Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785

Browse

Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Master Thesis
    An analysis of system designs for sustainable urban agriculture: Recommendations for İstanbul bostans
    (MEF Üniversitesi, 2023) Yürük, Dilek; Uğurlu, Ayşe Hilal; Avcı, Haydar Ozan
    Kentsel tarım alanları çıktı ürünlerinin önem sıralamasına göre farklı tipleri barındırmaktadır. Sağlıklı gıdaya erişim, alternatif ekonomik modellerle ilişkiler, iş imkanları, farklı sosyal grupların karşılaşma mekanı rolü, beden ve ruh sağlığına katkısı bu çıktılara örnek verilebilir. Gıda üretimi ortak çatısı atında bu farklılıkların bütüncül bir bakış açısıyla tasarlanması gerekmektedir. Yoksa gelecek parametresiyle birlikte sürekli dışarıdan girdiye ihtiyaç duyan bu alan tasarımları ve sistemler sürdürülebilir ve dirençli olmadıklarından işlemez hale gelirler ve çökerler. Ancak İstanbul bostanlarında ki mevcut durumda görünen odur ki kentsel tarımda halen geçmişten gelen pratikle sadece gıda üretimi ile ilgili ihtiyaçların karşılandığı tasarımlar ve yönetim kararları günümüzde sürdürülebilirlik kriterleri dikkate alınmadan başarılı olarak kabul edilmektedir. Özellikle yerel yönetimler tarafından tasarlanan bostanlarda farklı ihtiyaçlar dikkate alınmadan standart tasarımlar ve işleyiş modellerinin uygulandığı görülmektedir. Yapılan literatür taramalarında kentsel tarım alanlarının sürdürülebilirliğinden çok kentsel tarımın ''sürdürülebilir kentler'' için önemine odaklanıldığı da dikkat çekicidir. Bu nedenle araştırmanın amacı İstanbul'da seçilen bostan örneklerinin ekonomik, ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik bakış açısıyla incelenmesi sonucunda mevcut durumu iyileştirmekyeni bostanlarda ise farklı tiplere uygun tasarım ve işleyiş modelleri planlamakadına öneriler ortaya koymaktır. Bir rehberin adımları olarak düşünülebilecek bu öneriler için öncelikle dünyadaki iyi örnekler incelenmiştir. İstanbul sınırları içerisinde son 10 yıldır gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde ve bilgi toplanılan ön araştırmalar sonucunda mevcut kentsel tarım alanları sayılarının ve ölçeklerinin yetersiz olmasının yanında, yerel yönetimlerin ve kullanıcıların sürdürülebilir sistemlere odaklanmadığı belirlenmiştir. Araştırmanın derinleşmesi için farklı tiplerde üç örnek kentsel tarım alanı seçilerek mevcut durumları; alan kullanımı yapılar, yönetim şekli, kullanıcıları ve üretim çıktıları üzerinden analizler yapılmış ve öneriler sunulmuştur. Bunlar: - Ticari Bostan: Yedikule Bostanları - Topluluk Bostanı: Kuzguncuk Bostanı - Sponsorlu Bostan: Akmerkez Terasta Tarım Projesi dir. Analizler sonucunda tasarım kriterleri incelenirken farklı tipler için öneriler çeşitlense de hepsinin ortak noktasının gıda üretimi olması nedeniyle toprağın verimsizleşmesi ve kuraklık sorununa çözüm üretmek ilk sırayı almıştır. İkinci sırada yerel yönetimlerin bakış açılarının değişmesi, kanunlar ve teşviklerle destekte bulunmalarının gerekliliği görülmüştür.
