Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1939

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    A Discourse Analysis of Bilateral Water Agreements Between Türkiye and Iraq: Legal Instruments of Water Diplomacy in the Euphrates-Tigris River Basin
    (International Environmental Agreements: Politics, Law and Economics, 2026) Güleç, Cansu; Kibaroglu, Aysegul
    This study examines the discursive dynamics of bilateral water diplomacy between T & uuml;rkiye and Iraq through a detailed analysis of the legal agreements governing the Euphrates-Tigris (ET) River system. Rather than focusing on the implementation or efficacy of these agreements, the paper investigates how discourse shapes the roles, identities, and power hierarchies of the involved actors over time. Employing a discourse-analytical framework, the research explores how water agreements position actors, embed values, and narrate cooperation in evolving geopolitical contexts. The paper begins with a historical overview of transboundary water relations in the ET basin, emphasizing the prevalence of bilateralism. It then lays out the conceptual and methodological foundations of discourse analysis, drawing on key literature and analytical categories such as presupposition, predication, and subject positioning. The core section applies this framework to four key water agreements between T & uuml;rkiye and Iraq, highlighting thematic shifts and evolving actor roles. A discussion section synthesizes findings through Doty's (1993) discourse model, emphasizing how identities and relations are constructed over time. Finally, the conclusion reflects on the implications of these discursive trends for the future of water diplomacy in the region. The T & uuml;rkiye-Iraq case reveals how bilateral agreements can evolve into discursive tools that align with evolving global water management paradigms, offering politically sensitive basins a transferable approach to linking contested transboundary water issues with more comprehensive and partnership-based water diplomacy.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Water Diplomacy Between Türkiye and Iraq: Pathways, Challenges, and Future Prospects
    (Johns Hopkins University Press, 2025) Kibaroǧlu, Ayşegül
    Systematic analyses of transboundary water relations in the Euphrates-Tigris basin reveal that key riparian states—Türkiye, Syria, and Iraq—favor water diplomacy over conflict. Despite political instability, including the Syrian civil war, Türkiye and Iraq have re-engaged in formal and informal water diplomacy mechanisms. This paper argues that water diplomacy in this region will likely continue to adapt to the evolving dynamics of conflict impacting transboundary water relations. Notably, cooperation on water issues between Türkiye and Iraq is closely linked with their security collaboration, whose success will likely depend on socioeconomic developments that support fair and sustainable water use across the region. The paper further emphasizes the need to prioritize the swift implementation of existing agreements that address future water availability and demand, particularly in the context of climate change.
  • Other
    War as the True Adversary and Türkiye’s Pivotal Role in Forging Peace
    (SETA Foundation, 2024) Çağlar, Barış
    The central thesis of this article depends on deterrence theory and posits that nuclear war, rather than any specific nation or faction, constitutes the true adversary in the Russia-Ukraine conflict and that averting nuclear escalation must be prioritized above all else. After establishing the rationale for this position, the commentary offers a critical analysis of both Western and Russian policies, highlighting their role in intensifying the conflict without sufficiently accounting for the risks of nuclear confrontation. As an alternative peaceful path, the article examines the Turkish approach as a concise applied case study, emphasizing its balanced diplomatic and military engagement with both Ukraine and Russia. Through its promotion of dialogue and facilitation of peace negotiations, Türkiye exemplifies a strategic approach to conflict resolution that aims not only to prevent further escalation —especially the threat of nuclear conflict— but also to pave the way toward sustainable peace. © 2024, SETA Foundation. All rights reserved.
  • Conference Object
    Türkiye’nin Bir Kamu Diplomasisi Aracı Olarak Dijital Diplomasi Uygulamaları: Fırsatlar ve Zorluklar
    (Siyasi İlimler Türk Derneği, 2024) Cansu, Güleç
    Küreselleşen dünyanın karmaşık ve birbirine bağlı yapısı içinde diplomasi ve dış politikanın da çok daha fazla konuyu, aktörü ve sorunu kapsadığı görülmektedir. 21. yüzyılla beraber dijital diplomasi, kamu diplomasisinin önemli bir parçası haline gelmiştir. İnternet teknolojilerinin kamu diplomasisi amacıyla kullanılması, politika yapıcıların da dikkatini giderek daha fazla çekmektedir. Dijital teknolojilerinin gelişmesi network oluşturma, iş birliği yapma, iletişim kurma ve benzer ihtiyaç ve arzulara sahip neredeyse sınırsız sayıda insanla bağlantı kurma konusunda çeşitli fırsatlar sunmaktadır. Dijital Diplomasi, bir ülkenin dış politika hedeflerine ulaşmak ve kamu diplomasisini uygulamak için Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin ve sosyal medya platformlarının giderek daha fazla kullanılmasını içermektedir. Artık bir elçilik ve Dışişleri Bakanlığı, Twitter hesabı aracılığıyla takipçileriyle çift yönlü iletişim kurabilmekte, diplomatlar ve siyasetçiler yalnızca televizyon aracılığıyla izleyicilere konuşmak yerine yabancı halkların sosyal medya profillerindeki gönderilere yanıt vererek sohbet edebilmektedir. Artan çift yönlü iletişim, yabancı halklarla etkileşim için daha fazla fırsat sunmakta; bu türden bir katılım kitleler arasındaki ilişkilerin güçlenmesini de kolaylaştırabilmektedir. Özellikle COVID-19 salgınının ortaya çıkmasıyla birlikte başta devletler olmak üzere tüm uluslararası aktörler, dijital teknolojilerin diplomasinin bir unsuru olarak kullanımın öneminin giderek daha fazla farkına varmaya başlamıştır. Dijital diplomasi artık Uluslararası İlişkilerin yönetiminin bir parçası olsa da ortaya çıkan bilgi savaşı medya sistemlerinin sömürülmesi veya bir silah haline getirilmesini de beraberinde getirmektedir. Dijital diplomasinin sunduğu fırsat ve kolaylıklar propaganda, dezenformasyon, sahte bilgi ve haberler gibi yöntemlerle test edilmektedir. Dijital teknolojilerin bu tekniklerle toplumlara giderek daha fazla yol açtığı tehditlerin doğasının ve kapsamının daha iyi anlaşılması da bir gereklilik haline gelmektedir. Tüm bu hususlar dahilinde, bu çalışmanın amacı Türkiye’nin dijital diplomasi faaliyetlerini bir yumuşak güç ve kamu diplomasisi unsuru olarak nasıl kullandığını analiz etmektir. Bu bağlamda dijital diplomasi kavramı açıklandıktan sonra Türkiye’nin dijital diplomasi faaliyetleri ilgili örneklerle analiz edilecektir. Daha sonra, COVID-19’un Ankara’nın dijital diplomasi stratejisi üzerindeki etkisi ve özellikle dezenformasyona karşı mücadele politikaları, zorluklar ve sınırlamalarla birlikte tartışılacaktır.
