Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 30
  • Master Term Project
    Türk İş Hukuku Hakkında Kısa Çalışma
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Suner, Uğur; Ercan Akyiğit
    Dünyamızda yaşanan teknolojik ve ekonomik gelişmeler akabinde çalışma yaşamında değişikler yaşanmaktadır. Teknoloji çağında sözgelimi dünyamızda artık ticari olarak sınırlar kalkarak rekabetçi ortam daha da büyümüştür. Bu gelişmeler ışığında, ilk olarak etkilenen çalışma yaşamı olmaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 65. Maddesi ile sadece İş Kanunu’na bağlı olarak çalışan1 işçilere uygulanan kısa çalışma kavramı literatürümüze girerek çalışma hayatına olumlu yönde etki edilmek istense de, uygulamada bu pek mümkün olmamıştır. Uygulamada yaşanan sıkıntılar nedeni ile kısa çalışma düzenlemesi 4857 sayılı İş Kanunundan çıkartılarak, İşsizlik Sigortası Kanunun ek 2. Maddesinde uygulanma alanı bulmuştur. Kısa çalışma; genel ekonomik kriz, sektörel ve bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerin varlığı halinde çalışma süresinin azaltılması ya da işin tamamen durdurulması olarak tanımlanabilir. Çalışmamızda, kısa çalışmanın koşul ve şartlarından, başvuru şekli ile sona ermesine ilişkin bir değerlendirme yapılmıştır.
  • Master Term Project
    An Examination of the Effect of Monetary Expansion Policies Implemented by Four Large Central Banks After the 2008 Global Financial Crisis and the Covid-19 Crisis on Developing Countries on the Example of Turkey
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Özbey, Sakine Gülşah; Nazlı Karamollaoğlu
    After 1980, financial markets took a share due to globalization trends in the world. In literature, many studies exist which show us that the financial crisis and financial globalizations started to appear more often than it did in the past. The market’s mood is reflected in the data when risks and incalculability increase in financial markets. Financial liberalization and the removal or significant reduction of inspections have increased the fragility of markets. A number of decisions were made and interfered with by many authorities after the financial crisis which was felt all around the world for a long time. Before the 2008 economic crisis price stability was a focus for central banks. However, the importance of financial stability came into prominence after thecrisis. The negative effects of Covid-19 crisis, which was not originated from economic reasons at the same time, which created a supply and demand shock, were seen fast. Like in every crisis politicians interfered in order to reduce the effects of the crisis. The connection between the 2008 global financial crisis and Covid-19 crisis is the need to increase declining total demand. By the reason of reduced economic activity on a global scale, monetary and fiscal policies and inventions that increase economic activity have been involved. The concept of globalizations has multifaceted effects ondeveloping countries. By the entering of funds into enhanced market economies, it helps developing countries to meet the need for financing that will provide economic growth and development, while reducing production and increasing dependence on external financing. With financial globalization direction and momentum of the movement of fund is changing according to countries’ macroeconomic appearance. Particularly development and decisions taken in countries like the United States and England, which have the right comment on world trade, have influenced all around the world. The policies implemented by these countries in times of crisis are closely followed by economic actors. In this study FED (Federal Reserve Bank), ECB (European Central Bank), BOJ (Bank of Japan), BOE (Bank of England), monetary easing policies implemented by central bank after the global crisis in 2008 and the Covid-19 crisis were examined and how developing countries are affected by these crisis and policies are discussed and the example of Turkey was examined.
  • Master Term Project
    Teknolojik Uygulamaların Yazma Becerisi ile Yazma Tutumu Arasındaki İlişkisinin ve Öğrenci Deneyimlerinin İncelemesi
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Güzel Özcan, Pınar; Duygu Umutlu
    Çalışmanın amacı teknolojik uygulamaların yazma becerisi ile yazma tutumu arasındaki ilişkisini görmek ve öğrenci deneyimlerini incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını kolay erişilebilirliği nedeniyle İstanbul ili Eyüpsultan ilçesi sınırlarında bulunan bir özel okuldaki ’Digital Storytelling’ kulübünü tercih eden ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılının güz döneminde ‘Digital Storytelling’ kulübünün 8 hafta süren ders kulüp saatlerinde uygulanmıştır. Araştırma verileri; kulüp saatlerinde gözlemci tarafından alınan gözlem notları, katılımcıların dijital ve yazılı halde bulunan ürünleri, kulüp dersi bitiminde uygulanan değerlendirme anketi ve katılımcı görüşlerinin incelenmesinden elde edilmiştir. Bu veriler, tematik içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve ana temalar oluşturulmuştur. Araştırmada kulüp vaka olarak ele alınmış ve elde edilen veriler nitel yöntemle betimlenerek bulgular elde edilmiştir. Teknolojik uygulamaların kullanımı ile yazmada yaratıcılık arasında olumlu anlamda bir ilişki olduğu, teknolojik uygulamaların kullanımının yazma motivasyonunu ve yazma becerisini desteklediği bulgularına ulaşılmıştır. Teknolojik uygulamaların kullanımı ile yazma becerisi ve yazma tutumu arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılacak benzer araştırmaların daha geniş bir zaman aralığında ve Türkçe ders saatleri içinde yapılması araştırmanın veri setinin daha kuvvetli olmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda araştırmanın yüz yüze eğitim dahilinde yapılması teknolojik uygulamaların kullanımı ile yazma becerisi ve yazma tutumu arasındaki ilişkinin belirlemesinde daha anlamlı bir katkı sağlayacaktır.
