Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1939
Browse
4 results
Search Results
Conference Object Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bölgesel Çatışmalarda Ürettiği Söylemler: Güney Osetya Savaşı (2008) ve Gazze Savaşı’nın (2008) Karşılaştırmalı Bir Analizi(Siyasi İlimler Türk Derneği, 2023) Güleç, CansuBu çalışmanın amacı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) dönemi dış politikasının söylemler üzerinden nasıl inşa edildiğini temel alan kavramsal çerçeveden hareketle, AKP yönetici elitinin Türk dış politikasında ortak tarihi ve kültürel referanslar üzerinden ürettikleri “düzen kurucu” ve “sorun çözücü” söylemin 2008 yılındaki “Rusya-Gürcistan Savaşı” ile 2008’de “İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği Dökme Kurşun Operasyonu” örnek olayları çerçevesinde nasıl kurulduğunu ortaya koymaktır. Araştırma konusu olarak belirtilen iki ayrı bölgesel çatışmanın seçilmesinin nedeni, aynı dönemlerde birkaç ay arayla ancak birbirlerinden farklı bölgesel coğrafyalarda yaşanan krizlere karşı Türkiye’nin söz konusu söylemlerinin işlerliğinin nasıl yansıtıldığını anlamaya çalışmaktır. Çalışmanın teorik çerçevesini sosyal olgu olarak tanımladıkları dış politikayı dilsel analizler üzerinden inceleyip anlayan Post-Yapısalcılık oluşturmaktadır.3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin izlediği dış politika ile ilgili olarak akademik yazında gerek içerik gerek yöntemsel açıdan farklı perspektiflerle pek çok çalışma yapılmıştır. 2000’lerle birlikte Türkiye, özellikle Davutoğlu terminolojisiyle ifadesini bulan, kendisini “farklı bölgesel kimliklerin ortasında bir ‘merkez ülke’ olarak, güvenlik kaygılarının ötesine geçen, gelişmelere tepki vermekle yetinmeyen, aksine onları yönlendiren aktif bir dış politika izlemesi gereken bir aktör” olarak konumlandırmıştır. 2007 yılından itibaren, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin ilerlemesi yolunda yaşanan sıkıntılarla beraber, dış politikada Türkiye’nin Ortadoğu’ya daha fazla ağırlık vermesiyle “eksen kayması” kavramı doğrultusunda şekillenen pek çok tartışma ortaya konulmuştur.Conference Object Askeri Güç Kullanımında Kamu Diplomasisinin Yeri: Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı Üzerine Bir Değerlendirme(Siyasi İlimler Türk Derneği, 2022) Güleç, CansuTürkiye’nin 2016 senesinden itibaren Suriye’ye yapmış olduğu sınır ötesi askeri operasyonları her zaman hassas bir diplomatik gündem yaratmıştır. Barış Pınarı Harekatı öncesinde Türk politika yapıcıları hem ABD hem de Rusya ile yakın temas içinde bulunmuşlardır. Ancak Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na yönelik uluslararası tepkinin boyutu ve kapsamı önceki harekatlara göre çok daha büyük olmuştur. Türkiye siyasi, hukuki ve ahlaki açılardan kendisini haklı gördüğü bir askeri operasyonda sahip olduğu ciddi güvenlik kaygılarını uluslararası topluma etkin bir şekilde sunmakta sıkıntılar yaşamış; Barış Pınarı Harekatı, uluslararası ortamda Türkiye’ye yönelik eleştiriler arttığı bir dönemi teşkil etmiştir. Bu Nedenle askeri güç kullanımına dayanan uygulamalarda benzer zorlukların yaşanmaması için Ankara’nın kamu diplomasisi ve sosyal etki çerçevesinde neler yapabileceğini ortaya koymak gerekmektedir. Bir sert güç unsuru olarak askeri operasyonların uygulandığı durumlarda, Türkiye’nin sadece hükümetlere değil sivil toplum gibi devlet dışı aktörlere ulaşmaya daha fazla odaklanıp, uluslararası kurumlar ile de ilişkiler geliştirerek kamu diplomasisi yaklaşımını daha etkin bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Kamu diplomasisinin en genel çerçevede birincil niteliği, sert güç unsurlarının ve askeri harekatın zorlayıcı karakterlerinin aksine yumuşak güce dayanmasıdır. Bu bağlamda bir devlet kendi çıkarlarını zorlamanın aksine cazibe yoluyla korumaya çalışmakta ve kendi kültürünün, siyasi ideallerinin ve politikalarının çekiciliğini, başkalarının bu ideallere hayran olmasını sağlamak için kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda kamu diplomasisinin amacı, uzun vadeli ilişkiler ve karşılıklı anlayış oluşturmaktır. Ancak askeri gücün kullanıldığı çatışma gibi koşullarda uzun vadeli ilişkiler