Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
4 results
Search Results
Article Türk Hukukunda İnternet Ortamında Mal Satışına Yönelik Sözleşmelerde Cayma Hakkının Kullanılması(MEF Üniversitesi, 2022) Işıntan, PelinTüketiciye kayıtsız ve şartsız olarak yapmış olduğu işlemden kurtulma imkanı sağlayan cayma hakkı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da çeşitli tüketici işlemleri için öngörülmüştür ve tüketici açısından önemli bir imkandır. Cayma hakkının varlığı özellikle internet ortamında tüketiciyi daha rahat işlem yapmaya sevk eder. Covid-19 pandemisi sırasında önemi daha da iyi anlaşılan İnternet üzerinden kurulan mesafeli sözleşmeler artık modern hayatın bir parçası haline gelmiştir. Bu tür sözleşmelerin sıklıkla kurulduğu ve platform olarak tabir edilen çevrimiçi pazar yerleri tüketicinin çok kolaylıkla alışveriş yapmaya yönlendirildiği mecralardır. Bu bağlamda İnternet üzerinden bir taşınır satışına taraf olan tüketicinin korunması TKHK md.48 ile buna dayanarak çıkartılan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında gerçekleşir. Söz konusu mevzuatta yakın zamanda önemli değişiklikler yapılmıştır ve bunların bir kısmı cayma hakkının kullanımına ilişkindir. Bu çalışmada, sözleşme kurulduktan sonra tüketicinin korunması yönündeki en önemli araç olarak gördüğümüz cayma hakkı ve bu hakkın kullanılmasına ilişkin mevzuatta gerçekleşen son değişiklikler ele alınacaktır.Book Part Mesafeli sözleşmelerde tüketicinin korunması(Yetkin Yayınları, 2023) Işıntan, PelinMesafeli sözleşme, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun61 (TKHK) md. 48 ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği62 (Yönetmelik) md. 4/e bendinde “Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler.” olarak tanımlanmıştır.Conference Object Is what is illegal also unethical? An analysis of Turkish law regarding assisted reproduction and genetic engineering(Faculty of Law, University of Banja Luka, 2020) Işıntan, PelinThe development in biotechnology is enormous and legal systems try to find their way in a field they barely know or understand. The concepts of family, filiation or reproduction are not what they used to be. With the use of new technologies, a man and/or a woman can have an offspring without even having a partner. They can choose to have a girl or a boy. They can choose to have a healthy child who doesn’t inherit their genetic defects, etc. Many people can’t conceive in a „natural“ way because of personal, biological or genetic challenges and wanting to have a child is so powerful that these people will go to any length and ordeal to achieve their dream. This is where the legal system comes into play with many questions along with ethical challenges. Should we let people havewhat they want in order to have a family? What about filiation? Can we keep the embryos forever? Who has the right over them? Can the father or the mother change their mind before the implantation? There are many other questions left to be answered. Though the reproduction technologies used in Turkey are state of the art, Turkish law is quite restrictive on these matters mostly on the basis of public order. A restrictive system may only seemingly solve some of these legal problems while it creates others as there would always be a more liberal country where people can go and have the procedure. What will happen then?Book Part Güncel yargıtay kararları ışığında nişanlanmanın geçerliliğine ilişkin bazı hukuki meseleler(Filiz Kitabevi, 2020) Işıntan, PelinEvliliğe giden ilk adım olarak nitelendirebileceğimiz nişanlılık ilişkisi, bir aile hukuku kurumu olarak MK md. 118 ve devamı hükümle-rinde düzenlenmiştir. Bu çerçevede nişanlılığın kurulması ve bu ilişki-nin bozulması halinde tarafların sahip olacağı haklara özel olarak yer verilmiştir. Tabii olarak bu hükümlere başvurulabilmesinin temel şartı geçerli olarak kurulmuş bir nişan ilişkisidir. Medeni Kanun’da nişan-lanmanın kurulması için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade be-yanlarında bulunması yeterli sayılmış; bundan başka özel bir geçerlilik şartı getirilmemiştir. Bununla birlikte Yargıtay’ın son birkaç senedir özellikle nişanlanmanın şekli açısından kanuna aykırı kararlar verdiği tespit edilmektedir. İncelememizde bu kararların yanı sıra, Yargıtay’ın nişanlanmaya yönelik irade beyanlarının yanlış olarak değerlendirdiği bir kararı ile mevcut bir evliliğin nişanlanmanın konusunu imkansız ve genel ahlaka aykırı hale getirdiğinden bahisle verdiği kararlar ele alına-caktır. Belirtmek gerekir ki, taraflardan birinin evli olmasının nişanlan-mayı kesin hükümsüz hale getireceği doktrinde de hemen hemen istis-nasız olarak kabul edilir. Bununla birlikte, bu şekildeki bir kabul bazı istenmeyen sonuçlara yol açabilir, bu nedenle somut olayın özelliklerinin dikkate alınması gerekir. İsviçre doktrininde de konuyla ilgili farklı gö-rüşler mevcut olduğundan incelemeye bu kararlar da dahil edilmiştir.