  • Master Thesis
    Streetscapes in Nişantaşı: Exploring street as a workspace
    (MEF Üniversitesi, 2024) Türk, Ravza; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Kamusal alanın ayrılmaz bir parçası olan sokak, çeşitli sokak peyzajı ve sosyal ilişkiler ağıyla karakterize edilen çok yönlü bir mekandır. Sokak, bir noktadan diğerine geçişi sağlama işlevini aşan, açık, kapsayıcı ve herkesin erişebileceği bir alan olarak ele alınmıştır. Bu tezde sokak peyzajını etkileyen, değiştiren ve dönüştüren ve sokak içerisinde ilişkiler kurulmasına yardımcı olan unsurların ağaçlar, sokak mobilyaları, aydınlatma direkleri olduğu kadar sokağın içerdiği duyu bileşenleri olduğu dikkate alınmıştır. Çalışmada, sokak peyzajını besleyen duyusal bileşenlerinin ortaya çıkmasında etkisi olan unsurlardan biri olarak sokağın bir çalışma mekanına dönüşümü ve bunun etkileri incelenmiştir. Vaka çalışması olarak Nişantaşı bölgesine odaklanan, tekrarlanan gözlemleri içeren, literatür taramaları ve eski harita incelemelerini kapsayan bu çalışma, sokak satıcılarının sokak peyzajına olan etkilerinin keşfedilmesini sağlamıştır. Sokak satıcılarının kamusal alandaki işgalleri, binalar üzerindeki cephe düzenlemeleri, çalışma metodolojileri ve kullanılan tezgahların, şemsiyelerin, çiçek saksılarının, satış arabaları vb. gibi araçların sokak peyzajının konfigürasyonuna katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmada, sokak satıcıları tarafından üretilen ses ve koku peyzajı, dokular, renkler, sıcaklık farkları yani duyusal ve fiziksel bileşenler üzerine detaylı bir inceleme yapılmıştır. Bu duyusal boyutların, sadece fiziksel olarak sokağın karakterini değiştirmekle kalmadığı, aynı zamanda kullanıcıların mekansal algıları üzerinde de bir etkisi olduğuna dikkat çekilmiştir. Çalışmada, duyusal bileşenler ile insan psikolojisi arasındaki karmaşık etkileşim yansıtılmıştır. Ancak tez, bu etkileşimi çözümlememiştir. İstanbul'daki kentsel gelişmeleri yansıtan bir mikrokosmos olarak konumlandırılan Nişantaşı, aynı zamanda hem konut hem de ticaret bölgesi olarak kullanılan bölge, sokak satıcılığı geleneğinin sürdürüldüğü, farklı etkileşimler ve dinamik sokak peyzajının gözlemlenmesi için bir zemin sunmuştur. Bu sayede tez, sokak peyzajını şekillendiren unsurlar ve bu unsurların yarattığı etkiler arasındaki karmaşık ilişkiyi açığa çıkarmayı amaçlamış ve aynı zamanda sokak satıcıları ve oluşturdukları sokak peyzajının sokağın kamusallığına olan katkısının açığa çıkarılmasını sağlamıştır.
  • Master Thesis
    Transformation of the kitchen spatiality: A case study on İstanbul apartments in 20th century
    (MEF Üniversitesi, 2024) Usta, Murat; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Konvansiyonel anlamda mutfak beslenme ile ilgili eylemlerin gerçekleştiği bir çalışma mekanıdır. Mutfak, yemeğin hazırlanması, pişirilmesi, gıdanın saklanması, artan yemeğin yeniden değerlendirilmesi gibi bir çok yemek ile ilgili pratiği barındırır. Ancak mutfağın mekansallığını etkileyen tek faktör bu iş döngüleri değildir. 