Tez Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 121
  • Master Thesis
    Anayasa Mahkemesi Kararlarının Simülasyonu: Türk Bireysel Başvuruları İçin Çok Etmenli Bir Büyük Dil Modeli (LLM) Çerçevesi
    (2025) Atam, Egemen Onat; Çakar, Tuna
    Bu çalışma, büyük dil modellerinin (BDM) anayasa mahkemesi davalarında yargısal karar verme süreçlerini taklit etme kapasitesini incelemektedir. GPT-5, Gemini ve Claude olmak üzere üç güncel model kullanılarak, 2014–2024 yılları arasındaki 343 Anayasa Mahkemesi kararı, mahkeme süreçlerini yansıtan iki aşamalı bir değerlendirme çerçevesi üzerinden analiz edilmiştir. Çalışmada hem kabul edilebilirlik değerlendirmeleri hem de esas hak ihlali kararları açısından model performansı ölçülmüştür. Kabul edilebilirlik aşamasında (Aşama 1) doğruluk oranları Claude için %68,80 ile GPT-5 için %81,34 arasında değişmiş; çoğunluk oylaması yöntemi %79,59'a ulaşmıştır. GPT-5, en az toplam hata ile dengeli bir yaklaşım sergilerken, Gemini ve Claude daha fazla kabul edilemezlik eğilimi göstermiştir. Mahkeme kararları ise daha ılımlı bir kabul oranı ortaya koymuştur. Hak ihlali aşamasında (Aşama 2), üç model de %81,50 doğruluk oranı yakalamış, çoğunluk oylaması ise %83,24 ile en yüksek performansı göstermiştir. Bu aşamada GPT-5 kısmi eşleşmelere daha yatkın, Gemini en yüksek sayıda tam eşleşmeye ulaşmış, Claude ise arada bir performans sergilemiştir. Modeller arası uyum örüntüleri yüksek ancak değişken düzeydedir. Aşama 1'de daha az sıklıkla görülen oybirliği, %87,32 ile en yüksek doğruluk oranını sağlamış, konsensüsün güvenilirliğini ortaya koymuştur. Aşama 2'de ise GPT-5 ile Claude en güçlü uyumu (%88,52) göstermiştir. Bu bulgular, topluluk yöntemleri ve insan–yapay zekâ hibrit yaklaşımlarının yargısal karar verme süreçlerinde tutarlılığı ve sağlamlığı artırabileceğini ortaya koymaktadır. Sonuçlar, genel amaçlı BDM'lerin dahi karmaşık anayasal ilkeleri anlayabildiğini ve mahkeme benzeri yapılandırılmış gerekçeler üretebildiğini, dolayısıyla hukuki uygulamalar açısından dikkate değer doğruluk seviyelerine ulaştığını göstermektedir. Mevcut modeller, yargısal akıl yürütmenin tüm derinliğini yansıtmakta güçlük çekse de, topluluk yöntemlerinin sağladığı istikrarlı üstünlük, amaca özel geliştirilecek hukuki yapay zekâ sistemlerinin genel modelleri aşabileceğini ve anayasa yargısını verimlilik, tutarlılık ve adalete erişim açısından dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Çalışanların İşyerinde Yapay Zeka Kullanımına İlişkin Algısının, Örgütsel Bağlılıkları Aracılığıyla Bireysel Performansları Üzerine Etkisi: Gıda Sektörü Üzerine Bir Çalışma
    (2025) Hancı, Elif Yağmur; Konuk, Hızır
    Bu tez, çalışanların iş yerinde yapay zekâ (YZ) kullanımına yönelik algılarının bireysel performansları üzerindeki etkisini, örgütsel bağlılık aracılığıyla incelemektedir. Gıda sektörünü odağına alan çalışmada, YZ ile ilgili öğrenme kaygısı ve işin yerine geçilme kaygısı olmak üzere iki boyut ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemi ile İstanbul'da faaliyet gösteren bir gıda firmasında çalışan beyaz yakalı personelden anket yoluyla veri toplanmıştır. Bulgular, öğrenme kaynaklı YZ kaygısının süreklilik bağlılığını artırdığını; ancak duygusal ve normatif bağlılık üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Öte yandan, işin yerine geçilme kaygısının hiçbir bağlılık türüyle anlamlı ilişkisi bulunmamıştır. Çalışan performansı üzerinde ise yalnızca duygusal bağlılığın anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrenme kaygısı ile performans arasındaki ilişkide sadece duygusal bağlılık zayıf da olsa aracılık rolü göstermiştir. Diğer bağlılık türleri aracılık rolü göstermemiştir. Bu sonuçlar, YZ kaygılarının iş yerindeki davranışları şekillendirdiği psikolojik mekanizmaları ortaya koymakta ve insan merkezli dijital dönüşüm stratejilerinin gerekliliğine işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay zeka, örgütsel bağlılık, çalışan performansı Bilim Dalı Sayısal Kodu: 119102
  • Master Thesis
    Makine Öğrenmesi İle Churn Talebi Analizi
    (2025) Genç, Önder; Çakar, Tuna
