Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785
Browse
7 results
Search Results
Master Thesis Nükleer Terörizmle Başa Çıkma Mücadelesinde Kilit Taşı: Nükleer Madde Kaçakçılığı ile Mücadele(MEF Üniversitesi, 2023) Demi̇r, Tümer; Ki̇baroğlu, MustafaBu çalışma, ulus-altı grupların uluslararası karaborsada gerçekleştirdikleri yasa dışı nükleer madde kaçakçılığı olaylarının sonucunda oluşabilecek nükleer terörizm olaylarını önleme noktasında uluslararası işbirliğinin önemini vurgulama hedefi ile kaleme alınmıştır. Motivasyonları gereği nükleer terör saldırısı gerçekleştirmekten geri durmayacak terör gruplarının, uluslararası karaborsadan elde edebilecekleri nükleer maddeler ile, basit bir nükleer silah yapmaları ve bu nükleer silahı gerçekleştirecekleri bir eylemde kullanma hedefleri, özellikle son yıllarda terör gruplarının gerçekleştirdiği kitlesel kayıplı eylemler göz önüne alındığında, söz konusudur. Terör gruplarının nükleer maddelere erişim imkân kabiliyetlerinin artması, olası nükleer terör saldırısı anının her an daha da yaklaştığı fikri ile doğru orantılıdır. Olası bir nükleer terör saldırısının önüne geçmek için gerçekleştirilecek ilk eylem ise, terör gruplarının nükleer maddelere erişimini minimum düzeye indirmek ve bu olayı ortadan kaldırmaktır. Bu çerçevede, ulus devletlerin, aralarında yaşanan diğer dış politika ilişkilerini bir tarafa bırakarak ve uluslararası kuruluşlar ve örgütlerin de destekleri ile nükleer karaborsa ağını ortadan kaldırmak ve dolayısı ile oluşabilecek bir nükleer terör saldırısını engellemek için birlikte mücadele etmeleri gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, terör gruplarının nükleer maddeleri edinme hedefleri ve gerçekleştirebilecekleri olası bir nükleer terör saldırısının tüm boyutları analiz edilmiş ve nükleer terörizmin önüne geçmek için gerçekleştirilecek ilk eylem olan, yasa dışı nükleer madde ticaretinin önüne geçilmesi ve uluslararası nükleer karaborsa ağının ortadan kaldırılması için ulusal ve uluslararası düzeyde atılan ve atılması gereken ii adımları inceleme hedeflenmiştir. Ayrıca, yasa dışı nükleer madde kaçakçılığı olaylarında, Türkiye perspektifi de çalışma içerisinde yer almıştır.Master Thesis Türkiye'nin Enerji Arz Güvenliğinde Yeşil Hidrojen Potansiyeli(MEF Üniversitesi, 2023) Aydin, Serhat Özgür; Ki̇baroğlu, MustafaTürkiye fosil enerji kaynakları itibariyle ithal bağımlılığı olan bir ülkedir. Bu bağımlılık ülkenin ekonomik kaynaklarının önemli bir kısmının enerji maliyetlerine ayrılmasına neden olmaktadır. Düzenli büyüyen ekonomisi, nüfus artışının devam etmesi, dış göç alması gibi unsurlar da hesaba katıldığında ülkenin enerji ihtiyacının artarak devam edeceği açıktır. Buna karşın ülkenin yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidroelektrik ve jeotermal gibi alanlarda çok önemli bir potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bu kaynakların mevsimsel ya da dönemsel üretim yapabilmesi ve depolama, nakliye gibi sıkıntıları bulunmaktadır. Bu sebeple yine bu yenilenebilir kaynaklardan üretilen, çevre dostu yeşil hidrojen ve yeşil hidrojen türevi amonyak gibi ürünler enerji taşıyıcısı olarak alternatif olabilir. Söz konusu tez yeşil hidrojenin ülkenin enerji güvenliği, ekonomik güvenlik, çevre güvenliği ve hatta gıda güvenliğine önemli bir katkı yapabileceğini, bu bağlamda dünyadaki gelişmeleri de değerlendirerek tartışacaktır.Master Thesis Terörizmin Finansman Kaynakları ve Yöntemleri(MEF Üniversitesi, 2020) Erci̇nler, Sercan; Ki̇baroğlu, MustafaBu tez çalışmasında, güncel veriler ışığında terör örgütlerinin finansman kaynakları ele alınmaktadır. Neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan terörizm, günümüz dünyasında en önemli uluslararası güvenlik sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Hedeflerine