Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 19
  • Master Thesis
    As an Ordinary Part of Daily Life: Micro-Living in Japan and Hong Kong
    (2021) Akın, Aysima; Göktaş, Sevince Bayrak; Paşaoğlu, Tomris Akın
    Bu araştırma, özellikle son 10 yıldır yükselişte olan mikro yaşam trendini odağına almaktadır. Mikro yaşamın içinde bulunduğumuz zamanın gündelik alışkanlıklarıyla daha uyumlu bir yaşam biçimi olması gerekçesiyle bir tercih mi, yoksa gündelik alışkanlıklarımızı sorgulamak ve değiştirmek zorunda olduğumuz için bir zorunluluk mu olduğu sorusu üzerine derinleşilmiştir. Bu bağlamda bu yaşam biçimini tetikleyen koşulların izleri sürülmüştür. Tezin ana sorusunu tartışmak için, tüm dünyada akılcı küçük mekan çözümleriyle tanınan, kültürel olarak az ile yaşamayı ve dünyada gecici olmayı benimsemiş Japonya, ve dünyanın en yoğun nüfuslu yerlerinden biri olan ve inanılmaz derecede küçük ve yetersiz koşullarda yaşam alanlarına ev sahipliği yapan Hong Kong örneklerine odaklanılmıştır. Tezin ilk bölümünde mikro yaşam trendini tetikleyen global koşullar tartışılmıştır. Bu bağlamda mikro yaşam için kullanılan isimlendirmeler ve bu yaşam biçiminin ortaya çıkışı tarihsel bağlamda ele alınmış ve geçmişte bu fikrin doğmasını tetikleyen koşullar ile bugünün koşulları arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. İkinci ve üçücü kısımda ise sırasıyla Japonya ve Hong Kong'taki özgün bağlam ile, resmi ve gayriresmi mikro yaşam örnekleri üzerine yoğunlaşılmıştır. Bu bölümlerde Japonya'da ve Hong Kong'ta mikro yaşamı tetikleyen coğrafi koşullar, demografik yapı ve kültürel birikimlerin izi sürülmüştür. Anahtar Kelimeler: Mikro Konut, Demografik Dönüşüm, Değişen Gündelik Hayatlar, Yalnız Yaşam, Yeni Alışkanlıklar, Arazi Kıtlığı, Arazi Yönetimi, Hong Kong'ta Mikro Yaşam, Japonya'da Mikro Yaşam
  • Master Thesis
    Karmaşık Geometrili Parçaların Tasarımı, Simülasyonu ve Robotik Eklemeli İmalat Teknolojisi ile Uygulanması
    (2025) Bingöl, Sümeyye Şüheda; Dorantes, Dante
    Bu tez, çok eksenli Robotik Katmanlı Üretim (Robotic Additive Manufacturing, RAM) için karmaşık geometrili parçaların tasarımı, geliştirilmesi ve simülasyonunu sunmaktadır.Rhino–Grasshopper–KUKA|prc yazılım ortamı, geleneksel CAD yazılımlarının kolayca üretemediği geometriler için özelleştirilmiş çok eksenli takım yolları oluşturmak amacıyla entegre edilmiştir. Simülasyon sürecinde pozisyoner donanımlı bir KUKA KR210 R2700-2 antropomorfik robot kullanılmış, Altınay Robotics tarafından sağlanan pozisyonersiz eşdeğer bir robot ise oluşturulan yörüngelerin fiziksel uygulamasında görev almıştır. RAM sistemi; polimer ekstrüzyon ve metal biriktirme yöntemlerini kullanarak karmaşık geometrilerin üretilmesini hedeflemektedir. En uygun yöntemin belirlenebilmesi için çalışma, Tel Ark Katmanlı Üretim (Wire Arc Additive Manufacturing, WAAM), Tel Lazer Katmanlı Üretim (Wire Laser Additive Manufacturing, WLAM) ve Hibrit Tel-Lazer Katmanlı Üretim (Wire-Laser Hybrid Additive Manufacturing, WLHAM) yöntemlerini yapısal verimlilik, biriktirme kalitesi ve entegrasyon uygulanabilirliği açısından değerlendirmektedir. Ayrıca, çok renkli bir polimer pelet ekstrüderi, yazarın danışmanlığında ve Altınay Robotics'in mekanik yöneticisinin gözetiminde, Altınay Robotics ve MEF