Mimarlık Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1947
Browse
Recent Submissions
Book Part Müceddid” Osmanlı Sultanı III.Selim’in Siyasi Söyleminde “Kutsalların” Rolü(ANAMED Yayınları, 2019) Uğurlu, Ayşe Hilal; Uğurlu, Ayşe Hilal; Yalman, SuzanIII.Selim, onsekizinci yüzyılın ikinci yarısının büyük kısmında devam eden (1768-74, 1787-92) Osmanlı - Rus savaşlarının maddî-mânevî yıprattığı imparatorlukta, merkezî otoritenin ve hükümdarlık imajının günden güne zayıfladığı bir dönemde tahta çıkar. Tahta çıktığında kendisine büyük ümitler atfedilen III.Selim’in saltanatı boyunca yaşanan pek çok askeri - siyasi başarısızlık, hem oluşturulmaya çalışılan kapsamlı ve yeni düzenin, hem de bizzat padişahın meşruiyetlerini sorgulanır hale getirir. Vahhabi-Saudi devletinin devam eden genişlemesi, özellikle hac yolunu engellemeleri ve 1803 yılında Mekke’yi işgal etmeleri gibi Arap yarımadasında artan karışıklıklar da Selim’in islamın savunucusu ve hadim ul-haremeyn ül-şerifeyn olarak imajını olumsuz yönde etkiler.Bu çalışma, daha çok askeriye, iktisat, ticaret, siyaset, diplomasi gibi pek çok alanda düzenlemelere gitmiş bir reformist olarak ele alınan III. Selim’in, İstanbul halkının gözünde dini liderlik imajının zayıflamasını engellemeye yönelik faaliyetlerini incelemeyi ve Eyüp Sultan Camiinin yeniden inşası özelinde bu çabaları bütüncül olarak anlamlandırmayı hedeflemektedir.Book Part Design-Build Build/Design: an Inquiry-Based Approach To Teaching Beginning Design Students(Taylor and Francis, 2018) Subotincic, NatalijaThis chapter describes an alternate design studio approach that eschews the concept first pedagogy universally adopted in design studio education, avoiding the resulting trap of the seemingly endless formal manipulations that all too often displace the more inclusive material and technical development of a design. The introduction of "design-build" studios and programs into the academic architectural curricula of many schools worldwide reflects recognition of the unhealthy and artificial separation made between design studio culture and the content of technical courses and constitutes an important way of bridging this self-imposed gap. Preserving the simultaneity of concerns and relationships during the design process, although difficult, is rather crucial to an "inquiry-based" approach to learning. When beginning design students start a project without a particular building system in mind, they tend to flounder with respect to design decisions about the tectonic constraints and technical/constructional possibilities of their designs. © 2019 Taylor and Francis.Research Project G.ü.l.l.e İnsansız Otonom Sualtı Aracı(Savunma Sanayi Başkanlığı, 2018) Özdemir, KürşadKürşad Özdemir liderliğindeki MEF Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi mezun öğrencilerinin de yer aldığı G.Ü.L.L.E takımı, Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından düzenlenen “İnsansız/Otonom Deniz Sistemleri Endüstriyel Tasarım Yarışması”nda birincilik ödülünü almıştır.Article İstanbul’da Kentsel Artikülasyonun İnşaya Yardımcı İkincil Yapılar Üzerinden Okunması(2019) Eren, Başak; Kalender, Hande; Aggündüz, AtılGünümüzde sermayenin baskın düzeni ve hızlı üretim-tüketim dinamikleri, kentlerin sürekli yıkılıp yeniden inşa edilmesine yol açar. Yıkım-yapım eylemlerinin sürekli tekrarı ile kentler dev inşaat sahalarına döner ve hiç bitmeyen inşaatlar kentin görünür birer parçası haline gelir. Kentsel politikaların bir aracı olan kentsel dönüşümlerle, küresel bir kent olan İstanbul’da sürekli yıkılıp yeniden yapılarak hızlı bir değişimin içindedir. Yıkım-yapım eylemlerinin sürekli karşılaşılan bir döngü haline gelmesi; yıkılan ‘başlangıç’ ve yapılan ‘sonuç’ tan öte, geçirdiği değişim sonrasında oluşan imgeler üzerinden kenti okunur hale getirir. İstanbul’daki hızlı değişimin izleri, yıkım-yapım süreçlerinde aktif rol oynayan, kentsel dokuya ve yapıya eklenerek süreçlerin kuvvetli fiziksel temsillerini oluşturan, eylem bittikten sonra sökülen “inşaya yardımcı ikincil yapılar” üzerinden sürülebilir. Bu geçici yapıların kentin sonsuz artikülasyon halinin