TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection by Access Right "info:eu-repo/semantics/closedAccess"
Now showing 1 - 20 of 36
- Results Per Page
- Sort Options
Research Project Özyinelemeli Sinir Ağları ile Türkçe Doğal Dil Üretimi(TÜBİTAK, 2018) Demir, Şeniz; Gökmen, Muhittinİnsanlar arasındaki iletişimi sağlayan doğal diller, zaman içinde insanlarla etkin ve kullanıcı dostu etkileşim kurabilmek amacıyla sistemler ve yazılımlar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Tıpkı insanlar gibi sesli veya yazılı doğal dil ifadelerini anlayabilen ve sonrasında kullanıcıların beklentilerini karşılayabilen dil tabanlı teknolojiler (örn. arama motorları, bilgisayar destekli eğitici sistemler ve diyalog sistemleri) bu motivasyonla ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalarda, problemin doğası ve hedef dilin yapısındaki zorluklara ek olarak insanların doğal dilleri nasıl öğrendiğini ve kullandığını modellemedeki kısıtlar başarım oranlarını etkilemiştir. Günümüzde, dil tabanlı teknolojiler insanlar tarafından yaygın şekilde kullanılıyor olsalar da (örn. Google Arama Motoru ve Apple Siri), ulaşılan teknolojik seviye hedef dile göre çeşitlilik göstermektedir. Sondan eklemeli ve zengin dil yapısı ile Türkçe geliştirilen teknolojik çözümler ve üretilen veri kaynakları açısından pek çok doğal dilin gerisinde kalmaktadır. Ayrıca, bugüne kadar Türkçe dil teknolojileri konusunda yapılan çalışmaların ağırlıklı olarak dili işleme, anlama ve analiz etmeye dönük (örn. kelimelerin morfolojik analizi, özel isim tespiti, bağlılık çözümlemesi, metin sınıflandırma ve metin özetleme) olduğu gözlemlenmektedir. Türkçe dil üretimi konusunda sınırlı yeteneklere sahip ve akademik seviyede kalarak devamı getirilmemiş birkaç çalışma mevcuttur. Fakat bu çalışmalar karmaşık sayılabilecek dilbilimi teorileri ile ifade edilen içerik ifadelerini cümlelere dönüştürmekten öteye geçmemiştir ve başka uygulamalarla entegre olarak test edilmemiştir. Bu çalışmada, Türkçe dilinin derin öğrenme tabanlı bir sistem (dil aracı) ile otomatik olarak üretimi hedeflenmektedir. Bu sistemin, girdi olarak verilen içerik ifadelerini Türkçe dili kurallarına uygun ve anlaşılır cümlelere dönüştüreceği öngörülmektedir. Literatürdeki en kapsamlı Türkçe dil üretimi sistemi olması planlanan bu çalışmada son yıllarda pek çok dil teknolojisinde başarımı ispat edilmiş diziden diziye öğrenebilen (örn. kelime dizisinden başka bir kelime dizisi) özyinelemeli sinir ağı yapıları kullanılacaktır. Bu ağların sağladığı dinamiklik ile farklı çeşitler (örn. uzun kısa süreli bellek ve girişli özyinelemeli birim) ve genişlemeler (örn. dikkat mekanizması) denenecektir ve başarımı en yüksek sinir ağı mimarisi belirlenecektir. Buna ek olarak, sinir ağlarının kullanımı bazı faktörlerin (örn. bağlam bilgisi ve kullanıcı tercihleri) sisteme entegrasyonuna ve üretim aşamasına olan etkilerinin incelenmesine imkân sağlayacaktır.Research Project Diyalog Geliştirme için Bağlaşımlı Tensör Ayrıştırma Yöntemleri(TÜBİTAK, 2021) Şimşek, Serap Kırbız; Cemgil, Ali Taylan; Liutkus, AntoineAyrıştırma tabanlı ses modelleme yöntemleri, hesaplama gücünün artmasıyla ve istatistiksel modelleme yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler, ses kodlama, müziksel bilgi çıkarımı, müziğin notaya dökülmesi, içerik analizi, kaynak ayrıştırma, ses onarımı ve gürbüz konuşmacı tanımanın da aralarında bulunduğu birçok alanda kullanılmaktadır. Bizim bu projede temel amacımız, birden fazla kaynak içeren ses kayıtlarındaki konuşma işaretlerini güçlendirmek için kaynak ayrıştırma algoritmalarından faydalanarak bir yöntem geliştirmektir. Diyalog ve ortamdaki diğer sesler arasındaki