Üniversitesi stajyerleriyle birlikte ortak olarak geliştirilmiş ve çok malzemeli üretim yetkinliği ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra, MEF Üniversitesi BAP araştırma fonu desteğiyle gelecekteki kullanımlar için endüstriyel bir Nolega polimer ekstrüderi tedarik edilmiştir. Bu çalışma, teknik çıktılarının ötesinde, robotik sistemler ve katmanlı üretim süreçlerini bütünleştiren yenilikçi bir üretim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Araştırma, mühendislik, tasarım ve hesaplamalı modelleme alanlarını bir araya getiren çok disiplinli (multidisipliner) ve iş birliğine dayalı bir çerçeve benimsemektedir. Farklı disiplinlerden öğrencilerle yürütülen deneysel çalışmalar, uygulamalı öğrenme ve disiplinler arası bilgi paylaşımını teşvik etmiştir. Bu bütünleştirici yaklaşım, tezi robotik destekli dijital üretim bağlamında teori, uygulama ve eğitimi bir araya getiren bir araştırma olarak öne çıkarmaktadır. Sonuç olarak, çalışma; mühendislik ve yaratıcı endüstrilerde kullanılabilecek, ölçeklenebilir, hassas ve sürdürülebilir üretim çözümleri sunan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip bir RAM teknolojisi ortaya koymaktadır
  • Master Thesis
    An analysis of system designs for sustainable urban agriculture: Recommendations for İstanbul bostans
    (MEF Üniversitesi, 2023) Yürük, Dilek; Uğurlu, Ayşe Hilal; Avcı, Haydar Ozan
    Kentsel tarım alanları çıktı ürünlerinin önem sıralamasına göre farklı tipleri barındırmaktadır. Sağlıklı gıdaya erişim, alternatif ekonomik modellerle ilişkiler, iş imkanları, farklı sosyal grupların karşılaşma mekanı rolü, beden ve ruh sağlığına katkısı bu çıktılara örnek verilebilir. Gıda üretimi ortak çatısı atında bu farklılıkların bütüncül bir bakış açısıyla tasarlanması gerekmektedir. Yoksa gelecek parametresiyle birlikte sürekli dışarıdan girdiye ihtiyaç duyan bu alan tasarımları ve sistemler sürdürülebilir ve dirençli olmadıklarından işlemez hale gelirler ve çökerler. Ancak İstanbul bostanlarında ki mevcut durumda görünen odur ki kentsel tarımda halen geçmişten gelen pratikle sadece gıda üretimi ile ilgili ihtiyaçların karşılandığı tasarımlar ve yönetim kararları günümüzde sürdürülebilirlik kriterleri dikkate alınmadan başarılı olarak kabul edilmektedir. Özellikle yerel yönetimler tarafından tasarlanan bostanlarda farklı ihtiyaçlar dikkate alınmadan standart tasarımlar ve işleyiş modellerinin uygulandığı görülmektedir. Yapılan literatür taramalarında kentsel tarım alanlarının sürdürülebilirliğinden çok kentsel tarımın ''sürdürülebilir kentler'' için önemine odaklanıldığı da dikkat çekicidir. Bu nedenle araştırmanın amacı İstanbul'da seçilen bostan örneklerinin ekonomik, ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik bakış açısıyla incelenmesi sonucunda mevcut durumu iyileştirmekyeni bostanlarda ise farklı tiplere uygun tasarım ve işleyiş modelleri planlamakadına öneriler ortaya koymaktır. Bir rehberin adımları olarak düşünülebilecek bu öneriler için öncelikle dünyadaki iyi örnekler incelenmiştir. İstanbul sınırları içerisinde son 10 yıldır gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde ve bilgi toplanılan ön araştırmalar sonucunda mevcut kentsel tarım alanları sayılarının ve ölçeklerinin yetersiz olmasının yanında, yerel yönetimlerin ve