Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1939

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 26
  • Book Part
    Citation - Scopus: 5
    Turkey's EU Membership Process in the Aftermath of the Gezi Protests
    (Taylor and Francis, 2025) Saatçioǧlu, B.
  • Book Part
    Testing Soft Power in Hard Politics: Turkish Public Diplomacy During “Operation Peace Spring”
    (Palgrave Macmillan, 2025) Güleç Aras, Cansu; Kibaroğlu, Mustafa
    Public diplomacy is used by governments to significantly enhance their capability to maintain national unity and integrity as well as to advance their foreign policy objectives by cultivating a favorable environment among foreign peoples. In conflictual situations where military force is used, it is important to create an impact in a short time to promote national interests by informing and influencing the public. This chapter will first introduce the fundamental tenets of public diplomacy to offer a conceptual framework to better understand its use during military conflicts. It will then explore the implementation of public diplomacy instruments by Turkish government during the “Operation Peace Spring”, which was launched in October 2019. The chapter will also assess the performance of Turkish public diplomacy in the face of the extent of criticism leveled against Türkiye from around the world, including allied countries and international organizations. © 2025 The Editor(s) (if applicable) and The Author(s), under exclusive license to Springer Nature Switzerland AG.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Water Diplomacy Between Türkiye and Iraq: Pathways, Challenges, and Future Prospects
    (Johns Hopkins University Press, 2025) Kibaroǧlu, Ayşegül
    Systematic analyses of transboundary water relations in the Euphrates-Tigris basin reveal that key riparian states—Türkiye, Syria, and Iraq—favor water diplomacy over conflict. Despite political instability, including the Syrian civil war, Türkiye and Iraq have re-engaged in formal and informal water diplomacy mechanisms. This paper argues that water diplomacy in this region will likely continue to adapt to the evolving dynamics of conflict impacting transboundary water relations. Notably, cooperation on water issues between Türkiye and Iraq is closely linked with their security collaboration, whose success will likely depend on socioeconomic developments that support fair and sustainable water use across the region. The paper further emphasizes the need to prioritize the swift implementation of existing agreements that address future water availability and demand, particularly in the context of climate change.
  • Conference Object
    Birey Düzeyi Çerçevesinden Dış Politikayı Yorumlamak: Türk Dış Politikası’nda Turgut Özal Faktörü
    (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 2023) Güleç Aras, Cansu
    Bu çalışmanın amacı Dış Politika Analizinde birey düzeyi çerçevesinden, Türk siyasi hayatının önemli figürlerinden Turgut Özal’ın dış politika anlayışının Türk Dış Politikasına olan etkisini ortaya koymaktır. Dış Politika Analizinde liderlere ve karar vericilere odaklanan birey düzeyi, liderlerin dünyayı algılama şekilleri, liderlik özellikleri, kişiliği, inançları, dürtüleri, kişisel değerleri gibi faktörleri ön plana çıkartmaktadır. Dış politikanın bireyler tarafından şekillendirildiğini varsayan birey düzeyindeki analizlere göre, dış politika kararları bireylerin ve liderlerin tercihleridir. Diğer tarafından, liderler dış politika kararlarını tek başlarına vermemekte, bürokratik kurumlar, danışmanlar gibi diğer karar vericiler ile etkileşim halinde bulunarak almaktadır. Bu durumda birey düzeyinde karar vericilerin ortaklaşa dünyayı algılamaları, sorunları tanımlamaları ve seçenekleri değerlendirmeleri gibi etkileşimleri de göz önünde bulundurulmaktadır.
