Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1939

Browse

Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Water Diplomacy Between Türkiye and Iraq: Pathways, Challenges, and Future Prospects
    (Johns Hopkins University Press, 2025) Kibaroǧlu, Ayşegül
    Systematic analyses of transboundary water relations in the Euphrates-Tigris basin reveal that key riparian states—Türkiye, Syria, and Iraq—favor water diplomacy over conflict. Despite political instability, including the Syrian civil war, Türkiye and Iraq have re-engaged in formal and informal water diplomacy mechanisms. This paper argues that water diplomacy in this region will likely continue to adapt to the evolving dynamics of conflict impacting transboundary water relations. Notably, cooperation on water issues between Türkiye and Iraq is closely linked with their security collaboration, whose success will likely depend on socioeconomic developments that support fair and sustainable water use across the region. The paper further emphasizes the need to prioritize the swift implementation of existing agreements that address future water availability and demand, particularly in the context of climate change.
  • Other
    War as the True Adversary and Türkiye’s Pivotal Role in Forging Peace
    (SETA Foundation, 2024) Çağlar, Barış
    The central thesis of this article depends on deterrence theory and posits that nuclear war, rather than any specific nation or faction, constitutes the true adversary in the Russia-Ukraine conflict and that averting nuclear escalation must be prioritized above all else. After establishing the rationale for this position, the commentary offers a critical analysis of both Western and Russian policies, highlighting their role in intensifying the conflict without sufficiently accounting for the risks of nuclear confrontation. As an alternative peaceful path, the article examines the Turkish approach as a concise applied case study, emphasizing its balanced diplomatic and military engagement with both Ukraine and Russia. Through its promotion of dialogue and facilitation of peace negotiations, Türkiye exemplifies a strategic approach to conflict resolution that aims not only to prevent further escalation —especially the threat of nuclear conflict— but also to pave the way toward sustainable peace. © 2024, SETA Foundation. All rights reserved.
  • Conference Object
    Askeri Güç Kullanımında Kamu Diplomasisinin Yeri: Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı Üzerine Bir Değerlendirme
    (Siyasi İlimler Türk Derneği, 2022) Güleç, Cansu
    Türkiye’nin 2016 senesinden itibaren Suriye’ye yapmış olduğu sınır ötesi askeri operasyonları her zaman hassas bir diplomatik gündem yaratmıştır. Barış Pınarı Harekatı öncesinde Türk politika yapıcıları hem ABD hem de Rusya ile yakın temas içinde bulunmuşlardır. Ancak Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na yönelik uluslararası tepkinin boyutu ve kapsamı önceki harekatlara göre çok daha büyük olmuştur. Türkiye siyasi, hukuki ve ahlaki açılardan kendisini haklı gördüğü bir askeri operasyonda sahip olduğu ciddi güvenlik kaygılarını uluslararası topluma etkin bir şekilde sunmakta sıkıntılar yaşamış; Barış Pınarı Harekatı, uluslararası ortamda Türkiye’ye yönelik eleştiriler arttığı bir dönemi teşkil etmiştir. Bu Nedenle askeri güç kullanımına dayanan uygulamalarda benzer zorlukların yaşanmaması için Ankara’nın kamu diplomasisi ve sosyal etki çerçevesinde neler yapabileceğini ortaya koymak gerekmektedir. Bir sert güç unsuru olarak askeri operasyonların uygulandığı durumlarda, Türkiye’nin sadece hükümetlere değil sivil toplum gibi devlet dışı aktörlere ulaşmaya daha fazla odaklanıp, uluslararası kurumlar ile de ilişkiler geliştirerek kamu diplomasisi yaklaşımını daha etkin bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Kamu diplomasisinin en genel çerçevede birincil niteliği, sert güç unsurlarının ve askeri harekatın zorlayıcı karakterlerinin aksine yumuşak güce dayanmasıdır. Bu bağlamda bir devlet kendi çıkarlarını zorlamanın aksine cazibe yoluyla korumaya çalışmakta ve kendi kültürünün, siyasi ideallerinin ve politikalarının çekiciliğini, başkalarının bu ideallere hayran olmasını sağlamak için kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda kamu diplomasisinin amacı, uzun vadeli ilişkiler ve karşılıklı anlayış oluşturmaktır. Ancak askeri gücün kullanıldığı çatışma gibi koşullarda uzun vadeli ilişkiler kurmanın ötesinde kısa zaman içinde etki yaratmak önem teşkil etmektedir. Bu bağlamda, devletlerin yanında diğer ulusların vatandaşlarını bilgilendirerek ve etkileyerek ulusal çıkarların desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, askeri güç kullanımında kamu diplomasisinin uygulamalarını Anthony Pratkanis’in ortaya koyduğu Sosyal Etki Analizi (Social Influence Analysis) yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmektir. Bu yaklaşım, uluslararası çatışmalarda bilginin ve etkinin kamu diplomasisi çerçevesinde nasıl kullanıldığına dair bir analiz ortaya koymaktadır.