  • Master Term Project
    Yedinci Sınıflarda Teknolojik Uygulamalarda Zenginleştirilmiş Görsel Sanatlar Dersinin Öğrencilerin Başarısına Etkisi
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Akarlı, Tuba; Duygu Umutlu
    Her alanda değişimin olmasıyla birlikte günümüzde sanat eğitiminin de sadece geleneksel yöntemler ile yapılması artık yeterli olmamaktadır. Bilgisayar teknolojisinin ilerlemesi ile ortaya çıkan materyaller ve yazılımlar sanat üretiminde yeni alanları da beraberinde getirmektedir. Bu araştırmada Teknolojinin görsel sanatlar dersine entegresinin öğrenci başarısı üzerinde etkisi var mıdır? sorusuna cevap aranmıştır. Türkiye de ortaokul 7. Sınıf düzeyindeki öğrencilerin Görsel Sanatlar dersinin “Sanat Eleştirisi ve Estetik” ünitesi kapsamında sürdürülen eğitim programının teknolojik yaklaşımlar geliştirerek, zenginleştirilip anlatılmış bir dersin öğrencilerin başarısına etkisi araştırılacaktır. Araştırmanın hipotezi; “Teknolojinin görsel sanatlar dersiyle entegre edilmesinin öğrenci başarısı üzerinde olumlu yönde etkisi vardır” olacaktır. Çalışma İstanbul’da bir özel okulun 7. Sınıf düzeyinde öğrenim gören 32 öğrenci üzerinde uygulanan çoktan seçmeli sorulardan oluşan ön test-son test ve ürün değerlendirme şeklinde yapılmıştır. Son testteki sonuçlarına bakıldığında katılımcıların görsel tasarım öge ve ilkeleri konusunda bilgi sahibi oldukları ancak uygulamada bu bilgilerini tam olarak aktaramadıkları gözlemlenmiştir. Bu durum bize teknoloji ile zenginleştirilmiş görsel sanatlar dersinin öğrenci başarısına olumlu yönde etkisi olduğunu ancak uygulama aşamasında bireysel farklılıkların, yetenek ve becerilerin çalışmalarda değişkenliğe sebep olduğunu göstermektedir.
  • Master Term Project
    Çocuklardaki Yardım Etme Davranışına Yönelik Tutumların Sosyal Alan Teorisi Kapsamında İncelenmesi
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Küçükosman, Özge; Melike Acar
    Bu araştırmanın amacı ilkokul 3. ve ortaokul 7. sınıf çocuklarının yardımdavranışlarına yönelik tutumlarının ve gerekçelerinin Sosyal Alan Teorisi (Turiel,1983) kapsamında incelemesi ve karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evreni İstanbul’daki eğitim ve gelir seviyesi yüksek ailelerin çocuklarının okuduğu özel bir ortaokulun 3. ve 7. sınıf öğrencileridir. Örneklem seçiminde tabakalı yöntem kullanılmış ve toplam 28 öğrenci ile çalışılmıştır. Yapılan klinik görüşmeler sırasında katılımcılara dört farklı hikâye anlatılmış ve her durum için yardım etme eğilimleri tespit edilmiştir. Yardım talep eden kişinin yardımaduyduğu ihtiyaç ve yardım eden kişinin bulunacağı fedakârlık düzeyinin farklılık gösterdiği bu hikayelerde katılımcılardan yardım etmeye yönelik eğilimlerine gerekçe göstermeleri istenmiş ve katılımcıların gerekçeleri Sosyal Alan Kuramı alanları ve alt kriterler ile eşleştirilmiştir. Öğrencilerin hikayelerin tamamı dikkate alınarak verdiği cevaplar incelendiğinde yardım etme davranışının kız öğrencilerde yaşla birlikte azalma gösterdiği; oğlan öğrencilerde ise artış gösterdiği tespit edilmiştir. Hikayelerdeki yardım davranışı ayrı ayrı incelendiğinde, öğrencilerin karşılarındaki kişinin yardıma ihtiyacı arttıkça yardım etme davranışının da arttığı görülmüştür. Kişinin yardıma ihtiyacının fazla olduğu durumlarda öğrencilerin bulunacakları fedakârlık düzeyi artsa da kişisel çıkarlarını ikinci plana atarak yardım etme davranışında bulunmayı tercih ettikleri görülmüştür. Öğrenciler çoğunluklayardım etme gerekçelerini evrensel ahlaki normlar kavramlarıyla açıklamışlardır. Karşılarındaki kişinin yardım ihtiyacının düşük olduğu ancak ödeyecekleri bedelin yüksek olduğu durumlarda öğrencilerin yardım etme eğilimleri yaş ve cinsiyete göre farklılıklar göstermiştir. Öğrencilerin her hikâye için yardım etme eğilimleri ve bu eğilimlerine gösterdikleri gerekçeler MEB’in kök değerler içinde kabul ettiği yardımseverlik ve Sosyal Alan Teorisi çerçevesinde tartışılmıştır.