ulaşmada her türlü şiddeti meşru gören ve geçmişe göre daha ölümcül ve tehlikeli olan terörizmin günümüzde ulaştığı boyut göz önünde bulundurulduğunda, terörizmin finansmanıyla mücadelenin önemiortadadır.Finansman kaynakları olmadan terör örgütlerinin varlıklarını sürdürebilmeleri ve şiddet eylemlerinde bulunabilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle, terörizmin finansmanında güncel gelişmelerin ve yeni risklerin dikkate alınarak yapılacak olan araştırmaların oldukça önemli olduğu düşünülmektedir. Terörizmin finansmanı konusu 11 Eylül terör saldırılarını izleyen dönemdeuluslararası toplumun ve hükümetlerin en önemli gündem konularından biri haline gelmiştir. Bu dönemde terörizmin finansman kaynaklarının kurutulmasına yönelik birçok yasal düzenleme ve uygulama hayata geçirilmiştir. Söz konusu yasal düzenleme ve uygulamalar, terör örgütlerinin finansman faaliyetlerini durdurmakta yeterli olamamıştır. Bu çalışmada, güncel gelişmeler ışığında terör örgütlerinin geleneksel finans kaynaklarına, fon transfer metotlarına ve terörizmin finansmanı konusunda yeni risk ve tehditlere değinilmektedir. Konunun bütün boyutlarıyla incelendiği bu tez çalışmasında, terörizmin finansmanının tarihi gelişimine, inovasyonuna ve stratejisine de değinilmektedir. Ayrıca, tez çalışmasında BM ve FATF gibi uluslararası kuruluşların terörizmin finansmanı ile mücadeledeki çabaları analiz edilmekte ve söz konusu çabaların yeterliliği tartışılmaktadır. Terörizmin farklı biçimleriyle uzun bir süredir mücadele eden ülkemizde, terörizmin finansmanıyla ilgili olarak yapılan çalışmaların sayısının oldukça az olduğu gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın amacı, terörizmin finansmanı konusunda akademik boşluğun doldurulmasına katkıda bulunmaktır.Master Thesis Özel Askeri Şirket Faaliyetlerinin Küresel Etkileri ve Uluslararası Hukuktaki Yerlerinin İncelenmesi(MEF Üniversitesi, 2020) Beyhan, Yunus; Ki̇baroğlu, MustafaÖzel askeri şirketler günümüz savaş/çatışma alanlarında çokça görülen bir olgu olup, Soğuk Savaş sonrası dönemde orduların dağılması ve küresel özelleştirme dalgasıyla etkinliklerini arttırmışlardır. Bu yapılar dönemin savaş alanlarında yöneticiler tarafından; halkın baskısından kurtulmak, düşmana dolaylı baskı uygulamak veya üstünlüğünü kanıtlamak, toprak elde etmek, ekonomik olarak çıkar sağlamak ve daha birçok sebeplerle; altın, güç, toprak, yönetimden pay gibi bedeller ödenerek kullanılmışlardır. Bu kullanım sonucunda yönetimce elde edilen görece başarı kavramı ilerleyen zamanlarda paralı askerlik kavramının geliştirilerek kullanımına yol açmıştır. Paralı askerliğin, özel askeri şirketlerle beraber son dönemde çeşitli boyutlarıyla ön plana çıkması, bu kavramların anlaşılabilirliğinin önemini arttırmıştır. Bu noktada doğabilecek kavram kargaşasını gidermek, ulusal ve uluslararası hukukta nerede konumlandırılabileceğini tartışmak amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Ayrıca özel askeri şirketler, yeni güvenlik anlayışı içerisinde devlet ve özel sektör tarafından kullanılan özel bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu gücün ortaya çıkış sebepleri, sınıflandırılması, gelişimini etkileyen faktörleri ve küresel ölçekte faaliyetlerini ele alan çalışmada, özel askeri şirketlerin kullanımında devletlerin sorumluluklarının yanı sıra, ulusal ve uluslararası hukuk alanındaki düzenlemeleri de incelenmiştir.Master Thesis Türkiyenin Terörle Mücadelesinde Kurumlar Arası İşbirliğinde Yaşanan Sorunlar ve Geliştirilen Çözüm Yöntemleri(MEF Üniversitesi, 2021) Yılmaz, Burak; Ki̇baroğlu, MustafaBu tez çalışmasında Türkiye'nin tarihsel olarak karşılaştığı terör tehditlerinin neler olduğu ve bu tehditlere karşı iç güvenlik kurumlarının nasıl mücadele verdiği anlatılmaktadır. Araştırma yapılırken iç