Özcanlı, Fatma Beril
Loading...
Profile URL
Name Variants
Fatma Beril Özcanlı
"Ozcanli, Fatma Beril
Özcanlı, Beril Fatma
Özcanli, Fatma Beri̇l
Özcanlı, Beril
"Ozcanli, Fatma Beril
Özcanlı, Beril Fatma
Özcanli, Fatma Beri̇l
Özcanlı, Beril
Job Title
Email Address
ozcanlib@mef.edu.tr
Main Affiliation
05. Faculty of Law
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
5
GENDER EQUALITY

1
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

1
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

1
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

1
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
12
Articles
4
Views / Downloads
2181/13172
Supervised MSc Theses
5
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
0
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
3
Supervised Theses
5
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Annales de la Faculté de Droit d’Istanbul | 1 |
| Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | 1 |
| Tüzel Kişilik Penceresinden Anonim Ortaklık Sempozyumu | 1 |
| Tüzel Kişilik Penceresinden Anonim Ortaklık Sempozyumu MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi 20-22 Temmuz 2020 | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 12
Article Yönetim Kurulunda Kadınların Temsilini Sağlamaya Yönelik Araçlar(MEF Üniversitesi, 2022) Özcanlı, Fatma BerilKadınların şirket yönetim kurullarında temsilinin sağlanmasına yönelik yaklaşımının temelinde sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesinin koşullarından biri olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini öngören bakış açısı yer almaktadır. Gerçekten 2015 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen on yedi adet Sürdürülebilir Kalkınma İlkesi arasında yer alan beş numaralı ilke, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için ulaşılması gereken bir hedef olarak ortaya koymaktadır.Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması öncelikle kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldıkları cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması; bunun yanında özellikle kadınların ekonomik kaynaklara ulaşma ve bunlar üzerinde eşit haklara sahip olmaları; siyasi, sosyal ve ekonomik karar alma mekanizmalarında temsillerinin sağlanması gibi yaklaşımları da beraberinde getirmektedir. Sürdürülebilir bir gelecek, ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile mümkün olacaktır. Cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması, basit bir insan hakları hukuku meselesi gibi ortaya çıkmaktaysa da aynı zamanda ekonomik gelişme ve büyümenin sağlanmasının da anahtarıdır.Konuya şirketler hukuku cephesinden baktığımızda, kadınların ekonomik karar alma mekanizmalarında temsilinin sağlanması bakımından en etkili araçlardan biri kadınların şirket yönetim organlarında temsilidir. Temsile ilişkin bu mekanizmanın kurulması, farklı hukuk sistemlerinde bu sistemlere uygun enstrümanlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir.Book Part Sosyal Eşitsizliğin Giderilmesi ve İnsan Hakları Cephesinden Sürdürülebilir Bir Şirketler Hukuku(On İki Levha Yayıncılık, 2020) Özcanlı, BerilBu çalışma kapsamında sürdürülebilirlik kavramı, bu kavramın şirketler hukuku bakımından anlamı, sürdürülebilir bir şirketler hukuku sisteminin sosyal eşitsizliğin giderilmesi ve özellikle iş yaşamına ilişkin insan hakları ilkelerinin gözetilmesinde ne gibi bir rol oynadığı, bu kapsamda ortaya konan çözüm mekanizmalarının neler olduğu ve yeni yaklaşımlar incelenecektir.Master Thesis Anonim Şirketlerde Taşınmazların Sermaye Olarak Konulması(2025) Pelit, Başak; Özcanlı, Fatma BerilAnonim şirketler TTK m.331 hükmünde de ifade edildiği üzere kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilmektedirler. Kuruluş amacı ekonomik bir fayda ve menfaat elde etmek olduğundan ortaklığa katılmak isteyen pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak ayni sermaye unsurlarını taahhüt etmeleri de mümkün kılınmış tır. Bu noktada ayni sermaye niteliğinde olan taşınmaz da pay sahibi olmak isteyen kişiler tarafından sermaye olarak taahhüt edilebilecektir. Anonim şirketlere taşınmaz mülkiyetinin ayni sermaye olarak taahhüt