doğru dengeyi bulmak ses mühendisleri için önemli bir problem olup, dinleyici şikayetlerinin de gittikçe artan bir sebebini oluşturmaktadır. Dinleyiciler, kendi kişisel tercihlerine, dinleme ortamlarına ve duymalarına uygun olarak diyalog ve çevresel sesler arasındaki ses dengesini kendileri ayarlamak istemektedirler. Bu projedeki temel amaçlar ve aşamalar aşağıdaki gibidir: i) Durağan olmayan çok boyutlu zaman serilerinde, matris ve tensör ayrıştırma modellerini kullanarak diyalog içeren ses kayıtlarından diyalogların ayrıştırılması ve bunun daha sonra kayıtta bulunan diğer seslerle farklı oranlarda yeniden birleştirilmesiyle, kullanıcının ihtiyaçlarına ya da zevkine dayalı bir kayıt dinlemesini sağlama ii) Televizyon programları gibi akan veri üzerinde de çalışabilmek üzere, önerilen yöntemin gerçek zamanda çalışması. Bu bağlamda, veri geldikçe gerçek zamanlı olarak işlenecektir. iii) Geliştirilen yöntemlerin etkinliğinin gerçek uygulamalarda kullanımı. Projenin çıktıları olan modelleme, çıkarım ve model seçimi yöntemleri; işaret işleme, yapay öğrenme ve istatistik alanlarında temel metodolojik katkılar yapmaktatır. Bunun dışında çıktılar, bilgi madenciliği, biyoinformatik, sistem biyolojisi, yer bilimleri, karmaşık sistemler, algılayıcı ağları, finans veya akustik konularındaki büyük veri öbeklerinin incelendiği çalışmaları destekleyecektir. Bu bağlamda, MEF Üniversitesi bünyesinde yerli ve uluslararası alanda süren işbirliklerinin sürdürülmesi ve geliştirilmesi de planlanmaktadır.Article Gönüllü Vazgeçme Düzenlemesi Gerekli Midir?(Yeditepe Üniversitesi, 2014) Akyürek, GüçlüBu çalışmada Ceza Hukuku’ndaki gönüllü vazgeçme kurumu ele alınmaktadır. Kurumun amacı ve koşulları, karşılaştırmalı hukukla birlikte sunulduktan sonra mevcut teşebbüs ve iştirak maddelerinin ve kurumun temelinin ışığında, ayrı bir gönüllü vazgeçme düzenlenmesine neden gerek olmadığı açıklanıııaktadır.Article Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Kasten Öldürme Suçu (tck M.82/1-b)(Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2020) Akyürek, GüçlüTürk Ceza Kanununda, kasten öldürme suçu müebbet hapis cezası ile cezalandırılırken (TCK m.81), canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmek, en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaktadır (TCK m.82/1-b). Her iki neden de ne eski yasada ne de mevcut yasada tanımlanmıştır. Öğretideki, uygulamadaki ve madde gerekçesindeki açıklamalardan hareketle, canavarca hisle kasten öldürme suçu için verilen klasik örnek ise yakarak öldürmektir. Yargıtay kararına konu olan olayda da mağdur yakılarak öldürülmüştür. Ancak fail, yangını söndürmeye çalışmış ve mağduru derhal hastaneye kaldırmıştır. İlk derece mahkemesi ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi canavarca hisle öldürme suçu olduğuna karar verirken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yalnızca kasten öldürme suçu olduğu gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu da oyçokluğu ile aldığı kararda eylemin canavarca hisle öldürme suçu olduğunu kabul edilmiştir. Oysa, söz konusu ağırlaştırıcı neden, failin psikolojisini dikkate almaktadır. Dolayısıyla yalnızca eylemiş işleniş tarzından hareketle sonuca varmak doğru olmayabilecektir. Nitekim somut olayda, kararın aksine, canavarca hisle değil eziyet çektirerek öldürme olduğu düşüncesi gerekçeleriyle açıklanmıştır.Article Para Borçları Bakımından TBK m. 120 f.2’de Öngörülen Temerrüt Faizi Üst Sınırı ve Bunun Sözleşme Cezası ile İlişkisi Üzerine Düşünceler(Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024) Kapancı, Kadir BerkPara borçlarında borçlunun temerrüde düşmesi halinde borçlanılan para edimi bakımından