Mimarlık Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1947

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 41
  • Article
    Üç Ayaklı Kedi Şehri Gezerken: Kırılganlık Metaforu ve Neoliberal Kent Gerçekliği
    (Mimarlık Dergisi - Mimarlar Odası, 2025) Avcı, Ozan
    İstanbul Bienali’nin üç yıla yayılan 18. edisyonunun ilk ayağı, “The Three - Legged Cat” - “Üç Ayaklı Kedi” başlığıyla 20 Eylül – 23 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşti. Bienal, küratör Christine Tohmé’nin kedi metaforu üzerinden “hayatta kalma”, “yeniden oluşturma” ve “dönüşüm” temaları çerçevesinde şekillendi. Bienal’den izlenimlerini aktaran yazar, sergi mekânlarının Karaköy merkezli seçimine dikkat çekerek, yazısını Bienal’in İstanbul ile kurduğu kavramsal ve programatik bağ üzerinden kurguluyor; sergi mekânları ile kentin güncel dönüşüm süreçleri arasındaki ilişkiyi eleştirel bir zeminde tartışıyor.
  • Article
    Düşeyi Olmayan Ev
    (Arredamento Mimarlık, 2021) Avcı, Ozan
    Ev, birçok mimarın kavramsal olarak üzerinde düşündüğü ve yapısal olarak denemeler yaptığı bir kavram. Felsefe ve psikolojide de ev kavramı insanın varoluşuyla, bu dünyada kendini konumlandırmasıyla, ikamet etmesiyle ve iç dünyasının dışavurumuyla ilişkilendiriliyor. Örneğin Martin Heidegger inşa etme, düşünme ve ikamet etme eylemlerinin birbirleriyle olan ilişkilerini sorgulayarak evin sınırlarını kavramsal çerçevede genişletiyor1 . Gaston Bachelard insan zihninin yapısıyla evi ilişkilendirerek mahzenden tavan arasına düşey bir kurguda evi şekillendiriyor2 . Benzer bir şekilde Carl Gustav Jung da kendi evini düşeyde gelişen bir kule olarak hayal ediyor3 . Bu noktada tamamen yatay bir kurguya sahip olan “Düzlemsel Ev” (Casa Plana) projesi bir evin kurgusunu, mekansal kalitelerini ve şiirselliğini tartışmak için farklı ve provoke edici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.
  • Article
    Munzur Dağları, İnekler ve Beton
    (Arredamento Mimarlık, 2022) Avcı, Ozan
    Maurice Merleau-Ponty “Düşünmek, denemektir, işlem yapmaktır, değiştirmektir” der1 . Arman Akdoğan’ın mimarlık ofisi IND [Inter.National. Design] de Kutluğ Ataman’ın Erzincan’daki Palanga’sında büyükbaş hayvanlar için tasarladıkları projede çokça deneme yapıyor. Malzemeden strüktüre birçok şeyi değiştirerek hem kendilerine tanınan özgürlük alanında deneysel bir yapı inşa etmeye hem de bu yere en uygun mimarlık düşüncesini geliştirmeye çalışıyorlar. Bu süreçte strüktürle ilgili Ahmet Topbaş’ın ofisi ATTEC ile birlikte çalışan ofis; üst yapı olarak betonarme katlı plak döşemelerden, betonarme kiriş ve kolonlardan meydana gelen yapının detaylarını birlikte geliştiriyorlar2 . Katlanmış bir beton plak görünümündeki Yarı Açık Sığır Besi Tesisi bu şekilde ortaya çıkıyor.
  • Article
    Deprem Sonrası Hatay İçin Tasarla ve Yap
    (Ege Mimarlık, 2023) Avcı, Ozan; İnceoğlu, Arda; Çelik, Ceren; Özdemir, Kürşad; Sağlam, Didem; Samancı, Buket; Sert, Esra; Ünver, Büşra; Yıldız, Zülfüye
  • Book Part
    Cumhuriyet'in Kadın Mimarları
    (İBB Yayınları, 2023) Aydemir, Ayşe Zeynep; Dadyan, Saro
    Cumhuriyet dönemi İstanbul’unun inşasında kadın mimarların rolünü anlamak için kadınların mimarlık eğitimi almaya başladıkları 1930’lardan itibaren Türkiye’nin mimarlık ortamını etkileyen ekonomik, politik ve kültürel gelişmelere değinmek gerekir. Eğitimli nüfusun ağırlıklı olarak İstanbul’da yaşadığı, yükseköğretime erişimin ayrıcalık olduğu, mimarlık eğitiminin henüz yalnızca İstanbul’da verildiği 1930’larda, toplumsal kimliklerden bağımsız olarak, mimarlık hizmetine yönelik talep genç Cumhuriyet’in kamu yapılarıyla sınırlı kalır. Sivil mimarlık üretimlerine yönelik talep ise mimarların mesleki meşruiyet mücadeleleri ile birlikte 1950’lerde atılan kurumlaşma adımları ile başlar. 1930’lardan bugüne, özellikle erken Cumhuriyet döneminin kamu yapıları; 1950’lerde çok partili dönemle beraber gelişen büyük ölçekli konut ve altyapı projeleri; 1980 sonrası ekonomi politikaları ile artan ticari yapılar ve turizm yapıları sürecin önemli eşikleri ve yapılı çevredeki yansımaları olarak tarif edilebilir.