    Son günlerde Pay TV hizmetleri çeşitlenmektedir. Çeşitlenen hizmetlerle birlikte şirketler arasındaki rekabette artmaktadır. Strait Reserch araştırmalarına göre 2021 yılında 183 milyon dolar olan Global Pay TV pazarının 2030 yılında 210 milyon dolara yükselmesi tahmin edilmiştir. Bunun yanısıra Neflix'in araştırmasına göre edinilmiş veya elde tutulan abonelerin daha değerli olduğu belirtilmektedir. Aboneliklerini sonlandırmayı düşünen müşterilerin önceden tahmin edilebilmesi şirketler açısından oldukça önemli bir hal almıştır. Son yıllarda etkinliği gittikçe artan makine öğrenmesi ve yapay sinir ağları gibi tekniklerle tahminlemeyi yapmak daha kolay hale gelmiş ve şirketlere önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmada, bazı makine öğrenmesi modelleri ile ilgili bilgiler verilmiştir. Pay TV hizmeti veren bir şirketin verileri kullanılarak bazı makine öğrenmesi modelleri ile tahminlemeler yapılmıştır. Son olarak abonelik iptal talep edebilecek müşterilerin, son yaptığı abonelik iptal talebi ve en çok yaptığı iptal talepleri ile ilgili bilgilerde sonuca eklenerek, abonelik iptal talebi gerçekleşmeden, müşteriyle iletişime geçilmesi ve uygun bir kampanya önerilerek iptali önlemek hedeflenmiştir. Bu çalışma da etiketli veriler kullanılarak denetimli öğrenme teknikleri ile çalışılmıştır. Çalışma kapsamında Random Forest, XGBoost Classifier, KNeigbors Classifier, Logistic Regression, Ada Boost Classifier, Linear Discriminant Analysis, Decision Tree Classifier ve Extra Tree Classifier modelleri kullanılmıştır. Bütün modeller için başarı ölçütleri bulunmuş ve karşılaştırılmıştır. Servis sağlayıcıdan elde edilen veriler açısından en uygun model Random Forest olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Makine Öğrenme ve Derin Öğrenme Modelleri Kullanılarak Gümrük İşlem Belgelerinin Görsel Sınıflandırılması
    (2025) Demir, Hasan Hürşad; Çakar, Tuna
    Gümrük işlemlerinde kullanılan belgelerin imgesel hallerini, makine öğrenmesi ve derin öğrenme modelleri ile sınıflandırma yapılmıştır. Resim sınıflandırma yöntemleri olarak, bu tez kapsamında, makine öğrenmesi alanında Gaussian Naive Bayes, Rastgele Orman ve Destek Vektör Makinesi; derin öğrenme alanında Evrişimsel Sinir Ağları, Görsel Dönüştürücü, ConvNext ve EfficientNetV2 yöntemleri kullanılmıştır. Model tiplerine özel olarak veri setleri düzenlenmiş olup, modellerin en uygun düzeyde çalışmasını sağlayacak şekilde belirlenen parametre değerleriyle modeller oluşturulmuş ve ilgili veri setleri ile eğitim ve testleri yapılmıştır. Modellerin karşılaştırılmaları eğitim süreleri ve doğruluk oranları açısından yapılmıştır. En iyi sonuçlar, yaklaşık 11 dakikalık eğitim süresi ve %98,32 doğruluk oranı ile Evrişimsel Sinir Ağı modeliyle elde edilmiştir. İkinci en yüksek doğruluk oranı %97,94 ile Rastgele Orman modelinde elde edilirken, genel anlamda ikinci en iyi sonuçlar ise yaklaşık 22 dakikalık eğitim süresi ve %95,89 doğruluk oranı ile EfficientNetV2 modeliyle elde edilmiştir.
  • Master Thesis
    Uçtan Uca Yöntemi İle Büyük Dil Modeli Tabanlı Sohbet Botlarının Performans Değerlendirmesi:Llama-8b,Llama-7b,Gemma-7b ve Mistral-7b
    (2025) Cenk, Naile; Karahoca, Adem
    Bu çalışma, müşteri destek sohbet robotları bağlamında büyük dil modellerinin (LLM) performansını uçtan uca (E2E) değerlendirme çerçevesi kullanarak incelemektedir. Özellikle, Gemma-7B, Mistral-7B,Llama-8B ve Llama-7B adlı dört önde gelen açık kaynak model; kullanıcı sorgularını anlamada ve anlamlı, doğru yanıtlar üretmede gösterdikleri başarıya göre karşılaştırılmıştır. İncelenen chatbot uygulaması, eğitim içerikleri sunan bir dijital platformda danışmanlık hizmeti vermek amacıyla tasarlanmış ve 3000'den fazla özenle hazırlanmış soru-cevap çiftiyle test edilmiştir. Değerlendirme süreci, hem anlamsal hem de sözcük düzeyinde ölçütleri birleştirmektedir. Model yanıtlarının uzmanlarca yazılmış yanıtlarla ne derece örtüştüğünü belirlemek için kosinüs benzerliği; sözcük düzeyindeki doğruluğu ölçmek için ise ROUGE metrikleri kullanılmıştır. Bulgular, Gemma-7B ve Llama-8B modelinin tüm metrikler boyunca en tutarlı performansı sergilediğini, Mistral-7B'nin dengeli ancak zaman zaman değişken çıktılar ürettiğini, Llama-7B'nin ise yapısal olarak güçlü olmasına rağmen anlamlı ve bağlama uygun yanıtlar üretmede zorlandığını göstermektedir. Sonuçlar, gerçek dünya chatbot uygulamaları için model seçiminin pratik sonuçlarını ortaya koymakta ve LLM performansının müşteri etkileşimi bağlamında değerlendirilmesinde çok boyutlu analiz yöntemlerinin önemini vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    Dengesiz Veri Ambarları İçin Düşük Maliyetli ve Yüksek Performanslı Veri Tabanı Sistemi Çözümleri
    (2025) Demir, Bedrun Gazanfer; Karahoca, Adem