okunmasını sağlayan izler olduğu ve süreci şekillendirdiği düşünülmektedir. Araştırmanın amacı; inşaya yardımcı ikincil yapılar üzerinden, İstanbul’da kentsel artikülasyonun izlerini sürmektir. Genellikle mimari literatür tarafından göz ardı edilen inşaya yardımcı ikincil yapılar, sürekli değişen ve dönüşen kentlerin imgesi haline geldiği için önemlidir. Geçici olmalarına rağmen yıkım ve yapım sürecinde eklendikleri yapıların formları, yapım süreçleri ve kentsel belleğinin değişimi hakkında bilgi verirler. Bu nedenle, ikincil yapıların tasarımın bilgi alanı içerisinde tartışılması ve buna göre yeni perspektifler geliştirilmesi önemlidir. Araştırmaya, belli bir zaman aralığında İstanbul’da gerçekleşen yıkım-yapım faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgeleri çıkaran haritalama çalışmasıyla başlanmıştır . Haritalama sonrasında belirlenen rotalardaki yıkım-yapım eylemlerinin zamansal değişimini ve ikincil yapıların bu değişimdeki etkisini gösteren sokak silüetleri oluşturulmuştur. Ayrıca bu rotalarda yer alan ikincil yapılar değişen fonksiyon ve ilişki çeşitlerine göre farklı kategoriler altında toplanmıştır. Fonksiyonları üzerinden kategorize edilen ikincil yapılar doğal olarak arkalarındaki yapı ve bulundukları konumda, etkileşime geçtikleri dinamiklerle anlam kazanırlar. Bulundukları yerin özelliklerini yansıtan kritik örneklerle yapılan maddesel ve zamansal araştırmalar üzerine, yıkım yapım sürecindeki kentsel bellek ve mekân incelemesi yapılmıştır. Daha sonra bu incelemeler, çok katmanlı ve eylem sürecini içeren diyagramlar haline getirilmiştir. Araştırmanın sonuç bölümünde, alan çalışması ile belirlenen yapıların yapımından yıkımına kadar -özellikle son 10 yıllık sürecine ait- sosyo-politik, ekonomik ve fiziksel değişimlerinin bulunduğu diyagramlar çakıştırılıp, üst üste binen durumlar tartışılmıştır. Bu araştırma ile özellikle inşaya yardımcı olan ikincil yapıların; yıkım yapımın baskın ve şekillendirici güç olduğu metropollerde, kentsel artikülasyonun neden olduğu fiziksel ve zihinsel dönüşümleri okumada kuvvetli ve güncel bir rehber olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.Book Part Citation - Scopus: 1From Ceremony To Spectacle: Changing Perception of Hagia Sophia Through the Night of Decree (layla’t-Ul Kadr) Prayer Ceremonies [Book Part](Edinburgh University Press, 2024) Uğurlu, A.HilalAfter the Hagia Sophia was converted into an imperial mosque by Ottoman Sultan Mehmed II (r. 1451–81), it became a key venue for imperial religious ceremonies. From the sixteenth century until the 1830s, Ottoman sultans customarily performed the Night of Decree prayers at the Hagia Sophia. Although sultans eventually left this tradition and began attending the Night of Decree prayers at other mosques, such as Nusretiye and later Yıldız Hamidiye Mosques, the Hagia Sophia remained significant for Istanbulites. From the 1880s, the court altered the ceremonial decorum at the Hagia Sophia, issuing passes for foreign embassy staff and guests to observe from the upper galleries, with officials explaining the rituals. This period saw an increase in non-Muslim spectators, from tens to thousands. This paper examines the transformation of a religious ceremony into a spectacle by conceptualizing the Hagia Sophia as a showpiece monument, distinct in function from other imperial mosques. It argues that the Hagia Sophia, historically used as a political tool, continued to serve this purpose in a different way between the 1880s and 1932.Review İpucu: Tören(manifold.press, 2017) İnceoğlu, ArdaKırsal bir alan içindeki küçük bir yerleşime bakıyoruz. Çok da belirgin bir düzeni olmayan tarlalar hemen göze çarpıyor. İlgilendiğimiz ‘yerleşim’ görselin ortasında yer alıyor, kuzeyinde ve güneyinde daha da küçük yerleşimler var. Bu yerleşimleri birbirlerine bağlayan her iki yönde de üçer tane ince uzun yolu seçebiliriz. Bu yolların etrafında hiç yapı yok, aradaki mesafeler de az. Neden acaba? Yolların üzerinden geçtiği alanın rengi çevreden çok farklı, içinde kıvrımlı bir şeyler var: nehir elbette! Yollar da tabii ki köprüler. İlgilendiğimiz yerleşim bir adanın