temerrüt faizi işleyecektir. Bu durum para borçlarında borçlu temerrüdünün olağan bir sonucudur. İşleyecek temerrüt faizi bakımından kural olarak yasada belirlenmiş oran dikkate alınır, bununla birlikte ilgili oranın taraf anlaşmasıyla belirlenmesi de mümkündür. Yalnız temerrüt faizi oranının taraf anlaşmasıyla kararlaştırıldığı bazı olasılıklar özelinde, TBK m. 120 f.2 sınırlaması devreye girer. Buna göre, iradi olarak belirlenecek temerrüt faizi oranı, yasal olarak belirlenmiş oranın iki katından daha fazla olamaz. Sözleşme cezası ise, ceza koşulu yan anlaşması dahilinde belirli bir asli borcun (konu aldığı edim bakımından özel bir ayrım da yapılmaksızın) yerine getirilmesi borçlu üzerinde ekstra bir baskı unsuru oluşturulması ve bu şekilde ifanın temininin sağlanması için kararlaştırılan bir edim yükümlülüğüdür. Sözleşme cezasının farklı formlarda söz konusu olabilmesi mümkündür. Belirtilen iki kurumun (temerrüt faizi ve sözleşme cezası) bir arada gündeme geldiği ve TBK m. 120 f.2 sınırlamasının devrede olduğu olasılıklarda, bu son hükmün sözleşme cezası edimi bakımından da tatbik edilip edilmeyeceği, cevaplandırılması gereken bir soru oluşturur. İşbu çalışmamız, öğretide bu konuda ileri sürülen farklı görüşlerin de dikkate alınması suretiyle, ilgili soruya tatmin edici bir cevap bulunmasını hedef tutmaktadır.Article Sözleşmesel Sorumlulukta Tazminat Edimi ile Sözleşme Cezası Arasındaki İlişki(2016) Kapancı, Kadir BerkBir borç ilişkisinde borçludan beklenen, onun borcunun konusunu oluşturan edimi gereği gibi, tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesidir. Alacaklı, bu menfaatini daha iyi temin etmek amacıyla, ifanın y...Article Türkiye'de Arabuluculuğun Gelişimi(Legal, 2020) Yazıcı, ÇiğdemTürk hukuk sistemi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuk ile ilk kez Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile tanışmıştır. Bu yöntem bir süre tamamen ihtiyari olarak uygulanmış, sonrasında ise bazı davalar bakımından dava şartı haline getirilmiş, ayrıca arabulucunun siireçteki işlevi de yeniden diizenlenmiştir. Bu çalışmada arabuluculugun Türk hukuk sistemindeki uygulamalan, arabulucu sicili ve arabulucunun süreçteki işlevi dikkate alınarak dönemlere ayrılarak ele alınmıştır.Article Tahkim Süresi(Legal Yayıncılık, 2021) Yazıcı, ÇiğdemHakemlerin hukum verme yetkisinin süre ile sınırlandırıldığı durumlarda tahkim süresinden söz edilir. Tahkim suresi taraflarca kararlaştırılabilir ya da kanunla duzenlenmiş olabilir. Hukuk sistemimizde tahkim suresi kanunlarla (HMK m. 427; MTK m. 10/B) bir yıl olarak duzenlenmiş olmakla birlikte, taraflarca daha kısa ya da daha uzun bir süre kararlaştinlabilir.Article 7146 Sayılı Kanunla Gelen Bedelli Askerlik ve Kıdem Tazminatı(Seçkin Yayınevi, 2018) Akyiğit, Ercan7146 Sayılı kanunla getirilen hüküm ; işçi iş sözleşmesini 7146 sayılı kanunla getirilen bedelli askerlik yüzünden fesederse kıdem tazminatı alamaz.Article Calling for a Reset in Turkish-American Relations in the Post-COVID International Order(SETA Foundation, 2020) Kibaroğlu, MustafaAnalysts emphasize that nothing will be the same after the pandemic and refer to the ‘new normal’ that is likely to prevail everywhere in the world. It would be a legitimate question to ask if this would provide a conducive environment for Turkey and the United States to reset their relations that have much deteriorated lately. This article will, first, highlight the contours of the ‘new normal’ narrative by referring to the views expressed by politicians, academics, analysts, journalists and intellectuals from around the world. Second, the article will assess the implications of the parameters of the ‘new normal’ for key actors in world politics, such as the United States, China, the European Union and Russia, as well as Turkey’s Middle Eastern neighbors, with respect to the issues that will be at stake in the international security environment. Finally, the article will make a call for a reset in Turkish-American relations in order for the two long-standing allies to adapt themselves better to post-COVID international politics. © 2020, SETA Foundation. All rights reserved.Article İsviçre Federal Mahkemesi’nin Varsayımsal ve Rastlantısal Bir Kazanç Kaybınınn Tazmin Edilebilir Bir Zarar Olarak Dikkate Alınamayacağına İlişkin 01.09.2021 Tarihli ve 4a_606/2020 Sayılı Kararına (bge 147 Iıı 463 Vd.) Eleştirel Bir Bakış(GSÜHFD, 2023) Kapancı, Kadir Berkİsviçre Federal Mahkemesi, Mahkeme’nin Resmî Karar Derlemesinde de yayımlanmasını uygun bulduğu (bu suretle de önemi kendiliğinden anlaşılabilecek) 01.09.2021 tarihli ve 4A_606/2020 sayılı kararında (ayrıca bkz. BGE 147 III 463 vd.), bir yatırım danışmanlığı ilişkisinde banka aracılığıyla yapılan borsa işlemleri özelinde değerlendirmelerde bulunmuş; özetle de banka tarafından müşterisinin bu yöndeki talimatına rağmen son tahlilde gerçekleştiril(e)meyen bir şirket hissesi alımı işleminde, müşterinin ilgili alımın yapılmaması sonucunda uğradığı kazanç kaybının, varsayımsal ve rastlantısal bir özellik göstermesi nedeniyle tazmin edilebilir bir zarar oluşturmadığı sonucuna ulaşmıştır. Kararda ulaşılan bu sonuçlar ve gerekçeleri eleştiriye matuftur. İşbu çalışmamızın amacı, ilgili kararın eleştirel bir bakış açısıyla ele alınarak, kararda ulaşılan temel sonuçların tartışmaya açılması ve yeniden değerlendirilmesidir.Article Kendilerine Yasal Danışman Atanan Kişilerin Hukuki Durumu(Seçkin Yayıncılık, 2016) Kurt, EkremSınırlı ehliyetliler temelde fiil ehliyetinin bütün koşullarına sahiptir, ayırt etme gücüne sahiptir, ergindir, kısıtlı da değildir. Bunların kısıtlanmaları için yeterli sebep bulunmasa da MK 429'da sayılan işlemler için onayı alınmak üzere bunlara bir yasal danışman atanır. Maddede sayılanların dışındaki işlemler için bu kimselerin fiil ehliyetleri tamdır. Atanan yasal danışmana oy danışmanı adı verilir. Hakim gerek görürse bu kişilerin mal varlıklarının yönetimini yasal danışmana verebilir. Öğretide her iki uygulamanan da yani MK'da sayılan işlemlerin yanısıra malverlğı yönetiminin de yasal danışmanın onayına bağlanabileceği ve böylelikle "karma danışmanlık" oluşturulabileceği kabul edilir.Article Mention Detection in Turkish Coreference Resolution(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2024) Demir, Seniz; Akdag, Hanifi IbrahimA crucial step in understanding natural language is detecting mentions that refer to real-world entities in a text and correctly identifying their boundaries. Mention detection is commonly considered a preprocessing step in coreference resolution which is shown to be helpful in several language processing applications such as machine translation and text summarization. Despite recent efforts on Turkish coreference resolution, no standalone neural solution to mention detection has been proposed yet. In this article, we present two models designed for detecting Turkish mentions by using feed-forward neural networks. Both models extract all spans up to a fixed length from input text as candidates and classify them as mentions or not mentions. The models differ in terms of how candidate text spans are represented. The first model represents a span by focusing on its first and last words, whereas the representation also covers the preceding and proceeding words of a span in the second model. Mention span representations are