Mimarlık Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1947
Browse
3 results
Search Results
Article Designing and building follies as a pedagogical approach in architectural design education(UOU scientific journal, 2021) Avcı, OzanArchitectural education has its own unique character in-between rational and creative thinking. Within this wide perspective, learning by doing becomes important so as to cover different aspects of this education. At MEF University Faculty of Arts Design and Architecture (FADA), we we've created a unique program called Design-Build Studio (DBS) in order to push creating and doing beyond the boundaries of architectural design studios at universities. In this essay, I would like to focus on follies that we have been designing since 2015 in our DBS program as a pedagogical approach in architectural design education. Follies are pregnant points that can give birth to various forms and functions. Their open structure allows a collective design process with the participation of tutors, students, users, locals, municipalities, and NGOs. Through DBS project our students get a real design experience in a real place with real people, discover the difficulties of this process, improve their communication skills and comprehend the power of design to be used as a tool to improve the lives of everyone. As a result, we believe that designing and creating follie-like structures is critical in architectural design education.Conference Object X-Ray of an Architectural Design Studio: The Pendulum between the Ontology and Epistemology of Architecture(EAAE Annual Conference Proceedings, 2019) Avcı, OzanArchitectural design studio is a dynamic/interactive/productive atmosphere. This atmosphere is not limited to a physical space—like the school building—but can be produced collectively with the students where the educator comes together with them. Changing the atmosphere during the design process keeps students active, excited and motivated. This motivation triggers creativity. In order to support this creative atmosphere, a pendulum-like movement should be created between the ontology and epistemology of architecture through relational and critical thinking. At this stage, the design of the content and the process of the design studio by the educator come into prominence. In this paper the x-ray of a 3rd year undergraduate architectural design studio in Istanbul will be presented so as to discuss the interwoven relations between the educator, the content, the place, the students and the process.Article Kriz Halinde ve Krizleriyle Mimarlık Eğitim Ortamı(Mimarlar Odası, 2019) Serdar Köknar, Burcu; Avcı, Ozan; Eren, Başak; Beril, SarısakalBeklenmedik bir anda ortaya çıkan ve genellikle olumsuz gelişmeleri nitelendirmek için kullanılan “kriz” kavramı, yeni fırsatlar yaratılmasına olanak tanınması bağlamında olumlu çağrışımlar da yapmaktadır. Tıp alanında yaygın olarak kullanılan kriz, hastalıklardaki dönüm noktasına işaret eder; bu dönemeç iyiye de kötüye de evrilme potansiyeline sahiptir. Köken olarak “karar vermek” anlamına gelen kriz, geçmişe ve geleceğe yönelik kararların yeniden sorgulanması gerektiğini de gündeme getirmektedir. Marc J. Neveu, “Crisis, Crisis, Everywhere” başlıklı yazısında Edmund Husserl’in 1936 yılında yazdığı “The Crisis of European Sciences and Transcendental Phenomenology” metnine referans vererek krizin öznel dünyamızla ilişkisini açıklamaya çalışır.(1) Husserl’in kısaca eleştirdiği şey, “bilimlerin nesnel modeli doğru olsa bile müşterek deneyimimizin zenginliğinin nedenini açıklayamamaları”dır. Husserl, bilimin sözde nesnel dünya görüşünü temel alan kavramın “yaşam dünyası” (lebenswelt)-müşterek yaşanan dünya- kavramı olduğunu öne sürer. Konuya bu perspektiften bakılırsa, öznelle nesnel arasında net bir ayrım yoktur. Krizde, nesnel olan yıkıldığında, bilim öncesi yaşam dünyası kalır ve Husserl’e göre bu, varoluş hissini iyileştirebilir. Dolayısıyla içinde yaşadığımız tek bir dünyadan bahsetmek yerine kendi deneyimlerimizle ürettiğimiz çoklu dünyalardan söz etmek mümkündür. Kriz anlarının bu çoklu dünyaların keşfini olanaklı hale getirdiği söylenebilir.İçinde bulunduğumuz zaman diliminin en güncel kavramlarından biri olan kriz, mimarlık eğitimi bağlamında da çeşitli konuların tartışılmasına aracılık eder: Dünyada yaşanan ekonomik, politik, ekolojik vb. krizlerin mimarlık mesleğine ve eğitimine yansımaları nelerdir? Eğitimde yaşanan krizler nelerdir? Eğitim pedagojileri öğrencilerin yaşadıkları krizleri aşmalarına ne kadar yardımcı olabilmektedir? Krizde üretim yapmak mümkün müdür? Bilginin erişiminin ve paylaşımının arttığı günümüzde, etik meseleler bir krize dönüşmekte midir? Türkiye özelinde yeni açılan üniversite ve yetersiz akademisyen ilişkisi nasıl bir krizi tetiklemektedir? Mimarlık eğitiminde dikte edilen standartlar ile aynılaşma bir tür krize mi işaret etmektedir? Ekonomik krizle yeni mezun mimarlar nasıl baş edebilirler? 2-3 Kasım 2018 tarihlerinde MEF Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde düzenlediğimiz 47. Mimarlık Bölüm Başkanları İletişim Grubu (MOBBİG) toplantısında(2) bu ve benzeri sorular eş zamanlı yuvarlak masa toplantılarında, mimarlık eğitiminin tüm aktörleri ile birlikte yatay bir organizasyonla dünya, eğitim, üretim, akademisyenlik, öğrenci olmak başlıkları altında tartışıldı. Bu yazı, 47. MOBBİG toplantısının tüm aşamaları boyunca bizim zihinlerimizde tetiklediği sorular ışığında mimarlık eğitimindeki olası kriz hallerini olumlu ve olumsuz yönleriyle ortamın halleri, eğitimci olmak ve öğrenci olmak ara başlıkları ile tartışmayı hedefliyor.