güvenlik kurumlarının terörle mücadele yöntemleri mercek altına alınmış ve tespit edilen sorunlar veya aksaklıklara yönelik çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Araştırmada Türkiye'nin terörle mücadelesinde iç güvenlik kurumlarının birbirleri arasındaki koordinasyon ve iş birliği süreçlerinin nasıl olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yöntem ve sınırlama bakımından, Türkiye'nin uzun yıllara dayanan terörle mücadelesine ana hatları ile değinilmiş, esas olarak 2016-2020 yıllarını kapsayan dönemle ilgili olarak akademisyenlerin, halen aktif görevde bulunan ya da emekli olmuş uzmanların görüşleri üzerinden analizler yapılmıştır. Araştırmada böyle bir sınırlamaya gidilmesinin sebebi; 15 Temmuz 2016 günü FETÖ terör örgütünün başarısız darbe girişimi ile karşılaşan Türkiye Cumhuriyeti devletinin, sınırları içerisinde ve dışında tüm terör örgütlerine yönelik çok yönlü mücadele stratejisi kararı almasının iç güvenlik kurumları bakımından söz konusu tarihin bir dönüm noktası olmasıdır. Bu sebeplerden ötürü 15 Temmuz 2016 öncesi ve sonrası değerlendirilerek, değişimin ne düzeye geldiğinin incelemesi yapılmıştır. Bu tez çalışması sonucunda Türkiye'nin uzun yıllar çok sayıda terörle mücadele stratejisi benimsediği, özellikle 1990'lı yıllardan 2020 yılına kadar stratejik, taktiksel ve kurumsal olarak büyük dönüşümler yaşadığı görülmektedir. Tez çalışmasında, Türkiye'nin resmi kurumları tarafından yapılan mücadele tarzlarına yönelik olarak eleştirel bakış açısına sahip ve çözüm önerilerinde bulunan terörle mücadele içinde yer almış ve alanında uzman kişilerin görüş ve tavsiyeleri de dikkate alınarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Araştırma yöntemi olarak bu çalışma; nicel araştırma şeklindedir ve belge, mevzuat, rapor tarama, mülakat, veri toplama, haber incelemesi ve literatür taraması şeklinde icra edilmiştir. Araştırma boyunca ihtiyaç duyulan detaylı bilgilerin güvenlik kaygısı ile akademik camia ile paylaşılmamasından dolayı, akademik literatürün sınırlı olması sebebiyle tez konusunu kamuoyuna açık kaynaklar üzerinden değerlendiren ve irdeleyen bir araştırıma olarak gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemin tercih edilmesi, Türkiye'nin terörle olan mücadelesinin şeffaf ve denetlenebilir şekilde açık kaynaklardan da araştırılabileceğinin gösterilmesi bakımından önemlidir. Tez içerisinde ortaya konulmuş olan görüşler ve öneriler tamamen araştırmalarım sonucu oluşan kişisel görüşlerim olup herhangi bir kurumun görüşünü yansıtmamaktadır.Master Thesis Avrupa Birliği Güvenlik Politikaları'nda Terörizm ile Mücadelenin Yeri(MEF Üniversitesi, 2020) Bay, Doğancan; Ki̇baroğlu, MustafaBu çalışmanın amacı, terörizmin AB'nin güvenlik ve savunma politikalarında getirmiş olduğu gelişim ve değişimleri, AB'nin birçok yeni güvenlik ve savunma mekanizmaları oluşturmasındaki etkilerini ve AB'nin güvenliğinde Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar terörizm olan mücadelesini tarihsel süreç içerisinde ele alarak göstermektir. Bununla birlikte Soğuk Savaş döneminde Avrupa'nın terörizme karşı ortak bir iş birliğinde bulunmamasından dolayı görmüş olduğu önemli zararları, Soğuk Savaş sonrasında hızla yayılan küreselleşmeyle birlikte terörizmin küreselleşmeye başlaması, 11 Eylül 2001 tarihinden itibaren küresel bir sorun haline gelen terörizme karşı Avrupa Birliği'nin terörizm tehdidine karşı yaptığı stratejileri, politikaları ve oluşturduğu kurumları incelemektir. Avrupa'da terörizm, Soğuk Savaş döneminde özellikle 1960'lı yılların sonlarından itibaren terörizm tehdidi Avrupa'da yükselişe geçmiş ve Avrupa'nın önemli sorunlardan biri haline gelmiştir. Özellikle 1970'lerde yaşanan terör saldırıları (uçak kaçırma, bombalı saldırılar, suikastlar) Avrupa'yı terörizme karşı güvensiz