Tez Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 115
  • Master Thesis
    Short-Time Working, in Turkish Labour Law
    (MEF Üniversitesi, 2024) Yumrutepe, Nida; Akyiğit, Ercan
    Küreselleşmenin bir sonucu olarak dünyayı etkileyen çeşitli büyük ölçekli krizler, işyeri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. İşverenler söz konusu krizin etik boyutunu ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek için işçilerin aleyhine uygulamalara başvurmaktadır. Bu bağlamda, krizlerin işyerindeki yıkıcı etkilerini geciktirmek ve işçilere yönelik haksız uygulamalara son vermek için istihdamı koruma politikaları geliştirilmiştir. İşsizliğin olası maliyetlerini en aza indirmek, mevcut işçilere iş güvencesi sağlamak ve elbette krizin etkisini en aza indirmek amacıyla, devlet desteğini de içeren ve iş güvencesi ilkeleriyle uyumlu bir kısa çalışma sistemi 2003 yılında 4857 Sayılı İş Kanunu madde 65 ile ulusal mevzuatımıza dahil edilmiştir. Bu çalışma, kısa çalışma sisteminin kapsamlı bir incelemesini sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İş, İş Hukuku, Kısa Çalışma, Kısa Çalışma Ödeneği, Zorlayıcı Sebepler, Kriz
  • Master Thesis
    Sosyal Medya Ortamında Kişilik Hakkı İhlallerine Uygulanacak Hukuk
    (MEF Üniversitesi, 2023) Atik, İrem Ceren; Uyanık, Ayfer
    Sosyal medya günümüzde en sık kullanılan iletişim alanlarından biridir. Yaygın kullanımına paralel olarak sosyal medya aynı zamanda kişilik hakkı ihlallerinin sıklıkla yaşandığı bir mecra konumundadır. Sosyal medya ortamında işlenen kişilik hakkı ihlalleri günümüzde önemli hukuki uyuşmazlık alanlarındandır. Diğer hukuk dallarında olduğu gibi milletlerarası özel hukuk alanında da bu uyuşmazlıklar inceleme konusu olmaktadır. Zira globalleşen ve teknoloji ile adeta kuşatılan dünyada yabancılık unsurunu havi uyuşmazlıklar giderek artmaktadır. Bu durumda, sosyal medya ortamında meydana gelen ve yabancılık unsuru içeren kişilik hakkı ihlallerine ilişkin uyuşmazlıklarda uyuşmazlığa hangi devletin hukukunun uygulanacağı sorusu gündeme gelmektedir. Bu soruya verilecek cevabın temelinde kişilik hakkı ile ifade hürriyeti arasında yapılan seçim etkili olmaktadır. Cevabı etkileyen bir diğer husus ise gerçek dünya ile siber uzayın ele alınma şeklidir. Milletlerarası özel hukuk bağlamında klasik bağlama kuralları ile sosyal medyada meydana gelen kişilik hakkı ihlallerinin çözümlenip çözümlenemeyeceği, yeni kanunlar ihtilafı kurallarına ihtiyaç olup olmadığı sorusu araştırmamızın temel konusunu oluşturmaktadır. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde temel kavramlar incelenmiş olup bu kapsamda internet ve sosyal medya kavramsal olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda internet ve sosyal medyanın yapısı, işleyişi, temel aktörleri sırasıyla irdelenmiştir. Ek olarak, internet ve sosyal medyanın yönetimine ilişkin bilgi verilip bu alanda mevcut yasal düzenlemelere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise kişilik hakkı kavramı inceleme altına alınmıştır. Öncelikle kişilik hakkı kavramsal olarak açıklanmış, kişilik hakkı ihlallerine değinilmiş ve kişilik hakkı ihlallerine karşı hukuki koruma yöntemleri üzerinde durulmuştur. Son olarak kişilik hakkı ihlalleri internet ve sosyal medya ortamı perspektifinden incelenerek bölüm tamamlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde internet ve sosyal medya ortamında meydana gelen kişilik hakkı ihlallerine uygulanacak hukukun tespiti meselesi ele alınmıştır. Bu bağlamda öncelikle, internet ve sosyal medya bağlamında yabancılık unsuru, kişilik hakkı ihlallerinin vasıflandırılması, çeşitli bağlama noktaları ile teorileri incelenmiştir. Son olarak Türk hukuku ve Avrupa Birliğindeki mevcut düzenlemelere ilişkin bilgiler aktarılmıştır.