kullanıcıların sürdürülebilir sistemlere odaklanmadığı belirlenmiştir. Araştırmanın derinleşmesi için farklı tiplerde üç örnek kentsel tarım alanı seçilerek mevcut durumları; alan kullanımı yapılar, yönetim şekli, kullanıcıları ve üretim çıktıları üzerinden analizler yapılmış ve öneriler sunulmuştur. Bunlar: - Ticari Bostan: Yedikule Bostanları - Topluluk Bostanı: Kuzguncuk Bostanı - Sponsorlu Bostan: Akmerkez Terasta Tarım Projesi dir. Analizler sonucunda tasarım kriterleri incelenirken farklı tipler için öneriler çeşitlense de hepsinin ortak noktasının gıda üretimi olması nedeniyle toprağın verimsizleşmesi ve kuraklık sorununa çözüm üretmek ilk sırayı almıştır. İkinci sırada yerel yönetimlerin bakış açılarının değişmesi, kanunlar ve teşviklerle destekte bulunmalarının gerekliliği görülmüştür.
  • Master Thesis
    Remembering the role of Kars stream in the daily lives of people of Kars: Ideas about a possible revitalization
    (MEF Üniversitesi, 2024) Arslanbenzer, Hatice Merve; İnceoğlu, Ahmet Arda; Aydemir, Ayşe Zeynep
    Çaylar içinden geçtikleri şehirlerin her zaman için en önemli parçası olmuştur. Bereketli topraklar sunmuş, akan suyundaki enerji ile bu topraklardan elde edilen ürünlerin işlenmesini şağlamış, şehirlinin temizlik ve rekreasyon ihtiyacını karşılamıştırlar. Endüstrileşme ile alternatif kaynaklar bu ihtiyaçları karşılar hale gelince derelere olan ihtiyaç da yön değiştirmiştir. Şehrin hayatını devam ettirebilmesini sağlayacak olan şehrin atık sularını uzaklaştırma görevi derelere verilmiştir. Geçtiğimiz birkaç on yılda şehirlerin derelere olan ihtiyaçları tekrar yön değiştirmiştir. Şehirleri yaşamaya değer yerler haline getirecek en önemli kaynaklardan biri olmuştur. Kars'ta da bu değişim yaşanmıştır. 2000'lerin başından itibaren bir zamanlar Kars Çayının olan mekanlar üzerine odaklanılmıştır. Kars Çayı'nın mekanlarını tekrar şehre katma çabaları Kars Çayı'ndan bağımsız ele alındığı için şehre katabilecekleri değerlerin çok azıyla yetinilmekte hatta mevcut potansiyeli de yapılan uygulamalarla yok edilmektedir. Bu tez Kars Çayının ve mekanlarının Karslıların gündelik hayatına katabilecekleri tüm potansiyellerini ortaya çıkarabilmek için Kars Çayının ve mekanlarının bütüncül hikayesine odaklanmaktadır. Bu tez, Kars Çayının bütücül hikayesinin anlaşılması sayesinde tüm potansiyeli ile gündelik hayata dahil olabileceği argümanına dayanmaktadır. İlk olarak Kars Çayı'nın bir zamanlar gündelik hayatına dahil olduğu insanlardan yarı strüktüre edilmiş röportajlarla anıla toplanmıştır. Burdan edinilen bilgiler temelinde anlamlandırma çabası genişletilmiş ve bir Kars Çayı hikayesi yazılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bilgiler analiz edilerek Kars Çayı ile olan kopmuş ilişkilerin tamiri için öneriler getirilmiştir
  • Master Thesis
    Transformation of the kitchen spatiality: A case study on İstanbul apartments in 20th century