formed by using contextual embeddings, part-of-speech embeddings, and named-entity embeddings of words in interest where contextual embeddings are obtained from pretrained Turkish language models. In our evaluation studies, we not only assess the impact of mention representation strategies on system performance but also demonstrate the usability of different pretrained language models in resolution task. We argue that our work provides useful insights to the existing literature and the first step in understanding the effectiveness of neural architectures in Turkish mention detection.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 3Between a Rock and a Hard Place: How To Make Sense of Turkey’s S-400 Choice(SETA Foundation, 2020) Kibaroğlu, MustafaWith the wrap-up of the S-400 deal with Russia in December 2017, critics argue that Turkey is caught between a rock and a hard place due to the adamant opposition of its NATO allies, the United States in particular, which has threatened Ankara with imposing severe sanctions. Would this be the correct representation of the situation at hand? Does it make any sense for Turkey to engage Russia, an archrival nation, to enhance the security of the country? Is the S-400 deal worth the risk of alienating the allied nations whose projected sanctions may have wide-ranging political, economic and military repercussions? With these questions in mind, this paper will try to shed light on the specifics of the S-400 deal that make one think that it may indeed make sense for Turkey to bear the brunt of engaging Russia. In the same vein, the paper will assess the impact of the S-400 deal on Turkey’s defense industries. The paper will also present the author’s conception of the current “international political non-order” as an underlying factor behind the deal. Finally, the paper will suggest that the S-400 deal must be approached from a wider perspective so as to grasp the extent of the service it has done in bolstering Turkey’s military-industrial complex. © 2020, SETA Foundation. All rights reserved.Article Kripto Varlık İlk Arzı (ıco) ve Konunun Türk Hukuku ve Bazı Ülke Uygulamaları Açısından Değerlendirilmesi(2021) Araalan,CemalBlokzincir kavramının 2008 yılında Satoshi Nakamoto isimli kimliği bilinmeyen bir kişinin/kişilerin yayınladığı manifesto ile ortaya çıkması ve yaygınlaşması sonucunda, özellikle başta finans sektörü olmak üzere birçok yeni kavram ve terminoloji hayatımıza girmiştir. Bu kavramlara örnek vermek gerekirse, kripto varlıklar, akıllı sözleşmeler ve ICO’lar olmak üzere pek çok yeni kurumun hayata girmesi ile özellikle bu konulardaki regülasyonların ülkeler nezdinde yeni yeni yürürlüğe girmesi, bu kurumların nasıl regüle edilmesi gerektiği tartışmalarını da gündeme getirmiştir. Özellikle ICO’ların blokzincir teknolojisine özgü bir kitle fonlama vasıtası olması ve yatırımcıların ICO’lar ile çok kısa zamanda çok yüksek meblağ içeren yatırımlara imkan vermesi, ICO’ların adeta bu teknolojinin lokomotifi işlevi görmesini sağlamıştır. Ancak, ICO’ların bu efektif işlevlerine rağmen, aynı zamanda birçok ülkede regüle edilmemesi dolandırıcılık ve kara para aklama faaliyetlerine sebebiyet verip vermediği noktasında tereddüt uyandırmıştır. Bu çalışmada, özellikle ICO denilen kripto varlıkların ilk arzı, özellikle konunun başta kavramsal çerçevesi, ICO’ları temel itibariyle etkileyen kripto varlıkların türleri ve özellikleri, ICO’ların avantajları ve dezavantajları, ICO’ların aşamaları, ICO’lara yönelik Türk hukuku ve farklı bazı ülkelerdeki regülasyon ve uygulama örnekleri de dikkate alınarak incelenmiştir.Article Teminat Amaçlı Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmelerinin Geçerliliği Üzerine Düşünceler(GSÜHFD, 2023) Kapancı, Kadir BerkBir tür ön sözleşme özelliği gösteren taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden, uygulamada teminat amacıyla da yararlanıldığı görülmektedir. Bu çerçevede genellikle bir tüketim ödüncü sözleşmesi çerçevesinde geri ödemesi borçlanılan bir miktar paranın teminatı olarak, ödünç veren ve ödünç alan (veya duruma göre ilgili taşınmazın maliki konumunda olan bir başka üçüncü kişi) arasında bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedilmekte, bu sözleşmede de satış vaadinde bulunanın taşınmazla ilgili satışı gerçekleştirme borcunun vadesi, bizzat ödünç konusunun (duruma göre faiziyle) ödünç verene iade edileceği tarihe isabet ettirilmektedir. Yine söz konusu teminat amaçlı satış vaadi sözleşmelerinde, taşınmazının satışını gerçekleştirmeyi vaad edenin (yani ödünç alanın), ilgili tarihe kadar belirli bir miktar parayı (dönme cezası) -geri- ödeyerek (bu tutar tam olarak tüketim ödüncü sözleşmesindeki ödünç konusuna ve varsa ona eklenecek anapara faizine karşılık gelmektedir) sözleşmeden dönebileceği de bir yan kayıt olarak öngörülmektedir. Anılan teminat amaçlı taşınmaz satış vaadi sözleşmelerin geçerlilikleri öğreti ve uygulamada ciddi biçimde tartışma konusu edilmiş, ilgili bağlamda farklı eksenlerde görüşler ileri sürülmüştür. İşbu çalışmamız, ilgili tartışmada alınması en isabetli olacak tavrın, gerekçeleriyle ortaya konulmasına odaklanmıştırArticle Ceza Yargılama Hukukunda İstinaf Yasa Yolu ile İlgili Bir Yıllık Uygulama ve Yapılan Yasa Değişiklikleri Konusunda Değerlendirmeler(Bahçeşehir Üniversitesi, 2017) Çınar, Ali RızaBu çalışmadaki inceleme konusu; özellikle istinaf yasa yolunun bir yıllık uygulaması ve yasa değişiklikleri üzerinde durarak bu konuda ayrıntılı bilgi vermektir. Ancak inceleyeceğimiz konunun ve yapacağımız açıklamaların daha iyi anlaşılması bakımından önce istinaf yasa yolu hakkında genel açıklamalarda bulunduktan sonra, istinaf yasa yolunun bir yıllık uygulaması ve yasa değişiklikleri hakkında değerlendirmeler yapılmıştır.Article Taşınmazların rızaya dayalı olarak birleştirilmesi ve ayrılması (İfraz ve tevhit) işlemleri(Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023) Kurt, EkremTapu kütüğü kural olarak parsel esasına göre tutulur. Yani her parsele tapu kütüğünde bir sayfa açılır. Parsel taşınmazın birimidir. Yani her parsel bir taşınmazdır. Kadastro uygulaması ile tespit olunan parsel- lerin zamanla sınırdaş parsellerle birleştirilmesi veya parselin kendi içinde birden çok parsele ayrılması gerekebilir. Bu işlemlere birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) adı verilir. Birleştirme ve ayırma işlemleri çoğu zaman cebri yani arazi toplulaştırılmasında veya imar uygulamasında olduğu gibi mevzuat gereği olabilir. Ancak yasal kısıtlamalara uyulmak kaydıyla iradi olarak yapılması da mümkündür. Bu çalışmada iradeye dayanan birleştirme ve ayırma işlemleri incelenmiştir. Birleştirmede önceki parsellere ilişkin tapu kütüğü sayfaları kapatılır ve birleşerek oluşan yeni parsel için ayrı sayfa açılarak oraya tescil gerçekleştirilir. Ayırmada ise önceki kütük sayfası kapatılırken, yeni oluşan parsellerin her birine ayrı birer kütük sayfası açılarak buraya tescilleri gerçekleştirilir. Tarım arazilerinde ve imarlı arsalarda birleştirme işlemi hoş karşılanır ve olumlu sonuçları vardır. Tarım arazilerinin birleşme yoluyla büyümesi yoluyla verimliliğinin artması umulur. İmar arsalarında ise mima- ra sanatını icra etme imkanı verecek genişlik sağlar. Ayırma ise her iki taşınmaz grubunda (tarımsal ve imarlı) arzulanan bir durum değildir. Zira tarımda verimin düşmesine, kentleşmede