üzerinde yer alıyor. Elimizdeki fotoğrafın azizliğinden, nehirler altın rengi ile pırıl pırıl parlıyorlar. Aslında, nehrin geniş olduğuna ve etrafta pek bir yükselti de bulunmadığına dikkat edersek, nehrin gerçekten de toprak renginde aktığını tahmin edebiliriz. Gördüğümüz, pırıltılı değil, taşıdığı toprağın renginde, çok geniş, genişliği ile paralel olarak ağır ağır akan, muhtemelen zaman zaman da yatağını terk edip sağa sola taşan belalı bir nehir.Review İpucu: Para(manifold.press, 2016) İnceoğlu, ArdaHerhangi bir anda çekilmiş bir hava fotoğrafı bize ne söyler? Fotoğraftaki doku, boşluk ve doluluklar, yolların biçimlenişi, doğa ve hatta gölgeler, bize fotoğraftaki yerleşim hakkında nasıl bilgiler, geçmiş ve bugünkü yaşamı hakkında ne gibi ipuçları verebilir? Gelmiş geçmiş yönetimler, inançlar, günlük hayat detaylarına kadar birçok konuda, tabii biraz da spekülasyon yeteneğimize göre, aslında tahminimizden çok daha fazla verinin ipucunu bulabiliriz hava fotoğraflarında. Bu şehrin kanallar tarafından belirlenmiş çok net bir biçimi var, neredeyse tuhaf bir yumurta biçimini görebiliyoruz. Yumurta ya da değil, şehrin çok tanımlı bütünsel bir formu olduğu kesin. Şehir, yaklaşık bir oval olan bu merkezin dışına azıcık sıçramış olsa da, içerisi ve dışarısı arasında çok ciddi bir yoğunluk farkı var. Dışarıdaki binalar daha küçük, boşluklar daha fazla, yeşil alanlar daha baskın. İlk tahminimizi bu gözleme dayanarak yapabiliriz: Şehrimiz belli bir zamana kadar kanallara paralel giden, şu anda ise artık mevcut olmayan surların içinde yer alıyordu.Article Citation - WoS: 2Sanctuary of a Thousand Adventures: Selimiye in the Besieged, Occupied, and Liberated Edirne(Wiley, 2023) Sarısakal, Beril; Sezgin, Ahmet[No available]Article Kent Mekanında Mikro Özgürlük Alanları(2014) Arda İnceoğlu; Tuğçe ŞahinBu makalede bir bölümü sunulan çalışmanın amacı, bir kentli olarak kentteki mevcudiyetimizi, kent mekanının mekansal ve yaşantısal olasılıklarının keşfini ve mevcut düzen ve yaşantıya alternatif olarak üretilen mekanları anlamaktır. Bunun yanı sıra, kentlinin gündelik eylemleri sırasında kentte keşfettiği mekanlarla birlikte, ürettiği mikro mekanlara odaklanılmaktadır. Çalışmada, İstanbul ve Ankara şehirlerinden konuya örnek teşkil edecek durumlar ile bir envanter oluşturma yol gidilmiştir. Oluşturulan envanterde yedi katman bulunmaktadır. Bu katmanlar mikro özgürlük alanının kullandığı kent mekanı, nasıl bir alternatif kullanım (kullanım saptırma) ortaya koyduğu, bunu yaparken hangi eylemi kullandığı, aktörlerin kimler olduğu, eylemin anlık ya da sürekli olup olmadığı ve eylemin gerçekleştirme biçiminin planlı ya da kendiliğinden gelişmesi şeklindedir. Bu makalede ise, envanterdeki İstanbul örneklerine odaklanılarak, `mikro özgürlük alanları’ ile ne anlatılmak istendiği, İstanbul’da bu kavrama denk düşen alternatif kullanımların neler olduğu, kent mekanları ve bu alternatif mekanların kent hafızasına nasıl yerleştiği üzerinde durulmaktadır. Envanterdeki yedi katman ile beraber her örneğin mekan, zaman, kullanım ve eylem katmanlarında nasıl yeni durumlar oluşturduğu birlikte görülmektedir.Conference Object A Design-Build Studio: Kilyos Boathouse [2020](European Association for Architectural Education, 2020) Aydemir, Ayşe Zeynep; Sezgin, Ahmet; İnceoğlu, ArdaAs a part of the stated curriculum of MEF University Faculty of Arts, Design and Architecture, Design and Build! Studio (DBS) is a compulsory summer programme for students completing their first year in architecture and interior design. Within the framework of Design and Build! Studio, the school communicates its set of values through emphasising learning by doing, horizontal learning and underlining the process. This paper discusses how a design‑build studio can be a distinctive hidden quality of an architecture faculty through the case of Kilyos Boathouse project conducted in Summer 2018.Book Part Perform Your Prayers in Mosques!: Changing Spatial and Political Relations in Nineteenth-Century Ottoman Istanbul(Intellect Books, 2020) Uğurlu, A. HilalAn article published on May 29, 1852, in the Journal de Constantinople