Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
13 results
Search Results
Conference Object Article Parasal altın ilkesi ve Nikaragua v. Almanya Davası: Tamam mı devam mı?(2024) Erson Asar, Bilge; Asar, Bilge Nur ErsonNikaragua 1 Mart 2024’te, İsrail'e silah ve yardım sağlayarak uluslararası hukuku çeşitli yönlerden ihlal ettiği iddiasıyla Almanya aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) başvurmuştur. Buna karşılık Almanya, İsrail'in davanın vazgeçilmez tarafı olduğunu savunarak UAD'nin bu davada yargı yetkisini kullanamayacağını ileri sürmüş ve böylece parasal altın ilkesini tekrar gündeme getirmiştir. Bu makale, UAD'nin 1954 yılında '1943'te Roma'dan Çıkarılan Parasal Altın' davasında geliştirdiği ve aynı isimle anılan parasal altın ilkesini incelemektedir. Bu ilke, davanın kilit noktasının üçüncü bir devletin eylem ve işlemlerinin değerlendirilmesini teşkil ettiği durumlarda UAD’nin yargı yetkisini kullanmaktan kaçınmasına ilişkindir. Çalışma, ilkenin kapsamını ve UAD kararlarındaki uygulamalarını analiz ederek, Nikaragua v. Almanya davasında ilkenin uygulanabilirliğini tartışmaktadır. Çalışmada, soykırımı önleme ve insancıl hukuka riayet etme yükümlülüklerinin kapsamını incelenerek, Almanya’nın yükümlülüklerinin İsrail'in eylemlerinden bağımsız olarak ele alınıp alınmayacağı değerlendirilmektedir.Article Diplomatik Koruma ve Konsolosluk Yardımında Çoklu Vatandaşlık(2024) Asar, Bilge Nur Erson; Perçin, GizemDevlet ile birey arasında hukuki bir bağ olarak tanımlanan vatandaşlığa bağlı hak ve yükümlülükler, öncelikle vatandaşlık devletinin egemenlik yetkisini kullandığı ülke üzerinde doğmaktadır. Ancak günümüzde yoğun bir artış gösteren nüfus hareketliliği, birçok bireyin vatandaşlık bağı ile bağlı olmadığı devletlerin ülkelerinde bulunmaları sonucunu doğurmuştur. Bulundukları devlet bakımından yabancı statüsünde kabul edilen bu bireyler, o devletin hukuk düzeni içerisinde haklarını savunmak, haklarının ihlal edilmesi halinde ise zararlarının giderilmesini talep etmek zorunda kalabilmektedir. Yabancıların, hukuk sistemine de yabancı oldukları bu devletlerde, haklarını savunmak bakımından ihtiyaç duydukları konsolosluk yardımı ve ihlal edilen haklarının giderimi için aradıkları diplomatik koruma, kural olarak, vatandaşlık bağı ile bağlı oldukları devlet tarafından kendilerine verilebilmektedir. Ancak yabancının birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olması durumunda, gerek konsolosluk yardımı gerek diplomatik korumanın hangi vatandaşlık devleti tarafından sağlanacağı ya da vatandaşlık devletlerinin her ikisinin de harekete geçip geçemeyeceği çözüme kavuşturulması gereken meselelerdir. Ayrıca çoklu vatandaşlık devletlerinin konsolosluk yardımı ile diplomatik korumayı birbirlerine karşı ileri sürüp süremeyecekleri de bu konuda başka bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, hem bireyin kabul eden devlet ve ihlal devleti bakımından yabancı olduğu durumlarda her bir vatandaşlık devletinin konsolosluk yardımı ve diplomatik korumada bulunabilmesi, hem de bireyin vatandaşlık devletleri arasında bu yardım ve korumanın mümkün olup olmadığı değerlendirilmiş; konuyla ilgili aranan koşul ve kriterler üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda çalışmanın diplomatik koruma bakımından, temel argümanı çoklu vatandaşlık devletlerinin ayrı ayrı hareket ettiği hallerde ihlal devletinin etkin vatandaşlık devleti ile sonraki süreçleri yürütebileceği; ancak vatandaşlık devletlerinin birlikte hareket ettikleri durumlarda böyle bir kriterin uygulanmasının gerekli olmadığıdır. Temel amacı, yabancı olduğu bir hukuk sisteminde karşılaşabileceği zorluklar karşısında bireyi desteklemek olan konsolosluk yardımında ise, çoklu vatandaşlık devletlerinin, kabul eden devlette, birlikte veya ayrı ayrı konsolosluk yardımı sağlama haklarının devletlerin egemen eşitlik ilkesine uygun olduğu; bununla birlikte vatandaşlık devletlerinden birinde özgürlüğü kısıtlanan birey bakımından konsolosluk yardımının