  • Master Thesis
    Türkiye ve Suriye Vatandaşı Çocukların Dışlamaya Yönelik Yargıları ve Sosyal Kapsayıcılığı Artırma Pilot Çalışmasının Çocuklarda Ön Yargıya Etkisi
    (MEF Üniversitesi, 2022) Kıroğlu, Şebnem; Acar, Meli̇ke
    Kapsayıcılık ve sosyal dışlanma alanında yapılan pek çok araştırmaya göre sosyal olarak kabul edilmenin ya da ayrımcılığa maruz kalmanın kişinin şimdiki ve gelecekteki iyilik hali üzerinde önemli bir etkisi vardır (Fisher, Wallace ve Fenton, 2000; Parker ve Asher, 1987; Reijntjes ve diğer., 2010; Twenge ve Baumeister, 2005). Göç hareketlerindeki artış ile birlikte Türkiye'nin en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülkelerden biri olması göç ve etnisite temelli kapsayıcılık çalışmalarını artırmıştır. Yapılan çalışmalarda farklı gruplara ait kişilerin belirli şartlar altında bir araya gelmelerinin (Pettigrew, 1998) ya da dolaylı temas etmelerinin (Cameron ve diğer., 2011; Killen ve Malti, 2015) ön yargıyı azaltıcı bir rol oynadığı görülmüştür. Bu amaçla, ilgili çalışmada Türkiye ve Suriye vatandaşı 9-12 yaş grubundaki çocukların (N = 38) ötekine karşı olan ön yargıları ve ötekini dışlamaya yönelik değerlendirmeleri araştırılmış, daha sonra bu çocuklardan bazıları (N = 8) bir araya getirilerek ön yargıyı azaltmaya yönelik 10 oturumluk bir grup çalışması yapılmıştır. Bu grup çalışmasının sonunda tarafların "ötekine" karşı ırksal tutumu ve çalışmanın dışlama gerekçelendirmeleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Deney grubunun ön yargı düzeyinde düşüş görülürken kontrol grubunun tutumu aynı kalmıştır. Katılımcıların çoğu, evrensel ahlaki ilkelere dayanarak dışlamanın yanlış olduğunu ifade etmiştir.
  • Master Thesis
    Blokzincir Üzerinden Kurulan Akıllı Sözleşmelere Uygulanacak Hukuk
    (MEF Üniversitesi, 2023) Çetin, Ece; Uyanık, Ayfer
    Blokzincir teknolojisi ve blokzincir üzerinden kurulan akıllı sözleşmeler, aracıları ortadan kaldırarak şeffaf, güvenilir, hızlı ve daha düşük masraflı şekilde işlem yapılmasını sağladığından milletlerarası ticaretin farklı birçok sektöründe sıkça kullanılmaya başlanmıştır. Milletlerarası ticaret açısından daha çok kimlik tespitini kolaylaştıran özel izinli blokzincir platformları tercih edilse de kullanıcıların anonim işlem yapabildikleri ve kimlik tespitlerinin neredeyse mümkün olmayabileceği açık izinsiz blokzincirlerde de milletlerarası nitelikli ticari veya ticari olmayan sözleşme kurulması mümkündür. Dolayısıyla, olası bir uyuşmazlıkta blokzincir üzerinden kurulan milletlerarası nitelikli akıllı sözleşmelere uygulanacak hukukun tespiti, özellikle açık izinsiz blokzincir platformları üzerinden kurulan akıllı sözleşmeler bakımından oldukça önem arz etmektedir. Bu tezde, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlenen bağlama noktalarının açık izinsiz blokzincir platformlarında kurulan akıllı sözleşmelere uygulanıp uygulanamayacağı sorusuna cevap aranmıştır. Konu ele alınırken özellikle milletlerarası ticari sözleşmeler bakımından değerlendirme yapılmış; kanunda özel olarak düzenlenen sözleşmelere ilişkin bağlama noktaları ise farklılaştıkları noktalarda ele alınmıştır. Bunu yaparken, karşılaştırmalı hukuktan da faydalanarak çözüm ve önermelerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Blokzincir, akıllı sözleşmeler, milletlerarası özel hukuk, kanunlar ihtilafı kuralları, bağlama noktası, uygulanacak hukuk
  • Master Thesis
    Erkekliğe Yönelik Algılanan Tehdit ile Yaşam Doyumu Arasındaki İlişkide Varoluşsal Kaygıların Aracı Rolü
    (2025) Hızar, Elif; Demirtaş, Ezgi Toplu
    Erkeklik kadınlığın aksine elde edilmesi ve sürekli kanıtlanması gereken bir yapıya sahiptir. Erkeklik 'üstün' bir statü olarak görülmekte ve bu statüye ulaşmak için çeşitli aşamalardan geçilmesi gerekmektedir. Erkeklik kazanılması zor bir statüdür ancak kaybedilmesi de bir o kadar kolaydır. Kırılgan erkeklik kuramı bağlamında; erkeklik kadınlığa göre zor kazanılıp kolay kaybedildiğinden ve sürekli ispat gerektirdiğinden ötürü daha kırılgan bir yapıdadır ve bundan dolayı erkeklerin cinsiyetlerine yönelik tehdit algıları daha yüksektir. Yetişkin bir erkek için 'erkeklik' rolü benliğin bir parçası, varoluş amacı ve anlamı haline gelebildiğinden erkekliğe yönelik algılanan tehdidin varoluşsal kaygıları tetikleyebileceği ve yaşam doyumunu azaltabileceği düşünülmektedir. Bundan dolayı bu araştırmanın amacı, genç yetişkin erkeklerde, erkekliğe yönelik algılanan tehdit ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide varoluşsal kaygıların aracı rolünü incelemektir. Bu araştırmanın örneklemi 20 – 40 yaş aralığında cinsiyetlerini erkek olarak tanımlayan 250 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, Demografik Bilgi Formu, Kırılgan Erkeklik Ölçeği, Varoluşsal Kaygı Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla Hayes PROCESS analiz programı kullanılarak Basit Aracılı Değişken Analizi (Model 4) uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları, genç yetişkin erkeklerde erkekliğe yönelik algılanan yüksek tehdidin varoluşsal kaygılar aracılığıyla yaşam doyumunu azalmasına yol açabileceğini ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular akademik literatür ışığında tartışılmıştır ve araştırmacılar ve ruh sağlığı uzmanları için hem araştırmaya hem de uygulamaya dair öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erkekliğe yönelik algılanan tehdit, kırılgan erkeklik kuramı, varoluşsal kaygı, yaşam doyumu, genç yetişkinlik.
