Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
Browsing Hukuk Fakültesi Koleksiyonu by Department "Hukuk Fakültesi, Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı"
Now showing 1 - 20 of 28
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis İngiliz ve Türk Yargılama Hukukunda Sözlülük İlkesi(İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Anabilim Dalı, 2018) Alpay, Ece; Deren Yıldırım, NevhisMedeni usûl hukukunda sözlülük ilkesi, yargılama faaliyeti boyunca çeşitli görünümlere sahiptir. Sözlülük ilkesi hüküm temelini oluşturacak dava malzemesinin sözlü olarak sunulmasını ifade ettiği gibi, ayrıca yargılamanın şekli anlamda yürütülmesini kolaylaştıran bir enstrüman olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada sözlülük ilkesinin yargılamada ne ölçüde rol oynadığı ve ne ölçüde kısıtlandığı incelenecektir. Tez, giriş ve sonuç bölümü hariç iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümün birinci kısmı sözlülük ilkesinin tarihsel temellerine ayrılmıştır. İkinci kısımda ise öğretide ileri sürülmüş görüşlerden istifâde edilerek sözlülük ilkesinin tanımı ve doğrudan bağlantılı olduğu diğer ilkelerle ilişkisi ele alınacaktır. İkinci bölümde ise sözlülük ilkesinin yargılama aşamaları boyunca nasıl tatbik edildiği detaylı olarak açıklanacaktır. Çalışmada İngiliz ve Türk hukuku mukayeseli olarak ele alınmış, böylece ilkenin Anglo-Sakson hukuk ve Kıta Avrupası hukukundaki farklı görünümleri ortaya konmaya çalışılmıştır.Article Türkiye'de Arabuluculuğun Gelişimi(Legal, 2020) Yazıcı, ÇiğdemTürk hukuk sistemi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuk ile ilk kez Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile tanışmıştır. Bu yöntem bir süre tamamen ihtiyari olarak uygulanmış, sonrasında ise bazı davalar bakımından dava şartı haline getirilmiş, ayrıca arabulucunun siireçteki işlevi de yeniden diizenlenmiştir. Bu çalışmada arabuluculugun Türk hukuk sistemindeki uygulamalan, arabulucu sicili ve arabulucunun süreçteki işlevi dikkate alınarak dönemlere ayrılarak ele alınmıştır.Article Tahkim Süresi(Legal Yayıncılık, 2021) Yazıcı, ÇiğdemHakemlerin hukum verme yetkisinin süre ile sınırlandırıldığı durumlarda tahkim süresinden söz edilir. Tahkim suresi taraflarca kararlaştırılabilir ya da kanunla duzenlenmiş olabilir. Hukuk sistemimizde tahkim suresi kanunlarla (HMK m. 427; MTK m. 10/B) bir yıl olarak duzenlenmiş olmakla birlikte, taraflarca daha kısa ya da daha uzun bir süre kararlaştinlabilir.Book Part E-arabulucuğa Genel Bakış ve Türkiye Açısından Öneriler(IHU Yayınları, 2020) Yazıcı, ÇiğdemBilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişiminin bir sonucu olarak gerek yargı gerekse alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri süreçlerinde teknolojinin etkisi daha hissedilir hale gelmiştir. Ülkemizde mahkeme dosyalarının UYAP ile entegre olarak dijitalleşmesi, elektronik imzaya ilişkin düzenlemeler, elektronik yolla tebligat ve online duruşmalar, yargıda bilgi ve iletişim teknolojisinin kullanımı bakımından örnek gösterilebilir.Conference Object Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Uygulamasının Temel İlkeler Bakımından Değerlendirilmesi(2019) Yazıcı Tıktık, Çiğdemİş Mahkemeleri Kanunu’nu kapsamındaki uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlenmesini müteakip konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında da arabulucuya başvuru dava şartı olarak güzenlenmiştir. Bu önemli değişikliğin yanı sıra Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nuna eklenen 18/A maddesi ile dava şartı arabuluculuğa ilişkin hususlar ve işleyişi genel olarak düzenlenerek başka alanlarda da arabulculuğun dava şartı olarak kabul edilebileceğinin bir işareti olarak kabul edilebilir. Buradan hareketle arabuluculuğun hukuk düzeni içerisinde giderek genişleyen bir alana yayıldığını hissetmeye başladığımız bu günlerde arabuluculuk sürecinin kural olarak gönüllü, gizli, tarafların eşit olduğu ve süreçte ve süreç sonunda varılan anlaşmadan kontrolü tarafların elinde olan bir süreç olduğunu hatırmakata fayda vardır. Bu sayılan özellikler aynı