    (MEF Üniversitesi, 2024) Usta, Murat; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Konvansiyonel anlamda mutfak beslenme ile ilgili eylemlerin gerçekleştiği bir çalışma mekanıdır. Mutfak, yemeğin hazırlanması, pişirilmesi, gıdanın saklanması, artan yemeğin yeniden değerlendirilmesi gibi bir çok yemek ile ilgili pratiği barındırır. Ancak mutfağın mekansallığını etkileyen tek faktör bu iş döngüleri değildir. 20. yüzyıl boyunca çalışma alanı olarak kabul edilen mutfak, gastronomi, mimarlık, sosyoloji gibi çeşitli akademik disiplinlerin konusu olmuştur. Son zamanlarda mutfaklarla ilgili yapılan multidisipliner çalışmalar, gıdayla ilgili eylemlerin yeni potansiyellerini sorgulamaya ve dolayısıyla mutfağı yeniden tanımlamaya başladı. Yemek ve mekan konularının kesişiminde yapılan, The Food Axis: Cooking, Eating, and the Architecture of American Houses; Commensality: From Everyday Food to Feast; ya da Cuisine Urbaine gibi çalışmalar, mutfak mekansallığı üzerine yapılacak bir çalışmada gündelik hayat pratiklerinin, toplumun yasama biçiminin ve toplumsal strüktürün önemli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu araştırmada mekan, olayların yaşandığı bir arka plan olmasının ötesinde çok aktörlü ve sürekli dönüşen yapısı ile ele alınmaktadır. Mutfağın mekansal dönüşümündeki toplumsal değişimin etkileri incelenmektedir. Araştırma, modernleşme girişimlerinin ağırlıkta olduğu 1850'li yıllardan 1980'li yıllara kadar hayatın her alanında çarpıcı değişimler yaşayan İstanbul'daki orta sınıf aileler ve konut biçimlerine odaklanmaktadır. Uzun süreli yayın ömrü nedeniyle 20. yüzyıla geniş bir bakış açısı sunan Arkitekt dergisi üzerinden bir arşiv taraması yapılmıştır. Derginin arşivindeki orta sınıf aileler için baskın konut tipi olan apartman planları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucu planlardaki mekan organizasyonu esas alınarak üç dönem belirlenmiştir. Bu üç donemdeki mutfağa olan yaklaşım ve mutfağın mekansallığı ile toplumsal değişimler ilişkilendirilmiştir. Toplumun gündelik hayatına ve yaşama biçimine dair dergi, gazete, edebi eserler, filmler gibi kaynaklardan elde edilen bilgiler ile araştırma genişletilmeye çalışılmıştır. 19. yüzyıl sonunda mutfak konuta dahil edilmesi istenmeyen, hatta aile üyelerinin dahil olmadığı, hizmetlilerin çalışma mekanı iken, konaktan apartmana geçiş sürecinde bu durum değişmektedir. Birinci dönem (1850'ler-1930) konut tipindeki bu radikal değişim etkisinde oluşan durumu incelemektedir. İkinci donem (1930-1960) ise apartmanların mekansal organizasyonunda sıkça karşılaşılan ikili dolaşım düzeni üzerine odaklanmaktadır. Mutfağın izole edilme çabası baskın olarak devam etmektedir. Sıhhatli ve verimli olmak gibi kaygılar ile de mutfak bir atölye olarak tahayyül edilir. Üçüncü ve son dönemde (1960-1980) ise mutfağın sınırları tamamen yok olmasa da mutfak konut içinde görünürlük kazanır. Sosyal konut kavramının gündem haline geldiği bu dönemde mutfak aile üyelerinin vakit geçirdiği mekan haline gelir. Orta sınıfın karşılayabileceği apartmanlarda mutfak yalnızca bir çalışma mekanı olmanın ötesine geçmektedir. Mutfağın mekansallığındaki toplumun yaşama pratiklerinin etkisi ve dönüştürücü gücü bu üç donem üzerinden okunabilmektedir. Mutfak tasarımında standartların ve ana akım mimarlık pratiklerinin yönlendirdiği tanımları genişletmek ve yeni olasılıkları keşfetmek için sosyal değişimlerin izini sürmek bir yöntem haline gelebilir. Ayrıca konuta mutfak üzerinden bakan bu çalışma, konutun da çok katmanlı halini gösterir. Bu araştırma boyunca mekanın bu çok yönlü halini keşfetmek adına alternatif bakışlar oluşturmanın önemi tecrübe edilmiştir.
