Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
Browsing Hukuk Fakültesi Koleksiyonu by Title
Now showing 1 - 20 of 332
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Book Part Güncel yargıtay kararları ışığında nişanlanmanın geçerliliğine ilişkin bazı hukuki meseleler(Filiz Kitabevi, 2020) Işıntan, PelinEvliliğe giden ilk adım olarak nitelendirebileceğimiz nişanlılık ilişkisi, bir aile hukuku kurumu olarak MK md. 118 ve devamı hükümle-rinde düzenlenmiştir. Bu çerçevede nişanlılığın kurulması ve bu ilişki-nin bozulması halinde tarafların sahip olacağı haklara özel olarak yer verilmiştir. Tabii olarak bu hükümlere başvurulabilmesinin temel şartı geçerli olarak kurulmuş bir nişan ilişkisidir. Medeni Kanun’da nişan-lanmanın kurulması için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade be-yanlarında bulunması yeterli sayılmış; bundan başka özel bir geçerlilik şartı getirilmemiştir. Bununla birlikte Yargıtay’ın son birkaç senedir özellikle nişanlanmanın şekli açısından kanuna aykırı kararlar verdiği tespit edilmektedir. İncelememizde bu kararların yanı sıra, Yargıtay’ın nişanlanmaya yönelik irade beyanlarının yanlış olarak değerlendirdiği bir kararı ile mevcut bir evliliğin nişanlanmanın konusunu imkansız ve genel ahlaka aykırı hale getirdiğinden bahisle verdiği kararlar ele alına-caktır. Belirtmek gerekir ki, taraflardan birinin evli olmasının nişanlan-mayı kesin hükümsüz hale getireceği doktrinde de hemen hemen istis-nasız olarak kabul edilir. Bununla birlikte, bu şekildeki bir kabul bazı istenmeyen sonuçlara yol açabilir, bu nedenle somut olayın özelliklerinin dikkate alınması gerekir. İsviçre doktrininde de konuyla ilgili farklı gö-rüşler mevcut olduğundan incelemeye bu kararlar da dahil edilmiştir.Book Part Uçuş Güvenliğine Bir Tehdit Olarak Kural Tanımaz Yolcu(On İki Levha Yayıncılık, 2019) Erson Asar, BilgeHavacılık güvenliğine ilişkin en sık karşılaşılan durumlardan biri kural tanımaz yolcu vakalarıdır. Uçak içinde gerçekleşen eylemlerin cezalandırılması ve kaptana ve mürettebata müdahale yetkisi veren 1963 tarihli Uçaklarda İşlenen Suçlara veDiğer Bazı Eylemlere İlişkin Konvansiyon’un (Tokyo Konvansiyonu) yeterli cevabı vermemesi karşısında 2014 yılındaKonvansiyona ek bir Protokol kabul edilmiştir. Henüz yürürlüğe girmemiş olsa da ülkemizin de onaylayan devletlerden biriolduğu 2014 tarihli Uçaklarda İşlenen Suçlara ve Diğer Bazı Eylemlere İlişkin Konvansiyonun Tadil Edilmesine İlişkinProtokol (Montreal Protokolü), Tokyo Konvansiyonu’nda temel değişiklikler öngörmektedir. Bu yenilikler, „uçuş“kavramnının yeniden düzenlenmesi, suç teşkil eden eylemlerin tanımlanması, yargılama yetkisinin genişletilmesi, uçak içinde güvenlikgörevlisinin rolü ve zarara uğrayanların tazminat hakkı olarak sayılabilirBook 5510 sayılı kanun kapsamında 4/1-A sigortalılar(On İki Levha Yayıncılık, 2020) Günler, Salih Haydar5510 Sayılı Kanun Kapsamında 4/1-A Sigortalılar Kitap Açıklamasıİnsanlar tarih boyunca hastalık, kaza ve ölüm gibi sosyal risklerle mücadele etmiştir. Sosyal güvenlik sistemleri, sosyal riskle karşılaşan insanların ya da belirli durumlarda yakınlarının zararlarının karşılanmasını sağlayan bir fonksiyona sahiptir. Bir sosyal güvenlik tekniği olan ve zorunluluk unsuru içeren sosyal sigortalar, sosyal güvenliğin sağlanmasında en yaygın kullanılan yöntemdir. Çalışma hayatında iş kazası, meslek hastalığı ya da işsizlik gibi risklerle sürekli karşı karşıya olan işçilerin sosyal sigortalılığının sağlanması da büyük önem arz etmektedir. İş sözleşmesi ile çalışanların sosyal sigortalılığı 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında düzenlenmiştir. Bununla birlikte Kanun koyucu bir iş sözleşmesi ile çalışmıyor olsalar dahi bazı kişi gruplarını insani ve sosyal düşüncelerle 4/1-a sigortalı saymıştır. Bu çalışmada iş sözleşmesi ile çalışanların ve Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında saydığı diğer