reported a new environmental planning project for Istanbul’s Tophane district. A range of shops would be demolished so that the main street could be widened and transformed into a square that ended at the flamboyant main door of the Nusretiye Mosque (1823–26).Tophane Fountain and certain other neighboring fountains would be renovated, and trees would be planted between the boundaries of the Artillery Barracks and the widened mainstreet, to make the Tophane district ‘the most beautiful, pleasant and healthiest promenade of the city. This reported endeavor was only a small aspect of a larger project that began in the 1840s, after the proclamation of the Gülhane Rescript (November 3, 1839), and it was considered a physical extension of Ottoman modernization. Throughout the long nineteenth century, while the urban fabric of the capital was regularized and adjusted to the expectations and needs of the ongoing modernization efforts, novel building types, such as barracks,schools, and railway stations, and new social spaces, such as parks, theaters, and promenades, emerged. Many existing building types and thus the daily routines shaped by them were also affected.Conference Object Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Building a Community Through a Design Build Studio Program(Springer international Publishing Ag, 2025) Inceoglu, ArdaThis paper aims to provide a comprehensive and critical assessment of the outcomes stemming from a Design-Build program, a pedagogical approach widely adopted by educational institutions worldwide. These programs are instrumental in equipping students with vital practical skills, often unattainable within the confines of a conventional studio environment. While the objectives of this program align with those of similar initiatives in various educational institutions, an examination reveals an unexpected and substantial outcome. Beyond its primary goals, the Design-Build program has played an integral role in instilling a culture of collaboration and camaraderie within the school, thereby significantly contributing to the overall success of its architectural education. All stages of the program consist of collaborative processes, instilling from an early age the importance of working together by helping each other than individual competition.Book Part How It Emerged That the Approach To Arts, Design, and Architecture Already Contains a Flip(Emerald Group Publishing, 2016) İnceoğlu, Arda; Kurban, Caroline Fell; Şahin, MuhammedArchitectural education is open to Flipping by its very nature. Since 19th century, design studios have been at the core of very different models of architectural education. Design studios have always been always active learning environments where students learn by doing. Typically, students are presented with design problems to which they need to develop personal solutions. Thus, from the very beginning of their studies, students simulate how an actual architect would approach design problems. With each new design studio, they develop new skills or hone the ones they have already acquired. Such an approach immediately creates a learning culture which is based on active learning where students are challenged to take responsibility, to solve complex problems and develop their individual character as designers while being able to work in group environments. A design studio is not a course where information is given an it is expected the students learn and use that information. It is a collaborative learning environment. Thus, following the lead of design studios, flipping theoretical courses within the architectural curriculum and making them active learning environments should be almost natural. However, this is not necessarily the case. There is a wide gap in pedagogical approaches used between design studios and theory courses within architectural education (Allen, 1997; Chiuini, 2006; Smith, 2004; Oakley, B, Felder, R M, Brent, R; Elhajj, I, 2004). Courses on architectural technology (structures, construction methods, detailing) and to a lesser extent courses on history and theory of architecture are taught in more conventional ways with little emphasis on the application of the information discussed (Vassigh, 2005, 2009). Within this context, it is important to find ways to develop non-studio courses as active learning environments.