  • Conference Object
    Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bölgesel Çatışmalarda Ürettiği Söylemler: Güney Osetya Savaşı (2008) ve Gazze Savaşı’nın (2008) Karşılaştırmalı Bir Analizi
    (Siyasi İlimler Türk Derneği, 2023) Güleç, Cansu
    Bu çalışmanın amacı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) dönemi dış politikasının söylemler üzerinden nasıl inşa edildiğini temel alan kavramsal çerçeveden hareketle, AKP yönetici elitinin Türk dış politikasında ortak tarihi ve kültürel referanslar üzerinden ürettikleri “düzen kurucu” ve “sorun çözücü” söylemin 2008 yılındaki “Rusya-Gürcistan Savaşı” ile 2008’de “İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği Dökme Kurşun Operasyonu” örnek olayları çerçevesinde nasıl kurulduğunu ortaya koymaktır. Araştırma konusu olarak belirtilen iki ayrı bölgesel çatışmanın seçilmesinin nedeni, aynı dönemlerde birkaç ay arayla ancak birbirlerinden farklı bölgesel coğrafyalarda yaşanan krizlere karşı Türkiye’nin söz konusu söylemlerinin işlerliğinin nasıl yansıtıldığını anlamaya çalışmaktır. Çalışmanın teorik çerçevesini sosyal olgu olarak tanımladıkları dış politikayı dilsel analizler üzerinden inceleyip anlayan Post-Yapısalcılık oluşturmaktadır.3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin izlediği dış politika ile ilgili olarak akademik yazında gerek içerik gerek yöntemsel açıdan farklı perspektiflerle pek çok çalışma yapılmıştır. 2000’lerle birlikte Türkiye, özellikle Davutoğlu terminolojisiyle ifadesini bulan, kendisini “farklı bölgesel kimliklerin ortasında bir ‘merkez ülke’ olarak, güvenlik kaygılarının ötesine geçen, gelişmelere tepki vermekle yetinmeyen, aksine onları yönlendiren aktif bir dış politika izlemesi gereken bir aktör” olarak konumlandırmıştır. 2007 yılından itibaren, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin ilerlemesi yolunda yaşanan sıkıntılarla beraber, dış politikada Türkiye’nin Ortadoğu’ya daha fazla ağırlık vermesiyle “eksen kayması” kavramı doğrultusunda şekillenen pek çok tartışma ortaya konulmuştur.
  • Article
    Water Management as a Tool for Conflict Prevention: the Case of the Mena Region
    (Deutsches Orient-Institut, 2023) Kibaroğlu, Ayşegül; Sümer, V.
    The Middle East and North Africa (MENA) is suffering from varying degrees of a water crisis. While the region's water challenge is an enduring one, new problems add layers of complexity and perhaps fragility and instability. Meeting the water challenge requires a better governance of water resources, both internal and transboundary; with a view to constantly renewing the infrastructure and adopting modern technologies. Improved water management, in turn, will contribute to the amelioration of the existing conflicts in the region whether local, country-based or regional. © 2023 Deutsches Orient-Institut. All rights reserved.
  • Conference Object
    Covid-19 Pandemisinin Nato’nun Kamu Diplomasisi Üzerindeki Etkisi
    (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 2022) Güleç, Cansu
    Dünyanın ilk kez, Çin’in 31 Aralık 2019’da Vuhan kentinde kaynağı bilinmeyen bir solunum yolu rahatsızlığının ortaya çıktığını Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirmesiyle haberdar olduğu COVID-19 salgını milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olmuş, uluslararası ekonomiyi sarsmış ve toplumsal hayatın tüm yönlerini yıkıcı bir etkiyle değişime uğratmıştır. COVID-19 salgının tüm dünyayı etkisi altına alıp küresel bir krize dönüşmesi karşısında, başta devletler olmak üzere yerel ve uluslararası tüm aktörler krizi yönetme kapasiteleri bakımından yetersiz kalmıştır. Ulusal ve uluslararası tüm aktörler arasında çeşitli düzeylerde dayanışma ve işbirliğine ihtiyaç duyulduğu bu insani kriz sürecinde, NATO müttefikleri bir yandan kendi sınırları içinde bu hastalıkla mücadele ederken, NATO da bu dönemde kamu diplomasisi faaliyetlerini arttırmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur. 2020’nin ilk aylarında COVID-19 virüsünün neden olduğu bu küresel salgın, dünya çapında etkili olan krizler sırasında kamu diplomasisi faaliyetlerinin rolünü ve etkinliğini incelemek için önemli bir örneği temsil etmektedir. Özellikle uluslararası askeri bir ittifak olan NATO’nun halk sağlığı tehditlerine karşı oluşturduğu stratejilerin kamu diplomasisi açısından yeterliliğini anlamak bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır.NATO’nun COVID-19 pandemi sürecindeki kamu diplomasisi uygulamalarının analiz edildiği bu çalışmada, ittifakın pandemi sürecindeki kamu diplomasi faaliyetlerinin irdelenerek nasıl işlerlik kazandığının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede öncelikle kamu diplomasisi kavramı tanımlandıktan sonra, NATO’nun COVID-19 salgını karşısında izlediği politikalarla beraber, COVID-19 sürecinin NATO’nun kamu diplomasisi faaliyetlerine olan etkisi ve bu faaliyetlerin yeterliliği ve sınırlılığı ortaya konulacaktır.