  • Master Term Project
    Özel Bir Okulda Görev Alan Öğretmenlerin Günlük Ders Programlarını Uygularken Gsr (deri İletkenliği) ile Stres Seviyelerini Etkileyen Unsurların İncelenmesi
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Küçük, Mercan Uzunali; Tuna Çakar
    Öğretmenlerin stres seviyelerine yönelik yapılan araştırmalarda deneysel çalışmalara rastlanmamıştır. Bu araştırma, öğretmenlerin stres seviyelerini değiştiren unsurları, deneysel perspektif açısından ele almıştır. Okulöncesi öğretmenlerinin stres seviyelerinin yaşadıkları unsurlara göre durum tespiti için GSR (deri iletkenliği) cihazı kullanılarak yapılmış deneysel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini İstanbul da özel bir okul oluştururken, örneklemini altı okulöncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Gönüllülük esasına uyularak katılımcı olan okulöncesi öğretmenleri stres kaynakları ile ilgili anketleri doldurmuş, yaklaşık iki saat GSR (deri iletkenliği) cihazını saat gibi koluna takmış, araştırmacıyla görüşme yaparak sorularını yanıtlayarak ses kaydının alınmasına izin vermiştir. Veri toplamada kullanılan anket SPSS programı kullanılarak değerlendirilmiştir. GSR (deri iletkenliği) ölçümü kendi sistemine kaydolan ölçüm sonuçlarının araştırmacı tarafından yapılmış olan gözlem notlarının zamanlarıyla eşleştirilmesi yapılmıştır. Görüşme sonuçları da ses kayıtlarının dinlenerek analiz edilmesiyle değerlendirilmiştir. Veri araçlarından GSR (deri iletkenliği) ölçümüne bakıldığında öğretmenlerin çocuklarla etkileşim içindeyken deri iletkenliğinde artış, etkileşimin az olduğunda ise azalma olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin fiziksel ve zihinsel olarak çevre faktörlerinden etkilenerek stres seviyesinin değiştiği görülmüştür. Araştırmada özellikle yönetici tutumlarının, öğretmenler üzerinde önemli bir stres kaynağı olduğu tespit edilmiştir.
  • Master Term Project
    Hikaye Anlatımının ve Hikayeleştirmenin Öğrenme Süreçlerine ve Çocuğun Bilişsel Gelişimine Etkileri
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Sarıkaya, Hülya; Melike Acar
    ...
  • Master Term Project
    Yeni Nesil Öğretmen Özellikleri Nasıl Olmalı?
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Özgül, Hatice Beyza; Mustafa Özcan
    Eğitim sisteminin yapı taşlarını oluşturan öğretmen, öğrenci ve teknoloji kullanımı geleceğin eğitimine yön vermektedir. Bu araştırma ile öğretmenlik mesleğinin, öğrenci profillerinin ve eğitimin teknolojik boyutlarının gelecekteki görünürlüğünü tespit etmek amaçlanmaktadır. Bu kriterler doğrultusunda dört açık uçlu soru, çeşitli branşlarda görev alan 51 öğretmene sorulmuş, görüşlerden 1 tanesinde branş belirtilmediği için geçersiz sayılmış ve nihayetinde 50 branş öğretmeninin görüşü alınmıştır. Araştırmanın örneklemini oluşturan 50 kişi arasında sınıf öğretmeni (22), beden eğitimi (7), bilişim teknolojileri (4), Türkçe (3), matematik (2), fizik (2), İngilizce (2), görsel sanatlar (1), PDR (1), okul öncesi öğretmeni (2) branşları mevcuttur. Toplanan verilerin analiz edilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmenlerin günümüzde, mesleki açıdan kendilerine yönelik tasvirlerinde, kendilerini yenilikçi, çalışkan, idealist, araştırmacı, çağdaş, empati kurabilen, hoşgörülü, sorgulayan, teknolojik, istekli, deneyimli, yönlendirici, eğlenceli, meraklı, iletişimi güçlü, sistematik ve yaratıcı olarak tanımlamıştır. Bunun yanında azınlıkta kalan bir grubun, kendini kısıtlanmış hissettiği ve belirsizlik içerisinde betimlediği görülmektedir. Gelecekte öğretmenlerin nasıl olması gerektiği ile ilgili olarak görüşlere bakıldığında ise; çoğunluğun teknolojiye hâkim, dijital kaynakları üretebilen, öğrencilere rehberlik eden, öğrenci ihtiyaçlarını gözlemlemede ve öğretim programlarındayetkin, yenilikçi ve her alanda donanımlı öğretmenlerin var olacağını belirtmişlerdir. Bunun yanında yine gelecekteki öğretmenlerin akılcı, kültürlü, eğlenceli, istekli, yaratıcı ve sanal bir varoluşta yer alacağını ifade eden görüşler de yer almaktadır. Sayıları az olmakla birlikte gelecekteki öğretmenlerin vasıfsız, tembel, maddiyatçı, uyumsuz, çağın gerisinde kalmış ve cahil olacağını düşünenler de mevcuttur.