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 1Urban Politics and the Work and Labour Processes of Architecture: Survey Research With Young Architect-Workers in Turkey(Middle East Technical University, 2021) Sert, Esra; Aykaç, Gülşah; Zırh, Besim CanThere is a general tendency in architecture to insistently see the work andlabour conditions of architects independently from “the production of nature as urban space” (Sert, 2020) embedded in the neoliberal capitalist economic order. However, considering the socio-ecologically crisisprone environments in which we live, understanding the complicated relationship among nature, the urban, and society becomes more crucial than ever before (Heynen, et al., 2006; Harvey, 1996; Smith, 2008). This article aims to question the common trend that treats the production process of urban space as if it were independent of the working conditions of architects. Current architectural theory struggles to find concepts for guiding the complicated relationship of architectural process particularly working conditions of architects with urbanization of nature in the 21st century. Accordingly, as specialized citizens, architects try to rethink ecological and civic imaginaries (Karvonen, 2011) for understanding human embeddedness in space, time, nature, and place (Harvey, 1996;Gandy, 2006). © 2021,Metu Journal of the Faculty of Architecture. All Rights Reserved.Review İpucu: Sur(manifold.press, 2017) İnceoğlu, ArdaBüyük bir liman şehri bu, imajda gördüğümüz sahilin yarısına yakınını liman tesisleri kaplıyor. Burası doğal bir liman değil, açık denizden korunmak için ciddi bir gayret sarf edilmiş. Şehir sırtını dağlara yaslamış, iki yönde de bu dağları delip geçen nehirlerin arasına yerleşmiş. Tepelerde yerleşim olmaması, muhtemelen ciddi bir eğim olduğunu gösteriyor. Şehir arasında yer aldığı iki nehir tarafından zamanla doldurulmuş olduğunu tahmin ve dümdüz olduğunu hayal edebileceğimiz bir konumda gelişmiş. Nehirler boyunca devam eden yerleşim de dikkat çekici, sanki nehirler alüvyon ile birlikte yapıları da getirip şehri oluşturmuşlar gibi bir izlenime kapılıyoruz. Özellikle soldaki, limanın hemen dışındaki nehrin ağzındaki delta yapısı algılanabiliyor, neredeyse mükemmel bir yay. Liman, hemen yanındaki havaalanı ve bunların arasında kalan endüstri yapıları (şehrin kiremit rengi çatılarından kolayca ayrılan, büyük, açık renk çatılar) ile dolu bölgenin neredeyse içindeki ciddi büyüklükte tarlaları da bu delta açıklayabilir: çok verimli topraklar. Şehrin her yönde beyaz yapılarla —endüstriyel bölgeler ile— çevrelendiği de görülüyor, şehirde hepsi birden var: tarım, ticaret ve endüstri. Burası hayli varlıklı bir yer olmalı. Zengin şehirlerin çoğunlukla sanat ve mimarlık gibi fuzuli işlere ev sahipliği yaptığını da biliyoruz, şehrimizin bir kültür merkezi olma potansiyelini de bir kenara yazalım. Bu uzaklıktan görmek biraz zor da olsa, limanın her iki yönde bittiği noktalarda, sahil boyunca uzayan, altın renkli dar bantlar var: plajlar olmasın?Book Part Citation - Scopus: 1From Ceremony To Spectacle: Changing Perceptions of Hagia Sophia Through the Night of Power (laylat Al-Qadr) Prayer Ceremonies(Edinburgh University Press, 2024) Uğurlu, A.H.[No abstract available]Book Part Book Part Mobile Mars Habitation(Springer International Publishing, 2023) Müge Halıcı, Süheyla; Özdemir, KürşadThis chapter focuses on the concept of mobile habitation on Mars. A description of Mars’ surface features is followed by a review of early concepts of crewed mobility for the Moon and Mars. Wheeled concepts for crew mobility continue to be based on the success of the Lunar Roving Vehicle, and predominantly take the form of a pressurized rover on wheels. With the help of architectural diagrams, the chapter introduces a range of habitable and mobile Mars structures, and the technologies used, taking into account mission