Erdoğan, Başak

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Email Address
erdoganb@mef.edu.tr
Main Affiliation
05. Faculty of Law
Status
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

6

Articles

1

Views / Downloads

1268/3040

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

1

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
68th Session of SIHDA, Naples, Italy1
Data Protection Around the World: Privacy Laws in Action1
Spod Hukuk Yazıları 20191
Uluslararası Ticari Sözleşmeler için UNIDROIT İlkeleri 20161
Uluslararası Ticari Sözleşmeler İçin Unidroit İlkeleri 20161
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Conference Object
    Regula Iuris and Its Reflections on Lex Mercatoria
    (SIHDA (68th Session), 2014) Erdoğan, Başak
    The rise of lex mercatoria is a common trend in our current legal environment. The subject attracts attention of many academics from different legal systems and academic discussions have been constantly flourishing. The core of these discussions is the roots and sources of lex mercatoria. Concerning its roots, opinions diverge on whether it stems from ius gentium or from medieval merchant law. Another related issue is whether we are facing another era of lex mercatoria with the adoption of soft laws such as UNIDROIT Principles of International Commercial Contracts. As to the sources of the ‘merchant law’, debates focus on which sources lex mercatoria do possess. In general, international conventions on commercial law, commercial customs and usages, model laws, standard contracts and general principles of law are seen as part of lex mercatoria, however different views are taken on their consideration as a source of this legal system detached from national laws. Accordingly, it should not be wrong to say that lex mercatoria is still an ambiguous concept despite its popularity. Hence, opinions vary on its applicability as an ‘anational’ legal order as well: some acclaim its detachedness from national legal systems whereas others cast doubt its existence as a separate legal order. Nevertheless, we do often come across lex mercatoria as a reference to applicable law, especially in arbitral practice. This paper aims to establish a link with regula iuris and lex mercatoria. Some legal maxims are already deemed as being a source of lex mercatoria: examples include ‘pacta sunt servanda’, ‘venire contra factum proprium nemini licet’ (prohibition of inconsistent behavior), ‘culpa in contrahendo’, ‘clausula rebus sic stantibus’ etc. Accordingly, this paper evaluates the place of these maxims in lex mercatoria practice and attempts to find out whether lex mercatoria can be also seen as a new regula iuris on international level.
  • Book Part
    Koşullar
    (On İki Levha, 2020) Erdoğan, Başak
    Hukukun uluslararası alanda birleştirilmesi (unification), ulusal hukukların yakınlaştırılması veya denkleştirilmesi (rapprochement) ya da hukuk düzenlerinin uyumlaştırılması (harmonization) amacıyla, uluslararası kuruluşlar (BM, Avrupa Konseyi, WIPO vb.) tarafından genellikle uluslararası sözleşmeler (international convention) yapılması veya model kanunlar (model laws) hazırlanması yöntemlerine başvurulmaktadır. Ancak uluslararası deneyimler ortaya koymaktadır ki, bu yöntemler başarılı olmamakta; sözleşmelerin hazırlanması veya model kanunların oluşturulmasındaki coşku ve heyecan, bu belgelerin kabul ve onaylanma aşamalarında gücünü yitirmekte; üye devletlerin çeşitli siyasal ya da sosyal olaylarla uğraşmak zorunda kalmaları birleştirme, denkleştirme veya uyumlaştırma etkinliklerini engellemektedir. Bu nedenledir ki, söz konusu amaçlara varılabilmesi için yasa çıkarma ya da hukuk kuralları koyma yöntemleri yerine, birleştirilmiş veya uyumlaştırılmış hukuk normlarını içeren belgeler veya derlemeler oluşturulmasının amaca daha uygun olacağı tavsiye edilmektedir. İşte "Uluslararası Ticari Sözleşmelere ilişkin Unidroit İlkeleri" bu yaklaşımın tipik ve en başarılı örneklerinden biridir. "Unidroit İlkeleri"nin Türkçe çevirisi, "2010 İlkeleri"nin çevirisi olarak başlamış; ancak çeşitli nedenlerle çeviri süresi uzamıştır. Bu arada "2016 İlkeleri" de yayınlanmış bulunduğundan, Türkçe çeviri "2016 metni" esas alınarak tamamlanmıştır.Prof. Dr. Ergun Özsunay'ın Çeviri Sunumu'ndan
  • Article
    Kadının Soyadı Sorunundan Cinsiyet Geçiş Sürecine: Çözümsüz Bir Çözüm Tehlikesi
    (SPOD, 2019) Erdoğan, Başak; Özçelik Özer, Nesli Şen; Kejanlıoğlu, Atagün Mert