    1970'lerden itibaren RDBMS veritabanları, yalnızca OLTP sistemlerinde değil, aynı zamanda analitik sistemlerde de en yaygın kullanılan veritabanı türü olmuştur. Bu durum, hem teknik faktörler hem de veritabanı sistemlerinin ihtiyaçlara göre tarihsel gelişimiyle açıklanabilir. 1980'lerden önce analitik ihtiyaçlar doğrudan OLTP sistemleri üzerinden karşılanıyordu. Ancak 1980'lerden sonra, Inmon ve Kimball modelleri temel alınarak analitik veritabanları geliştirildi. Bu modeller, geleneksel 3NF modeline alternatif olarak ortaya çıktı ve OLTP sistemlerinden bağımsız, farklı platformlarda çalışan sistemler haline geldi. Kolon bazlı veritabanı uygulamaları 1969'dan itibaren var olmasına rağmen [1,2], son 15 yıla kadar yaygınlaşmamıştır. Bu veritabanlarının giderek daha fazla tercih edilmesinin temel nedeni, verinin olağanüstü boyutlara ulaşması ve hızla artmaya devam etmesidir. Mimari yapıları sayesinde, özellikle veri ambarı (DWH) çözümlerinde daha başarılı sonuçlar sunmaktadırlar. Bu tezde öncelikle, kolon bazlı veritabanlarının RDBMS sistemlerinden daha başarılı olup olmadığını inceleyeceğiz. Eğer daha başarılılarsa, ne ölçüde daha iyi performans sunduklarını, hangi koşullarda avantaj sağladıklarını ve en önemlisi, bu üstün performansın temel nedenlerini araştıracağız. İkinci olarak, bu karşılaştırmanın maliyet boyutuna odaklanacağız. Çalışmamız, kolon bazlı veritabanlarının iş dünyasında nasıl uygulanabileceğini de göz önünde bulundurmaktadır. Bu nedenle, maliyetlerini RDBMS sistemleriyle kıyaslayacağız. Performans artışı ile maliyet arasında bir korelasyon olmalıdır; ideal senaryoda, kolon bazlı veritabanları sadece daha iyi performans sunmakla kalmayıp, aynı zamanda RDBMS sistemlerine kıyasla daha düşük maliyetli olmalıdır. Eğer bu mümkünse, en iyi seçenek bu olacaktır. Bir diğer önemli konu ise, gerçek bir veri ambarı (DWH) uygulaması üzerinde inceleme yaparak, teorik sonuçların iş dünyasındaki istisnalar nedeniyle doğrulanmasının zor olduğu durumları anlamaktır. Bu nedenle, Star Schema Benchmark (SSBM) [3] yerine, bir GSM şirketinin boyutsal modelleme (özellikle takımyıldızı/galaksi alt tipi) kullanan veri ambarı üzerinde çalışarak karşılaştırma yapacağız. Anahtar Kelimeler: (Kolon, database, RDBMS, DWH, MPP) Bilim Dalı Sayısal Kodu: 92432
  • Master Thesis
    Dijital Dönüşüm ile ESG Skorlaması: Makine Öğrenimi ile Sürdürülebilirliği Sayısallaştırmak
    (2025) Bozkan, Tunahan; Çakar, Tuna
    Bu çalışma, büyük şirketlerin yan kuruluşlarına verilen Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) puanlarının fonların yatırım kararları üzerindeki etkisini sistematik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Temel hedef, özellikle risk yönetimi, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli finansal performansla ilgili olarak, ESG puanlarının fon portföylerini ve yatırım stratejilerini şekillendirmedeki rolünü incelemektir. ESG metriklerinin artan önemi, fon yöneticilerinin karar alma süreçlerinde değişiklik yapılmasını gerektirmekte olup, ESG puanına sahip şirketlerin yatırım portföylerine nasıl dahil edildiklerinin derinlemesine değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu araştırma, büyük kurumsal varlıkların yan kuruluşlarının özel katkılarını araştıracak ve bu yan kuruluşların, genel fon değerlemesindeki rollerini inceleyecektir. Yan kuruluşlara odaklanarak, çalışma bireysel iş birimlerinin sürdürülebilirlik performanslarının geniş yatırım manzarasını nasıl etkilediğini vurgulayacaktır. ESG puanlarının risk azaltma, sürdürülebilirlik hedefleriyle uyum ve uzun vadeli getirileri maksimize etme önemi bu analizin merkezinde olacaktır. Ayrıca, çalışma, ESG puanına sahip olmayan şirketlere yapılan yatırımlarla ilişkili potansiyel riskleri değerlendirecek ve bu tür puanların olmamasının yatırım stratejileri üzerindeki etkisini inceleyecektir. Araştırmanın temel bir bileşeni, fon yöneticilerinin ESG puanına sahip olan ve olmayan şirketleri değerlendirirken kullandıkları karar verme kriterlerinin incelenmesi olacaktır. Bu puanların portföy kompozisyonunu ve yatırım önceliklendirilmesini nasıl etkilediği araştırılacaktır. Çalışma ayrıca, finans sektöründe sürdürülebilirlik için geniş çaplı sonuçları ele alacak, özellikle ESG düşüncelerinin geleneksel finansal performans metrikleriyle nasıl kesiştiğini tartışacaktır. Sonuç olarak, bu araştırma, ESG puanlarının fonların yatırım stratejilerini şekillendirme rolü hakkında kapsamlı bir anlayış sağlamayı amaçlamaktadır. Büyük firmaların yan kuruluşlarına odaklanarak, bu çalışma ESG yatırımları üzerine büyüyen bilgi birikimine katkıda bulunacak ve bu metriklerin fon performansı, karar alma süreçleri ve yatırım portföylerinin uzun vadeli başarısı üzerindeki etkilerine dair içgörüler sunacaktır.