  • Master Thesis
    Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında İki Haklı İhtar Sebebiyle Tahliye
    (2025) Özbal, Zeynep İdil; Kurt, Ekrem
    Konut ve çatılı işyerlerine ilişkin kira sözleşmelerine ilişkin düzenlemelerin, genellikle ekonomik bakımdan daha dezavantajlı durumda olduğu varsayılan kiracıları koruyan bir yapıda olması, kira sözleşmesinin kiraya veren tarafından sona erdirilmesi imkanını önemli ölçüde sınırlamaktadır. Kiraya veren ancak kanunda belirtilen hallerde kira sözleşmesini bildirim veya dava yoluyla sona erdirebilmektedir. Kira sözleşmesinin kiraya veren tarafından dava yoluyla sona erdirilmesine ilişkin sebepler, kanunda kiraya verenden ileri gelen nedenler ile kiracıdan kaynaklanan nedenler şeklinde iki gruba ayrılarak düzenlenmiştir.Kiracının kira bedelini zamanında ödememesi nedeniyle kendisine iki haklı ihtar gönderilmesine sebep olması, sözleşmenin kiracıdan kaynaklanan sebeplerle sona erdirilebildiği hallerden biri olarak Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 352 f. 2'de düzenleme altına alınmıştır. İşte bu çalışmanın konusu, uygulamada kısaca iki haklı ihtar sebebiyle tahliye olarak isimlendirilen bu tahliye gerekçesinin doğması şartlarının ve hukuki sonuçlarının incelenmesidir. Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde genel olarak kiracıyı koruyucu bir yaklaşım benimseyen kanun koyucunun iki haklı ihtarı tahliye için haklı sebep olarak kabul etmesinin sebebi, kira bedelini zamanında ödememeyi alışkanlık haline getiren kiracının kendisine sağlanan koruma zırhını artık hak etmediği düşüncesi olsa gerektir.
  • Master Thesis
    A critical study on sustainability within environmental assessment methodologies: Evaluating Volu-te in search of an alternative vision in architecture
    (MEF Üniversitesi, 2022) Kaleli, Damla; Yücel, Şebnem
    Bu araştırma, mimaride sürdürülebilirliğin değerlendirilmesine ve bunun araçları olarak çevresel değerlendirme metodolojilerine odaklanmaktadır. Bu metodolojiler, mimari ürünün sürdürülebilirliğinin ölçüm mekanizması olarak işlev görür; ancak etiketleme ve sertifikasyon gereklilikleri ile mevcut kapitalist sistemin çarkı olarak da çalışırlar. Bu nedenle, bu çalışma proje üzerindeki ekolojik etkiyi ve finansal stresi değerlendirmeye odaklanmayı amaçlamaktadır. BREEAM sertifikasının proje bütçesine ekstra üç kat, Pasif Ev sertifikası ise projenin toplam maliyetine ekstra iki kat daha masraf eklendiği görülmektedir. Bu değerlendirmede Volu-te, bu sertifikasyon sistemlerinin mikro ölçekli yaşam projelerinde maliyet etkisini tartışmak ve maliyet etkisini ortaya koymak için mimari bir ürün olarak kullanılmıştır.
  • Master Thesis
    Prototyping as a tool and a process in architectural education
    (MEF Üniversitesi, 2022) Şahinkaya Bucak, Ebru; Özdemir, Kürşad; Sezgin, Ahmet
    Bir kavram ve uygulama olarak mimarlık için prototipleme, diğer alanlarda olduğu gibi somut bir çalışma modeli oluşturmanın ötesindedir. İnşa ederken tasarımın devam ettiği ve aynı anda deneyimlemenin sağlanabildiği bütünsel, öğretici bir süreci kapsar. Ayrıca prototipleme, teori ve pratik arasında gidip gelen mimarlığın alanını anlamaya yardımcı olan bir eyleme dönüşebilir. Bu tez çalışmasının amacı, prototipleme kavramının mimarlık eğitimi başta olmak üzere mimari çalışmalara dahil edilmesinin faydalarını belirlemektir. Zaman içinde, ustadan çırağa aktarılan mimarlık bilgisi bugün genellikle sanat ve mühendisliğin iç içe olduğu okullarda öğretilen formal bir sisteme dönüşmüştür. Bu duruma karşılık, eğitim sürecinde mimarlık ürünü praksisini, sadece kağıt üzerinde bir tasarım olarak var etmemek, inşa süreçlerini ve sonrasını da tahayyül etmek, tasarımcı ve öğrencisinin farklı alan potansiyelleri ile yüzleşmesini ve çözüm üretebilmesini sağlar. İnşa etmeyi mimarlık eğitim sürecine dahil etmiş programlar bu anlamda kritik örneklerdir. Bu tezde inşa pratiği prototip üretimi üzerinden okunacak ve çeşitli Tasarla-İnşa et Programları hakkında bilgiler kullanılarak değerlendirme yapılacaktır. Ek olarak, 21. yüzyılda değişen mimar ve mimarlık pratiğine bir cevap olarak, tasarım, inşa ve sonrası bir süreç olarak değerlendirilecek, inşa ederek öğrenmeyi önemseyen; AA Hooke Park, ITKE University of Stuttgart, Rural Studio, Ciudad Abierta/Open City, MEF FADA DBS/AAP olmak üzere farklı beş coğrafyadan beş programın prototiplemeye yaklaşımları, öğrenme süreçleri, katılımcıları ve kullandıkları araçlar incelenecektir.
