Hukuk Fakültesi Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Presentation
    Temyizde ve İstinafta Cumhuriyet Savcısının Sebep Gösterme Zorunluluğu ve Kapsamı
    (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2021) Çınar, Ali Rıza
    Cumhuriyet Savcısı, şüphelinin ve sanığın zararına da yararına da istinaf yoluna başvurabilir. (5271 sayılı CYY. m.260/3, 1412 sayılı CYY. m.289; Alm.CYY.m.296). Cumhuriyet Savcısı, objektif davranma yükümlülüğünde olan bir yargı organıdır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi sonkararında/hükmünde hukuka aykırı bir durum gördüğünde, sanığın lehine ya da aleyhine olup olmadığını gözetmeksizin istinaf yasa yoluna başvuracaktır. Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı istinaf başvurmasında, istinaf isteğinin sanığın yararına ya da aleyhine olduğunu açıkça bildirmiş olması koşulu aranmaz. Çünkü Cumhuriyet Savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça göstermek zorundadır (CYY.m.273/5). İstinaf isteğinin sanığın yararına ya da aleyhine olduğu, Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf yasa yoluna başvuru nedenlerinden anlaşılabilir. Cumhuriyet Savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça göstermek zorunluluğu bundan kaynaklandığı kanısındayız. Bölge adliye mahkemesince dosyanın Cumhuriyet Savcısına geri gönderilmesi gerekir[6]. Cumhuriyet Savcısından, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça göstermemişse , istinaf başvurmasında, istinaf isteğinin sanığın yararına ya da aleyhine olduğunu açıkça bildirmesi istenebilir. Böylece yapılan başvurunun sanık aleyhine mi, lehine mi olduğu, hükümlerden hangisi için istinafa başvurduğu hususundaki duraksamalar giderilmiş olur.5271 sayılı CYY'nın 273. maddesinin 5. fıkrasında; "Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler." hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet Savcısı’nın sanığın yararına ya da aleyhine mi olduğu aydınlanamayan yasa yolu davasını sanığın yararına kabul etmek gerekir. Yani aleyhine kabul etmek doğru olmaz. Cumhuriyet savcısı ister tek başına, isterse istinafa başvurma hakkı olan diğer kişilerle birlikte istinafa başvurmuş olsun, Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf incelemesini, gösterilen istinaf nedenlerine bağlı olmaksızın yapabileceği görüşündeyiz. Bunun sonucu olarak İstinaf başvurusunda belirtilenler dışındaki başka bir nedenle de Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını bozabilir ya da kaldırabilir. Cumhuriyet Savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça göstermese dahi, bunun yasada açık bir yaptırımı olmadığı için yalnız başvuru nedeni gösterilmediğinden dolayı istinaf istemini Bölge Adliye Mahkemesi reddedemez. İ̇stinafta, Cumhuriyet Savcısı dışında yasa yoluna başvurma hakkı bulunan kişilerin herhangi bir gerekçe göstermesi gerekmiyordu. Temyizde Cumhuriyet savcısı ve yasa yoluna başvurma hakkı bulunan kişilerin hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır (CYY m. 294/1). Temyiz nedenlerinin gösterilmesi zorunluluğu açısından, temyiz yoluna kim tarafından gidildiğinin bir önemi bulunmamaktadır. Eğer süresi içerisinde temyiz nedenleri belirtilmemiş ise, başvurunun reddine karar verilir (CYY m. 298).
  • Conference Object
    Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda sorunlar ve çözüm önerileri
    (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2019) Çınar, Ali Rıza; Koca, Mahmut; Arslan, Çetin; İşten, İnanç; Aydın, Murat; Yaşar, Yusuf
    Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın “Kişilere Karşı İşlenen Suçların” düzenlendiği ikinci kısmın, altıncı bölümünde düzenlenmiştir. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, Türk Ceza Yasası’nın 102, 103, 104 ve 105. maddeler olmak üzere dört maddede düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler incelendiğinde, Türk Ceza Yasası’nda cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan, cezaları az olanların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olarak düzenlenmiştir. Ancak yine cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer alan Türk Ceza Yasası’nın 102.maddesinin ikinci fıkrasındaki eşe karşı işlenen cinsel saldırı suçunun cezasının, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezası olduğu görülmektedir. Söz konusu bu suçun cezası çok ağır olduğu halde, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olarak düzenlenmiştir. Bu kadar ağır yaptırım öngörülen bir suçun, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olmasının çeşitli sorunlara yol açabileceği üzerinde durularak açıklamalarda bulunulmuştur.