  • Master Thesis
    Karmaşık Geometrili Parçaların Tasarımı, Simülasyonu ve Robotik Eklemeli İmalat Teknolojisi ile Uygulanması
    (2025) Bingöl, Sümeyye Şüheda; Dorantes, Dante
    Bu tez, çok eksenli Robotik Katmanlı Üretim (Robotic Additive Manufacturing, RAM) için karmaşık geometrili parçaların tasarımı, geliştirilmesi ve simülasyonunu sunmaktadır.Rhino–Grasshopper–KUKA|prc yazılım ortamı, geleneksel CAD yazılımlarının kolayca üretemediği geometriler için özelleştirilmiş çok eksenli takım yolları oluşturmak amacıyla entegre edilmiştir. Simülasyon sürecinde pozisyoner donanımlı bir KUKA KR210 R2700-2 antropomorfik robot kullanılmış, Altınay Robotics tarafından sağlanan pozisyonersiz eşdeğer bir robot ise oluşturulan yörüngelerin fiziksel uygulamasında görev almıştır. RAM sistemi; polimer ekstrüzyon ve metal biriktirme yöntemlerini kullanarak karmaşık geometrilerin üretilmesini hedeflemektedir. En uygun yöntemin belirlenebilmesi için çalışma, Tel Ark Katmanlı Üretim (Wire Arc Additive Manufacturing, WAAM), Tel Lazer Katmanlı Üretim (Wire Laser Additive Manufacturing, WLAM) ve Hibrit Tel-Lazer Katmanlı Üretim (Wire-Laser Hybrid Additive Manufacturing, WLHAM) yöntemlerini yapısal verimlilik, biriktirme kalitesi ve entegrasyon uygulanabilirliği açısından değerlendirmektedir. Ayrıca, çok renkli bir polimer pelet ekstrüderi, yazarın danışmanlığında ve Altınay Robotics'in mekanik yöneticisinin gözetiminde, Altınay Robotics ve MEF Üniversitesi stajyerleriyle birlikte ortak olarak geliştirilmiş ve çok malzemeli üretim yetkinliği ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra, MEF Üniversitesi BAP araştırma fonu desteğiyle gelecekteki kullanımlar için endüstriyel bir Nolega polimer ekstrüderi tedarik edilmiştir. Bu çalışma, teknik çıktılarının ötesinde, robotik sistemler ve katmanlı üretim süreçlerini bütünleştiren yenilikçi bir üretim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Araştırma, mühendislik, tasarım ve hesaplamalı modelleme alanlarını bir araya getiren çok disiplinli (multidisipliner) ve iş birliğine dayalı bir çerçeve benimsemektedir. Farklı disiplinlerden öğrencilerle yürütülen deneysel çalışmalar, uygulamalı öğrenme ve disiplinler arası bilgi paylaşımını teşvik etmiştir. Bu bütünleştirici yaklaşım, tezi robotik destekli dijital üretim bağlamında teori, uygulama ve eğitimi bir araya getiren bir araştırma olarak öne çıkarmaktadır. Sonuç olarak, çalışma; mühendislik ve yaratıcı endüstrilerde kullanılabilecek, ölçeklenebilir, hassas ve sürdürülebilir üretim çözümleri sunan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip bir RAM teknolojisi ortaya koymaktadır
  • Master Thesis
    Non-Fungible Token'ların (NFT) Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Çerçevesinde Değerlendirilmesi
    (2025) Orak, Dilan; Kapancı, Kadir Berk
    Bu çalışma, Non-Fungible Token'ların (NFT), 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunumuz (FSEK)1 kapsamındaki hükümler doğrultusunda nasıl değerlendirilebileceğini incelemektedir. NFT, blokzincir teknolojisine dayalı olarak oluşturulan, benzersiz ve değiştirilemez bir kripto varlık türü olarak, özellikle dijital sanat ve fikri mülkiyet alanlarında yeni hukuki tartışmaları gündeme getirmiştir. Çalışmada, NFT'lerin hukuki niteliği, eser sahipliği ile mali ve manevi haklar bakımından doğurduğu sonuçlar analiz edilmiştir. Minting işleminin hukuki boyutu, NFT kaynaklı telif hakkı ihlalleri ve bu bağlamda ulusal ve uluslararası düzeyde ortaya çıkan uyuşmazlıklar değerlendirilmiştir. Araştırmada doktrinsel yöntem benimsenmiş; literatür taraması, mevzuat incelemesi ve örnek dava analizleri yoluyla konu çok boyutlu ele alınmıştır. Birinci bölümde, eser kavramı, eser sahibinin hakları ve dijitalleşmenin bu haklara etkisi değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, blokzincir teknolojisi, kripto varlık kavramı ile türleri, NFT'nin teknik yapısı ve hukuki niteliği irdelenmiş; eşya, kıymetli evrak veya gayrimaddi hak olarak sınıflandırılmasına yönelik farklı yaklaşımlar karşılaştırılmıştır. Üçüncü bölümde minting işlemi ve NFT'lerin 'eser' sayılıp sayılamayacağına dair doktriner tartışmalar ele alınmış; NFT satışlarında pay takip hakkının uygulanabilirliği incelenmiştir. Bölümün sonunda, son zamanlarda sıkça gündeme gelen ve alanında ilk örneklerden olan, uyuşmazlıklar değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda, NFT'lerin FSEK kapsamında net bir şekilde tanımlanması gerektiği, eser niteliğinde NFT'ler için hak sahipliği ile ilgili belirsizliklerin giderilmesi gerektiği ve pay takip hakkının dijital ortama uyarlanması yönünde yasal düzenleme ihtiyacı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu yönüyle çalışma, literatürdeki teorik tartışmaları somut dava örnekleriyle destekleyerek Türk hukukuna özgün katkılar sunmayı hedeflemektedir.