  • Conference Object
    Askeri Güç Kullanımında Kamu Diplomasisinin Yeri: Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı Üzerine Bir Değerlendirme
    (Siyasi İlimler Türk Derneği, 2022) Güleç, Cansu
    Türkiye’nin 2016 senesinden itibaren Suriye’ye yapmış olduğu sınır ötesi askeri operasyonları her zaman hassas bir diplomatik gündem yaratmıştır. Barış Pınarı Harekatı öncesinde Türk politika yapıcıları hem ABD hem de Rusya ile yakın temas içinde bulunmuşlardır. Ancak Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na yönelik uluslararası tepkinin boyutu ve kapsamı önceki harekatlara göre çok daha büyük olmuştur. Türkiye siyasi, hukuki ve ahlaki açılardan kendisini haklı gördüğü bir askeri operasyonda sahip olduğu ciddi güvenlik kaygılarını uluslararası topluma etkin bir şekilde sunmakta sıkıntılar yaşamış; Barış Pınarı Harekatı, uluslararası ortamda Türkiye’ye yönelik eleştiriler arttığı bir dönemi teşkil etmiştir. Bu Nedenle askeri güç kullanımına dayanan uygulamalarda benzer zorlukların yaşanmaması için Ankara’nın kamu diplomasisi ve sosyal etki çerçevesinde neler yapabileceğini ortaya koymak gerekmektedir. Bir sert güç unsuru olarak askeri operasyonların uygulandığı durumlarda, Türkiye’nin sadece hükümetlere değil sivil toplum gibi devlet dışı aktörlere ulaşmaya daha fazla odaklanıp, uluslararası kurumlar ile de ilişkiler geliştirerek kamu diplomasisi yaklaşımını daha etkin bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Kamu diplomasisinin en genel çerçevede birincil niteliği, sert güç unsurlarının ve askeri harekatın zorlayıcı karakterlerinin aksine yumuşak güce dayanmasıdır. Bu bağlamda bir devlet kendi çıkarlarını zorlamanın aksine cazibe yoluyla korumaya çalışmakta ve kendi kültürünün, siyasi ideallerinin ve politikalarının çekiciliğini, başkalarının bu ideallere hayran olmasını sağlamak için kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda kamu diplomasisinin amacı, uzun vadeli ilişkiler ve karşılıklı anlayış oluşturmaktır. Ancak askeri gücün kullanıldığı çatışma gibi koşullarda uzun vadeli ilişkiler kurmanın ötesinde kısa zaman içinde etki yaratmak önem teşkil etmektedir. Bu bağlamda, devletlerin yanında diğer ulusların vatandaşlarını bilgilendirerek ve etkileyerek ulusal çıkarların desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, askeri güç kullanımında kamu diplomasisinin uygulamalarını Anthony Pratkanis’in ortaya koyduğu Sosyal Etki Analizi (Social Influence Analysis) yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmektir. Bu yaklaşım, uluslararası çatışmalarda bilginin ve etkinin kamu diplomasisi çerçevesinde nasıl kullanıldığına dair bir analiz ortaya koymaktadır.
  • Book Part
    Citation - Scopus: 1
    Turkish Jews in an Unwelcoming Public Space
    (Palgrave Macmillan, 2022) Kaymak, Özgür
    Turkish Jews in an unwelcoming public space” focuses on the transformation of citizenship experiences and daily life practices of Turkish Jews in the last decade. I argue that Turkish Jews’ feelings of insecurity have intensified as consequence of the rising religious conservatism under subsequent AKP governments. This sense of insecurity has become even more acute with the rise of anti-Semitism especially after the 2013 Gezi Park Protests and the July 15 coup attempt in 2016. In this chapter, I discuss the main strategies and performative repertoires that Turkish Jews have adopted in response to this adversarial social and political environment
  • Book Part
    Conclusion: What We Found and What We Recommend
    (Cambridge University Press, 2021) Kibaroğlu, Ayşegül; Schmandt, Jurgen; Ward, George H.
    This interdisciplinary volume examines how nine arid or semi-arid river basins with thriving irrigated agriculture are doing now and how they may change between now and mid-century. The rivers studied are the Colorado, Euphrates-Tigris, Jucar, Limarí, Murray-Darling, Nile, Rio Grande, São Francisco, and Yellow. Engineered dams and distribution networks brought large benefits to farmers and cities, but now the water systems face multiple challenges, above all climate change, reservoir siltation, and decreased water flows. Unchecked, they will see reduced food production and endanger the economic livelihood of basin populations.