    Medeni Kanun’un 40. maddesindeki nüfus sicilinde değişiklik yapılması için cinsiyet geçiş operasyonu olma şartı, yarattığı sorunlar ve AİHM’nin A.P., Garçon ve Nicot/Fransa kararında ortaya koyduğu gerekçeler doğrultusunda Anayasa’ya da aykırıdır. Fakat Anayasa Mahkemesinin son dönemlerde önüne giden norm denetimi başvurularında özellikle yürütmenin tepkisini çekebilecek hususlarda kendini kısıtlayan, hukuk devletini tehlikeye atan bir tutum benimsediği de Mahkemeye sık yöneltilen güncel bir eleştiridir. AYM’nin geçmişte AİHM’nin kararları ile çatışarak kadının evlendikten sonra önceki soyadını kullanmasını engelleyen hükmün iptalini reddettiği unutulmamalıdır. Yine AYM’nin bulduğu çözüm ise, ret kararını takip eden 3 sene içinde önüne gelen bir bireysel başvuru üzerine, ilgili hükmün Türkiye’ye karşı verilmiş olan AİHM kararları doğrultusunda ve Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca AİHS tarafından zımnen ilga edildiğini; bu nedenle Anayasa’daki kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının ihlal edildiğini tespit etmek olmuştur. Nitekim bu tip durumlarda bireysel başvuru yolu hak ve özgürlüklerin korunması açısından iktidarın tepkisini daha az çeken bir yol olarak görülebilir. Fakat kadının soyadı sorunu özelinde gördüğümüz üzere normdan kaynaklı hak ihlallerinin bireysel başvuru kararları ile çözülmeye çalışılması, teorik olarak aksini savunmak mümkün olsa dahi, uygulamada yetersiz kalmaktadır. Medeni hukuk doktrininde bu sorunun kadınlar lehine nihai olarak çözüldüğüne dair bir fikrin oluşmamış olması da bu çözümsüzlüğün çarpıcı bir örneğidir. Bu nedenle cinsiyet geçiş sürecine ilişkin sorunun kaynağı normun kendisi olduğundan, hak ihlallerinin normun iptali yolu kesin olarak ortadan kaldırılması en isabetli seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesi bu hükmün iptalini esastan reddettiği için yasa değişmediği sürece 2028 yılına kadar bu sorunun çözülememesi tehlikesi mevcuttur.
  • Book Part
    Data Protection Around the World: Turkey
    (T.M.C. Asser Press, 2021) Erdoğan, Başak
    Like elsewhere in the world, data protection law is a popular topic as an emerging branch in the legal world in Turkey. After the adoption of Law no. 6698 on the Protection of Personal Data (“DPL”) and the formation of the Turkish Data Protection Authority (“DPA”) in 2016, the protection of data subjects’ rights with regards to personal data and privacy has become a major subject of discussions both in the academia and in practice. This chapter deals with Turkey’s stand concerning personal data protection in comparison with the General Data Protection Regulation (“GDPR”). To that extent, this chapter firstly analyses Turkey’s main laws and regu- lations and case-law with regard to the protection of personal data. This is followed by a comparison of the Turkish DPL with the GDPR, where the strengths and weak- nesses of Turkish law in the field of data protection are demonstrated. The chapter concludes with the possible application of the GDPR in Turkey and its impact on the Turkish data protection law.
  • Book Part
    Zamanaşımı
    (On İki Levha, 2020) Erdoğan, Başak
    Hukukun uluslararası alanda birleştirilmesi (unification), ulusal hukukların yakınlaştırılması veya denkleştirilmesi (rapprochement) ya da hukuk düzenlerinin uyumlaştırılması (harmonization) amacıyla, uluslararası kuruluşlar (BM, Avrupa Konseyi, WIPO vb.) tarafından genellikle uluslararası sözleşmeler (international convention) yapılması veya model kanunlar (model laws) hazırlanması yöntemlerine başvurulmaktadır. Ancak uluslararası deneyimler ortaya koymaktadır ki, bu yöntemler başarılı olmamakta; sözleşmelerin hazırlanması veya model kanunların oluşturulmasındaki coşku ve heyecan, bu belgelerin kabul ve onaylanma aşamalarında gücünü yitirmekte; üye devletlerin çeşitli siyasal ya da sosyal olaylarla uğraşmak zorunda kalmaları birleştirme, denkleştirme veya uyumlaştırma etkinliklerini engellemektedir. Bu nedenledir ki, söz konusu amaçlara varılabilmesi için yasa çıkarma ya da hukuk kuralları koyma yöntemleri yerine, birleştirilmiş veya uyumlaştırılmış hukuk normlarını içeren belgeler veya derlemeler oluşturulmasının amaca daha uygun olacağı tavsiye edilmektedir. İşte "Uluslararası Ticari Sözleşmelere ilişkin Unidroit İlkeleri" bu yaklaşımın tipik ve en başarılı örneklerinden biridir. "Unidroit İlkeleri"nin Türkçe çevirisi, "2010 İlkeleri"nin çevirisi olarak başlamış; ancak çeşitli nedenlerle çeviri süresi uzamıştır. Bu arada "2016 İlkeleri" de yayınlanmış bulunduğundan, Türkçe çeviri "2016 metni" esas alınarak tamamlanmıştır.Prof. Dr. Ergun Özsunay'ın Çeviri Sunumu'ndan