ve riskli bir duruma getirmiştir. Soğuk Savaş döneminde yaşanan terör saldırılarına karşı Avrupa, terörizmden çok zarar görmüş olup güvenlik açısından zayıf kaldığı için Avrupa'da birçok insan terör saldırılarından hayatını kaybetmiş ve vatandaşların can güvenliği yeteri kadar korunamamıştır. Bu duruma çözüm bulmak için Avrupa Devletleri, Soğuk Savaş'la birlikte ortaya çıkan kutuplaşmadan dolayı (iki kutuplu sistem) ortak bir noktada buluşamamıştır. Bu yüzden Avrupa, Soğuk Savaş döneminde terörizme karşı ortak bir güvenlik ve savunma politikaları geliştiremediği için birçok terör saldırılarına maruz kalmıştır. Soğuk Savaş döneminin bitiminden sonra Avrupa Devletleri, Maastricht Antlaşması'yla birlikte AB, terörizme karşı güvenlik mekanizmalarını etkili bir şekilde geliştirmeye başlamış olup günümüze kadar hala terörizme karşı güvenlik mekanizmalarını geliştirmeye devam etmektedir. Özellikle 2004 yılında Madrid kentinde ve 2005 yılında Londra'da gerçekleşen bombalı saldırılardan sonra AB, Terörle Mücadele'de kendi güvenlik ve savunma stratejilerinin geliştirilmesinde hız kazanmıştır. Bu dönemden itibaren terörizme karşı ortaya çıkan yeni politikalar ve stratejilerle AB, terörizm tehdidine karşı özellikle 2005 AB Terörle Mücadele Stratejisi'nden itibaren büyük ilerleme kat etmiştir. Kısacası bu çalışmada terörizmin Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar Avrupa'nın güvenlik ve savunma politikalarında getirdiği etkiler ve AB'nin terörizmle mücadelesindeki kat ettiği gelişmeler tarihsel süreç doğrultusunda analiz edilecektir.Master Thesis Türkiye'de Gazilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve İlişkili Faktörlerin İncelenmesi: Bir Sistematik Derleme Çalışması(MEF Üniversitesi, 2022) Ertuğ, Burcu; Ki̇baroğlu, MustafaBu çalışma Türkiye'de silahlı çatışmaya katılmış ve çatışma sırasında yaralanmış travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tanılı askerlere dair yayınlanmış araştırmaların gözden geçirilmesi ve araştırmalardan elde edilen verilerin sistematik biçimde incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Konuya ilişkin elli dört adet araştırmaya ulaşılmıştır ve dahil edilme kriterlerine uygun bulunan yirmibeş adet araştırma tez çalışması kapsamında değerlendirilmiştir. Tez çalışması kapsamına alınan araştırmalarda kullanılan yöntemler ve bulunan sonuçlar sistematik biçimde incelenmiştir. Bu sistematik derleme çalışması sonunda incelenen araştırmalarda silahlı çatışmada yaralanma sonucu TSSB gelişiminin askerlerde önemli bir sorun olduğu, bazı araştırmalarda gazilerin eş tanılar aldıkları, psikolojik travmayla başa çıkmak amacıyla alkol kullanımına başvurdukları, çatışma tecrübesi sonunda yakın sosyal çevresine saldırganlıkta artışlar gözlendiği sonuçlarına yer verildiği görülmüştür. Tez çalışmasında sosyal destek algısı, başa çıkma yöntemleri ve psikolojik yardım arama tutumlarını sorgulayan araştırmaların sonuçları da incelenerek veriler derlenmiştir. Silahlı çatışmayı izleyen süreçte gazilerin sosyal destek algısının pozitif hale gelmesinde sırasıyla aile, silah arkadaşları ve kurumsal desteklerin en fazla rol oynadığı incelenen araştırmalarda ortaya konan önemli sonuçlardır. TSSB tanılı askerlerin sıkça başvurdukları başa çıkma yöntemlerinden birinin dini inanç odaklı başa çıkma olduğu ve yaralanmayı vatan savunması kavramıyla özdeşleştirmenin de gazilerde başa çıkmayı kolaylaştırdığı da incelenen araştırmalarda ortaya konmuş dikkat çekici sonuçlardır. Ayrıca, gazilerin psikolojik yardım arama tutumlarının olumsuz olduğu da incelenen araştırmalarda yer verilen bir sonuç olup bu sonucun önceki gazi araştırmalarıyla uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak TSSB'ye ilişkin araştırmaların sistematik olarak incelenmesi bu konunun önemini ortaya koymuştur.