kişilerin sigortalılığı, öğreti ve içtihatlardan da yararlanılarak ele alınmıştır.Conference Object Presentation Yapay zeka ve özel hukuk(2022) Kapancı, Kadir BerkYapay zekâ nedir? Özetle, insanlara (doğal sistemlere) özgü bilişsel becerilerin, özellikle problem çözme becerisinin makinelerce taklit edilmesi.Book Part Ceren Damar IV. Bilim İnsanları Sempozyumu(Yetkin Yayınları, 2024) Çınar, Ali RızaÇankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 2- 3 Mayıs 2024 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen “Ceren Damar IV. Bilim İnsanları Sempozyumuna’ davetli konuşmacı olarak katılarak “Ceza Yargılama Sürecinin Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri” adlı bilimsel tebliğ sundum. Bu “Ceza Yargılama Sürecinin Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri” konulu bilimsel tebliği, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi “Ceren Damar IV. Bilim İnsanları Sempozyumu” adlı Sempozyum kitabında, Yetkin Yayınları (Yayın Kodu: ISBN 978-605-05-2084-2) Ankara 2024, s.131-134’ de yayımlanmıştır.Article Gönüllü Vazgeçme Düzenlemesi Gerekli Midir?(Yeditepe Üniversitesi, 2014) Akyürek, GüçlüBu çalışmada Ceza Hukuku’ndaki gönüllü vazgeçme kurumu ele alınmaktadır. Kurumun amacı ve koşulları, karşılaştırmalı hukukla birlikte sunulduktan sonra mevcut teşebbüs ve iştirak maddelerinin ve kurumun temelinin ışığında, ayrı bir gönüllü vazgeçme düzenlenmesine neden gerek olmadığı açıklanıııaktadır.Article Die migrationspolitik Lettlands und ihr rechtlicher rahmen(2016) Kunnecke, ArndtAufgrund seines sehr hohen Bevölkerungsanteils an Russen und Staatelosen gohört Lettland zu den Landern mit dem höchsten Auslanderanteil in der EU.Article Bir Siyasi Davanın Anatomisi: Barış için Akademisyenler Vakası Egemenlik Gösterisi Olarak Dava ve Hakikatin Tersi Yüzü(Mülkiye Dergisi, 2024) Dinçer, Hülya2016’nın Ocak ayında Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli üniversitelerinden 1128 akademisyen ve araştırmacı, kısaca “Barış Bildirisi” olarak bilinen “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı metinle, hükümetin Güneydoğu illerinde ilan ettiği süresiz sokağa çıkma yasaklarını ve yasaklar sırasındaki askeri operasyonlarda kullanılan orantısız kolluk gücünü protesto ettiler. Akademisyenler ayrıca hükümete, 2015’te kesintiye uğrayan barış görüşmelerine geri dönme çağrısı yaptılar. Hükümetin güvenlik politikalarını kınayan ve temel insan haklarını koruma çağrısı yapan, ülke tarihinde daha önce görülmemiş kitlesellikteki bu akademisyen girişimi, bildiri yayınlandığı andan itibaren hemen her resmî merciinin seferber edildiği, örgütlü ve çok yönlü bir siyasi baskıyla karşı karşıya kaldı. Bu siyasi baskının bir ayağı da, bildiri imzacılarının terör örgütü propagandası yapma suçlamasıyla yargılandıkları ve mahkûm edildikleri ceza davalarıydı. Bu çalışma, Barış Bildirisi imzacılarının yargılandığı üç yıllık sürece odaklanarak, ceza davasının siyasi rejimin düşman olarak işaretlediği grupları bastırmak için hangi yöntemlerle inşa edildiğini ve otoriter bir rejimde baskı aygıtı olarak yargıya nasıl işlev yüklendiğini incelemeyi amaçlıyor. Çalışma aynı zamanda, Barış için Akademisyenler vakası üzerinden, itham edilen politik öznelerin siyasi davayı bir itiraz ve direniş alanına dönüştürme ve failliğin anlamını ters yüz etme imkânını tartışmaya açıyor.Presentation Ceza yargılamasında istinaf kanun yolunun temyize etkisi(Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Fakültesi Dekanlığı, 2016) Çınar, Ali Rıza...Book Part Ceza yargılama hukukunda genel olarak istinaf yasa yolu, amacı ve felsefesi(2018) Çınar, Ali RızaBu çalışmada ki inceleme konusu; istinaf yasa yolu hakkında genel açıklamalarda bulunduktan sonra, özellikle istinaf yasa yolunun amacı ve felsefesi üzerinde durarak bu konuda ayrıntılı bilgi vermektir. Önce yasa yolu kavramı, üzerinde durularak açıklanmaya çalışılmıştır. Yasa yolu, yargılama