de çirkin ve kullanışsız yapıların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle ayırma işlemleri kamu hukuku düzenlemeleriyle ciddi sınırlamalara tabi tutulmuştur.Article Bedelli Askerlikte Son Durum(Terazi Hukuk Dergisi, 2020) Akyiğit, ErcanMuvazzaf askerlik ve onun bir görünüm biçimi olan bedelli askerlik çalışanlar için önemli bir problem olarak görülür. Eskiden dönem kamuoyunun da etkisiyle çalışanlar bedelli askerlik imkam 7179 sayılı Yasa ile yeni ve sürekli bir görünüm kazanmıştır 7179 sayılı Yasa kapsammda bedelli askerlik ve bunun işçi olarak çalışanların kıdem tazminatı durumuna etkisi bu çalışmada ele alınmıştır.Article Adli Para Cezasının Bireyselleştirilmesinde Bir Gün Karşılığı Para Miktarından Kaynaklanan Sorunlar(Seçkin Yayıncılık, 2016) Çınar, Ali RızaPara cezası, suç karşılığı olarak yasada öngörülen sınırlar arasında belirlenerek, hükümlüden alınan bir miktar paranın, yasanın belirlediği yere (devlet hazinesine) ödenmesidir.Para cezası en eski cezalardandır. Bölünebilmesi nedeniyle para cezaları, bireyselleştirmeye çok yatkın bir ceza türünü oluşturmaktadır. Adli hata durumunda onarımı olanaklıdır. Para cezasının olumsuz nitelikleri de bulunmaktadır. Para cezası, ekonomik durumları birbirinden farklı insanlarda çok değişik etkiler yapar. Böylece de cezalarda yasallık ve eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğurur. Çağdaş ceza hukukunda, bu sakıncaları giderici sistem ve yöntemler saptanarak uygulanmaktadır.Para cezalarının belirlenmesinde 765 sayılı Türk Ceza Yasası klasik sistemi benimsemişti. Bu sistemde yargıca alt ve üst sınırlar arasında bir ceza belirleme konusunda takdir yetkisi verilmişti. Klasik para cezası sistemine yönelik olarak bu sistemin eşitlik ilkesine uygun olmadığı zengin ve yoksul hükümlüler üzerinde aynı etkiyi göstermediği ileri sürülmüştür. Ayrıca bu sisteme yönelik önemli bir eleştiri ise yüksek enflasyon nedeniyle Türk parasının değerindeki düşmeden dolayı zaman içerisinde para cezasının caydırıcılığını yitirmesiydi.Bu sakıncaları gidermek amacıyla Türk hukukunda yeni 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'yla gün para cezası sistemine geçilmiştir. Türk Ceza Yasası'nda adli para cezasını düzenleyen hükümle ilgili gerekçede, "Gün para cezası sisteminin temel amacı, para cezasının kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir" denilmektedir. Bundan dolayı da ödeme gücü olan kişi üzerinde etkisi olmayan, ödeme gücü olmayanın ise sonuçta yine infaz kurumuna gönderilmesini sonuçlayan "klasik para cezası" sisteminden vazgeçilerek, "gün para cezası" sistemine geçildiği belirtilmektedir.Türk Ceza Yasası'nın "Adli Para Cezası" ile ilgili hükmün gerekçesinde açıklananlara katılıyoruz (m.52). "Gün para cezası" sisteminin benimsenmesi de yerindedir.Ancak "bir günün parasal miktarı" için öngörülen alt ve üst sınırlara göre, gerekçede açıklananların gerçekleştirilme olanağı bulunmamaktadır. Çünkü Yasamızda, bir gün karşılığı birim para cezasının üst sınırının parasal miktarının alt sınırın beş katı olarak düzenlendiğini görmekteyiz. Halbuki alt ve üst sınırlar arasında oran (makas) arttıkça, para cezasının bireyselleştirilmesi, bölünebilmesi daha olanaklı duruma gelecektir. Ayrıca enflasyon nedeniyle para değerindeki düşmeden dolayı kaynaklanacak sakıncalar da önlenmiş olacaktır. Böylece cezanın genel ve özel önleme etkisi de gerçekleştirilecektir.Gerekçede açıklananların gerçekleşebilmesi ve çalışmamızın konuyla ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak açıkladığımız sorunların yaşanmaması için "bir günün parasal miktarının" yasadaki alt sınırı mümkün olduğunca az, üst sınırı ise yüksek öngörülmelidir.