zamanda arabuluculuğun temel ilkeleri olarak kabul edilmektedir. Bu ilkeler yönünden ticari davalarda arabuluculuk değerlendirilecektir.Conference Object A comparative approach to preliminary examination in Turkish civil procedure law and proceeding in jure in Roman law(2017) Alpay, EceThe preliminary examination phase, which is implemented to the procedure to build the case, is an important reform in Turkish Civil Procedure Law which entered in force with the Code of Civil Procedure in 2011. Before the Code of Civil Procedure, the presentation of the written case material to the court inevitably led to case files being inflated and the judges who were already under heavy load had not read the files before the investigation phase. The preliminary examination is the preparatory stage in which the points that the parties agree and disagree are identified prior to the investigation stage, in order to examine and discuss only the disputed facts and the related evidence at the stage of the investigation. In Roman law, in Jure phase was carried out to determine the disputed facts and if there is a right of action, followed by litis contestatio. At this stage, with the participation of the parties, Magistrate specifies the main particulars of the dispute and prepares an agenda for the adjudicating judge to abide. In this presentation, the particulars of the preliminary examination in Turkish Civil Procedure Law will be explained comparatively with the aspects of proceeding in Jure in Roman Law, and the similarities and differences of both concepts will be revealed.Book Part Arabuluculukta Etik : Katılımcı Kitabı(2017) Yazıcı Tıktık, ÇiğdemBu Katılımcı Kitabı, temel arabuluculuk eğitimi alacak katılımcılar için, “Türkiye’de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uy- gulamalarının Geliştirilmesi” Projesi kapsamında, Avrupa Konseyi, CEPEJ (Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu) uzmanları rehberliğinde, ulusal yazarlar ekibi tarafından geliştirilmiştir. Proje Aralık 2014 - Eylül 2017 tarihleri arasında uygulanmıştır.Book Part Arabuluculuk sürecinin temel ilkeleri: eğitici kitabı(www.coe.int/ankara www.arabuluculuk.adalet.gov.tr Council of Europe / Avrupa Konseyi - Eylül 2017, 2017) Yazıcı Tıktık, ÇiğdemBu Eğitici Kitabı, temel arabuluculuk eğitimi verecek eğitmenler için, “Türkiye’de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulamalarının Geliştirilmesi” Projesi kapsamında hazırlanmıştır. Proje Aralık 2014 - Eylül 2017 tarihleri arasında uygulanmıştır.Conference Object İş Mahkemeleri Kanunu’nun Arabuluculuk Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi(İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2018) Yazıcı Tıktık, ÇiğdemEn temel yenilik olan ve çokça tartışılan arabulucuya başvuru zorunluluğu, dava şartı olarak arabuluculuk ya da zorunlu arabuluculuk olarak ifade edilen yeni düzenleme değerlendirilecek, sonrasında ise İş Mahkemeleri Kanunu ile arabuluculuk hukukuna getirilen yeni hükümler kısaca değerlendirilecektir.Article Türk Hukukunda İnternet Ortamında Mal Satışına Yönelik Sözleşmelerde Cayma Hakkının Kullanılması(MEF Üniversitesi, 2022) Işıntan, PelinTüketiciye kayıtsız ve şartsız olarak yapmış olduğu işlemden kurtulma imkanı sağlayan cayma hakkı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da çeşitli tüketici işlemleri için öngörülmüştür ve tüketici açısından önemli bir imkandır. Cayma hakkının varlığı özellikle internet ortamında tüketiciyi daha rahat işlem yapmaya sevk eder. Covid-19 pandemisi sırasında önemi daha da iyi anlaşılan İnternet üzerinden kurulan mesafeli sözleşmeler artık modern hayatın bir parçası haline gelmiştir. Bu tür sözleşmelerin sıklıkla kurulduğu ve platform olarak tabir edilen çevrimiçi pazar yerleri tüketicinin çok kolaylıkla alışveriş yapmaya yönlendirildiği mecralardır. Bu bağlamda İnternet üzerinden bir taşınır satışına taraf olan tüketicinin korunması TKHK md.48 ile buna dayanarak çıkartılan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında gerçekleşir. Söz konusu mevzuatta yakın zamanda önemli değişiklikler yapılmıştır ve bunların