  • Master Thesis
    Changing ideals continuing visions: prefabricated micro living unit experiments from 1960s-1970s and 2000s-2010s
    (MEF Üniversitesi, 2023) Hut, Sare Sena; Yücel, Şebnem
    Bu araştırmada prefabrike mikro yaşam üniteleri deneyleri 1960- 1970'ler ve 2000-2010'lar olmak üzere iki tarihsel periyot üzerinden irdelenmektedir. Çalışmanın amacı aynı konut tipolojisi üzerinden ortak bir üretim yapılmasına neden olan farklı motivasyonları: sosyoekonomik, teknolojik gelişmeler ve popüler kültür bağlamında neler olduğunu ortaya çıkarmaktır. 1960'lı-1970'li yıllardaki üretimlerin kendi dönemlerinde ortak bir konut tipolojisine dönüşüp dönüşmediğinin sorgulanmasının yanı sıra, bu projelerin başarılı ve başarısız yönlerinin sorgulanması, 2000'li-2010'lu yıllardaki sürekliliklerin ve değişimlerin tespit edilmesi araştırmaların temelini oluşturmaktadır. Amaçlardan biri de 1960-1970'lerdeki yapımların 2000'li-2010'lu yıllarda nasıl bir rol oynadığını ortaya koymaktır. Bu amacı gerçekleştirmek adına öncelikle prefabrikasyon ve mikro yaşam ünitelerinin tarihsel gelişimi ayrı ayrı incelenmiş ve konut tipolojisi olarak prefabrike mikro yaşam ünitelerinin ortaya çıkışı mercek altına alınmıştır. İkinci kısımda iki tarihsel periyodun ayrı ayrı sosyo-ekonomik, teknolojik gelişmeler ve popüler kültür üzerinden dinamikleri açığa çıkarılmıştır ve her döneme ait vaka çalışmaları tanıtılmıştır. 1960-1970'ler ve 2000-2010'ları kapsayan iki tarihsel periyot arasında devam eden vizyonlar ve değişen idealler olarak üçüncü ve dördüncü kısımlarda mercek altına alınmıştır. Ve son olarak Alternatif Mimarlık Pratikleri yüksek lisansı altında geliştirilmiş olan prefabrike mikro yaşam ünitesi olan Volu-te'ün 2000'ler-2010'larda konumu üçüncü ve dördüncü kısımlarda incelenmiş olan, değişen idealler ve devam eden vizyonlar üzerinden irdelenmiştir.
