insanları düşünmeye ve ardından istenen şekilde davranmaya ikna etmeye yönelik kasıtlı bir girişim olarak tanımlanmakta ve ulusal çıkarlar doğrultusunda devletler tarafından önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Sözcüklerin ve sembollerin sistematik kullanımına dayanan propaganda faaliyetleri, bireyleri belirli bir düşünceye yönlendirmeyi ve bu doğrultuda hareket etmeye ikna etmeyi amaçlamakta; fikirlerin yayılması esasına dayanmakta ve ikna edici bir hedef doğrultusunda yürütülmektedir.Kökenleri çok eski dönemlere dayansa da propaganda, özellikle I. Dünya Savaşı’nın başlangıcından itibaren uluslararası ilişkilerde önem kazanmıştır. Demokrasinin yayılması ve topyekûn savaş anlayışı, kamuoyunun siyasi önemini büyük ölçüde artırmış; farklı ideolojilerin yükselişiyle birlikte propagandaya özgü basitleştirilmiş siyasi söylem, kitleler üzerinde etkili bir araç olarak kullanılmaya devam etmiştir. Bu bağlamda, iki kutuplu uluslararası sistemin hâkim olduğu Soğuk Savaş döneminde propagandayı etkin biçimde kullanma yetkinliği stratejik bir unsur hâline gelmiştir.Bu çalışmanın amacı, Soğuk Savaş döneminde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Sovyetler Birliği’nin (SSCB) propagandayı bir etki aracı olarak nasıl kullandıklarını analiz etmektir. Nükleer silahların geliştirilmesi, oldukça riskli bir rekabeti beraberinde getirmiştir. Bu rekabetin temelinde ise korku unsuru yatmaktadır. Nitekim Soğuk Savaş, yeni bir çatışma türünü ortaya çıkarmış; bu çatışma, farklı ideolojilerin mücadelesine dayanmakta ve nükleer silahların fiili kullanımından ziyade, tehdit unsuru olarak kullanılmalarıyla şekillenmiştir. Bu dönem, nükleer savaş fikrinin uluslararası kamuoyunun zihninde sürekli bir tehdit olarak yer aldığı bir çatışma sürecidir.Bir başka ifadeyle, ABD ile SSCB arasında onlarca yıl süren ideolojik mücadeleyi temsil eden Soğuk Savaş, sıcak çatışmalardan çok algılar üzerinden yürütülen bir rekabet niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla süper güçlerin bu algı mücadelesinde propaganda mekanizmalarına başvurmaları, aralarındaki ideolojik çatışmanın temel araçlarından biri olmuştur. 1961 yılında Berlin Duvarı’nın inşası, “Demir Perde” ile ikiye bölünmüş dünyanın sembolü hâline gelmiş; hem Sovyetler Birliği’nde hem de Amerika Birleşik Devletleri’nde ve ilgili ittifak blokları olan Varşova Paktı ile NATO’da, toplumların düşman korkusunun gerçek, meşru ve haklı olduğuna ikna edilmesi gerekli görülmüştür. Propaganda bu korkuları etkin biçimde kullanmıştır.İki kutuplu uluslararası sistemde Sovyetler Birliği, devlet kontrolündeki medya aracılığıyla vatandaşlarının dış dünya algısını şekillendirme kapasitesine sahip olmuş ve böylece uluslararası söylemin gündemini belirlemiştir. Aynı dönemde Amerikalılar, kültürel unsurların diplomatik değeri olduğunu fark ederek Amerikan yaşam tarzını, toplumların zihinlerinde ve kalplerinde yaygınlaştırmak amacıyla önemli bir araç olarak kullanmışlardır.Bu bağlamda çalışmada, öncelikle propaganda kavramı incelenecek; ardından Soğuk Savaş döneminde Amerikan ve Sovyet hükümetleri tarafından kullanılan başlıca propaganda araçlarına yer verilecek ve bu araçların nasıl bir etki aracı olarak kullanıldığı ortaya konulacaktır.Conference Object Cultural Diplomacy and Turkey in the Age of Globalization(Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, 2015) Güleç, CansuIn today’s political world, diplomatic means play a significant role in a country’s efforts to achieve political goals and to promote its image in the international arena. Diplomatic channels are also being used by the governments rather than relying solely on military and economic means in their interactions with other countries. Moreover, in contrast to state-based diplomacy, which involves interactions between governments, nowadays, states’ diplomatic efforts are targeted at people as well. This paper examines the concept and practice of cultural diplomacy. Cultural diplomacy is carried out by a government to support its foreign policy goals or diplomacy or both by using a wide range of cultural manifestations for a number of purposes. In line with these discussions, the paper examines aspects of the cultural diplomacy of Turkey in order to understand how cultural diplomacy has been used as an important tool by Turkey within its relations with the Middle East in recent period with its limitations.Conference Object "human Security" From Liberal Perspective: Is It a Comprehensive Model?(Uludağ Üniversitesi, 2019) Güleç, CansuClassical liberal ideas were built on the concepts of equality, rationality, freedom and property. In the 18th century, Locke from England, David Hume and Adam Smith in Scotland, Montesque and Voltaire from France and Kant from Germany were the leading liberal thinkers. As an international theory that explained international politics and foreign policy, Liberalism emerged after the First World War. Names like Woodrow Wilson, Hobson, David Mitrany, Karl W. Deutsch, Michael Doyle, Francis Fukuyama, Stanley Hoffmann, Robert O. Keohane are among the most important representatives of liberal thought in international relations. According to Liberalism, world peace might occur with the residence of political and economic liberal norms at both national and international levels; the increase of interdependence and interaction; the international cooperation that carried out under the leadership of intergovernmental organizations; and the protection of human rights and governance. In security studies, the concept of human security is one of the most important concepts of the post-Cold War era that has been scholarly disputed. Indeed, the ethnic and religious-based conflicts after the Cold War led to evolution of the concept “national security” and the increase of the concerns about individual security in international relations. Since then, there have been attempts to “deepen and widen” the concept of security from the level of states to individuals. In that sense, the concept of “human security” considers human being as the reference object of security as well as it places the threats against human beings on the agenda. On the other hand, the mentioned concept objects the monopoly of the state in ensuring security through featuring the actors like international organizations and civil society. Accordingly, the concept of security will be discussed within the scope of liberal theory in this paper. Following the historical evolution, the conceptualizations about human security will be put forward. In addition, the criticisms toward the concept of human security will be analyzed. Finally, the evaluations regarding implementation and execution of human security will be discussed.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
