Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
4 results
Search Results
Conference Object Tüketicinin Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Reklamlara Karşı Korunması(2025) Pelin Işıntan, İhsan Gülçin; Işıntan, PelinSosyal medyanın hayatlarımızda işgal ettiği yer giderek arttıkça bu mecranın tüketicilere ulaşmak için yeni bir kanal olarak kullanımı da artmıştır. Geleneksel medya kanallarına nazaran tüketiciyle daha mikro düzeyde iletişim sağlama imkanı veren sosyal medyada çeşitli yöntem ve teknikler kullanılarak mevcut ve müstakbel tüketicilerin ilgisini çekmek mümkün hale gelmiş ve hatta “içerik üreticisi” olarak ifade edilen yeni bir meslek kendisini kabul ettirmiştir; zira her sosyal medya kullanıcısı aynı zamanda kullanılan sosyal medya aracının türüne göre yazılı, görsel veya işitsel içerikler üreterek bunu diğer kullanıcılar ile paylaşabilmektedir. Her ne kadar pazarlama ve reklam faaliyetlerinde toplum tarafından tanınan kişilerin şöhretinden yararlanmak bilinen bir yöntem olsa da, sosyal medya etkileyicileri ya da influencer olarak tabir edilen kişilerin yer aldıkları faaliyetler geleneksel reklam faaliyetlerine nazaran farklılıklar içermektedir. Bu kişiler, bilinen anlamda ünlüler olabileceği gibi sadece sosyal medya kullanıcıları arasında belli bir şöhrete sahip içerik üreticileri de olabilir. Sosyal medyada yüksek takipçi sayısına sahip ve takipçileriyle sanal da olsa kurduğu ilişki nedeniyle onları belli bir davranışa yönlendirme hususunda özel bir etkiye sahiptir. Bahsi geçen takipçiler samimiyetine inandıkları, güvendikleri ve bazen de özendikleri bu kişilerin gittiği, gezdiği yerleri, kullandıkları ürünleri, yiyip içtikleri mekanları sosyal medyada an be an takipte oldukları için çoğu zaman bir tanıtım faaliyetine maruz kaldıklarını bile fark edemeyebilirler. Bu nedenle sosyal medyadaki bu faaliyetlerin kontrol altına alınması ve tüketicilere özel bir korunma sağlanması zorunlu ve bir o kadar da zorludur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 61. maddesinde ticari reklamın tanımını vermiş ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği de reklamın tüketici tarafından reklam olarak algılanması gereğinin altını çizmiştir. Ancak, reklam faaliyetinin zorunlu bir unsurunu teşkil eden ayırt edicilik sosyal medya etkileyicilerinin yaptıkları faaliyetlerdeki en sorunlu unsurdur ve bu bağlamda örtülü reklam yasağına özellikle dikkat edilmelidir. Bu nedenle 4.5.2021 tarih ve 309 sayılı Reklam Kurulu Kararına dayanan ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkartılan Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz’da konu ayrıca ele alınmış ve her bir sosyal medya aracında tüketicinin reklama maruz kaldığını anlayabilmesi için yapılması gerekenler özel olarak açıklanmıştır. Çalışmamızda tüketicinin sosyal medya etkileyicilerinin faaliyetlerine karşı korunması bakımından mevzuat hükümlerinin öngördüğü düzen ve korumanın yeterliliği incelenecektir.Conference Object Anayasa Mahkemesinin MK Md. 187 ile İmtihanı: Bir İptal Kararının Gelişimi(İstanbul Aydın Üniversitesi, 2024) Işıntan, PelinEvlenen kadının zorunlu olarak soyadını değiştirmesi ile ilgili düzenlemeler uzun zamandır tartışma konusudur. Bu konuyu düzenleyen eMK md. 153 ve MK md. 187 otuz yıldan fazla bir süredir gündemimizdedir. Avrupa Konseyi’ne üye devletler arasında da bu şekilde zorunlu soyadı değişikliği düzenlemesine sahip tek ülke Türkiye’dir. Nitekim ilk olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde görülen Ünal Tekeli v. Türkiye davasında kadının evlenmekle soyadını zorunluolarak değiştirmesinin bir insan hakları ihlali olduğu kabul edilerek Türkiye aleyhine tazminata hükmedilmiştir. Bu kararı daha sonra Leventoğlu Abdülkadiroğlu v. Türkiye, Tanbay Tüten v.Türkiye ve Tuncer Güneş v. Türkiye davaları izlemiş ve Türkiye her seferinde mahkum edilmiştir. Ulusal düzeyde de Anayasa Mahkemesi’nin önüne eMK md 153 ve MK md. 187’niniptali talepleri ile gidilmiş fakat bu davalar her seferinde reddedilmiştir. Buna mukabil, bireyselbaşvuru yolunun açılmasıyla birlikte tamamen toplumsal cinsiyet rollerinin kabulüne dayanan buzorunlu soyadı değişikliğinin Anayasa’da yer alan temel ilkelere aykırılık taşıdığına yönelikkararlar verilmeye başlamıştır.Article Citation - Scopus: 1Les Conventions Préparatoires(Istanbul University Press, 2023) Işıntan, PelinLa phase précontractuelle est une zone grise, difficile à cerner et gouvernée par la liberté contractuelle. Les parties sont libres d’organiser leurs pourparlers conventionnellement et s’imposer des devoirs contractuels même en période précontractuelle. Par convention précontractuelle nous entendons un acte bilatéral qui vise la conclusion du contrat négocié. Puisque le Code des Obligations turc ne consacre pas une section spécifique aux pourparlers les parties ont grand intérêt à organiser cette phase et définir les règles à suivre et leurs comportements réciproques. Les parties peuvent former des actes précontractuels sous des formes et avec des contenus très variés. Nous allons nous limiter aux actes bilatéraux conclus entre les parties puisque nous examinons les conventions préparatoires. Par conséquent, les actes unilatéraux tels que la lettre d’intention envoyée par l’une des parties avec l’intention de débuter les pourparlers ne seraient pas traités dans cet article. Ainsi nous envisageons une étude sur les conventions précontractuelles en tenant compte de leur effet obligatoire. Dans un premier temps, nous traiterons les conventions qu’on pourrait appeler les contrats préparatoires qui créent un effet obligatoire pour au moins une des parties, et ensuite nous examinerons les conventions munies d’un tel effet.Conference Object Nişanlanmanın geçerliliği ile ilgili bazı yargıtay içtihatlarının değerlendirilmesi(Aydın Üniversitesi, 2020) Işıntan, PelinEvliliğe giden ilk adım olarak nitelendirebileceğimiz nişanlılık ilişkisi MK md. 118 gereğince tarafların birbirlerine yapacağı evlenme vaadi ile kurulur. Taraflar dilerse kendi aralarında bu vaadi dile getirebilecekleri gibi, aileleri ve yakın çevrelerinin hazır bulunduğu bir tören yapmak da isteyebilirler. Tören yapılması, yüzük takılması, hediye alınması gibi durumlar örf ve adet açısından uygun görülse ve toplumda genellikle bunların yapılmasına yönelik bir beklenti mevcut olsa da, kanunen bunların bulunması bir geçerlilik şartı değildir. Bununla birlikte, Yargıtay’ın son zamanlarda üst üste verdiği kararlarda nişanlanmanın geçerli olabilmesi için bir tören yapılmasını ve aile büyüklerinin şahitliğini aradığı tespit edilebilir.