  • Master Thesis
    Erkekliğe Yönelik Algılanan Tehdit ile Yaşam Doyumu Arasındaki İlişkide Varoluşsal Kaygıların Aracı Rolü
    (2025) Hızar, Elif; Demirtaş, Ezgi Toplu
    Erkeklik kadınlığın aksine elde edilmesi ve sürekli kanıtlanması gereken bir yapıya sahiptir. Erkeklik 'üstün' bir statü olarak görülmekte ve bu statüye ulaşmak için çeşitli aşamalardan geçilmesi gerekmektedir. Erkeklik kazanılması zor bir statüdür ancak kaybedilmesi de bir o kadar kolaydır. Kırılgan erkeklik kuramı bağlamında; erkeklik kadınlığa göre zor kazanılıp kolay kaybedildiğinden ve sürekli ispat gerektirdiğinden ötürü daha kırılgan bir yapıdadır ve bundan dolayı erkeklerin cinsiyetlerine yönelik tehdit algıları daha yüksektir. Yetişkin bir erkek için 'erkeklik' rolü benliğin bir parçası, varoluş amacı ve anlamı haline gelebildiğinden erkekliğe yönelik algılanan tehdidin varoluşsal kaygıları tetikleyebileceği ve yaşam doyumunu azaltabileceği düşünülmektedir. Bundan dolayı bu araştırmanın amacı, genç yetişkin erkeklerde, erkekliğe yönelik algılanan tehdit ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide varoluşsal kaygıların aracı rolünü incelemektir. Bu araştırmanın örneklemi 20 – 40 yaş aralığında cinsiyetlerini erkek olarak tanımlayan 250 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, Demografik Bilgi Formu, Kırılgan Erkeklik Ölçeği, Varoluşsal Kaygı Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla Hayes PROCESS analiz programı kullanılarak Basit Aracılı Değişken Analizi (Model 4) uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları, genç yetişkin erkeklerde erkekliğe yönelik algılanan yüksek tehdidin varoluşsal kaygılar aracılığıyla yaşam doyumunu azalmasına yol açabileceğini ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular akademik literatür ışığında tartışılmıştır ve araştırmacılar ve ruh sağlığı uzmanları için hem araştırmaya hem de uygulamaya dair öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erkekliğe yönelik algılanan tehdit, kırılgan erkeklik kuramı, varoluşsal kaygı, yaşam doyumu, genç yetişkinlik.
  • Master Thesis
    Makine Öğrenmesi ile Churn Talebi Analizi
    (2025) Genç, Önder; Çakar, Tuna
    Son günlerde Pay TV hizmetleri çeşitlenmektedir. Çeşitlenen hizmetlerle birlikte şirketler arasındaki rekabette artmaktadır. Strait Reserch araştırmalarına göre 2021 yılında 183 milyon dolar olan Global Pay TV pazarının 2030 yılında 210 milyon dolara yükselmesi tahmin edilmiştir. Bunun yanısıra Neflix'in araştırmasına göre edinilmiş veya elde tutulan abonelerin daha değerli olduğu belirtilmektedir. Aboneliklerini sonlandırmayı düşünen müşterilerin önceden tahmin edilebilmesi şirketler açısından oldukça önemli bir hal almıştır. Son yıllarda etkinliği gittikçe artan makine öğrenmesi ve yapay sinir ağları gibi tekniklerle tahminlemeyi yapmak daha kolay hale gelmiş ve şirketlere önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmada, bazı makine öğrenmesi modelleri ile ilgili bilgiler verilmiştir. Pay TV hizmeti veren bir şirketin verileri kullanılarak bazı makine öğrenmesi modelleri ile tahminlemeler yapılmıştır. Son olarak abonelik iptal talep edebilecek müşterilerin, son yaptığı abonelik iptal talebi ve en çok yaptığı iptal talepleri ile ilgili bilgilerde sonuca eklenerek, abonelik iptal talebi gerçekleşmeden, müşteriyle iletişime geçilmesi ve uygun bir kampanya önerilerek iptali önlemek hedeflenmiştir. Bu çalışma da etiketli veriler kullanılarak denetimli öğrenme teknikleri ile çalışılmıştır. Çalışma kapsamında Random Forest, XGBoost Classifier, KNeigbors Classifier, Logistic Regression, Ada Boost Classifier, Linear Discriminant Analysis, Decision Tree Classifier ve Extra Tree Classifier modelleri kullanılmıştır. Bütün modeller için başarı ölçütleri bulunmuş ve karşılaştırılmıştır. Servis sağlayıcıdan elde edilen veriler açısından en uygun model Random Forest olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Beliren Yetişkinlerde Sürekli Kaygının Yordayıcıları: Anneden Algılanan Psikolojik Kontrol ve Psikolojik Sağlamlık
    (2025) Kaplan, Feyza; Acar, Melike
    Aile ilişkileri, bireylerin psikolojik ve duygusal gelişiminde kritik bir rol oynar. Özellikle, anneden algılanan psikolojik kontrol, bireyde kaygı düzeyinin artışına yol açabilecek bir risk faktörü olarak öne çıkmaktadır. Psikolojik sağlamlık ise bireylerin olumsuz deneyimlerle başa çıkma kapasitelerini artırarak kaygı düzeylerini azaltabilecek bir koruyucu özellik taşıyabilir. Bundan dolayı bu araştırmanın amacı, beliren yetişkinlerde anneden algılanan psikolojik kontrol ile psikolojik sağlamlık düzeylerinin, sürekli kaygı düzeyini yordayıcı etkilerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini yaşları 18 ile 25 arasında değişen 227 beliren yetişkin oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgiler Formu, Psikolojik Kontrol Ölçeği Anne Formu, Sürekli Kaygı Envanteri ve Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için IBM SPSS 27.0 programı ile parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, beliren yetişkinlerde anneden algılanan psikolojik kontrolün sürekli kaygı düzeyini pozitif yönde yordadığını, psikolojik sağlamlığın ise kaygı düzeyini negatif yönde yordadığını göstermektedir. Bulgular literatür doğrultusunda tartışılmış ve araştırmacılar ile ruh sağlığı uzmanlarına öneriler sunulmuştur.
