Hukuk Fakültesi Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    The Impact of Force Majeure on Contracts for the International Sale of Commercial Goods Under Art. 79 of the CISG
    (Istanbul Universtiy Press, 2025) Başoğlu, Başak; Kapancı, Kadir Berk; Kapancı, Kadir Berk
    The United Nations Convention on Contracts for the International Sale of Goods (CISG) aims to harmonise inter0 national trade law by providing unified rules for sales contracts across its 970member countries, as of April 2025. Despite its wide adoption, the CISG’s approach to non0performance and liability differs markedly from domestic legal systems, particularly those based on civil law traditions. The CISG provides that the debtor failing to perform their obligations must compensate for the loss, unless exempted under Article 79, which introduces the concept of “impediment beyond the debtor’s control” as a basis for exemption. For this exemption to apply, the impediment must be unforeseeable, unavoidable, and the direct cause of the failure to perform. However, these criteria make its application rare in practice, while its requirements have been satisfied in only a limited number of cases. This study examines Article 79 CISG in detail, exploring its stringent criteria and the challenges it presents in practice. Furthermore, the paper will assess Article 79’s effectiveness in addressing force majeure and hardship scenarios, despite the absence of explicit references to these concepts within the CISG text.
  • Article
    De L’execution En Nature En Droit Prive Turc
    (2022) Kapancı, Kadir Berk; Başoğlu, Başak
    Normalement une obligation tend à l’exécution. A cet égard, l’exécution est l’accomplissement de la prestation due au créancier. Quant à l’exécution en nature, elle signifie la requête du créancier sur la même matière envers le débiteur. Pour le droit turc, qui fait partie du monde de droit civil (civil law), elle constitue, si on l’explique avec une allégorie qui y va bien, «l’épine dorsale» de l’obligation, composant non un remède mais une extension naturelle de l’obligation, c’est à dire, elle est en principe tout à fait réclamable. En fait, c’est un recours accordé au demandeur en cas de d’inexécution du contrat par le débiteur, et par lequel celui-ci peut être condamné à exécuter son engagement dans les termes précis où il l’avait contracté. Mais comment le créancier va le demander en droit si le débiteur persiste à ne pas prendre une action pour le réaliser ? La réponse est bien nette: On le lui «rappelle gentiment» avec les procédures de l’exécution forcée. Ces moyens sont tous prévus pour faire pression sur le débiteur et le déterminer à exécuter ce qu’il doit envers le créancier. Notre travail ciprès vise à expliquer les règles principales en droit turc, qui est lui-même inspiré de droit suisse, sur l’exécution forcée en nature pour tous les différents types d’obligation.
  • Article
    Soybağının Çocuğun Soyadına Etkisi
    (2017) Başoğlu, Başak; Kapancı, Başak Başoğlu
    Türk pozitif hukukunda ailede ad birliğini sağlama amacıyla ortak soyadı olarak kocanın soyadı belirlenmiş, buna bağlı olarak hem evlenen kadının hem de evlilik içinde dünyaya gelen çocuğun aile soyadı olarak belirlenen kocanın/babanın soyadını taşıyacağı düzenlenmiştir. Bir başka deyişle Türk hukukunda kadının soyadı evlilik ile değişerek kocasının soyadına, dolayısıyla onun soyuna, kimliğine, statüsüne tabi kılınmıştır. Çocuğun soyadı ise babanın soybağına dolayısıyla yine onun soyuna, kimliğine, statüsüne tabi kılınmıştır. Buna göre, anne baba ile evli değilse, çocuk babası ile arasında soybağı kurulmadıkça, annesinin soyadını alacaksa da baba ile soybağı bir kez kurulduktan sonra çocuk babanın soyadını alır. Ancak çocuğun soyadına ilişkin düzenlemeler oldukça tartışmalıdır ve hatta bu düzenlemeler ilk derece mahkemelerinin, Yargıtay'ın, Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarına konu olmuştur. Söz konusu yargı kararları ışığında durum daha da tartışmalı bir hal almıştır. Şüphesiz çocuğun soyadına ilişkin tüm sorunların ve tartışmaların çözümü pozitif hukukun değiştirilmesinden geçeceğinden bu çalışma ile amaçlanan olası bir pozitif hukuk değişikliğine ışık tutmaktır.
  • Conference Object
    Close Link Between the Right To Specific Performance and Penalty Clauses: a Comparative Approach
    (2017) Kapancı, Kadir Berk; Başoğlu, Başak
    In a contractual relationship, the debtor is liable for a full and due performance. Furthermore, the parties can also agree on a penalty clause to be performed, in case where the obligation is not diligently performed. Penalty clauses are side-agreements enlarging the scope of liability of the debtor by establishing a penalty to be paid in case of breach of contract. These clauses, thus guarantee the performance by creating pressure on the debtor. These penalties are awarded even if there is no damage. On the other hand, penalty clauses are to be separated from liquidated damages clauses which are also side-agreements aiming to estimate damages in case of a possible breach of contract. In other words, such clauses simply aim to measure damages that are hard to prove once incurred. Liquidated damages clauses can easily be enforced by the courts in both civil and common law countries. However, this is not the case for penalty clauses.
  • Article
    Çocuğun Medeni Hukuk Kuralları Çerçevesinde Şiddete Karşı Korunması
    (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2017) Kapancı, Kadir Berk; Başoğlu, Başak; Kapancı, Başak Başoğlu
    Özel hukuk anlamında şiddet, bir kimsenin kişi ve malvarlığı değerlerine saldırıyı ifade eder. Çocuğun bir birey olarak aile içinde veya aile dışında karşılaştığı şiddete karşı korunması önemli bir konudur ve çeşitli düzenlemelerde özel olarak ele alınmıştır. Türk Medeni Kanunu’ndaki (TMK) bazı genel düzenlemeler de bu kapsamda kabul edilebilir. Nitekim, TMK’da yer alan kişilik haklarının korunması, velayet ve -istisnai olarak- vesayete ilişkin düzenlemeler, çocuğun gerek üçüncü kişilere gerekse de yetkilerini kötüye kullandıkları durumda veli/vasiye karşı özel hukuk kuralları çerçevesinde korunmasını konu almaktadır. İşbu çalışma, Medeni Hukukun anılan düzenlemeleri kapsamında çocuğun şiddete karşı korunmasında başvurulabilecek yollar incelenecektir.
  • Conference Object
    Çocuğun Medeni Hukuk Kuralları Çerçevesinde Şiddete Karşı Korunması (bildiri)
    (2015) Kapancı, Kadir Berk; Başoğlu, Başak
    Özel hukuk anlamında şiddet bir kimsenin kişi ve malvarlığı değerlerine saldırıyı ifade eder. Çocuğun bir birey olarak aile içinde veya aile dışında karşılaştığı şiddete karşı korunması önemli bir konudur ve çeşitli düzenlemelerdde özel olarak ele alınmıştır. Türk Medeni Kanunu’ndaki (TMK) bazı genel düzenlemeler de bu kapsamda kabul edilebilir. Nitekim TMK’da yer alan kişilik haklarının korunması, velayet ve –istisnai olarak- vesayete ilişkin düzenlemeler, çocuğun gerek üçüncü kişilere gerekse de yetkilerini kötüye kullandıkları durumda veli/vasiye karşı özel hukuk kuralları çerçevesinde korunmasını konu almaktadır. İşbu çalışmada, Medeni Hukukun anılan düzenlemeleri kapsamında çocuğun şiddete karşı korunmasında başvurulabilecek yollar incelenecektir.