edilmesi, resmi şekil şartının aranmıyor oluşu, ayni sermaye olarak kabul edilebilmesi için tapu siciline şerh verilmesi koşulu ve taşınmaz mülkiyetinin üzerinde herhangi bir takyidat barındırmaması gibi aşağıda detaylıca izah edileceği üzere birtakım özel düzenlemelere tabi tutulmuştur. Tez çalışmamızda bir ayni sermaye unsuru olan taşınmaz mülkiyetinin anonim ortaklığa taahhüt edilme sürecini, taahhüt aşamasında taşınmaz mülkiyetinin devrine dair genel kurallardan istisnai olarak ayrılınan noktaların neler olduğunu; yapılan bu taahhüdün hüküm ve sonuç larını, sermaye olarak taahhüt edilen ayni sermaye unsurunun ifa edilmesi amacı ile bir tasarruf işlemi mahiyetindeki mülkiyetinin anonim şirkete geçirilmesi için yapılması gereken iş ve işlemlerin neler olduğunu, hangi adımların takip edilmesi gerektiğini ele almış bulunmaktayız.Master Thesis Cmr Hükümleri Uyarınca Taşıyıcının Yardımcı Kişilerden Doğan Sorumluluğu ve Taşıyıcılar Arası Rücu İlişkileri(MEF Üniversitesi, 2021) İren, Oğuzcan; Özcanli, Fatma Beri̇lAvrupa Ekonomik Komisyonu (ECE) tarafından 19 Mayıs 1956 tarihinde imzaya açılan ve 2 Temmuz 1961 tarihinde yürürlüğe giren Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'ne ("CMR") Türkiye 4 Ocak 1995 tarihinde taraf olmuştur. CMR'nin 1. maddesi uyarınca yükleme veya boşaltma yerlerinden birinin âkit ülke olması halinde CMR'nin öncelikli olarak uygulanması taraf devletler bakımından zorunluluk teşkil etmekte olup yükleme veya boşaltma yeri Türkiye olan bütün karayolundan taşımalarda CMR hükümleri öncelikle uygulama alanı bulmaktadır. Çalışmamızda, CMR'ye tabi taşımalarda, taşıyıcının yardımcı kişilerin, özellikle de alt taşıyıcıların eylemlerinden doğan sorumluluğu ve yine CMR'ye tabi taşımalarda taşıyıcılar arası rücu ilişkileri incelenecektir. CMR'de taşıyıcının yardımcı kişinin eylemlerinden doğan sorumluluğunun ve taşıyıcılar arası rücu ilişkilerinin kapsamının tespit edilebilmesi için ilk olarak CMR'nin uygulama alanının belirlenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, çalışmanın ilk bölümünde CMR'nin tarihçesinden bahsedildikten sonra bir taşımanın CMR'ye tabi olmasının şartları, taşıma sözleşmesinin unsurları ve CMR kapsamında kimin taşıyıcı olarak kabul edildiği açıklanacaktır. Bunu takiben, CMR m.3 hükmünde düzenlenen taşıyıcının yardımcı kişinin eylemlerinden doğan sorumluluğunun temellerinin ortaya konabilmesi için; borçlunun yardımcı kişinin eylemlerinden doğan sorumluluğunu düzenleyen 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 116. maddesi ele alınacaktır. Bu doğrultuda, borçlunun yardımcı kişinin eylemlerinden doğan sorumluluğunun hukuki temelleri ortaya konacaktır. Ardından CMR m.3 hükmü detaylı olarak incelenecektir. CMR m.3 hükmü uyarınca taşıyıcı kendi çalışanlarının, temsilcilerinin ve bağımsız yardımcı kişilerinin sebep olacağı zararlardan, bizzat kendi fiili gibi sorumludur. Beri yandan, CMR m.3 hükmü uyarınca taşıyıcının sorumluluğuna gidilebilmesi için, öncelikle sorumluluğu doğuran sebebin CMR kapsamında kalması gerekir. Bu doğrultuda, CMR m.3 hükmü kapsamında taşıyıcının çalışanları, temsilcileri ve bağımsız yardımcı kişilerinin sebep olduğu zararlardan taşıyıcının sorumluluğunun hukuki temeller, şartları ve kapsamı açıklanacaktır. Bunu takiben CMR m.3 uyarınca açılacak sorumluluk davasının şartları özellikle de davalardaki dava takip yetkisi incelenecektir. 6102 s. Türk Ticaret Kanununun ("TTK") dördüncü kitabı olan "Taşıma İşleri"nin büyük ölçüde CMR'den ve 1998 tarihli Alman Taşıma Reform Kanunundan ("1998 Alman-TRG") iktisap edilmiş olması ve CMR'de boşluk bulunan hallerde tamamlayıcı hukuk kuralı olarak kanunlar ihtilafı kuralları dikkate alınarak ulusal mevzuata başvurulacak olması gerekçeleriyle, TTK'da taşıyıcının yardımcı kişilerin eylemlerinden doğan sorumluluğu mülga 6762 s. Türk Ticaret Kanunu ile karşılaştırılarak incelenecektir. Ayrıca, doktrindeki bazı görüşlere göre CMR'de dava takip yetkisi düzenlenmemiş olup dava takip yetkisinin belirlenmesi açısından kanunlar ihtilafı kurallarına ve ulusal mevzuata başvurulması gerektiğinden TTK'ya tabi kara taşımalarından doğan uyuşmazlıklarda ikame ettirilecek sorumluluk