sağlanması yükümlülüğünün bulunmadığı kabul edilmedir.Article Uluslararası Hukukta Andlaşma Akdetme Yetkisi ve Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi Madde 46 Kapsamında Andlaşmaların Geçersizliği(İstanbul Üniversitesi Yayınevi, 2023) Asar, Bilge ErsonDevletlerin bir andlaşma ile bağlanma süreçlerinde iç hukuklarında uygulanacak usule ilişkin düzenlemeleri, uluslararası hukuk ile iç hukukun kesiştiği sınırlı alanlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte devletlerin bu alandaki düzenlemelerinin çeşitli usulleri içerdiği gözlenmektedir. Geleneksel olarak yürütmenin elinde olan andlaşma akdetme yetkisinin demokratikleşme süreçleriyle birlikte yasama ile paylaşılan bir uygulama halini aldığı görülmektedir. Kimi devletlerde bu süreçlere anayasa mahkemeleri veya benzer yetkiyle donatılmış yargı organlarının da dahil olması mümkün olabilir. Hatta halk oylamasından geçmesi öngörülen andlaşma akdetme usulleri de mevcuttur. İç hukukta öngörülen bu kuralların ihlal edilmesi yoluyla bir uluslararası andlaşmaya taraf olan devlet, andlaşmanın geçersizliğini 1969 Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin (VAHS) 46. maddesine dayanarak ileri sürebilir. Uluslararasıcılık ile anayasalcılığı bağdaştırıcı bir çözüm sunar gibi gözüken bu hüküm, gerçekte son derece zor ve istisnaî bir uygulamaya sahiptir. Gerek devletlerin andlaşma akdetme konusundaki kurallarının karmaşık olması gerekse genel bir sınıflandırmayı zorlaştıracak kadar çeşitli olması, konuyu daha da çetrefilli hale getirmektedir. Bu çalışma, ilgili hükmün hazırlık çalışmaları, kapsamı ve sınırlarını ayrıntılı bir biçimde incelemektedir. Çalışmada ayrıca, VAHS’nin hazırlık çalışmalarında da en tartışmalı konulardan biri olan bu geçersizlik gerekçesinin neden son derece istisnaî ve ileri sürüldüğünde başarı şansının zayıf olduğu değerlendirilmiştir. Bunların yanında, bu hükmün şu anda akademik çevrelerde tartışılmakta olan andlaşmalardan çekilmeye ilişkin kurallara benzer şekilde uygulanabilirliği de ele alınmıştır.Book Part İfade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü(Türkiye Barolar Birliği, 2020) Tezcan, Durmuş; Erson Asar, Bilge; Çulha, Rıfat; Demirdağ, Fahrettin; Oktar, Salih; Önok, Murat; Yenisey, Feridun; Yıldız, CerenTürkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi İfade Özgürlüğü ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Çalışma Grubumuzun geçtiğimiz yıl oluşturulan raporda benimsenen sistemitakip ederek 2020 yılı raporunda da güncel gelişmeleri değerlendirmeye gayretgöstermiştir.Master Term Project Türkiye’deki Suriyeli kadın ve çocuk mültecilerin uluslararası hukuki sorunları(Özyeğin Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Bilim Dalı, 2017) Elmas, Nergiz; Caşın, Mesut HakkıYaşadığı toprakları ekonomik, siyasi, askeri baskı, şiddet ve zulüm nedeniyle terk ederek güvenlik ve huzur içinde olunacağı ümit edilen başka topraklara göç etme olgusu insanlık tarihi kadar eskidir ve çağlar boyunca devam etmiştir. Özellikle iki büyük dünya savaşının yaşandığı 20. yüzyılın ilk yarısında milyonlarca insan bu savaşlara bağlı olarak zorunlu göçler yaşamışlar, sığınmak zorunda kaldıkları ülkelerde de çeşitli hukuki ve sosyal sorunların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır. Devletler, sosyal dokularını ve dengelerini tehdit eden bu soruna kayıtsız kalamayarak çözüm arayışına yönelmiş ve sonuçta göç ve iltica hareketlerine yönelik bir dizi uluslararası hukuk normu oluşmuştur. Çeşitli antlaşmalar, sözleşmeler ve bildirgeler üzerinden hayata geçirilen bu uluslararası hukuk normları tüm diğer hukuk normları gibi her yeni durum karşısında gelişmeye devam etmekte, insanlığın kalıcı barış ve adalet arayışı günümüzde de sürmektedir. Bu arayışa rağmen insanlık 21. yüzyılda da savaşların ve katliamların önüne geçememiştir. Ortadoğu'da önce Irak ve hemen ardından Suriye'de patlak veren savaş / iç savaşlar milyonlarca insanın başka topraklara doğru kaçmasına neden olmuş, insanlık ailesi bir kez