bir kısmı cayma hakkının kullanımına ilişkindir. Bu çalışmada, sözleşme kurulduktan sonra tüketicinin korunması yönündeki en önemli araç olarak gördüğümüz cayma hakkı ve bu hakkın kullanılmasına ilişkin mevzuatta gerçekleşen son değişiklikler ele alınacaktır.Book Part Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri ve Özellikle Arabuluculuk(On İki Levha Yayıncılık, 2023) Yazıcı, Çiğdem; Tuğsavul, Melis Taşpolat; Pekcanıtez, Hakan; Özekes, MuhammetBook Part Davaya Cevap(On İki Levha Yayıncılık, 2025) Pekcanıtez, Hakan; Yazıcı, Çiğdem§ 11. Davaya Cevap başlığı altında davalının savunma hakkı ve bu çerçevede cevap dilekçesi, savunma sebepleri ve karşı dava konuları kapsamlı olarak ele alınmıştır.Conference Object İstinaf sonrası temyiz(2016) Yazıcı Tıktık, ÇiğdemHukuk Muhakemeleri Kanunu Çerçevesinde İstinaf ve Temyiz Kanun Yolu SempozyumuConference Object Hukuk muhakemeleri kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair 7251 sayılı kanun sonrası iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağına bakış(UYSAD, 2021) Yazıcı, ÇiğdemYargılama kültürünün bir yansıması olarak gelişen ve yargılamaya hâkim olan ilkelerden birisi olan teksif ilkesi, yargılamanın makul sürede tamamlanmasını teminen taraflarca dava malzemesinin belirli bir usul kesitine kadar getirilmesi zorunluluğunu öngörmektedir. Bu zorunluluğun bir tamamlayıcısı ise iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağıdır. Bu yasak iddia ve savunmanın konusunu oluşturan vakıalar ile talep sonucunu kapsamaktadır. Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde sert teksif ilkesinin hâkim olması nedeniyle iddianın veya savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, davacı için dava dilekçesi, davalı için ise cevap dilekçesi ile başlamaktaydı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141. maddesi ise bu yasağı öteleyerek hüküm altına alınmıştır. 7251 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi, dilekçelerin verilmesine kadar, ancak belirli koşulların gerçekleşmesi halinde de ön inceleme aşamasında mümkündü. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yargılamada yeni bir kesit olarak kabul edilen ön inceleme aşamasında gerçekleştirilen ön inceleme duruşmasına özel bir önem atfeden kanun koyucu, tarafların katılımını sağlamak maksadıyla duruşmaya mazeretsiz gelmeyen aleyhine adeta bir yaptırım hükmü olarak gelen tarafın iddia veya savunmasını serbestçe genişletmesi veya değiştirmesine izin vermekteydi. 7251 sayılı Kanun ile ilgili hükümde yapılan değişiklikle artık iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi dilekçelerin verilmesinden sonra mümkün değildir. İlgili değişikliğin gerekçesinde, duruşmaya katılan tarafın katılmayan tarafın yokluğunda iddiasını veya savunmasını değiştirip genişletmesinin silahların eşitliği ilkesi ile bağdaşmadığına vurgu yapılmıştır. Sadece duruşmaya katıldığı için bir tarafın diğer tarafa nazaran daha avantajlı bir noktaya gelmesinin, ön inceleme duruşmasına katılımı teşvik etmek amacıyla da olsa adil yargılanma hakkını ihlâl edeceği gerekçesiyle ilgili düzenleme ilga edilmiştir. Bugün gelinen duruma göre, taraflar, iddia veya savunmalarını yazılı yargılama usulünde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesinde serbestçe genişletip değiştirebilirler. Basit yargılama usulünde ise cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmediğinden yasak, davacı için dava dilekçesinin verilmesi ile, davalı için ise cevap dilekçesinin verilmesi ile başlayacaktır. Yeri gelmişken belirtelim ki, yazılı yargılama usulünde davalının cevap dilekçesi vermemesi halinde, davacının cevaba cevap dilekçesi vermesi söz konusu olmayacağından, davacı bakımından yasak dava dilekçesinin verilmesi ile başlamış olacaktır. Bu tebliğ kapsamında iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önceki ve sonraki dönemde, 7251 sayılı Kanun ile yapılan tadil de dikkate alınarak ele alınacaktır.Conference Object Nişanlanmanın geçerliliği ile ilgili bazı yargıtay içtihatlarının değerlendirilmesi(Aydın Üniversitesi, 2020) Işıntan, PelinEvliliğe giden ilk adım olarak