  • Article
    Türkiye Sulama Yönetimi Politikaları ve Sulama Birlikleri
    (..., 2022) Kibaroğlu, Ayşegül
    Kalkınmakta olan ülkelerde 1990’lı yıllardan buyana sulamada idari, mali ve teknik açıdan verimlilik ve hakkaniyet sağlamak amacıyla geniş sulama alanlarından sorumlu olan çok sayıda su kullanıcı örgütleri (Sulama Birliği) kurulmuştur. Sulama sistemlerinin yönetiminin 1990’lı yılların başında hızlı bir biçimde Sulama Birliklerine devir edilmesiyle, Türkiye sulama suyu yönetimi konusunda önemli deneyimler geçirmiştir. Türkiye’nin bu alandaki deneyimleri, sulama yönetiminde reformların verimlilik ve hakkaniyet açısından başarılı olabilmesi için sulamadaki tüm paydaşlar arasında katılımcılık ve oydaşmanın sağlanmasının önemini ortaya koymuştur.
  • Conference Object
    Askeri Güç Kullanımında Kamu Diplomasisinin Yeri: Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı Üzerine Bir Değerlendirme
    (Siyasi İlimler Türk Derneği, 2022) Güleç, Cansu
    Türkiye’nin 2016 senesinden itibaren Suriye’ye yapmış olduğu sınır ötesi askeri operasyonları her zaman hassas bir diplomatik gündem yaratmıştır. Barış Pınarı Harekatı öncesinde Türk politika yapıcıları hem ABD hem de Rusya ile yakın temas içinde bulunmuşlardır. Ancak Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na yönelik uluslararası tepkinin boyutu ve kapsamı önceki harekatlara göre çok daha büyük olmuştur. Türkiye siyasi, hukuki ve ahlaki açılardan kendisini haklı gördüğü bir askeri operasyonda sahip olduğu ciddi güvenlik kaygılarını uluslararası topluma etkin bir şekilde sunmakta sıkıntılar yaşamış; Barış Pınarı Harekatı, uluslararası ortamda Türkiye’ye yönelik eleştiriler arttığı bir dönemi teşkil etmiştir. Bu Nedenle askeri güç kullanımına dayanan uygulamalarda benzer zorlukların yaşanmaması için Ankara’nın kamu diplomasisi ve sosyal etki çerçevesinde neler yapabileceğini ortaya koymak gerekmektedir. Bir sert güç unsuru olarak askeri operasyonların uygulandığı durumlarda, Türkiye’nin sadece hükümetlere değil sivil toplum gibi devlet dışı aktörlere ulaşmaya daha fazla odaklanıp, uluslararası kurumlar ile de ilişkiler geliştirerek kamu diplomasisi yaklaşımını daha etkin bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Kamu diplomasisinin en genel çerçevede birincil niteliği, sert güç unsurlarının ve askeri harekatın zorlayıcı karakterlerinin aksine yumuşak güce dayanmasıdır. Bu bağlamda bir devlet kendi çıkarlarını zorlamanın aksine cazibe yoluyla korumaya çalışmakta ve kendi kültürünün, siyasi ideallerinin ve politikalarının çekiciliğini, başkalarının bu ideallere hayran olmasını sağlamak için kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda kamu diplomasisinin amacı, uzun vadeli ilişkiler ve karşılıklı anlayış oluşturmaktır. Ancak askeri gücün kullanıldığı çatışma gibi koşullarda uzun vadeli ilişkiler kurmanın ötesinde kısa zaman içinde etki yaratmak önem teşkil etmektedir. Bu bağlamda, devletlerin yanında diğer ulusların vatandaşlarını bilgilendirerek ve etkileyerek ulusal çıkarların desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, askeri güç kullanımında kamu diplomasisinin uygulamalarını Anthony Pratkanis’in ortaya koyduğu Sosyal Etki Analizi (Social Influence Analysis) yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmektir. Bu yaklaşım, uluslararası çatışmalarda bilginin ve etkinin kamu diplomasisi çerçevesinde nasıl kullanıldığına dair bir analiz ortaya koymaktadır.