davası ve Türk Hukuku bakımından yeni bir hüküm olan ve dava takip yetkisini düzenleyen TTK m.871 f.1 kaynak HGB § 421 f.1 ile birlikte hükmü ele alınacaktır. CMR m.3 hükmündeki genel düzenleme haricinde, birden fazla taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen taşımalara ve taşıyıcılar arası rücu ilişkilerine ilişkin CMR'de yer alan tek düzenleme, CMR'nin VI. Bölümde m.34 ila 40 hükümlerinde düzenlenen müteakip taşıma hükümleridir (Resmi Türkçe tercümeye göre: Taşımacılar Tarafından Ortaklaşa Yapılan Taşımalarla İlgili Hükümler"). Bununla beraber, doktrinde ve âkit ülkelerde, müteakip taşımanın ayrı bir bölümde yer alması ve CMR m.34 hükmünün belli başlı şartlar getirmesi sebebiyle, müteakip taşıma hükümlerinin CMR'ye tabi bütün alt taşımalarda uygulanıp uygulanamayacağı, bir başka söyleyişle, CMR m.34 hükmünde öngörülen şartlar gerçekleşmeden müteakip taşıma hükümlerinin alt taşımalara ilişkin sorumluluk davalarına ve rücu davalarına tatbik edilip edilemeyeceği tartışmalıdır. Bu soruna bir yanıt aramak için müteakip taşıma hükümleri, bu düzenlemeye ilişkin doktrindeki ve yargı kararlarındaki yaklaşım açıklanacaktır. Çalışmamızın VI. ve son bölümünde ise, CMR'ye tabi taşımalarda taşıyıcılar arası rücu ilişkileri incelenecektir. Bu amaçla ilk olarak âkit ülkelerdeki özellikle de Alman Hukukundaki uygulama ve görüşler ele alınacaktır. Ardından, CMR'ye tabi alt taşımalara ve taşıyıcılar arası uyuşmazlıklara ilişkin Türk Hukukunda çelişkili mahkeme kararları ortaya konarak doktrindeki bu konudaki yaklaşımlara yer verilecektir. Türk Hukukunda CMR'ye tabi taşımalarda birden fazla taşıyıcının dahil olduğu taşımalara ilişkin hem sorumluluk hem de rücu davalarında Türk Hukukunda yeknesak bir uygulama ve doktrinde bir uzlaşı olmaması sebebiyle, sürpriz karar yasağı kuralına uygun olarak taşıyıcılar arası rücu davalarında başvurulabilecek yollar açıklanacaktır. Son olarak, CMR'ye tabi taşıyıcılar arası rücu davalarında Türk Hukukunda yeknesak bir uygulama olmaması sebebiyle, Türk Hukukuna ve CMR'ye en uygun düştüğünü düşündüğümüz çözüm yolu önerilecektir.Article Bilgi Alma Davasında Hakimin Rolü(Bahçeşehir Üniversitesi, 2021) Özcanlı, Fatma BerilAnonim ortaklık yönetiminin yönetim organı vasıtasıyla gerçekleştirilmesi, anaonim ortaklıklar hukukuna hakim ilkeler temelinde pay sahibinin yönetime yabancı oluşu, özden organ ilkesinin kabul görmediği bu sistemde ortak olmanın şirket yönetiminde söz sahibi olmak sonucunu doğurmayışı, ...Article Executive Remuneration of Company Directors Under Eu Law and Turkish Law(Istanbul University Press, 2023) Özcanlı, Fatma BerilThe criteria to determine the material scope of executive pay has always been a controversial aspect of corporate law and corporate governance. The controversy stems from the fact that the board of directors generally tends to determine a suitable executive remuneration for its members, not considering the interests of other stakeholders. In some cases, an independent compensation/remuneration committee is appointed by the board of directors and determines the amount of executive pay. Depending on the legislation, this may require additional approval at the annual general meeting by the shareholders. European legislators have differing approaches with regards to regulating this very area of corporate pay. The revised Shareholders Rights Directive requires an enhanced approach for the shareholders' role by determining the remuneration policy of the company. These amendments can be identified as the promotion of the say on pay, on the remuneration policy, and remuneration report. Furthermore, the previous recommendations have also set the criteria to determine the amount of remuneration. The Directive contains provisions for setting up a clear and transparent corporate remuneration policy and shareholders' binding vote with temporary derogations. The corporate remuneration system of Turkish law is legislated under Art. 394 TCC (Turkish Commercial Code Nr. 6102), which only requires that board members can be paid an honorarium, salary, bonus, premium, and a portion of the annual profit, provided that this amount is