  • Master Thesis
    Subrogation Action of Cargo Insurer as Legal Successor Liable for Damage in Sea Cargo Transportation Against the Carrier
    (MEF Üniversitesi, 2024) Çelik, Eren Can; Öğüz, Zehra Şeker
    This master's thesis is prepared for submission to MEF University Institute of Social Sciences. The subject of the thesis is defined as the 'Subrogation Action of Cargo Insurer as Legal Successor Liable for Damage in Sea Cargo Transportation against the Carrier.' In the first chapter of the study, the legal successorship regulated in the Turkish Law of Obligations is examined. Through this examination, the concept of successorship is scrutinized, and the distinctions between similar concepts such as the right of recourse and assignment of receivables are elucidated. This chapter also provides a detailed overview of the legal successorship of the insurer as regulated in Article 1472 of the Turkish Commercial Code No. 6102. The second chapter focuses on the conditions of the legal successorship of the insurer, particularly the conditions of the cargo insurer's legal successorship. This section thoroughly explains the circumstances under which the cargo insurer will legally succeed to the rights of the insured. The third chapter defines the carriage contract, examining the liability of the carrier. Emphasis is placed on the carrier's responsibility for the loss, damage, and late delivery of the transported cargo, clarifying the conditions under which the cargo insurer can seek recourse against the carrier. This chapter also evaluates both absolute and probable cases of carrier non-liability, stipulating that the cargo insurer cannot file a recourse lawsuit against the carrier in these instances. The final chapter of the study scrutinizes the recourse lawsuit that the cargo insurer would file against the carrier liable for damages, providing a detailed explanation of the procedural aspects of the lawsuit. This section highlights the nature, limits, legal grounds, subject matter, competent court, burden of proof, objections and defenses, interest, and statute of limitations of the recourse lawsuit.
  • Master Thesis
    Vekilin Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan Özen Borcu
    (2025) Erkal, Şeyma; Kurt, Ekrem
    Bu çalışmanın amacı, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcunun niteliğini, kapsamını, hukuki ve pratik boyutlarını incelemektir. Vekalet ilişkisi, bir kişinin başka bir kişi adına belirli işlemleri gerçekleştirmesi esasına dayanmaktadır. Bu ilişki, yalnızca bir yetkinin devrini değil, aynı zamanda özen, sadakat ve profesyonellik gibi yüksek standartları da gerektirmektedir. Vekilin, vekalet verenin çıkarlarını en iyi şekilde koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. İşbu çalışma, vekalet ilişkisi ve vekalet sözleşmesinin temel kavramlarını ele almakta, ardından vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcunun içeriği ve kapsamını detaylı bir şekilde açıklamaktadır. Ayrıca vekalet ilişkisinin taraflarının hak ve yükümlülükleri, vekalet sözleşmesine aykırı davranmanın sonuçları ve bu durumun ortaya çıkardığı hukuki sorunları da incelemektedir. Vekalet sözleşmesinde vekilin temel borçları; geri verme, hesap verme, şahsen ifa, sır saklama, talimatlara uyma, sadakat ve özen borçlarıdır. Bu borçların her biri, vekilin işin görülmesi sırasında göstermesi gereken özenle yakından ilişkilidir. Vekil, vekalet verenin haklı menfaatlerini koruyarak ve işini en iyi şekilde yaparak bu borçlarını yerine getirmelidir. Vekalet sözleşmesinde vekilin özen borcuna aykırı davranması, çeşitli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Vekil, bu borcu ihlal ettiğinde ortaya çıkan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Vekil, üstlendiği görevi gereği gibi yerine getirmemesi durumunda, müvekkil zararının tazminini talep edebilir. Sonuç olarak, vekalet sözleşmesinde özen borcunun yerine getirilmesi, vekalet ilişkisinin güvene dayalı yapısını güçlendiren ve taraflar arasındaki hukuki uyumu sağlayan kritik bir unsurdur.