  • Master Thesis
    Streetscapes in Nişantaşı: Exploring street as a workspace
    (MEF Üniversitesi, 2024) Türk, Ravza; Avcı, Haydar Ozan; Uğurlu, Ayşe Hilal
    Kamusal alanın ayrılmaz bir parçası olan sokak, çeşitli sokak peyzajı ve sosyal ilişkiler ağıyla karakterize edilen çok yönlü bir mekandır. Sokak, bir noktadan diğerine geçişi sağlama işlevini aşan, açık, kapsayıcı ve herkesin erişebileceği bir alan olarak ele alınmıştır. Bu tezde sokak peyzajını etkileyen, değiştiren ve dönüştüren ve sokak içerisinde ilişkiler kurulmasına yardımcı olan unsurların ağaçlar, sokak mobilyaları, aydınlatma direkleri olduğu kadar sokağın içerdiği duyu bileşenleri olduğu dikkate alınmıştır. Çalışmada, sokak peyzajını besleyen duyusal bileşenlerinin ortaya çıkmasında etkisi olan unsurlardan biri olarak sokağın bir çalışma mekanına dönüşümü ve bunun etkileri incelenmiştir. Vaka çalışması olarak Nişantaşı bölgesine odaklanan, tekrarlanan gözlemleri içeren, literatür taramaları ve eski harita incelemelerini kapsayan bu çalışma, sokak satıcılarının sokak peyzajına olan etkilerinin keşfedilmesini sağlamıştır. Sokak satıcılarının kamusal alandaki işgalleri, binalar üzerindeki cephe düzenlemeleri, çalışma metodolojileri ve kullanılan tezgahların, şemsiyelerin, çiçek saksılarının, satış arabaları vb. gibi araçların sokak peyzajının konfigürasyonuna katkıda bulunduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmada, sokak satıcıları tarafından üretilen ses ve koku peyzajı, dokular, renkler, sıcaklık farkları yani duyusal ve fiziksel bileşenler üzerine detaylı bir inceleme yapılmıştır. Bu duyusal boyutların, sadece fiziksel olarak sokağın karakterini değiştirmekle kalmadığı, aynı zamanda kullanıcıların mekansal algıları üzerinde de bir etkisi olduğuna dikkat çekilmiştir. Çalışmada, duyusal bileşenler ile insan psikolojisi arasındaki karmaşık etkileşim yansıtılmıştır. Ancak tez, bu etkileşimi çözümlememiştir. İstanbul'daki kentsel gelişmeleri yansıtan bir mikrokosmos olarak konumlandırılan Nişantaşı, aynı zamanda hem konut hem de ticaret bölgesi olarak kullanılan bölge, sokak satıcılığı geleneğinin sürdürüldüğü, farklı etkileşimler ve dinamik sokak peyzajının gözlemlenmesi için bir zemin sunmuştur. Bu sayede tez, sokak peyzajını şekillendiren unsurlar ve bu unsurların yarattığı etkiler arasındaki karmaşık ilişkiyi açığa çıkarmayı amaçlamış ve aynı zamanda sokak satıcıları ve oluşturdukları sokak peyzajının sokağın kamusallığına olan katkısının açığa çıkarılmasını sağlamıştır.
  • Master Thesis
    The story of trailer and its effective actors; as a mobile home case
    (MEF Üniversitesi, 2023) Gülgör, Nur; İnceoğlu, Arda
    Bir mekan örneği olarak "konut", kullanıcı örneği olarak "insan" ile ilişkilidir. Bu ilişki sonucunda "ev/yuva" ortaya çıkar ve ilişki devam ettikçe, ev de yaşamaya devam eder. Bu araştırmada, bu ilişkinin seri üretilmiş mobil ev örneği olan karavanlarda nasıl gerçekleştiği incelenmiştir. Karavanların minimal boyutları, mobil ve seri üretilmiş olması, kullanıcının geleneksel ev ile kurduğu ilişkiden farklılaşmıştır. Bu ilişkiyi doğru okuyabilmek için, karavanın doğduğu ve geliştiği yer olan Amerika'daki karavan tarihi araştırılmış ve dönemin sosyolojik bağlamıyla birlikte anlatılmıştır. Karavan, tarih boyunca dönemin kritik olaylarıyla ilişkili olarak büyük dönüşümler geçirmiştir ve şimdiki formuna ulaşmıştır. Bu etkilerin dönemdeki yansımalarını ve mekan ile ilişkisini daha detaylı analiz edebilmek için karavan tarihi dört bölüme ayrılmıştır. Bunlar, vagon dönemi, Ford T sonrası dönem, 2. Dünya Savaşı sonrası mobil ev dönemi ve teknoloji sonrası RV dönemidir. Karavan, küçük ve büyük ölçekte birçok dönüşüm geçirmiştir. Araştırmada, bu dönüşümlere sebep olan aktörler, birey, kültürel etki ve kriz olarak tanımlanmış ve bunun üzerinden mekan – insan – kriz etki ilişkisi sorgulanmıştır. Burada, karavan, bir mekan örneği olarak değerlendirilmiştir. Bu bulgulardan yola çıkarak, mekanın oluşması ve dönüşmesi için gerekli olan özellikler tartışılmış ve gelecekle ilgili spekülasyonlar yapılmıştır.