20. yüzyıl boyunca çalışma alanı olarak kabul edilen mutfak, gastronomi, mimarlık, sosyoloji gibi çeşitli akademik disiplinlerin konusu olmuştur. Son zamanlarda mutfaklarla ilgili yapılan multidisipliner çalışmalar, gıdayla ilgili eylemlerin yeni potansiyellerini sorgulamaya ve dolayısıyla mutfağı yeniden tanımlamaya başladı. Yemek ve mekan konularının kesişiminde yapılan, The Food Axis: Cooking, Eating, and the Architecture of American Houses; Commensality: From Everyday Food to Feast; ya da Cuisine Urbaine gibi çalışmalar, mutfak mekansallığı üzerine yapılacak bir çalışmada gündelik hayat pratiklerinin, toplumun yasama biçiminin ve toplumsal strüktürün önemli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu araştırmada mekan, olayların yaşandığı bir arka plan olmasının ötesinde çok aktörlü ve sürekli dönüşen yapısı ile ele alınmaktadır. Mutfağın mekansal dönüşümündeki toplumsal değişimin etkileri incelenmektedir. Araştırma, modernleşme girişimlerinin ağırlıkta olduğu 1850'li yıllardan 1980'li yıllara kadar hayatın her alanında çarpıcı değişimler yaşayan İstanbul'daki orta sınıf aileler ve konut biçimlerine odaklanmaktadır. Uzun süreli yayın ömrü nedeniyle 20. yüzyıla geniş bir bakış açısı sunan Arkitekt dergisi üzerinden bir arşiv taraması yapılmıştır. Derginin arşivindeki orta sınıf aileler için baskın konut tipi olan apartman planları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucu planlardaki mekan organizasyonu esas alınarak üç dönem belirlenmiştir. Bu üç donemdeki mutfağa olan yaklaşım ve mutfağın mekansallığı ile toplumsal değişimler ilişkilendirilmiştir. Toplumun gündelik hayatına ve yaşama biçimine dair dergi, gazete, edebi eserler, filmler gibi kaynaklardan elde edilen bilgiler ile araştırma genişletilmeye çalışılmıştır. 19. yüzyıl sonunda mutfak konuta dahil edilmesi istenmeyen, hatta aile üyelerinin dahil olmadığı, hizmetlilerin çalışma mekanı iken, konaktan apartmana geçiş sürecinde bu durum değişmektedir. Birinci dönem (1850'ler-1930) konut tipindeki bu radikal değişim etkisinde oluşan durumu incelemektedir. İkinci donem (1930-1960) ise apartmanların mekansal organizasyonunda sıkça karşılaşılan ikili dolaşım düzeni üzerine odaklanmaktadır. Mutfağın izole edilme çabası baskın olarak devam etmektedir. Sıhhatli ve verimli olmak gibi kaygılar ile de mutfak bir atölye olarak tahayyül edilir. Üçüncü ve son dönemde (1960-1980) ise mutfağın sınırları tamamen yok olmasa da mutfak konut içinde görünürlük kazanır. Sosyal konut kavramının gündem haline geldiği bu dönemde mutfak aile üyelerinin vakit geçirdiği mekan haline gelir. Orta sınıfın karşılayabileceği apartmanlarda mutfak yalnızca bir çalışma mekanı olmanın ötesine geçmektedir. Mutfağın mekansallığındaki toplumun yaşama pratiklerinin etkisi ve dönüştürücü gücü bu üç donem üzerinden okunabilmektedir. Mutfak tasarımında standartların ve ana akım mimarlık pratiklerinin yönlendirdiği tanımları genişletmek ve yeni olasılıkları keşfetmek için sosyal değişimlerin izini sürmek bir yöntem haline gelebilir. Ayrıca konuta mutfak üzerinden bakan bu çalışma, konutun da çok katmanlı halini gösterir. Bu araştırma boyunca mekanın bu çok yönlü halini keşfetmek adına alternatif bakışlar oluşturmanın önemi tecrübe edilmiştir.