  • Master Thesis
    Türk İş Hukukunda Normali Aşan Çalışmalar
    (MEF Üniversitesi, 2023) Çavuş, Selen; Akyi̇ği̇t, Ercan
    Araştırmamızın konusunu Türk İş Hukukunda Normali Aşan Çalışmalar oluşturmaktadır. Normali aşan çalışma kavramından bahsedebilmek için öncelikle çalışma süresinin incelenmesi gerekecektir. Çalışma süresinin sınırlandırılmaması halinde normali aşan çalışmadan bahsedilemeyecektir. Sınırlandırmanın dayanağını ise işçinin tüm gün çalışmasının sağlığı açısından elverişli olmaması ve bu şekilde verimliliğin artırılması oluşturacaktır. Bu nedenle çalışmamızda kısaca çalışma süresi kavramına yer verildikten sonra normali aşan çalışmalar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ülkemizde çoğu işveren, çeşitli sebeplere dayanarak işçilerine normali aşan çalışma yaptırmaktadır. Fazla çalışma ise başta ekonomi olmak üzere üretimin arttırılması, ücret, çalışma süresi, ekonomik ve toplumsal sorunlara doğrudan etki etmektedir. Fazla çalışma işçiye yarar sağlamasının yanında sağlık ve sosyal yaşamında olumsuz etki yaratabilmektedir. Genellikle yapılan fazla çalışma kanundaki şartlara uygun olmaması sebebiyle işçi ve işveren arasında uyuşmazlık çıkmaktadır. Buna bağlı olarak iş mahkemelerinde açılan davaların çoğunluğunu normali aşan çalışmaya yönelik ücret alacakları oluşturmaktadır. Normali aşan çalışmaya yönelik sorunlara çözümlerin kanun ve anayasaya uygun olması gerekecektir. Bu konuda taraflar arasındaki uyuşmazlık sayısı fazla, konu kapsamlı ve geniştir. Ayrıca teknolojik gelişmeler doğrultusunda mevzuat ve Yargıtay içtihatları da zamanla değişmektedir. Bu nedenle normali aşan çalışmalar ayrı bir öneme sahip olması sebebiyle çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmamızda normali aşan çalışmalar tüm yönleriyle incelenmiş olup, çalışma süresi kavramı, denkleştirme uygulaması, normali aşan çalışmanın ispatı, normali aşan çalışmanın karşılığı olarak ücret veya serbest zaman kullandırılması, normali aşan çalışmanın karşılığının verilmemesinin sonuçları, yasak, sınır ve bunlara uymamanın sonuçları gibi konu başlıkları ele alınmıştır. Ayrıca İşK dışında DİK, BİK ve TBK'daki düzenlemelere yer verilmiştir. Yine çalışmamızın genelinde yerleşik Yargı kararları ve öğretideki tartışmalar doğrultusunda inceleme yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Interviewster: A chatbot evaluating competency based interviews using transformer models
    (MEF Üniversitesi, 2022) Atıcı, Onur Emre; Demir, Şeniz
    İşe alım, insan kaynaklarının en sözel ve iletişimsel alanlarından biridir. Bu departmanın insan faktörünün baskın olması nedeniyle yeniliğe açık olduğu kadar önyargıya da açık olan birçok yönü bulunmaktadır. Bu da yapay zeka teknolojilerindeki ilerlemeyle birlikte birçok inovasyon ihtiyacını (ve şansını) beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada adayları karşılayan, bilgi toplayan (ad-soyad, iş durumu, bilgisayar bilgisi, eğitimi, hobileri gibi) ve geçmiş deneyimleri hakkında yetkinlik bazlı sorular sunan ve bu soruları doğru cevaplayabilmesi için onlara yardımcı olan "Interviewster" adlı bir sohbet robotru oluşturmaya odaklanılmaktadır. Bu sohbet robotu adayı karşılar ve konuşmayı başlatır, adaydan toplanan verileri kaydeder, yetkinlik bazlı görüşme yapar ve sinir ağları mimarileri ve transformer tabanlı teknolojileri kullanan doğal dil işleme teknikleri ile adayın gerekli yetkinliğe sahip olup olmadığına karar verir. Web üzerinde çalışmakta olan bu sohbet robotu Python ile kodlanmış ve Flask ile web'de yayınlanmış olup Mysql veritabanını kullanan bir Python çekirdeği üzerinde çalışmaktadır. Bu tezde ilk olarak mülakat uygulamaları tanıtılmakta ve yetkinlik bazlı mülakatların yöntem ve uygulamaları anlatılmaktadır. Sonrasında Interviewster olarak adlandırılan sohbet robotunun mimarisi, kullanılan teknolojiler, kütüphaneler ve makine öğrenmesi teknikleri, detayları verilerek açıklanmıştır. Son olarak da transformer tabanlı modeller olan BERT, DeBERTa ve ELECTRA modellerinin gerçek adayların yetkinlik bazlı mülakat sonuçlarına uygulandığı bir değerlendirme çalışmasının sonuçları detaylı olarak tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    Paths From Fragile Masculinity To the Perpetration of Psychological Violence in Young Adult Men: a Test of a Serial Mediator Model
    (MEF Üniversitesi, 2024) Göksu, Fatma Buse; Demirtaş, Ezgi Toplu
    In the literature, research on the relationships between fragile masculinity, perception towards psychological violence, jealousy and perpetration of psychological violence is quite limited in Turkey and in a sample of young adult men. Therefore, this study examines psychological violence on the basis of fragile masculinity, perception towards psychological violence and cognitive jealousy. The sample of the study consists of 160 young adult men between the ages of 18-30 with romantic relationship experience. The research data were collected through social media channels via an online form. The Fragile Masculinity Scale, Perceptions of Dating Violence Scale, Multidimensional Jealousy Scale and Multidimensional Emotional Abuse Scale Short Form were used to collect the data. Serial Multiple Mediating Variable Analysis was conducted using the PROCESS program. The study reveals that as the level of fragile masculinity of young adult men increases, perceptions towards psychological violence and the tendency to commit psychological violence through jealousy also increase. The findings obtained from the research were discussed within the scope of the literature and suggestions were made regarding the findings.