daha barış ve adalete dair geliştirdiği normların zayıflığıyla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Suriye iç savaşından kaçarak komşu ülke Türkiye'ye sığınan 3 milyona yakın insan vardır ve bunların 2 milyondan fazlası kadınlar ve çocuklardır. Bu çalışmada tarihi seyri içinde mülteci hukukunun gelişimi, uluslararası mülteci hukuku, mülteci hukuku açısından Türkiye'nin mevzuatı ve özellikle Suriye iç savaşından kaçan kadın ve çocukların hukuki ve sosyal sorunları ele alınarak değerlendirilmeye çalışılmıştır.Conference Object Judicial Independence in Turkey(Padova University, 2018) Erson Asar, BilgeJudicial independence is one of the main pillars of a democratic society. However, this important concept has always been challenged by the so-called authoritarian regimes. This paper explores the development of judicial independence within the Turkish legal system and takes a closer look at the challenges that it has been facing over the last decade.Conference Object Hasta Hakları Yönetmeliğinin Uluslararası Hasta Bakımından Yorumu(Turkeyhealth, 2018) Uyanık, Ayfer...Conference Object Yabancı devletlerden ticari alacakların tahsili sorunu(MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2019) Uyanık, Ayfer21-22 Şubat 2019 tarihlerinde MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi Maslak Kampüsümüzde "Uluslararası Hukukta Güncel Sorunlar Kongresi" düzenlenecektir. Bu kongre ile uluslararası hukuk sorunlarının, başta uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi olmak üzere farklı disiplin ve perspektiflerle değerlendirilmesi ve olası çözüm önerilerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Kongre kapsamında "Göçmen Sorunları"; "Diplomatik Krizler"; "Terörle Mücadele Çerçevesinde Kuvvet Kullanımının Meşruiyeti"; "Arap Baharı ve Suriye Savaşı'nın Türkiye'ye Yansımaları"; "Deniz Hukuku Sorunları"; "Çevrenin Uluslararası Düzeyde Korunmasında Türkiye'nin Yeri"; "Osmanlı Devleti ile Türkiye Arasındaki Hukuki İlişki"; "Uluslararası Hukuk Açısından OHAL Dönemi ve OHAL'in Türkiye'deki Etkileri"; "AİHM'in Zorunlu Yargı Yetkisinin Kabulünden Bugüne Türkiye'nin İnsan Hakları Karnesi" gibi konularda bildiriler sunulmuştur.Conference Object İnternet üzerinden aktedilen tüketici akitlerinde uygulanacak ülke hukuku ve milletlerarası yetki sorunu(Mef Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve E-Ticaret ve İnternet Hukuku Derneği, 2017) Uyanık, AyferAçılış konuşmalarının ardından E-Hukuk Derneği başkanı Av. Gökhan Uğur Bağcı ile PayU Türkiye CEO’su Emre Güzer’in E-Ticaret sektörüne dair söyleşisinde, Emre Güzer tarafından sektöre dair son derece kritik bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Diğer oturumda da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan Perakende ve Elektronik Ticaret Daire Başkanı Soner Kaya ve Gümrük ve Ticaret Uzmanı Ömer Faruk Ergün, Av. Şebnem Ahi moderatörlüğünde son dönemde gündemi meşgul eden ETBİS ve Güven Damgası konularında aydınlatıcı bilgiler verdi. Akabinde Prof. Dr. Ayfer Uyanık tarafından yurtdışı kaynaklı yapılan alışverişler açısından Mesafeli Sözleşmelerde yaşanabilecek hukuki sorunlar osn derece detaylı ve doyurucu şekilde ele alındı. Öğleden sonraki oturumda ise değerli katılımcılarımız ile Kişisel Verilerin Korunması konusu ele alındı. Bilhassa Kişisel Verileri Koruma Kurumu Veri Yönetimi Dairesi Başkanı Mustafa Erbilli düzenleyici otoritenin bakışı ile konuyu son derece detaylı şekilde katılımcılarla paylaştı. Akabinde yapılan oturumda ise tüm dünyada son zamanların en popüler konularından olan Bitcoin ve Blockchain platformu ele alında. Ahmet Usta ve Fevzi Güngör, Av. Benan İlhanlı moderatörlüğünde konuyu hem hukuki hem de sektörel uygulamalar açısından tartıştı. Günün son oturumunda ise önümüzdeki dönemlerde çokça tartışılacak olan ve mevzuatı yeni yayımlanan Kitlesel Fonlama (Crowd Funding) konusu SPK Uzmanı Murat Dönmez ve Kitlesel Fonlama Derneği Başkanı Hulusi Berik tarafından Av. Sertel Şıracı moderatörlüğünde ele alındı.