makamlarının kararlarına karşı başvurulan bir yoldur. Yasa yollarının, öğretide çeşitli ayrımları yapılmıştır. Bu ayrımlara değinilmiştir. Yasa yolları, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasası’nda, olağan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu olağan ve olağanüstü yasa yolları hakkında bilgi verilmiştir.Master Thesis İngiliz ve Türk Yargılama Hukukunda Sözlülük İlkesi(İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Anabilim Dalı, 2018) Alpay, Ece; Deren Yıldırım, NevhisMedeni usûl hukukunda sözlülük ilkesi, yargılama faaliyeti boyunca çeşitli görünümlere sahiptir. Sözlülük ilkesi hüküm temelini oluşturacak dava malzemesinin sözlü olarak sunulmasını ifade ettiği gibi, ayrıca yargılamanın şekli anlamda yürütülmesini kolaylaştıran bir enstrüman olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada sözlülük ilkesinin yargılamada ne ölçüde rol oynadığı ve ne ölçüde kısıtlandığı incelenecektir. Tez, giriş ve sonuç bölümü hariç iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümün birinci kısmı sözlülük ilkesinin tarihsel temellerine ayrılmıştır. İkinci kısımda ise öğretide ileri sürülmüş görüşlerden istifâde edilerek sözlülük ilkesinin tanımı ve doğrudan bağlantılı olduğu diğer ilkelerle ilişkisi ele alınacaktır. İkinci bölümde ise sözlülük ilkesinin yargılama aşamaları boyunca nasıl tatbik edildiği detaylı olarak açıklanacaktır. Çalışmada İngiliz ve Türk hukuku mukayeseli olarak ele alınmış, böylece ilkenin Anglo-Sakson hukuk ve Kıta Avrupası hukukundaki farklı görünümleri ortaya konmaya çalışılmıştır.Book Part Aile hukuku pratik çalışmalar(Vedat Kitapçılık, 2020) Başoğlu, Başak; Kapancı, Kadir BerkBu çalışma, Aile Hukukunun belli başlı teknik konularının öğrenciler tarafından kavranmasını kolaylaştırabilmek amacıyla hazırlanmış.Çalışma içinde yer verilen olay örneklerindeki sorunlar, öğretideki ve yargı kararlarındaki temel yaklaşımlar ve tartışmalar aktarılarak cevaplanmış, yer yer anlamayı kolaylaştırıcı tablolar da içeriğe eklemiş. Bu çalışma, Aile Hukuku bahsinin kavranmasında bir temel kaynak değildir; olsa olsa vazgeçilemez özellikteki teori kitaplarını destekleyen bir yardımcı kaynaktır. Bu nedenledir ki, öğrencilerin Aile Hukuku çalışmaları sırasında yararlanacakları temel kaynaklar ile daha derinlikli araştırmalar yapmalarını sağlayacak eserlere ilişkin kapsamlı bir bibliyografya çalışmasına da bu kitapta yer verilmiş.Presentation Ceza Yargılama Sürecinin Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri(Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2024) Çınar, Ali RızaCeza yargılamasının temel amacı, işlenmiş olan eylemle ilgili maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve maddi gerçeğe ulaşmaktır. Burada söz konusu olan biçimsel gerçek değil, gerçeğin kendisi olan maddi gerçektir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması konusunda yapılacak araştırma ve soruşturma sınırsız değildir. Geçmişte yaşanmış gerçeğin ne pahasına olursa olsun araştırılması ilkesinin biricik sınırı kanıt (delil) yasaklarıdır. Hukuka uygun yöntemlere göre yapılan araştırma ve soruşturma sonucu elde edilen kanıtlara dayanılarak eylemle/olayla ilgili maddi gerçek ortaya çıkarılmalıdır. Kanıt elde edilirken kişisel ve toplumsal değerlerin korunması zorunludur. Bu nedenle, maddi gerçeğe ulaşmak için yapılan araştırma ve soruşturma işlemlerinde yargılama hukukuna ilişkin kurallara tam olarak uyulmalıdır 1 . Başka bir anlatımla, kişilerin bir eyleminin/davranışının suç olup olmadığı araştırılırken, kişinin onur ve saygınlığı ile özellikle Anayasa, Uluslararası Sözleşmeler ve yasalar ile tanınmış olan hakların, dokunulmazlıkların ve özgürlüklerin korunması gerekir. Ceza yargılaması hukukuna göre, yargılamanın iki evresi vardır. Ceza Yargılama Yasası (CYY), birinci evreye “soruşturma”, ikinci evreye ise “kovuşturma “demiştir. Başka bir deyişle ceza