  • Master Thesis
    Makine Öğrenmesi ile Churn Talebi Analizi
    (2025) Genç, Önder; Çakar, Tuna
    Son günlerde Pay TV hizmetleri çeşitlenmektedir. Çeşitlenen hizmetlerle birlikte şirketler arasındaki rekabette artmaktadır. Strait Reserch araştırmalarına göre 2021 yılında 183 milyon dolar olan Global Pay TV pazarının 2030 yılında 210 milyon dolara yükselmesi tahmin edilmiştir. Bunun yanısıra Neflix'in araştırmasına göre edinilmiş veya elde tutulan abonelerin daha değerli olduğu belirtilmektedir. Aboneliklerini sonlandırmayı düşünen müşterilerin önceden tahmin edilebilmesi şirketler açısından oldukça önemli bir hal almıştır. Son yıllarda etkinliği gittikçe artan makine öğrenmesi ve yapay sinir ağları gibi tekniklerle tahminlemeyi yapmak daha kolay hale gelmiş ve şirketlere önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmada, bazı makine öğrenmesi modelleri ile ilgili bilgiler verilmiştir. Pay TV hizmeti veren bir şirketin verileri kullanılarak bazı makine öğrenmesi modelleri ile tahminlemeler yapılmıştır. Son olarak abonelik iptal talep edebilecek müşterilerin, son yaptığı abonelik iptal talebi ve en çok yaptığı iptal talepleri ile ilgili bilgilerde sonuca eklenerek, abonelik iptal talebi gerçekleşmeden, müşteriyle iletişime geçilmesi ve uygun bir kampanya önerilerek iptali önlemek hedeflenmiştir. Bu çalışma da etiketli veriler kullanılarak denetimli öğrenme teknikleri ile çalışılmıştır. Çalışma kapsamında Random Forest, XGBoost Classifier, KNeigbors Classifier, Logistic Regression, Ada Boost Classifier, Linear Discriminant Analysis, Decision Tree Classifier ve Extra Tree Classifier modelleri kullanılmıştır. Bütün modeller için başarı ölçütleri bulunmuş ve karşılaştırılmıştır. Servis sağlayıcıdan elde edilen veriler açısından en uygun model Random Forest olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    E-Ticarette Müşteri-Mağaza Alışverış Davranışı Modeli
    (2025) Güney, Görkem; Çakar, Tuna
    E-ticaretin hızlı gelişimi, işletmelerin müşteri davranışları ve satıcı performansını analiz etmek için ileri düzey analitik modellere ihtiyaç duymasına neden olmuştur. Bu çalışmada, müşteri tercihleri, satın alma alışkanlıkları ve satıcıların ürün tekliflerini birleştiren, 'Müşteri-Satıcı Alışveriş Davranışı Modeli' önerilmiştir. Model, RFM (Recency, Frequency, Monetary), kategori tercihleri ve müşteri yaşam boyu değeri gibi müşteri metrikleri ile satıcıların kategori odağı ve satış performansı verilerini kullanarak segmentasyon ve kişiselleştirilmiş öneriler sunmaktadır. K-Means, hiyerarşik kümeleme ve karar ağacı algoritmaları kullanılarak müşteriler ve satıcılar benzer davranışlara göre gruplandırılmıştır. Ayrıca, müşterilerin satın alma eğilimlerini tahmin etmek ve satıcılar ile eşleştirmek için tahmin modelleri ve hibrit öneri sistemleri uygulanmıştır. Sonuçlar, önerilen modelin müşteri bağlılığını, satıcı performansını ve platformun genel etkinliğini önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. Bu çalışma, e-ticaret platformları için veri odaklı, ölçeklenebilir ve dinamik bir analitik çerçeve sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Temel Hak ve Özgürlükler Bağlamında Bir İnceleme: Çocukluk Dönemi Aşıları
    (MEF Üniversitesi, 2024) Ertaş, Oğuz Can; Batum, Süheyl
    Enfeksiyon hastalıklarına karşı bireyden topluma uzanan bir süreçle bağışıklık kazanılmasını sağlayarak kamu sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik en etkili yöntemlerin başında aşılar gelmektedir. Bu kapsamda çocukluk dönemi itibariyle tatbik edilen aşılar sayesinde pek çok enfeksiyon hastalığının muhtemel olumsuz etkileri bertaraf edilmektedir. Ancak son yıllarda çocukluk dönemi aşı uygulamalarına yönelik olarak giderek artan düzeyde tereddüt ya da ret hali oluştuğuna şahit olunmaktadır. Hal böyleyken aşı kararsızlığı ve karşıtlığının yakın gelecekte toplum sağlığını tehdit eden en önemli sağlık sorunları arasında olacağı öngörülmektedir. Bu duruma ise aşıların içeriğinde yer alan maddelerin pek çok zararlı etkisi olduğu, ayrıca dini yönden sakıncalı maddeler de bulunduğu yönünde ortaya çıkan iddiaların etkin iletişim vasıtasıyla