  • Master Thesis
    Çalışanlarin İşyerinde Yapay Zeka Kullanımına İlişkin Algısının, Örgütsel Bağlılıkları Aracılığıyla Bireysel Performansları Üzerine Etkisi: Gıda Sektörü Üzerine Bir Çalışma
    (2025) Hancı, Elif Yağmur; Konuk, Hızır
    Bu tez, çalışanların iş yerinde yapay zekâ (YZ) kullanımına yönelik algılarının bireysel performansları üzerindeki etkisini, örgütsel bağlılık aracılığıyla incelemektedir. Gıda sektörünü odağına alan çalışmada, YZ ile ilgili öğrenme kaygısı ve işin yerine geçilme kaygısı olmak üzere iki boyut ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemi ile İstanbul'da faaliyet gösteren bir gıda firmasında çalışan beyaz yakalı personelden anket yoluyla veri toplanmıştır. Bulgular, öğrenme kaynaklı YZ kaygısının süreklilik bağlılığını artırdığını; ancak duygusal ve normatif bağlılık üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Öte yandan, işin yerine geçilme kaygısının hiçbir bağlılık türüyle anlamlı ilişkisi bulunmamıştır. Çalışan performansı üzerinde ise yalnızca duygusal bağlılığın anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrenme kaygısı ile performans arasındaki ilişkide sadece duygusal bağlılık zayıf da olsa aracılık rolü göstermiştir. Diğer bağlılık türleri aracılık rolü göstermemiştir. Bu sonuçlar, YZ kaygılarının iş yerindeki davranışları şekillendirdiği psikolojik mekanizmaları ortaya koymakta ve insan merkezli dijital dönüşüm stratejilerinin gerekliliğine işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay zeka, örgütsel bağlılık, çalışan performansı Bilim Dalı Sayısal Kodu: 119102
  • Master Thesis
    Tıbbi Müdahalelerde Aydınlatılmış Onamın Hukuki Niteliği ve Gelişen Teknolojiler ile Sürecin İyileştirilmesi
    (2025) Uzun, Remzi Çağrı; Polat, Oğuz
    Bu tezde, tıbbi müdahalelerde hastanın bilgilendirilmiş rızasını ifade eden 'aydınlatılmış onam' kavramının hukuki niteliği çok boyutlu biçimde ele alınmıştır. Özellikle Türk Hukukunda, tıbbi müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için aranan dört temel koşuldan biri olan onam, yalnızca teknik bir prosedür değil, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması açısından da kritik öneme sahiptir. Tez kapsamında, aydınlatılmış onamın tarihsel gelişimi, hukuki dayanakları, şekli ve kapsamı ayrıntılı olarak incelenmiş; bu süreçte hekimlerin sorumluluğuna ilişkin yargı kararlarına da yer verilmiştir. Bununla birlikte, teknolojinin gelişimiyle birlikte tıbbi müdahalelerde onam sürecinin nasıl daha etkili hale getirilebileceği değerlendirilmiştir. Multimedya destekli bilgilendirme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş risk hesaplama araçlarının onam sürecine entegrasyonu, hem hasta anlayışını hem de hukuki korumayı güçlendiren bir dönüşüm olarak sunulmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda, yalnızca hukuki değil, etik ve pratik boyutları da dikkate alan bütüncül bir onam sisteminin gerekliliği ortaya konulmuştur.