  • Article
    Modern Kıyının İnşası: 19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla İstanbul’da Dört Kıyı Dolgu Projesi Üzerinden Toprağın ve Kentsel Dönüşüm Atığının Metabolik Akışı
    (2022) Sert, Esra
    Metabolize olmuş sosyo-doğalar olarak kentlerin ve ekonomilerin inşasının önemli bir unsuru olarak kıyı şehirleri, kapitalizmin tarihi boyunca kırılgan ekolojik nişler olarak işlev gördüler. Su ile karanın buluştuğu bu şehirlerden biri olan İstanbul, günümüzün kapitalist koşullarında sosyo-ekolojik açıdan baskı altında. Bu baskının kentteki mekânsal karşılıklarından biri olan kıyı dolgu alanlarının İstanbul’daki yüzey toplamı, 2000’li yıllarda yeni bir ilçe oluşturabilecek boyuta ulaştı. Dünyanın pek çok yerinde mülk sahipliğine konu olan ve yeryüzündeki dramatik coğrafi müdahalelere yol açan kıyı dolgu projeleri; toprak erozyonu, sediment oluşumu, bozulan hidroloji ve arazi çökmesi gibi tehlikeli sonuçlara yol açmaya devam ediyor. Bu çalışma, dört kıyı dolgu projesi aracılığıyla İstanbul'un modern kıyılarını anlamak için kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunun tarihsel olarak bir süreliğine kıyı dolgu alanları formunda nasıl mekânsallaştığını araştırıyor. İncelenen kentsel kıyı dolgu projelerinin ilk ikisi 19. yüzyılda karşımıza çıkan Yenikapı dolgu alanı ve bağlantılı liman alanı önerisi ile İstanbul Limanı projesi iken; diğer ikisi de 21. yüzyılda Maltepe ve Yenikapı’da gerçekleştirilen kıyı dolgu projeleridir. Makalede; doğanın çeşitli dolaşımlarla nasıl mekânsallaştığının öyküsü araştırılıyor. Kentsel projelerin, İstanbul’un derinleşen eşitsiz coğrafyasında sosyoekolojik ilişkileri kırılganlaştırarak dönüştüren kapitalizmin enstrümanlarına bağlı olduğu kadar, mimarlığı ve hepimizi son derece yakından ilgilendiren kentsel gündemlere ve tahayyüllere de bağlı olduğu iddia ediliyor. Bunu yaparken, kentsel metabolizma perspektifinden kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunu inceleyerek kıyının üretiminde etkili olan mevcut çevresel ve yönetsel müdahaleler kadar olası gelecek tahayyüllerinin ve projeksiyonlarının da yeniden gözden geçirilmesine katkıda bulunmayı umut ediyor.
  • Patent
    Hibrit İtki Düzenine Sahip Modüler Uçan Araba
    (Türk Patent ve Marka Kurumu, 2021) Özdemir, Kürşad
    Buluş;- yol (200) ve hava (100) modülü olmak üzere iki temel bileşendenoluşan,- hem karada hem de havada yol alabilen,- modülleri ayrılıp birleşebilir,- bünyesinde hem sabit-gömülü (101) hem de durum değiştiren itkiüniteleri (103 ve 112) barındıran, kısaca hibrit itki düzenine sahip,- 2 takım kanat içi durum değiştiren kanat içi (103 ve 112) ve 1 adet sabit(101) olmak üzere 3 farklı fanlı itki grubuna sahip,-açılır ve kapanır 2 adet kanat (104 ve 111) içeren,- hava modülünün tüm yönlerdeki hareketini fanlı elektrik motorlarıylasağlayan,- 4 tekerleğe sahip yol modülünün hareketini elektrik motoru ilesağlayan,- 2 yolcu kapasiteli ve aerodinamik özellikli forma sahip kapalı yolcukabini içeren,- hem yol hem hava modülünde otonom seyir özelliği bulunan bir uçan araba tasarımıdır.
  • Article
    İpucu: Metropol İzler ve Müzik
    (manifold.press, 2021) Arda İnceoğlu
    Londra kentinin biçiminin tarih içinde dönüşümünün politik, sosyal ve kültürel çerçevede tartışılması.
  • Article
    İpucu: Politika
    (Manifold Press, 2020) Arda İnceoğlu
    Berlin kentinin mekansal değişiminin sosyo-politik ve kültürel çerçeveler kapsamında tartışılması.
  • Article
    Mars'ta Ev Yapmak
    (TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 2020) Özdemir, Kürşad
    Dünya dışı yerleşimlerin ana hedefi -şimdilik- Mars. Hayatta temiz bir sayfa açma naifliğiyle birleşmiş keşfetme ve kazanma isteği hem toplumu hem de roket yapabilen her kurumu heyecanlandırıyor. İnsanlık bir kenara koyduğu kaşiflik şapkasını tekrar takmaya hazır. Resmi uzay ajanslarıyla birlikte SpaceX gibi özel girişimler de Mars’a gitme, hatta orada kalma planları yapmakta. Artık Macellan’ın trans-pasifik seyahatiyle aynı sürede Mars’a ulaşmak1 (Chaplin 2013) mümkün. Bu gidişle kızıl gezegende kalıcı olmak için tasarım ve inşaat bilgimizi geliştirmemiz gerekecek. Bu yazı kızıl bozkırlarda yapılacak evlerin teknolojisini, karşılaştırmalı olarak değerlendirir, eldeki bilgiler ışığında yapısal bir mimari projeksiyon yapmayı dener.