bir aşılama politikası çerçevesinde tatmin edici düzey ve yaygınlıkta yanıtlanamamasının sebebiyet verdiği görülmektedir. Dünya genelinde aşı uygulamalarına yönelik olarak bu kararsızlık ve giderek artan karşıtlık hareketlerinin önüne geçilebilmesi, ayrıca koruyucu bir sağlık hizmeti olan aşılar ile toplumsal bağışıklığın arttırılması amacıyla temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimine uygun şekilde çocukluk dönemi aşılarının zorunlu uygulanmasına ilişkin kanunlaştırma faaliyetleri başlamıştır. Bu bağlamda Avrupa coğrafyasında yer alan İtalya, Fransa ve Almanya zorunlu aşı uygulamalarına dair belirlediği politikaları ile örnek ülkeler olarak nitelendirilebilir. Ancak çocukluk dönemi aşılarının kanun ile zorunlu hale getirilmesinin temel hak ve özgürlükleri ihlal niteliğinde bir müdahale olduğu gerekçesiyle hem ulusal anayasa mahkemelerine hem de Avrupa İnsan Haklarına Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvurular yapılmıştır. Öte yandan dünyada bazı ülkelerin ise çocukluk dönemi aşı uygulamaları ile toplumsal bağışıklığın arttırılarak genel sağlığın korunması meşru amacının gerçekleştirilmesine yönelik olarak teşvik politikası belirlediği görülmektedir. Bahse konu teşvik politikasının örnek ülkesi olan Avustralya'da tavsiye edilen ulusal çocukluk dönemi aşılama takvimindeki tüm aşıları olan çocukların ailelerine yönelik vergi indirimleri ve mali yardımlar verileceğini düzenleyen yasal düzenleme yapılmıştır. Çocukluk dönemi enfeksiyon hastalıklarına yönelik bağışıklığın artırılmasının kanun ile zorunlu hale getirildiği zorunlu aşı politikası bu çalışma kapsamında detaylarıyla irdelenecektir. Ayrıca aileye yönelik finansal teşvikler ile aşı uygulamalarına ilişkin etkin bir aydınlatılmış rıza sürecini kapsayan aktif tutumlu gönüllü aşı politikası bütüncül bir yaklaşımla ele alınacaktır. Türkiye açısından ise zorunlu aşı uygulamasına yönelik Anayasa Mahkemesinin (AYM) bireysel başvuru kapsamında vermiş olduğu hak ihlali kararının ardından halihazırda uygulanan pasif tutumlu aşı politikası ile ulusal sağlık koşullarımız bakımından zorunlu aşılama ve aktif tutumlu gönüllü aşılama politikalarının yürürlüğe konulmasına dair öneriler geniş bir biçimde tartışılacaktır.
  • Master Thesis
    Urban coexisting habitats in Karaköy: A more-than-human approach to the city
    (MEF Üniversitesi, 2024) Ek, Duygu Sayğı; Akın, Tomris; Atak, Esra Sert
    Bu araştırma, insanötesi bir yaklaşım ile İstanbul'un gelecekte biyoçeşitliliği daha yüksek bir şehir olmasının yollarını kentsel peyzaj alanları ve dolayısıyla biyoçeşitlilik oranı düşük bir semt olan Karaköy'de mevcut 'Kentsel Ortak Yaşam Habitatları'nı keşfederek ve gelecek habitatları hayal ederek araştırır. Araştırmanın ilk kısmında, iklim krizi ve biyoçeşitlilik kaybının kentleşme ile ilişkisine bakılarak, mimarların bu tablodaki sorumluluklarına dikkat çekilir. Kent peyzajının biyoçeşitlilik açısından potansiyelleri araştırılır, farklı kent peyzajlarının çoklu türlerin birlikte yaşamına ev sahipliği yapma olanakları incelenir ve kentsel atıl alanlarda kendiliğinden gelişen biyoçeşitlilik oranı yüksek kent peyzajlarının önemi vurgulanır. İnsan türünün, belirli ekolojik koşullar altında varolabilecek biyolojik bir tür olduğu fikrinden hareketle, kentlerin uzun süre yaşanabilir kalabilmesi amacıyla gelecek kentlerin ve kent peyzajlarının insanötesi bir yaklaşımla tasarlanması gerektiğinin altı çizilir. Araştırmanın ikinci kısmında, Karaköy'de yıkıntı yapılar üzerinde kendiliğinden gelişen ve şehir hayatına dayanıklı bitkiler olan ruderaller incelenir. Mevcut yıkıntı yapıların bu canlılar için habitata dönüşme biçimleri keşfedilir ve bu bitkilerin kent ekosistemine ve biyoçeşitliliğine katkıları araştırılır. Üçüncü kısımda ise, bu araştırmalardan toplanan verilerle, Karaköy'de tespit edilen potansiyel alanlara ruderaller, ruderallerin cazibe oluşturduğu tozlaştırıcı canlılar, kentte yaşamını sürdüren kuşlar, sokak hayvanları ve insanların beraber var olacağı yeni alanların inşaat atığı malzemeler kullanılarak ve insanötesi mimar perspektifi benimsenerek tasarlanan öneriler sunulur.