  • Master Thesis
    İhracat Kredi Kuruluşları Teminatında LMA Tipi Model Kredi Sözleşmelerinin Hukuki ve Yapısal Çerçevesi
    (2025) Özel, Yağız; Uyanık, Ayfer
    Bu tez, uluslararası ticaretin finansmanında önemli bir rol üstlenen ihracat kredi kuruluşlarının teminat sağladığı, Loan Market Association (LMA) tipi model kredi sözleşmelerini hukuki ve yapısal yönleriyle incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle ihracatçıların finansmana erişiminde karşılaştıkları riskler bağlamında, ihracat kredi kuruluşlarının sunduğu sigorta ve garanti mekanizmalarının, LMA Export Finance Buyer Credit Facility Agreement(LMA İhracat Finansmanı Alıcı Kredisi Tesis Sözleşmesi tipi sözleşmelerle nasıl bütünleştiği analiz edilmektedir. Çalışma, ihracat kredi sigortasının kapsamı, tarafları ve teminat yapısına dair kavramsal bir temel sunarken, bu yapının LMA sözleşmelerinde nasıl yer bulduğunu ve bu sözleşmelerin hukuki niteliğini de ortaya koymaktadır. Türk hukukundaki ihracat kredi sigortası rejimi ile LMA sözleşmeleri arasındaki etkileşim değerlendirilmiş; söz konusu modelin hem kredi verenler hem de ihracatçılar açısından taşıdığı hukuki önem ve işlevsel yapı detaylandırılmıştır. Tezin merkezinde, ihracat finansmanına dayalı uluslararası kredi ilişkilerinde sıkça başvurulan ve fakat Türkiye özelinde sadece birkaç akademik çalıışması bulunan Loan Market Association (LMA) Export Finance Buyer Credit Facility Agreement tipi sözleşmeler yer almaktadır. Bu çerçevede, LMA sözleşmesinin genel yapısı, kullanım alanı ve özellikle ihracat kredi kuruluşları ile olan bağlantısı değerlendirilmiş; kredi kullandırımı öncesi aşamalar ve ön koşullar açıklanmıştır. İşbu tezde, finanslaman ihtiyacının alıcı tarafından ihtiyaç duyulduğu durumlarda kullanılan Model sözleşme baz alınmıştır. İzleyen bölümlerde, LMA sözleşmesinin sözleşme pratiğine yansıyan detaylı yapısı analiz edilmiştir. Tanımlar, kredi koşulları, faiz hesaplamaları, erken ödeme ve iptal düzenlemeleri; teminat yapıları, artan maliyetler, garanti hükümleri, tazminat yükümlülükleri ve taraf değişiklikleri gibi kritik başlıklar üzerinden derinlemesine incelenmiştir. Aynı zamanda, beyan ve taahhüt yükümlülükleri, temerrüt halleri, matbu hükümler ve hukuk seçimi düzenlemeleri de ele alınmıştır. Bu çalışma, ihracat kredi teminatları doğrultusunda LMA sözleşmelerinin bütüncül bir değerlendirmesini sunmakta; söz konusu araçların uluslararası finansman süreçlerinde nasıl yapılandırıldığını ve Türk ihracatçılar açısından ne tür hukuki etkiler doğurduğunu ortaya koymaktadır. Nihayetinde tez, ihracat kredi sigortasının daha güvenli ve etkin kullanılmasına katkı sunacak bir anlayış geliştirmeyi ve uluslararası ticaret uygulamalarında karşılaşılan sözleşmesel yapıların anlaşılmasına yönelik rehberlik sağlamayı hedeflemektedir.
  • Master Thesis
    Dijital Çağda Akıllı Telefon Bağımlılığı ve Akademik Başarı Arasındaki İlişki: Öz Düzenlemenin Aracı Rolü
    (2025) Işık, Şeyma Nur; Altan, Servet
    Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde akıllı telefon bağımlılığı, öz düzenleme becerileri ve akademik başarı arasındaki ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, öz düzenleme becerisinin, akıllı telefon bağımlılığı ile akademik başarı arasındaki ilişkide aracılık rolü değerlendirilmiştir. Çalışma ilişkisel tarama modeline dayalı olarak gerçekleştirilmiş ve örneklem, Türkiye'de öğrenim görmekte olan 340 üniversite öğrencisinden oluşmuştur. Veriler, Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği (Kısa Form), Öz Düzenleme Ölçeği ve öğrencilerin beyan ettikleri akademik not ortalamaları aracılığıyla toplanmıştır. İstatistiksel analizler, SPSS 30.0 programı ve Hayes'in PROCESS Makro Model 4 yapısı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular, akıllı telefon bağımlılığı ile öz düzenleme arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Ayrıca, öz düzenleme ile akademik başarı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Aracılık analizine göre, akıllı telefon bağımlılığının akademik başarı üzerindeki dolaylı etkisi öz düzenleme aracılığıyla istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuçlar, akıllı telefon bağımlılığının öğrencilerin öz düzenleme becerilerini zayıflatarak dolaylı olarak akademik başarılarını olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, öğrencilerin dijital teknoloji kullanımına yönelik farkındalıklarının artırılması ve öz düzenleme becerilerinin geliştirilmesine yönelik müdahale programlarının önem taşıdığı söylenebilir.