requirements. © Springer Nature Switzerland AG 2023, corrected publication 2023.recording.listelement.badge İş Üstüne: Türkiye'de Mimari Maket(manifold.press, 2017) Akın, Tomris; Paşaoğlu, Ali17 Kasım 2017'de Studio-X İstanbul'da açılan Düşünme ve Görselleştirme Aracı Olarak Türkiye’de Mimari Maket sergisi üzerine serginin düzenleyicisi Pelin Derviş ile Tomris Akın ve Ali Paşaoğlu'nun gerçekleştirdiği podcast yayınıdır. Sergi, az gündeme gelen ve haklarında az metin üretilen maket yapımcılarını tanımakla başlayan bir araştırma ve arşivleme çalışmasının ürünü. Ziyaretçiler bu sergide, maket yapımcılarının öyküleri ve onların paylaşıma açtıkları arşivlerden yapılan seçmelerin yanı sıra, maketin 20. yüzyıl Türkiye mimarlığındaki macerasını konu alan Arkitekt dergisi araştırmasını, eski ve yeni maket yapım gereçlerinden bir vitrini ve 21 parçalık maket seçkisini inceleme imkânı da buluyor. Pelin Derviş ile yapılan bu söyleşide serginin yapım süreci, kapsamı ve içeriğine ek olarak onu ortaya çıkaran motivasyonlar ve böyle bir birikimin yorumlanma ve değerlendirilme potansiyelleri konuşuldu. (ed. manifold.press) Podcast Türkçe ve Süresi 38:00Conference Object Courts & Kalfas: Patronage Relationships in Selim III’s Reign(Koç University Research Center For Anatolian Civilizations (ANAMED), 2024) Türker, Deniz; Uğurlu, A. HilalThe patronage networks of the members of Sultan Selim III’s extended court, specifically his mother, sisters, cousins, and their respective mothers, expand what is already written about the “Greek” artists, architects, and craftsmen who serviced the imperial family. This paper delves into the role of Greek kalfas, akin to modern architects, who served Selim III and his female relatives. It specifically examines figures such as Komyanoz, Foti, Todori, and Yani Kalfas, exploring their professional lives, which typically began in the imperial arsenal as shipbuilders. These individuals worked under—or alongside—French shipbuilders/architects, who were invited to the Capital by the court in the eighteenth century. Another important but overlooked aspect of their lives is the deep professional (and possibly familial) connections these men had with Aegean islands. The cultural interactions with Italian and French influences might shed light on the decorative tastes they adopted, practiced, and disseminated, particularly in palatial interiors. Additionally, this investigation might help us uncover the business networks of these kalfas, for example, their relations with 'woodcarvers from Chios.'Mapping the multiple and often simultaneous imperial building projects which these kalfas oversaw and examining the privileges they received from their patrons upon the successful and timely completion of these projects demonstrates the significance of these actors for the imperial family. Furthermore, these privileges—whether granted or sought—highlight not only the intense competition among these kalfas but also their deep awareness of each other's professional lives, underscoring the stakes of their interactions. The paper also offers close readings of the lengthy correspondence between Esma Sultan, Abdülhamid I’s daughter, her kethüda (personal accountant/asset manager) Ömer Ağa and her remarkably involved mother Sineperver, on the prolonged building process of her new waterfront mansion in Eyüb. These texts not only reveal insights about Komyanoz Kalfa, a Greek-Ottoman architect from Phanar tasked with the mansion's design and construction, but also about the operational methods of these builders and the decorum of engagement with different members of Esma’s own court. Additionally, the correspondence highlights Sineperver's pivotal role in supporting her daughter by overseeing the project and reveals the architect-client relationship. The paper ends with a rumination on the anonymous Greek artist who accompanied the English architect Charles Robert Cockerell (d. 1863) and allowed the foreigner to sketch domestic architectural features of spaces (instead of the usual grand imperial sites) that were contemporaneous with Esma’s now non-extant Eyüb mansion.