  • Master Thesis
    The trace of the automobile on urban and architectural space
    (MEF Üniversitesi, 2023) Yaymanoğlu, Ahmet; Bayrak Göktaş, Sevince; Akın Paşaoğlu, Tomris; Göktaş, Sevince Bayrak; Paşaoğlu, Tomris Akın
    Bu araştırma, içinde bulunduğumuz çağda tarihinin en büyük evrimini yaşayan otomobilin, kentsel mekanın üretimini ve gündelik rutinleri nasıl etkileyebileceği üzerine odaklanmaktadır. Elektrikten güç alan, kontrolü insanoğlundan yapay zekaya devredilen akıllı otomobillerin, kentsel mekan ve kentsel mekanı oluşturan altyapısal elemanların üzerindeki potansiyel etkileri üzerinde durulmuştur. Otomobilin evriminin yanı sıra, toplumların yeni mobilite trendlerine karşı olan eğilimlerinin, kentsel mekan üzerindeki olası etkileri üzerine tartışmalar ortaya konulmuştur. Bu bağlamda tezin ilk bölümünde sanayi devriminin en önemli icatlarından biri olan otomobilin, gündelik yaşamın içine dahil olması ve insanoğluna kazandırdığı özgürlükle birlikte gündelik rutinleri nasıl dönüştürdüğü ve geleneksel kenti nasıl alaşağı ettiği tartışılmaktadır. Otomobil sonrası kentin nasıl olması gerektiğiyle ilgili fikirler üreten modernistlerin ideal ve ütopik kentlerine değinilmektedir. İkinci bölümde ise, elektrikli ve sürücüsüz araçların, kentsel mekanın üretimini nasıl dönüştürebileceği hakkındaki tartışmalar, çeşitli spekülatif projeler, güncel haberler ve raporlar üzerinden sürdürülmüştür. Bu bağlamda, otomobil endüstrisinin ve mimarların geleceğin kenti ile ilgili yaptıkları tahayyüller, proje metinleri, videolar ve görseller incelenmiştir. Yapılan tartışmalardan üzerinden yola çıkarak özgün diyagramlar üretilmiş, konunun daha iyi irdelenmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca otomobil sektörü ile ilgili yazılmış güncel gazete haberleri ve çeşitli araştırma şirketlerinin yayınladıkları raporlar konunun derinleştirilmesine katkı sağlamıştır.
  • Master Thesis
    A critical study on sustainability within environmental assessment methodologies: Evaluating Volu-te in search of an alternative vision in architecture
    (MEF Üniversitesi, 2022) Kaleli, Damla; Yücel, Şebnem
    Bu araştırma, mimaride sürdürülebilirliğin değerlendirilmesine ve bunun araçları olarak çevresel değerlendirme metodolojilerine odaklanmaktadır. Bu metodolojiler, mimari ürünün sürdürülebilirliğinin ölçüm mekanizması olarak işlev görür; ancak etiketleme ve sertifikasyon gereklilikleri ile mevcut kapitalist sistemin çarkı olarak da çalışırlar. Bu nedenle, bu çalışma proje üzerindeki ekolojik etkiyi ve finansal stresi değerlendirmeye odaklanmayı amaçlamaktadır. BREEAM sertifikasının proje bütçesine ekstra üç kat, Pasif Ev sertifikası ise projenin toplam maliyetine ekstra iki kat daha masraf eklendiği görülmektedir. Bu değerlendirmede Volu-te, bu sertifikasyon sistemlerinin mikro ölçekli yaşam projelerinde maliyet etkisini tartışmak ve maliyet etkisini ortaya koymak için mimari bir ürün olarak kullanılmıştır.