yargılaması, soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki evreye ayrılır. Yasaya (Kanuna) göre, “yetkili makamlarca (mercilerce) suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreye” soruşturma evresi denir (CYY m.2/1-e). Kovuşturma evresi ise, “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreye” denir (CYY m.2/1-f).Article Book Part İfade özgürlüğü çalışma grubu ön raporu(Türkiye Barolar Birliği Yayınları: 350, 2017) Tezcan, Durmuş; Erson Asar, Bilge; Çulha, Rifat; Demirağ, Fahrettin; İçöz, Hasan; Oktar, Salih2016 ve 2017 yıllarında Türkiye'deki ifade özgürlüğünün durumuna ilişkin özet niteliğindeki bu çalışmada AYM ve AİHM kararlarına yönelik bir istatistik sunulduktan sonra ifade özgürlüğünün son dönemde ülkemiz açısından en çok tartışma yaratan meseleler kısaca ele alınmıştır. Hem AYM hem de AİHM kararlarına bakıldığında, en çok başvurunun basın özgürlüğü kapsamında yapıldığı gözlenmiştir. Bu nedenle çalışmanın önemli bir kısmı, gazetecilerin ifade özgürlüğü ve haber yapma hakkı çerçevesinde şekillenmiştir. Bununla birlikte savunma dokunulmazlığı, medyaya yapılan müdahaleler, bilgiye erişim özgürlüğünün kısıtlanması, internet yasakları, bilimsel ve sanatsal ifade özgürlüğü ile erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının (oto)sansür etkileri gibi konulara da değinilmiştir.Article Liberalizmden Otoriteryanizme Hukuk Düzeninin Yapısal Niteliklerinin Dönüşümü ve Türkiye Örneği(2021) Akman, Şefik Taylan; Hacımuratlar Sevinç, ZelihaKapitalizmin hâkim üretim tarzı haline gelmesinin ardından gerçekleşen burjuva devrimleri ile feodaliteden izler taşıyan hukuk düzenleri kanunlaştırma hareketleriyle hızla dönüşerek yerlerini liberal hukuk düzenlerine bırakmışlardır. Nesnellik, öngörülebilirlik, tarafsızlık, belirlilik ve genellik gibi bazı temel ilkeleri ön plana çıkartan liberal hukuk düzenleri, anayasal parlamenter demokrasilerin meşruiyet kaynağı olmuşlardır. Olağan dönemlerde siyasal sistemin sürdürülmesinde ideolojik işleviyle ön plana çıkan hukuk aygıtı, yurttaşların gönüllü itaatinin sağlanmasında önemli rol oynamıştır. Bununla birlikte özellikle siyasal veya ekonomik kriz dönemlerinde rejimin otoriterleşmesiyle birlikte hukuk, vadettiği liberal taahhütlerin aksine bir baskı aygıtına da dönüşmüştür. Örgütlü hukuksuzluğun bir ifadesi olarak hukuki despotizmin çeperine girmiştir Bu çalışmada liberal hukuk düzenlerinin temel paradigması, kuruluş ve gelişim aşamaları göz önünde bulundurularak ele alınacak, daha sonra bu düzenlerdeki otoriterleşme eğilimleri incelenecektir. Ernst Fraenkel’in “ikili devlet” ve John Keane’in “yeni despotizm” kavramlarından hareketle liberal hukuk düzenlerinin kalıcı olağanüstü hal koşulları altında nasıl otoriteryan hukuk düzenleri haline geldikleri tartışılacaktır. Bu bağlamda geç modernleşmenin örnekleri olarak İtalya ve özellikle Almanya’daki faşizm deneyimleri, Türkiye’deki “Türkiye tipi başkanlık” sistemine geçilmesi süreciyle bir arada analiz edilerek karşılaştırılacaktır. Türkiye’deki yeni otoriteryan hukuk düzeni ekseninde hukukun yapısal ve işlevsel dönüşümü irdelenecektir.Book Bireysel İş Hukuku(Seçkin Yayıncılık, 2023) Akyiğit, ErcanBireysel İş Hukuku" isimli çalışmada öğrencilerin ders notu gereksinimlerini karşılama eğilimi ağır basmıştır. Bu nedenle konular, fazla dipnot ayrıntısına girmek yerine genel hatlarıyla sunulmuş, fakat bu yapılırken bilimsel referanslara dikkat edilmiş, ilgili yargı kararlarının ulaşabilen en son tarihli örneklerine de yer verilmiştir. Ayrıca kitapta en son tarihli mevzuat/uygulama ve öğretide saptanan son gelişmeler de sunulmuştur. Kitapta; iş hukukunun kavramları, tarihçesi, özellikleri ve kaynaklarının yanı sıra iş sözleşmesi, iş sözleşmesinden doğan haklar/ borçlar, iş sözleşmesinin sona ermesi ve sonuçları, kıdem tazminatı, çalışma (iş) süreleri, dinlenme süreleri ve tatiller / izinler, iş sağlığı ve güvenliği konularına yer verilmiştir.Book