kurmanın ötesinde kısa zaman içinde etki yaratmak önem teşkil etmektedir. Bu bağlamda, devletlerin yanında diğer ulusların vatandaşlarını bilgilendirerek ve etkileyerek ulusal çıkarların desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, askeri güç kullanımında kamu diplomasisinin uygulamalarını Anthony Pratkanis’in ortaya koyduğu Sosyal Etki Analizi (Social Influence Analysis) yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmektir. Bu yaklaşım, uluslararası çatışmalarda bilginin ve etkinin kamu diplomasisi çerçevesinde nasıl kullanıldığına dair bir analiz ortaya koymaktadır.Conference Object Turkish Discourse on Arab Upheavals in International Environment: Post-Structural Analysis of Un General Assembly Speeches (2011-2018)(İstnabul Şehir University, Center Fore Modern Turkish Studies, 2019) Güleç, CansuWith the outbreak of the grassroots movements in December 2010, the conjuncture of the Middle Eastbegan to undergo a major transformation. The first demonstrations took place in Central Tunisia, andafter a while, a series of anti-government protests, uprisings, and armed rebellions spread across thewhole region. With this process, defined as “Arab Spring”, any country affected by the rebellion wavehas experienced different political developments and started to follow different routes. Turkey, as aregional country, has not only monitor developments, but instead followed a very active foreign policytowards the transformations occurred. The aim of this paper is to understand and situate Turkishdiscourse about Arab upheavals in the international environment, specifically in UN General Assembly.Through asking “how” questions, the construction and hierarchical positioning of different actors inthe process will seek to be analyzed. The concepts of “presupposition”, “predication” and “subjectpositioning”, which were borrowed from Roxanne Lynn Doty, will be used as analytical categories toprovide a textual framework. The representational practices through which meaning are generated isimportant in this study. Accordingly, the discursive identities produced by Turkish elites with theirspeech acts will be examined throughout the time in order to understand the attachments to varioussocial objects and subjects in the region. Thus, both continuity and change within the Turkish discoursewould be put forward.Conference Object Power of Discourse in International Relations: Post-Structural Framework(Ankara Bilim Üniversitesi, 2022) Güleç, CansuThe aim of this paper is discussing the question of “how the reality is produced and maintained” in International Relations (IR) via discourses. As a form of “speech, argument, statement, communication, debate, conversation, written or verbal explanation, expression type and style”, discourse is defined terminologically in various ways. In general framework, it is defined as “the use of language in speech and writing in order to produce meaning”. Discourse is widely used in various research on social sciences, and many additional subjects examined today include discourse analysis as a method in IR discipline. Post-structuralism has entered the discipline of IR in the 1980s through concerning the state’s historical and conceptual production, and its political formation, economic constitution, and social exclusions. As a theory that examines the relations among human beings, the world, creation and reconstruction of the meaning, post-structural practices have been used to examine how the subject of IR is constituted in and through the discourses and text of world politics. In that respect, political discourse is based on specific problem and subjectivity structures, but these problems and subjectivities are formed through discourses. In this context, discourse-based ontology and epistemology in post-structuralist approaches also stand out in the relationship between power and knowledge. Therefore, knowledge becomes crucial for the establishment of the authority. Accordingly, after the elaboration of concept of discourse and discourse analysis, it would be important to understand how post-structural discourse analysis is conceptualized and applied in IR discipline.