determined by the articles of association, or by way of a general meeting resolution. Art. 408 TCC also stipulates a binding general meeting approval of the remuneration policy, whereas Art. 513 TCC requires the framework with regard to bankruptcy procedures. © 2023 Istanbul University Press. All rights reserved.Book Tüzel Kişilik Penceresinden Anonim Ortaklık Sempozyumu Mef Üniversitesi Hukuk Fakültesi 20-22 Temmuz 2020(On İki Levha Yayıncılık, 2020) Karagöz, Havva; Palanduz, Seda; Özcanlı, Beril; Karagöz, Havva; Palanduz, Seda; Özcanlı, BerilBu kitap, MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 20-22 Temmuz 2020 tarihlerinde düzenlenen Tüzel Kişilik Penceresinden Anonim Ortaklık Sempozyumu'nda sunulan bildirilerden ve oturum sonlarında gerçekleştirilen soru-cevap bölümlerindeki tartışmalardan oluşmaktadır. Sempozyum, anonim ortaklıklar hukukuna hakim temel ilkelerin, günümüzde anonim ortaklık yapısının vardığı nokta ile bağlantısının sorgulanması ekseni etrafında şekillenmiştir. Kitapta yer alan bildiriler, anonim ortaklıklar hukukunun köklü konularına olduğu kadar teknolojik gelişmeler ışığında yakın zamanda gündeme gelen sorunlarına da değinmekte ve bu sorunların hem teorik hem de pratik yönlerini ele almaktadır. Bu bağlamda kitap, karşılaştırmalı hukuktaki güncel tartışma ve eğilimlere ve özellikle de Türk anonim ortaklıklar hukukunun bu gelişmeler karşısındaki konumuna ışık tutmakta ve yeni tartışmaların kapılarını aralamaktadır.Master Thesis Türk Banka Hukuku Açısından Fintek(MEF Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Şanakut, Berk; Fatma Beril Özcanlı...Article The Scope of Application of Turkish Groups of Companies Law Provisions(Mef Üniversitesi, 2022) Özcanlı, Beril FatmaThe new Turkish Commercial Code (TCC) has introduced the notion of groups of companies, however it does not entail anyprovisions with regards to the scope of application of the provisions. After the enactment of the TCC, a new Trade RegistryRegulation (TRR) was adopted. Article 105 TRR stipulated the scope of application with regards to the groups of company lawprovisions of the TCC. According to that, at least three commercial companies, one of which is a controlling and two of whichare dependent companies, are required for the formation of a group of companies. In cases where the controlling entity is anenterprise, the number of dependent companies must exceed two, i.e. the existence of at least three dependent companiesare required. However according to Art. 195/4 TCC companies that are directly or indirectly affiliated with the controllingcompany form the group of companies together with it. This paper is trying to examine the relationship between these twoprovisions from the hierarchy of norms perspective. Within this regard, also provisions of the German Stock Corporation Act(AktG- Aktiengesetz) and their scope of application is considered, as the provisions of the AktG regarding the corporate groupsare a fundamental source for the Turkish legislation.Master Thesis Executive remuneration under the EU law and the Turkish law(Leiden University, European and International Business Law (Advanced LL.M.), 2018) Özcanlı, Fatma Beril; Masouros, PavlosCommission’s proposal on the amendment of the Shareholders Rights Directive points that the regime under the current remuneration system based on the alignment of the shareholders’ interest with the company’s’ is not working out anymore. With regards to that fact the proposal suggested amendments to enhance shareholders oversight. These amendments can be identified as the promotion of the say on pay on the remuneration policy and remuneration report. And furthermore, the previous Recommendations have also set the criteria to determine the amount of remuneration. On the other hand the regime under the Turkish Law is quite different than the EU-system. Remuneration of the directors can be designed based on a general assembly meeting decision or on a provision in the articles of association of the company. Besides the corporate governance principles, there is no criteria set for the companies to determine the material amount of the remuneration.

