Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1940

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Research Project
    İmece-depo: İşbirlikçi Hücresel Ağlarda Veri Önbellekleme için Cihazdan Cihaza Iletişim ile Dağıtık Depolama, Optimale Yakın Kodlama ve Protokol Tasarımı.
    (2023) Haytaoğlu, Elif; Pourmandı, Massoud; Kaya, Erdi; Arslan, Şefik Şuayb
    Hücresel ağlarda popüler dosyaların cihazlarda önbelleklenmesi ile, cihazlar arası etkileşim baz istasyonu (Bİ) üzerine düşen iletişim yükünü oldukça azaltmaktadır. Dağıtık veri önbellekleme işlemi popüler bir dosyanın parçalarının kodlanmamış orijinal haliyle ya da herhangi bir silinti kodu kullanılarak kodlanmış halinin mobil cihazlar içerisinde dağıtık bir şekilde depolanması yardımıyla gerçekleştirilir. Dosyanın herhangi bir parçası, komşu mobil cihazlardan ya da mümkün değilse, doğrudan Bİ?lerden, yüksek bir iletişim maliyeti pahasına indirilebilir. Bir hücresel ağda, rastgele zamanlarda bazı düğümlerin hücreye katıldığı ve bazılarının ayrıldığı göz önüne alındığında, performans için Bİ ile iletişimin minimum düzeyde olmasını sağlayacak akıllı veri onarım yöntemlerine ihtiyaç duyulacaktır. Tek bir veya birden fazla Bİ?nin sisteme katılımı, önceki onarım paradigmalarına, özellikle de işbirlikçi düğüm onarım süreçlerine farklı bir boyut eklemektedir. Bunun nedeni, çalışma protokolü kurallarının yanı sıra iletişim kısıtlamalarının da değişmesidir. Literatür, bu durum için temel bant genişliği/depolama ödünleşim uzayını inceleyen bir çalışma içermemektedir. Yeni hücre mimarileri buna göre, yeni silinti kod yapılarını, verimli protokol tasarımlarını, veri erişim gecikmesi, gerçekçi kuyruk modelleri ve gerçekçi benzetim platformları dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere farklı tasarım değerlendirmelerini gerektirmektedir. Bu projede ilk olarak, daha önceki hiçbir çalışmada düşünülmemiş işbirliği yapan Bİ?lerin cihaz ayrılışlarında yaşanan kayıp verinin onarımı için bant genişliği ve depolama kapasitesinin iyileştirilmiş teorik sınırlarının veri akış diyagramları kullanılarak elde edilmesi amaçlanmıştır. Bununla beraber, bant genişliği ve depolama alanını en iyi kullanan kod yapılarından esinlenerek, veri önbellekleme işlemini optimale yakın bir maliyetle gerçekleştirecek tamamen özgün çizge tabanlı kod yapıları ve bu yeni kodlar için daha önce düğüm onarım problemine uygulanmamış genetik algoritma, optimize edilmiş artık veri dağıtımı gibi yeni yaklaşımlar kullanılarak önceden düşünülmemiş düğüm onarım algoritmaları önerilecektir. Ayrıca, düğümlerin hücreye katılma ve ayrılma süreçleri için, bant genişliği ve veri depolaması gereksinimlerini en aza indirmeye yardımcı olacak enerji tüketimi odaklı son derece özgün protokoller önerilecektir. Bu protokoller, düğümlerin bir hücreden diğerine geçiş yapabileceği ve hücre içi kaynakların etkin kullanılmasına yardımcı olmak için Bİ?lerin işbirliği yapmasını sağlayan geçiş senaryoları ile güçlendirilecektir. Bu durum, iki onarım işlemi arasındaki sürenin ayarlanması, veri erişim maliyetlerinin azaltılması, hücreye katılan düğüm içeriğinin kullanımı, artık veri kullanımı v.s. gibi yenilikleri içerecektir. Son olarak, önerilen kod yapıları ve protokol mimarisinin performansını analitik olarak türetmek için bilinen çeşitli ve daha gerçekçi kuyruklama modelleri değerlendirilecektir. Analitik sonuçlarımızı doğrulamak için daha sonra hücresel ağ tabanlı büyük ölçekli benzetimler yapılıp sayısal yöntemler ile toplam iletişim ve dosya onarım işlemlerinin maliyet hesaplamaları ve karşılaştırmaları yapılacaktır. MEF Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Şuayb Arslan?ın yürütücüsü olduğu ve 36 ay sürecek projede, Pamukkale üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Elif Haytaoğlu araştırmacı olarak görev alacaktır. Projede, iki doktora, iki yüksek lisans ve son iki senemizde iki lisans öğrencisi bursiyer olarak görev alacaktır.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Understanding the Psychological and Financial Correlates for Consumer Credit Use;
    (Sosyoekonomi Society, 2024-01-31) Ertuğrul, Seyit; Sayar, Alperen; Şahin, Türkay; Çakar,Tuna; Ertuğru, Seyit
    This study investigated the behavioural and cognitive predictors of consumer credit usage to develop a behavioural credit risk assessment procedure for a factoring company. Participants completed surveys measuring personality traits, self-esteem, material and monetary values, compulsive and impulsive buying tendencies, self-control, and impulsiveness. Financial surveys also assessed financial literacy and knowledge of financial concepts. The results indicated that extraversion, conscientiousness, emotional stability, and experiential self-control were significant predictors of consumer credit usage. These findings suggest that a finance company can use these personality traits and financial characteristics to develop a more accurate and effective credit risk assessment procedure, such as psychometric tests. © 2024, Sosyoekonomi Society. All rights reserved.