nitelendirebileceğimiz nişanlılık ilişkisi MK md. 118 gereğince tarafların birbirlerine yapacağı evlenme vaadi ile kurulur. Taraflar dilerse kendi aralarında bu vaadi dile getirebilecekleri gibi, aileleri ve yakın çevrelerinin hazır bulunduğu bir tören yapmak da isteyebilirler. Tören yapılması, yüzük takılması, hediye alınması gibi durumlar örf ve adet açısından uygun görülse ve toplumda genellikle bunların yapılmasına yönelik bir beklenti mevcut olsa da, kanunen bunların bulunması bir geçerlilik şartı değildir. Bununla birlikte, Yargıtay’ın son zamanlarda üst üste verdiği kararlarda nişanlanmanın geçerli olabilmesi için bir tören yapılmasını ve aile büyüklerinin şahitliğini aradığı tespit edilebilir.Article Citation - Scopus: 1Les Conventions Préparatoires(Istanbul University Press, 2024) Işıntan, PelinLa phase précontractuelle est une zone grise, difficile à cerner et gouvernée par la liberté contractuelle. Les parties sont libres d’organiser leurs pourparlers conventionnellement et s’imposer des devoirs contractuels même en période précontractuelle. Par convention précontractuelle nous entendons un acte bilatéral qui vise la conclusion du contrat négocié. Puisque le Code des Obligations turc ne consacre pas une section spécifique aux pourparlers les parties ont grand intérêt à organiser cette phase et définir les règles à suivre et leurs comportements réciproques. Les parties peuvent former des actes précontractuels sous des formes et avec des contenus très variés. Nous allons nous limiter aux actes bilatéraux conclus entre les parties puisque nous examinons les conventions préparatoires. Par conséquent, les actes unilatéraux tels que la lettre d’intention envoyée par l’une des parties avec l’intention de débuter les pourparlers ne seraient pas traités dans cet article. Ainsi nous envisageons une étude sur les conventions précontractuelles en tenant compte de leur effet obligatoire. Dans un premier temps, nous traiterons les conventions qu’on pourrait appeler les contrats préparatoires qui créent un effet obligatoire pour au moins une des parties, et ensuite nous examinerons les conventions munies d’un tel effet.Book Part Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları(On İki Levha Yayıncılık, 2025) Yazıcı, Çiğdem; Özekes, MuhammetBu başlık altında uyuşmazlıkların çözümünde alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve özellikle arabuluculuk ele alınmış, ihtiyarî ve dava şartı (zorunlu) arabuluculuk detaylı olarak değerlendirilmiştir.Book Part Arabuluculukta etik : eğitici kitabı(www.coe.int/ankara www.arabuluculuk.adalet.gov.tr Council of Europe / Avrupa Konseyi, 2017) Yazıcı Tıktık, ÇiğdemBu Eğitici Kitabı, temel arabuluculuk eğitimi verecek eğitmenler için, “Türkiye’de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulamalarının Geliştirilmesi” Projesi kapsamında hazırlanmıştır. Proje Aralık 2014 - Eylül 2017 tarihleri arasında uygulanmıştır.Book Part Arabuluculuk Sürecinin Temel İlkeleri: Katılımcı Kitabı(İsveç Kalkınma Ajansı/Adalet Bakanlığı/ Arabuluculuk Daire Başkanlığı/Avrupa Konseyi Projesi- Has Matbaacılık, 2017) Yazıcı Tıktık, ÇiğdemBu katılımcı kitabı, temel arabuluculuk eğitimi alacaklar katılımcılar için "Türkiye'de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulamalarının Geliştirilmesi"Projesi kapsamında, Avrupa Konseyi, CEPEJ uzmanları rehberliğinde ulusal yazarlar ekibi tarafından geliştirilmiştir. Proje Aralık 2014-Kasım 2017 tarihleri arasında uygulanmıştır.Article Adi Konkordatoda Çekişmeli Alacaklar Hakkında Dava (iik M. 308/b)(Türkiye Barolar Birliği, 2021) Yazıcı, ÇiğdemAlacağı çekişmeli hale getirilen alacaklı, İcra ve İflâs Kanunu’muzun 308/b maddesi hükmüne göre alacağının maddî hukuk hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla konkordatonun tasdiki kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilir. Ayrıca tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Alacaklı süresi içinde dava açmazsa, kendisi için ayrılmış paydan ödeme yapılmasını talep edemez. Bu çalışmada çekişmeli alacaklar hakkında açılacak davanın özellikleri ele alınacaktır.

