SOBİAD İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1929

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Sivil Hava Aracı Mülkiyetinin Kazanılması Devri ve Sona Ermesi
    (Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2017) Kurt, Ekrem
    Sivil hava aracı mülkiyetinin kazanılması, devri ve sona ermesi konusu Türk Sivil Havacılık Kanununda (TSHK) düzenlenmiştir. Bununla birlikte ICAO antlaşmasında öngörülen bazı temel yöntemlere de riayet etmek gerekmektedir. TSHK sivil hava aracı mülkiyetinin devrinde temel Eşya Hukuku kurallarından ayrılmış ve mülkiyetin kazanılması için yazılı anlaşmayı yeterli saymıştır. Özünde taşınır bir eşya olan sivil hava aracının mülkiyetinin kazanılması için diğer taşınırlarda olduğunun aksine zilyetliğin alıcıya devri aranmadığı gibi, bunun uçak siciline tescili koşulu da aranmamaktadır. Böyle olunca da borçlandırıcı işlem-tasarruf işlemi ayrımı ortadan kalkmaktadır. Buna rağmen uçak siciline güven korunmaktadır.
  • Article
    Ceza Mahkemesi Kararlarının Hukuk Mahkemesi Kararlarına Etkisi Tbk M. 74
    (İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2016) Kapancı, Kadir Berk
    Ceza mahkemeleri ile hukuk mahkemelerinin kararlarının konuları birbirlerinden farklıdır. Öyle ki, ceza mahkemeleri suç olarak sınıflandırılan ve ceza yaptırımıyla karşılaşan fiillerle ilgilenirken, hukuk mahkemeleri -görev alanlarına giren diğer uyuşmazlıkların yanındatazminat sorumluluğuna yol açan haksız fiillerle meşgul olmaktadır. Böyle olunca da kural olarak hukuk hâkiminin ceza hâkiminin kararları karşısında bağımsız olduğu ve serbestçe hareket ederek kendi kararını verebileceği kabul edilmektedir. Bununla beraber bu prensibin bazı istisnaları da bulunmaktadır. Diğer bir deyişle bağımsızlığa dair herhalde mutlak katı bir uygulama bulunmamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, hukuk hâkiminin ceza hukuku kural ve kararlarını ne ölçüde dikkate almak durumunda olduğunu tespit etmektir
  • Article
    Türk Ticaret Kanunu’nun 7. Maddesinde Öngörülen “ticari İşlerde Teselsül Karinesi” Tam Anlamıyla Uygulanabilir Durumda Mıdır?
    (İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2016) Kapancı, Kadir Berk
    Yakın zamanda yürürlüğe giren 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) (m. 7), tıpkı 6762 Sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu’nda (“eTTK”) olduğu gibi, ticari işler nedeniyle birlikte borç altına girmede ve ticari işlerden doğan borçları temin etmek için sağlanan kefaletlerde (gerek asıl borçluyla kefil, gerekse de birden fazla kefil varsa, kefillerin kendi aralarında) teselsül esasının uygulama alanı bulacağını kabul etmiştir. Diğer taraftan yine yakın zamanda yürürlüğe giren 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) da, bu kez 818 Sayılı Eski Borçlar Kanunu’ndan (“eBK”) biraz daha farklı olarak kefalet sözleşmeleri ve teminat amacıyla -sadece gerçek kişilerin teminat veren konumunda oldukları- müteselsil borçluluk (ve borca katılma) halleri bakımından özel bazı geçerlilik şekli düzenlemeleri sevk etmiştir. Buna göre TBK m. 583 bizzat kefalet sözleşmeleri özelinde, TBK m. 603 ise genel olarak gerçek kişilerin teminat veren konumunda oldukları diğer kişisel teminat sözleşmelerinde (dolayısıyla teminat amaçlı müteselsil borçluluk ve borca katılmada) bazı geçerlilik şekli düzenlemeleri öngörmektedir. Durum böyle olunca, TTK m. 7’nin öngördüğü teselsül karinesinin bu düzenlemeler karşısındaki durumu açıklığa kavuşturulması ve her zaman uygulanabilir durumda olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. İşbu çalışmanın amacı, öğretide ve yargı kararlarında konu ile ilgili olarak ileri sürülen farklı düşüncelerin ayrıntılarıyla ele alınması ve söz konusu maddeler (TTK m. 7 ve TBK m. 583, 603) arasındaki ilişki ve etkileşimin ne yönde olması gerektiğinin tespit edilmesidir.