  • Master Thesis
    Enmeshed experience through existential characteristic of a micro living unit Volu-te
    (MEF Üniversitesi, 2022) Ulusoy, Zeynep; Uğurlu, Ayşe Hilal; Avcı, Haydar Ozan
    Tez kapsamında yapılan araştırma deneyim nosyonu üzerinden beden ve mekan birlikteliğine odaklanmaktadır. Mimari bir mekanın deneyiminin, mekanın özellikleri üzerinden ortaya çıkarılması problem edilmiştir. Bu bağlamda fenomenolojik bir bakış açısıyla beden ve mekan tanımları irdelenmiş ve birbirleriyle olan ilişkileri sorgulanmıştır. "Deneyimlenen mekan" kavramı ile mekan kavramı deneyimin merkezine konumlandırılmıştır. Fakat objenin ve nesnenin birbirlerini var ettiği göz ardı edilemeyeceği için, öznenin mekanı duyular aracılığıyla algılama biçimi sorgulanmıştır. Bu sayede mekanın okuması duyular üzerinden gerçekleşmiştir. Tez asıl olarak mekanın deneyimini ortaya çıkarmak için, "Nesnenin varlık karakteri"nin irdelenmesi gerektiğini savunur. Bu bağlamda mimari nesne olarak (AAP yüksek lisans sürecinde tasarlanıp üretilmiş olan) Volu-te isimli mikro barınma birimi ele alınmıştır. Volu-te'ün varlık karakteri deşifre edilerek, açığa çıkan deneyim tartışmaya açılmıştır. Varlık karakteri tartışılırken, özneye sağladığı mekansal algı ile birlikte ifade edilmiştir. Volu-te içerisinde açığa çıkan deneyimi ifade etmek adına Steven Holl'ün terminolojisinden yararlanılmıştır. Kentsel bir algıyı ifade etmek için kullanılan "İç içe geçmiş deneyim" kavramı, mikro barınma birimi üzerinden yeniden tanımlanmıştır. Bu sayede genellikle öznel bir bağlamda karşımıza çıkan deneyim kavramının nesnelliği ve açıklanabilirliği keşfedilmiştir.
  • Master Thesis
    Examining volu-te as a dormitory model in the context of existenzminimum principles
    (MEF Üniversitesi, 2022) Baydemir, İlayda; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Günümüz yaşam koşulları ve değişen dünya düzeni ile içinde bulunduğumuz dönem(2021) belirsizliğini korumaktadır. Küresel ısınma ve nüfus artışı ile ortaya çıkan sağlık sorunları bu belirsizlik dönemini oluşturmaktadır. Öğrenciler bu döneminin bir parçası olarak net olmayan süre zarfları içerisinde konaklama ihtiyaçlarını karşılamak durumundadır. Öğrenci sayıları ile yurt kapasiteleri karşılaştırıldığında; yetersiz kapasiteler ve düşük gelirli ailelerin erişemediği fiyatlandırmalarla karşılaşılmıştır. Yurt sorunlarını saptamak amacıyla; İstanbuldaki yurtların analizi ve detaylı olarak İstanbul Teknik Üniversitesi devlet yurtları incelemesi yapılmıştır. Yurt odaları asgari yaşam koşullarını sağlayan minimum alanda maksimum verim elde edilmesi gereken alanlar olmalıdır. ''Küçük Ölçek'' kavramı üzerinden tasarlanmış olan Volute Projesi tezin ana örneklerinden birini oluşturmaktadır. "Volu-te" geçici konaklama ihtiyacı olan bireyler için mikro barınma ünitesi önerisidir. MEF Üniversitesi öğrencileri4 ve stüdyo yürütücüsü5 tarafından kolektif ilerleyen bir araştırmatasarım sürecinin son ürünüdür. Volu-te, İstanbul gibi mega kentlerde yoğun ve karmaşık şehir planlamasında oluşan artık alanların potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda yurt problemlerinin, "Existenzminimum" konseptinin oluşmasında etkili olan problemlerle benzerlik gösterdiği tespit edilerek paralel bir okuma yapılmıştır. CIAM II de tartışılan 5 panel6 konusu, Existenzminimum tasarım ilkeleri olarak belirlendi. Existenzminimum tasarım prensipleri referans alınarak alternatif yurt projeleri incelenmiştir. Alternatif bir yurt olarak "Volu-te" bu prensipler doğrultusunda tartışılmıştır. Yurtlar ve minimum yaşam incelemesi sonucunda Volu-te projesi İstanbul Teknik Üniversitesine bir yurt önerisi olarak sunulmaktadır. Gelecek senaryolar da karşımıza çıkabilecek durumlar ve alternatif projelerin buna karşın sağlayacağı avantajlar tartışılmıştır.