  • Master Thesis
    Beliren Yetişkinlerde Sürekli Kaygının Yordayıcıları: Anneden Algılanan Psikolojik Kontrol ve Psikolojik Sağlamlık
    (2025) Kaplan, Feyza; Acar, Melike
    Aile ilişkileri, bireylerin psikolojik ve duygusal gelişiminde kritik bir rol oynar. Özellikle, anneden algılanan psikolojik kontrol, bireyde kaygı düzeyinin artışına yol açabilecek bir risk faktörü olarak öne çıkmaktadır. Psikolojik sağlamlık ise bireylerin olumsuz deneyimlerle başa çıkma kapasitelerini artırarak kaygı düzeylerini azaltabilecek bir koruyucu özellik taşıyabilir. Bundan dolayı bu araştırmanın amacı, beliren yetişkinlerde anneden algılanan psikolojik kontrol ile psikolojik sağlamlık düzeylerinin, sürekli kaygı düzeyini yordayıcı etkilerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini yaşları 18 ile 25 arasında değişen 227 beliren yetişkin oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgiler Formu, Psikolojik Kontrol Ölçeği Anne Formu, Sürekli Kaygı Envanteri ve Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için IBM SPSS 27.0 programı ile parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, beliren yetişkinlerde anneden algılanan psikolojik kontrolün sürekli kaygı düzeyini pozitif yönde yordadığını, psikolojik sağlamlığın ise kaygı düzeyini negatif yönde yordadığını göstermektedir. Bulgular literatür doğrultusunda tartışılmış ve araştırmacılar ile ruh sağlığı uzmanlarına öneriler sunulmuştur.
  • Master Thesis
    Changing ideals continuing visions: prefabricated micro living unit experiments from 1960s-1970s and 2000s-2010s
    (MEF Üniversitesi, 2023) Hut, Sare Sena; Yücel, Şebnem
    Bu araştırmada prefabrike mikro yaşam üniteleri deneyleri 1960- 1970'ler ve 2000-2010'lar olmak üzere iki tarihsel periyot üzerinden irdelenmektedir. Çalışmanın amacı aynı konut tipolojisi üzerinden ortak bir üretim yapılmasına neden olan farklı motivasyonları: sosyoekonomik, teknolojik gelişmeler ve popüler kültür bağlamında neler olduğunu ortaya çıkarmaktır. 1960'lı-1970'li yıllardaki üretimlerin kendi dönemlerinde ortak bir konut tipolojisine dönüşüp dönüşmediğinin sorgulanmasının yanı sıra, bu projelerin başarılı ve başarısız yönlerinin sorgulanması, 2000'li-2010'lu yıllardaki sürekliliklerin ve değişimlerin tespit edilmesi araştırmaların temelini oluşturmaktadır. Amaçlardan biri de 1960-1970'lerdeki yapımların 2000'li-2010'lu yıllarda nasıl bir rol oynadığını ortaya koymaktır. Bu amacı gerçekleştirmek adına öncelikle prefabrikasyon ve mikro yaşam ünitelerinin tarihsel gelişimi ayrı ayrı incelenmiş ve konut tipolojisi olarak prefabrike mikro yaşam ünitelerinin ortaya çıkışı mercek altına alınmıştır. İkinci kısımda iki tarihsel periyodun ayrı ayrı sosyo-ekonomik, teknolojik gelişmeler ve popüler kültür üzerinden dinamikleri açığa çıkarılmıştır ve her döneme ait vaka çalışmaları tanıtılmıştır. 1960-1970'ler ve 2000-2010'ları kapsayan iki tarihsel periyot arasında devam eden vizyonlar ve değişen idealler olarak üçüncü ve dördüncü kısımlarda mercek altına alınmıştır. Ve son olarak Alternatif Mimarlık Pratikleri yüksek lisansı altında geliştirilmiş olan prefabrike mikro yaşam ünitesi olan Volu-te'ün 2000'ler-2010'larda konumu üçüncü ve dördüncü kısımlarda incelenmiş olan, değişen idealler ve devam eden vizyonlar üzerinden irdelenmiştir.
  • Master Thesis
    Ayrımcılık Yasağı Kapsamında Engellilik ve Engelli Hakları
    (MEF Üniversitesi, 2023) Akar, Onur; Erözden, Mehmet Ozan
    Engellilik, toplumlar tarihinin başlangıcından itibaren varlığını sürdüren birolgudur. Tarih boyunca çağın egemen olan bakış açısına göre çeşitli değerlendirilmeler yapılmıştır. Nihayetinde engellilerin, temel insan haklarına dahi erişebilmesinin önündeki temel bariyer ayrımcılık olgusu olmuştur. Toplumlar tarihinde yaşanan büyük ıstırapların temel kaynağına bakıldığında, bir yerlerde ayrımcılık olgusuyla rastlaşmak mümkündür. Temel insan hakları metinlerinin pek çoğunda farklı düzlemlerde ayrımcılık yasaklanmıştır. Bu bağlamdaki metinler, engellilik temelindeki ayrımcılıktan doğan hak ihlallerini frenleme açısından oldukça önemlidir. Esasen insan hakları metinlerinin temel amacı genel olarak insanların haklarını korumaktır. Bu bağlamda engelliler özelinde bağımsız düzenlemelere gereksinim duyulmayacağı düşünülebilir. Lakin uygulamada çeşitli güvencelerin alınması bir gereklilik olarak gözükmektedir.