Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
6 results
Search Results
Article Siyasetin Öznesi ve Nesnesi Olarak Dejeneratif Kognitif Bozukluklar : Siyasi Haklar ve Kibir Sendromu(MEF Üniversitesi, 2022) Erözden, Ozan MehmetDejeneratif kognitif bozukluklar, bilişsel yetilerin icra edildiği sinir ağlarında, ilerleyici şekilde harabiyet yaratan patolojilersonucunda ortaya çıkan sendromlardır. İlerleyen yaşla birlikte dejeneratif kognitif bozuklukların ortaya çıkma olasılığı yükselir.İnsanların ortalama yaşam beklentisindeki süregiden artış, seçme ve seçilme hakkının öznesi olan nüfusun içinde dejeneratifkognitif bozukluklar riskine maruz kalanların sayısının artması sonucunu doğurur. Yazının ilk bölümünde dejeneratif kognitifbozukluk gerekçesiyle seçme hakkında kısıtlamaya gitmenin ölçütleri tartışılacaktır. İkinci bölümde ise, kibir sendromu olarakadlandırılan ve belli bir süre yönetici makamında kalmaya bağlı olarak ortaya çıktığı varsayılan kognitif bozukluk açıklanacaktırBook Part Özgür İrade İnancının Cezalandırma Davranışına Etkisi(Zoe Kitap, 2021) Akyürek, Güçlü; Çakar, Tuna; Erözden, OzanÖzgür irade kavramı kişinin aldığı kararlarda ve gerçekleştirdiği davranışlarda ilk neden olabilme yetisini ifade eder. Kişi, önceki herhangi bir belirlenmiş olguya mutlak anlamda tabi olmaksızın karar alabiliyor ve davranışta bulunabiliyorsa özgür iradesiyle hareket ediyor demektir. Bu içeriğiyle özgür iradenin gerçeklikte mevcut olup olmadığı ya da özgür iradenin varlığından söz ede- bilmek için ilk neden olma özelliğinin tüm karar ve davranışlara yayılmasının gerekip gerekmediği soruları üzerinde filozoflar Antik çağlardan beri tartışıyorlar. 20. Yüzyılın son çeyreği iti- barıyla, davranışsal ve bilişsel nörobilim ile davranış psikolojisi dalları kapsamındaki araştırmacılar da söz konusu tartışmaya müdahil oldular. Bu müdahale ile özgür irade tartışması deney- sel, uygulamalı çalışmalar aracılığıyla da yürütülebilir hale geldi.Article Nöroetik Açısından İnsan-makine Arayüzleri(İthaki Yayınları, 2022) Erözden, OzanDonna Haraway (2006), Siborg Manifestosu’nun girişinde “bir siborg, bir sibernetik organizma, makine ile organizmanın oluşturduğu bir melez, kurgusal bir yaratık olmanın yanı sıra toplumsal gerçekliğe ait bir yaratıktır” (s. 2) dedikten hemen sonra, sadece bilim-kurgu romanlarının değil modern tıbbın da siborglarla dolu olduğunu belirtir. Haraway’in siborgları toplumsal gerçekliğe içkin sayan düşüncesine dayanak oluşturan saptamasının, manifestosunu kaleme aldığı 80’li yıllarda henüz emekleme çağında bir teknoloji olan insan-makine arayüzlerinin (İMA) tıbbi kullanımına atıf yaptığı muhakkak. Ancak, Haraway’in bu satırlarının hemen biraz sonrasında “hepimiz siborguz” (s. 4) derken kastettiğinin, İMA teknolojisinin yaygınlaşarak gündelik hayatın hemen her alanına nüfuz edeceği bir toplumsallık olmadığı da muhakkak.Conference Object The Neural Correlates of the Effect of Belief in Free Will on Third-Party Punishment: an Optical Brain Imaging (fnirs) Study(Cognitive Science Society, 2022) Çakar, Tuna; Akyürek, Güçlü; Erözden, Ozan; Şahin, Türkay; Keskin, İrem Nur; Ünlü, Meryem; Özen, Deniz Hazal; Özen, ZeynepThird party punishment (TPP), or altruistic punishment, is specifically human prosocial behavior. TPP denotes the administration of a sanction to a transgressor by an individual that is not affected by the transgression. In some evolutionary accounts, TPP is considered crucial for the stability of cooperation and solidarity in larger groups formed by genetically unrelated individuals. Belief in free will (BFW), on the other hand, is the idea that humans have control over their behavior. BFW is a human universal notion that, in some studies, has been found to be supportive of prosocial behavior. In our study, we examined the effect of BFW on TPP under high and low affect scenarios through optical brain imaging (fNIRS). We hypothesized that in low affect cases, there would be a positive correlation between the strength of the BFW and the severity of the punishment inflicted. Obtained results and related statistical analyses indicate that participants with higher degree of BFW have more neural activation in their right dorsolateral prefrontal cortex (DLPFC) (hbo and hbt measures) in high affect scenarios, whereas the participants with lower degree of BFW have higher levels of neural activation in the medial PFC (hbo and hbt measures) in low affect scenarios. These empirical findings are in line with the research findings in the relevant academic literature and support the hypothesis that the degree of BFW influences punishment decisions.Conference Object Regulated social order and evolutionary adaptation(2018) Erözden, OzanIn sum my hypothesis is that juridicity is an adaptation for humans to circumvent an existential threat to the existence of the species. It is not possible to test the validity of this hypothesis in its integrality using present day neuroscientific techniques. But comparative studies examining possible links between working memory, time conception, awareness of mortality, and normative cognition in humans and other species may form a first step in this respect.Book Geçmişle Yüzleşme ve Ceza Adaleti : Yugoslavya Deneyimi(Dost Kitabevi Yayınları, 2017) Erözden, OzanYirminci yüzyılın bitmeye yüz tuttuğu bir makas geçişinde insanlığın yaşadığı en büyük travmalardan biriydi Yugoslavya'da olup biten trajedi. Devamında görülen duruşmaların yankısı, sebep olduğu geniş ölçekli tartışmalar ise hâlâ tam bir uzlaşıya varabilmiş değil. Bu hassas konuya çok yönlü ve incelikli bir tavırla yaklaşan yazar, yaygın ölçekte şiddete başvurmuş bir otoriter veya totaliter rejimin ya da merkezi otoritenin yokluğunda baş gösteren yoğun bir çatışmanın toplumsal dokuda yarattığı tahribatın nasıl giderileceğini temel önemde bir sorun olarak tanımlıyor. Buna ilişkin olarak, uluslararası insancıl hukuka dönük ağır ihlallerin gerçekleştiği bir çatışma sonrasında ve/veya insanlığa karşı suçları sistematik olarak işlemiş bir rejimin tasfiyesi sürecinde, toplumsal dokudaki tahribatın onarılması için geçmişle yüzleşmenin gerekli olduğu düşüncesini titizlikle gerekçelendiriyor. Can alıcı önemdeki bir konuya ufuk açıcı bir bakışla eğilen bir tartışma.