  • Master Term Project
    Tipik Gelişen İlkokul Birinci Sınıf Öğrencilerinin Otizmli Akranlarının Dışlanmasına Yönelik Değerlendirme ve Yargıları
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Ayyıldız Atılgan, Fatma Yıldız; Melike Acar
    Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocukların akranlarıyla nitelikli bir eğitim ortamında eğitim görmeleri temel bir haktır. Bu çalışma kapsayıcı eğitim anlayışını temel alan hak temelli bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Kapsayıcı eğitim tüm çocukların öğrenim ortamlarının tüm bileşenlerinin öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde tasarlanmasını içeren bir yaklaşımdır. Bu bağlam dışlayıcı ortamların olmadığı bir öğrenim ortamında eğitim görmelerini dolayısıyla özel gereksinimi olan tüm öğrencilerin kendi akranları tarafından da kabul göreceği ortamların oluşturulmasını içerir. Bu araştırmayla OSB olan öğrencilerin tipik gelişen akranları tarafından nasıl algılandığı ve değerlendirildiği incelenerek nitelikli eğitime erişimlerini sağlayacak, okullarda oluşturulacak öğrenme ortamlarında OSB yaşayan öğrencilerin kaynaştırma/bütünleştirme çalışmalarının niteliğini arttıracak, öneriler sunulması hedeflenmiştir. Araştırmanın evreni İstanbul’da bulunan eğitim ve gelir seviyesi yüksek ailelerin çocuklarının okuduğu Özel İlkokul 1. sınıfta öğrenim gören tüm öğrencilerdir. Örneklem seçiminde tabakalı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada 1. sınıfa devam eden toplam 22 öğrencinin görüşleri alınarak durum analiz çalışması yapılmıştır. Klinik görüşmelerde öğrencilerden OSB içinde olan bir öğrencinin tipik gelişen öğrenciler tarafından akademik ve sosyal ortamlar içinde dışlanmasına yönelik hazırlanmış hikayelerde dört farklı duruma yönelik değerlendirme yapmaları istenmiştir. Tipik gelişen öğrencilerin, OSB’li öğrencilerin dışlanmasına yönelik değerlendirmelerinde cinsiyete bağlı istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Araştırmanın ilk hikayesi olan akademik ortamlarda not olmayan durumlar için kızlar dışlanmayı uygun bulmazken oğlanlar iki görüş arasında kalmışlardır. Oranlara bakıldığında çok ciddi fark olmamasına rağmen çıkan fark gelişimsel olarak açıklanabilir. Gelişimsel özelliklerine bakıldığında kızlar oğlanlara göre daha çok iyi oluş üzerine düşünüp yorum yapmaktadırlar. Tipik gelişen öğrenciler, OSB olan öğrencinin akademik alanda dışlanmasını, sosyal alandan dışlanmasından daha olumsuz bir durum olarak değerlendirmişlerdir. Öğretmene yönelik tavsiyelerde 1. sınıf öğrencilerinin genel olarak kapsayıcı ve demokratik müdahaleleri önerdikleri görülmüştür. Bu araştırmada, tipik gelişen öğrencilerin OSB olan akranlarının dışlanmasına yönelik değerlendirme ve yargıları hak temelli bir yaklaşımla kapsayıcı-bütünleyici eğitim felsefesi, Piaget’in Bilişsel Gelişim Kuramı ve Sosyal Alan Teorisi çerçevesinden tartışılmıştır.
  • Master Term Project
    Öğretmenlerin Eğitim Teknolojileri Yetkinliklerinin İncelenmesi
    (MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Vardar, Dilara;
    ...