  • Article
    Nato, Ab Parantezinde Türkiye-almanya İlişkileri ve “incirlik” Gerilimi
    (BİLGESAM, 2017) Kibaroğlu, Mustafa
    Almanya Savunma ve Dışişleri Bakanlıklarının üst düzey yöneticilerinden son aylarda yükselen Türkiye’ye yönelik eleştirilerin odağında, Alman parlamenterlerin İncirlik Üssü’nü ziyaret etmek yönündeki taleplerine Türk yetkililerin olumlu cevap vermemesi ve bu tutumlarını yumuşatmamaları bulunmaktadır. Almanya’nın bu ısrarlı talebi söz konusu Bakanlıkların tepe yöneticileri ve ilgili bakanlar arasında bir çok kez görüşülmüş olmasına karşın, soruna bir çözüm bulunamaması sebebiyle, Alman hükümeti İncirlik’te bulunan askeri araç ve gereçleri ile personelini Ürdün’de bir askeri üsse aktarma kararı almıştır. Özellikle Ürdün’e geçme kararı alınması aşamasında, Alman siyasi ve diplomatik çevrelerinde Türkiye’ye yönelik ifadelerin tonu daha da sertleşmiştir. Ancak, Türk yetkililerin Alman mevkidaşlarının bu tavırlarını pek de umursamaz tutumlarında belirgin bir değişiklik gözlemlenmemiştir. Bu arka plan dikkate alınarak, bu yazımızda, iki NATO müttefiki arasında böyle bir süreç neden yaşanmıştır; Alman yetkililerin zaman zaman tehdit düzeyine varan ifadelerinin arkasında ne gibi düşünceler yatmaktadır; söz konusu gelişmeler Türk-Alman ilişkilerini nasıl etkiler; NATO’nun geleceği ve Türkiye’nin İttifak içindeki konumu bu süreçten nasıl etkilenir; gibi sorular hakkında değerlendirmeler yer alacaktır.
  • Article
    Türkiye-nato İlişkilerinin Anatomisi
    (BİLGESAM, 2018) Kibaroğlu, Mustafa
    Türkiye-NATO ilişkilerinin geçmişteki ve günümüzdeki genel görünümüne hızlıca bir göz attıktan sonra, bu stratejik işbirliğinin –eğer sürdürülmesi taraflarca ciddiyetle ve samimiyetle isteniyor ise- gelecekte nasıl bir seyir izlemesi gerektiği hakkında görüş ve önerilerimizi paylaşacağız.
  • Article
    Ab, Türkiye Açısından, Abd ve Nato’ya Alternatif Midir?
    (BİLGESAM, 2018) Kibaroğlu, Mustafa
    Bu yazımızda, Türkiye’nin, gerek siyasi ve ekonomik çıkarları bakımından, gerek güvenlik ve savunma politikaları bakımından, ABD ve AB ile olan ilişkilerinin sanki birbirlerine alternatif seçeneklermiş gibi görülmesinin neden isabetli bir yaklaşım olmadığı ele alınacak ve içinde bulunulan uluslararası konjonktürde, ülke güvenliği ve savunması bakımından benimsenmesi gereken yaklaşımın ne olması gerektiği tartışılacaktır.
  • Article
    Türkiye-abd İlişkilerinde Zor Dönemeçler: Quo Vadis?
    (BİLGESAM, 2018) Kibaroğlu, Mustafa
    Bu yazımızda, Türk-Amerikan ilişkilerinin günümüzdeki görünümünü tanımlamaya ve yakın gelecekte hangi yöne doğru ilerlemekte olduğunu anlamaya ve açıklamaya çalışacağız.
  • Article
    2019 Yılında Türk Dış Politikasının Manevra Alanı Genişleyebilir
    (BİLGESAM, 2019) Kibaroğlu, Mustafa
    Bu yazımızda, Türkiye’nin ABD, Rusya, AB ve İran ile olan ilişkilerinde hassas bir denge yakalaması yoluyla, dış politika ve güvenlik konularında kendini daha avantajlı bir konuma getirmesine katkı yapabilecek siyasi, iktisadi ve askeri unsurları ele alacağız.