  • Article
    What Is Neuroentrepreneurship? the Theoretical Framework, Critical Evaluation, and Research Program
    (2020-04-30) Çakar,Tuna; Girişken, Arzu
    As interest in entrepreneurship research to identify the possible economic development opportunities that entrepreneurs can provide, entrepreneurship research's objective tools are reaching their limits. Researchers in entrepreneurship are striving to discover new techniques and methodologies to answer questions about what makes a person an entrepreneur and perhaps identify and encourage an entrepreneur in the next step. Although a great deal of research has been done to answer these questions scientifically, traditional techniques have failed to produce the desired answers. For this reason, researchers working in the entrepreneurship field have recently been increasingly interested in applying neuroscience methods, especially after the proliferation of research fields such as neuroeconomics, neuromarketing, and neuropolitics. Although the population of neuroentrepreneurship research is gradually increasing, we cannot say that the field has been studied theoretically enough yet. In this article, a theoretical definition of neuroentrepreneurship is made, and a scientific framework is tried to be gained on the way to future research.
  • Article
    Neural Coreference Resolution for Turkish
    (2023-03-15) Demir, Şeniz
    Coreference resolution deals with resolving mentions of the same underlying entity in a given text. This challenging task is an indispensable aspect of text understanding and has important applications in various language processing systems such as question answering and machine translation. Although a significant amount of studies is devoted to coreference resolution, the research on Turkish is scarce and mostly limited to pronoun resolution. To our best knowledge, this article presents the first neural Turkish coreference resolution study where two learning-based models are explored. Both models follow the mention-ranking approach while forming clusters of mentions. The first model uses a set of hand-crafted features whereas the second coreference model relies on embeddings learned from large-scale pre-trained language models for capturing similarities between a mention and its candidate antecedents. Several language models trained specifically for Turkish are used to obtain mention representations and their effectiveness is compared in conducted experiments using automatic metrics. We argue that the results of this study shed light on the possible contributions of neural architectures to Turkish coreference resolution.
  • Article
    Siyasal Parti Liderlerine İlişkin Seçmen Algısının Beyin Görüntüleme Yöntemiyle Ölçülmesi Üzerine Pilot Bir Araştırma
    (2021-07-30) Çakar, Tuna; Erdoğan, Çağdan; Girişken, Yener
    Siyasi partilerin ve parti liderlerinin seçmen tarafından nasıl algılandığı sorusu siyasi pazarlama araştırma konularının başında gelen sorulardan biridir. Son dönemde pazarlama araştırmalarında beyin görüntüleme yöntemleri ölçülebilirlik ve objektiflik özellikleri dolayısıyla daha sık kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, seçmenlerin liderlere ilişkin algısını, üyesi oldukları siyasi partiyi olumlu algılayacakları öngörüsünden yola çıkarak, beyin görüntüleme yöntemi kullanarak saptayabilmek ve ayrıştırabilmektir. Bu amaçla bu araştırmada, hem kullanım kolaylığı hem de akademik literatürdeki güvenilirliği nedeniyle işlevsel yakın kızıl ötesi spektrometre (fNIR) yöntemi tercih edilmiştir. Bu çerçevede Türkiye’de 2011 seçimlerinde en yüksek oy alan iki partinin aktif çalışma hayatı olan toplam 30 parti meclisi üyesi (30 erkek; Yaş ort.: 34.76) gönüllülük esasına dayanılarak çalışmaya davet edilmiştir. Katılımcılara siyasi parti liderleri ve sıfatlardan oluşan slaytlar gösterilmiş ve 3'lü Likert ölçeği ile tutumları sorulmuştur. Olası bir karşıtlık etkisini gözlemleyebilmek adına katılımcılar karşıt siyasi partilerden seçilmiştir. Çalışma sonunda katılımcıların tutumları beyanlarına dayandırılmadan, sadece nörofizyolojik verilerden yola çıkarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular katılımcıların beklenen tutumlarının 5 kanal (V1, V5, V7, V9, V11) üzerinden istatistiksel olarak anlamlı seviyede ayrıştığını göstermektedir. Ampirik bir içeriğe sahip olan bu çalışmada elde edilen bulgular, hem özel olarak siyasal pazarlama, hem de daha genelinde pazarlama araştırmalarında yeni yöntemlerin geliştirilmesi ve uygulanması açısından önemlidir.
  • Article
    Detecting the Effect of Voice-Over in Tv Ads Via Optic Brain Imaging (fnirs) and In-Depth Interview Methods
    (Istanbul Univ, 2016) Çakar, Tuna; Girisken, Yener
    Voice-overs are used extensively to increase the effectiveness of the TV ads especially in the last decade. The main purpose is to provide the brand message via a clear feature that will inevitably grab the attention of the viewers. The current study contains the neuro tests of 12 TV ads in banking and finance sectors on 168 participants in 8 groups. Optic brain imaging (fNIRS) and in-depth interviews were the methodologies utilized during the test of these TV ads. The obtained results indicate that the use of voice-over during the TV ads possibly causes the decrease in attention and emotional engagement levels of the participants.