  • Master Thesis
    Özel Hukuk Boyutuyla Unutulma Hakkı
    (2025) Küçer, Esra; Kapancı, Kadir Berk
    Unutulma hakkı, bireyin özel hayatına dair kişisel verilerinin aradan geçen zamanla toplumsal hafızadan silinmesini sağlayabilen bir hak olmakla birlikte, bireyin kendisine ait kişisel verileri üzerindeki kontrolünü de sağlayan bir haktır. Günümüzde internetin gelişme hızı ve tüm dünyada kullanım sayısının artışı ile insanlık tarihi, internet çağına süratli bir geçiş yapmış ve bununla birlikte bilginin paylaşımı ve bilgiye ulaşım geçmişe göre hayli kolay hale gelmiştir. İnsanların, internet ortamında yalnızca belli başlı içerik sağlayıcıların içeriklerinden istifade etmesinin yanı sıra artık içerik üretici konumuna gelmeleri, bilgi akışının çok daha hızlı olmasını ve bilginin birden fazla kaynak tarafından dolaşıma sokulmasını sağlamıştır. Tüm bunlarla birlikte kişilerin hemen hemen neredeyse çoğunun interneti o veya bu sebeple kullanması ve nitekim içerik üretmeye başlaması, kişisel hayatlarına ait sınırların da bir hayli daralmasına sebebiyet vermektedir. Her yararlı şeyin bir dezavantajı olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, internetin hayatlarımızı kolaylaştırmasının yanı sıra zorlaştırabileceği de göz önüne alınmalıdır. Bu bağlamda karşımıza son zamanlarda sıklıkla ihtiyaç duyulmaya başlanan ve üzerine yapılan çalışmaların hızla arttığı bir hak olarak unutulma hakkı çıkmaktadır. Bu çalışma kapsamında ilk olarak unutulma hakkının tanımı, unsurları, hukuki niteliği ve diğer haklar ile ilişkisi üzerinde durulmuş, ikinci bölümde yabancı hukuk sistemlerinde unutulma hakkının yeri ortaya konmaya çalışılmış, üçüncü bölümde ise Türk hukukunda unutulma hakkının yeri, unutulma hakkına ilişkin sağlanan başvuru imkanları ve yargı kararları incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Suçun Mağdur Üzerindeki Etkileri
    (2025) Çetinkaya, Leman Nur; Polat, Oğuz
    Bu çalışmada, Türk Ceza Kanunu'nun 104. maddesinde düzenlenen Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ile bu Suçun Mağdur Üzerindeki Etkileri ele alınmıştır. Suç, fiilin anlam ve hukuki sonuçlarını algılayabilme kabiliyetine sahip 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını doldurmamış çocuk ile, cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye giren kişiye, cezai sorumluluk doğurmasını öngörmektedir. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar arasında yer alan çalışma konusu bu suç, öğretide ve uygulamada ortak bir bakış açısı geliştirilememiş birçok tartışmalı hususu içermektedir. Çalışmada, suçun tarihsel gelişimi, yabancı hukuk sistemlerindeki karşılıkları, uluslararası sözleşmelerdeki yeri ve Türk Ceza Kanunu'ndaki benzer suç tipleriyle ilişkisi incelenmiştir. Suçun hukuki analizi yapılırken özellikle yaşıtlar arası ilişkilerin cezalandırılması, Medeni Kanun hükümleriyle reşit kılınan çocukların TCK m.104 uygulamasındaki yansımaları ve madde metninde kullanılan ifadelerin (lafzın) anlamı ve kapsamı üzerinde durulmuş, uygulama ile ortaya çıkan çelişkiler, Yargıtay içtihatları çerçevesinde ele alınarak değerlendirilmiştir, normun uygulanmasında karşılaşılan hukuki sorunlar tespit edilmiş, bunların giderilmesine yönelik çözüm önerilerine yer verilmiştir. Son olarak, çocuğun rızası bulunduğu gerekçesiyle çoğu zaman göz ardı edilen bu suçun mağduru üzerinde yarattığı psikolojik, sosyal ve fiziksel etkiler, multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Vekilin Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan Özen Borcu
    (2025) Erkal, Şeyma; Kurt, Ekrem
    Bu çalışmanın amacı, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcunun niteliğini, kapsamını, hukuki ve pratik boyutlarını incelemektir. Vekalet ilişkisi, bir kişinin başka bir kişi adına belirli işlemleri gerçekleştirmesi esasına dayanmaktadır. Bu ilişki, yalnızca bir yetkinin devrini değil, aynı zamanda özen, sadakat ve profesyonellik gibi yüksek standartları da gerektirmektedir. Vekilin, vekalet verenin çıkarlarını en iyi şekilde koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. İşbu çalışma, vekalet ilişkisi ve vekalet sözleşmesinin temel kavramlarını ele almakta, ardından vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcunun içeriği ve kapsamını detaylı bir şekilde açıklamaktadır. Ayrıca vekalet ilişkisinin taraflarının hak ve yükümlülükleri, vekalet sözleşmesine aykırı davranmanın sonuçları ve bu durumun ortaya çıkardığı hukuki sorunları da incelemektedir. Vekalet sözleşmesinde vekilin temel borçları; geri verme, hesap verme, şahsen ifa, sır saklama, talimatlara uyma, sadakat ve özen borçlarıdır. Bu borçların her biri, vekilin işin görülmesi sırasında göstermesi gereken özenle yakından ilişkilidir. Vekil, vekalet verenin haklı menfaatlerini koruyarak ve işini en iyi şekilde yaparak bu borçlarını yerine getirmelidir. Vekalet sözleşmesinde vekilin özen borcuna aykırı davranması, çeşitli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Vekil, bu borcu ihlal ettiğinde ortaya çıkan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Vekil, üstlendiği görevi gereği gibi yerine getirmemesi durumunda, müvekkil zararının tazminini talep edebilir. Sonuç olarak, vekalet sözleşmesinde özen borcunun yerine getirilmesi, vekalet ilişkisinin güvene dayalı yapısını güçlendiren ve taraflar arasındaki hukuki uyumu sağlayan kritik bir unsurdur.
  • Master Thesis
    Toprak Özelliklerini ve İklim Değişikliğini Tahmin Etmek için Derin Öğrenme
    (2025) Çelik, Nurçin; Drias, Yassine
    Toprak, bitki büyümesi için gerekli olan temel besinleri, mineralleri ve elementleri sağlamakla kalmayıp aynı zamanda iklim düzenlemesinde ve daha geniş ekosistem işleyişinde hayati bir rol oynayan temel bir doğal kaynaktır. Bu yüksek lisans tezi, arazi örtüsü, topografya, iklim verileri ve diğer mekansal faktörler gibi temel çevresel değişkenleri entegre ederek Türkiye genelinde Dijital Toprak Haritalama (DSM) uygulamalarında modern Yapay Zeka (AI) metodolojilerinin uygulanmasını iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Bu hedefe ulaşmak için, bu değişkenlere dayalı olarak toprak özelliklerini tahmin etme performanslarını değerlendirmek üzere yedi farklı makine öğrenimi modelinin karşılaştırmalı analizi yürütülmüştür.