TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 123
- Results Per Page
- Sort Options
Article Muhafazakarlık, Kaygı ve Tehdit Edici Uyarıcılara Karşı Dikkat Yanlılığı(2017) Booth, Robert W; Dikçe, Uğurcan; Peker, MüjdePolitical ideology often forms an important part of someone’s identity, and affects their life in many ways. Many have studied the correlates and predictors of ideology, especially conservative ideology (e.g. Adorno, Frenkel-Brunswik, Levinson, & Sanford, 1950; Jost, Glaser, Kruglanksi, & Sulloway, 2003; Tomkins, 1963; Wilson, 1973). Psychologists and political scientists have become increasingly convinced that ideology is related to biological, physiological and cognitive factors. For example, twin studies suggest political attitudes are about 30-60% heritable (see Bouchard & McGue, 2003; Hatemi et al., 2010). Here, we focus on cognitive and associated emotional correlates of ideology.Article Modern Kıyının İnşası: 19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla İstanbul’da Dört Kıyı Dolgu Projesi Üzerinden Toprağın ve Kentsel Dönüşüm Atığının Metabolik Akışı(2022) Sert, EsraMetabolize olmuş sosyo-doğalar olarak kentlerin ve ekonomilerin inşasının önemli bir unsuru olarak kıyı şehirleri, kapitalizmin tarihi boyunca kırılgan ekolojik nişler olarak işlev gördüler. Su ile karanın buluştuğu bu şehirlerden biri olan İstanbul, günümüzün kapitalist koşullarında sosyo-ekolojik açıdan baskı altında. Bu baskının kentteki mekânsal karşılıklarından biri olan kıyı dolgu alanlarının İstanbul’daki yüzey toplamı, 2000’li yıllarda yeni bir ilçe oluşturabilecek boyuta ulaştı. Dünyanın pek çok yerinde mülk sahipliğine konu olan ve yeryüzündeki dramatik coğrafi müdahalelere yol açan kıyı dolgu projeleri; toprak erozyonu, sediment oluşumu, bozulan hidroloji ve arazi çökmesi gibi tehlikeli sonuçlara yol açmaya devam ediyor. Bu çalışma, dört kıyı dolgu projesi aracılığıyla İstanbul'un modern kıyılarını anlamak için kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunun tarihsel olarak bir süreliğine kıyı dolgu alanları formunda nasıl mekânsallaştığını araştırıyor. İncelenen kentsel kıyı dolgu projelerinin ilk ikisi 19. yüzyılda karşımıza çıkan Yenikapı dolgu alanı ve bağlantılı liman alanı önerisi ile İstanbul Limanı projesi iken; diğer ikisi de 21. yüzyılda Maltepe ve Yenikapı’da gerçekleştirilen kıyı dolgu projeleridir. Makalede; doğanın çeşitli dolaşımlarla nasıl mekânsallaştığının öyküsü araştırılıyor. Kentsel projelerin, İstanbul’un derinleşen eşitsiz coğrafyasında sosyoekolojik ilişkileri kırılganlaştırarak dönüştüren kapitalizmin enstrümanlarına bağlı olduğu kadar, mimarlığı ve hepimizi son derece yakından ilgilendiren kentsel gündemlere ve tahayyüllere de bağlı olduğu iddia ediliyor. Bunu yaparken, kentsel metabolizma perspektifinden kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunu inceleyerek kıyının üretiminde etkili olan mevcut çevresel ve yönetsel müdahaleler kadar olası gelecek tahayyüllerinin ve projeksiyonlarının da yeniden gözden geçirilmesine katkıda bulunmayı umut ediyor.Article Israrlı Takip: Tanımı ve Sosyal Psikolojik Değişkenler ile İlişkileri(Türk Psikologlar Derneği, 2021) Sakallı, Nuray; Başar, DemetIsrarlı takip (stalking) psikolojik ve fiziksel şiddet içeren, hedef alınan kişide korku ve endişe uyandıran, istenmeyen ve ısrarcı davranışlar bütünüdür. Bu makalenin amacı son yıllarda kadına yönelik şiddet alanında ayrı bir başlık altında ele alınmaya başlanmış olan ısrarlı takip konusuna ilişkin bir yayın taraması gerçekleştirerek alana katkı sunmaktır. Bu amaçla ilk olarak ısrarlı takip olgusunun tanımı ve farklı disiplinler açısından ele alınış biçimleri üzerinde durulmuştur. Araştırmalarda ısrarlı takip ile birlikte ele alınan takipçi-mağdur ilişkisi (eski veya şimdiki eş/partner ve tanıdık ya da yabancı takipçi), kullanılan takip yöntemleri (fiziksel ortamda veya çevrim içi iletişim araçları ile gerçekleştirilenler), ısrarlı takibin romantikleştirilmesi, toplumsal cinsiyet, cinsiyetçilik, erkeklik ve namus kültürü gibi farklı sosyal psikolojik değişkenler ele alınmıştır. Bu değişkenlerle yapılan çalışmaların bulguları yanı sıra olası gelecek araştırma önerileri verilmiştir. Daha sonra, ısrarlı takibin psikolojik ve fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinilmiştir. Sonuç kısmında ise ısrarlı takip konusuyla ilgili genel bir özetleme ile birlikte kültürümüzde yapılabilecek olası araştırma önerileri sunulmuştur.Article Türk Hukukunda Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar ve Hukuki Sonuçları(Seçkin Yayıncılık, 2016) Kurt, EkremKişiye sıkı sıkıya bağlı hakların tanımına MK'da yer verilmemiştir. Bunların en belirgin özelliği, başkasına devredilememeleri ve temsil yasağıdır. Kural olarak yasal temsil bile bu haklar bakımından geçerli değildir. Bununla birlikte bu haklar tek tip değildir. Çeşitli özelliklerine göre farklı rejimleri söz konusudur.Article Bir Yıldan Uzun Süreli Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kira Bedelinin Türk Lirası Üzerinden Belirlenmesinde Tbk M. 344 F.1 C. Son'un Yorumlanması(İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2015) Kapancı, Kadir Berk6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa göre konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kira süresi bir yıl olabileceği gibi bir yıldan uzun süreli de olabilir. Bir yıllık kira sözleşmeleri, bir yıllık sürenin bitiminden on beş gün önce yalnızca kiracının fesih beyanı ile sona erdirilebilir. Aksi takdirde sözleşme bir yıllığına uzar. Söz konusu durumda kiraya verenin bu zorunlu uzatma karşısında menfaatlerinin denkleştirilebilmesi için kira bedeli yeniden tespit edilecektir. TBK m. 344 f.1, Türk Lirası üzerinden kararlaştırılmış olan kira bedelinin uzama döneminde ne kadar olacağının tespitinde uygulanacak kıstasları belirtmektedir. Bunun yanında TBK m. 344 f.1 c.son hükmü, söz konusu düzenlemenin bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacağını belirtmektedir. Çalışma, öğretideki görüşler ışığında bu son hükmün nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin ayrıntılı açıklamalar içermektedirArticle Sanal Etkileyicilerin Yükselişi: Tüketici Tutumları Üzerine Keşfedici Bir Araştırma(Alanya Akademik Bakış Dergisi, 2025) Kose, Sırın GızemPazarlama iletişiminin önemli araçlarından biri haline gelen etkileyici pazarlamada dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle sanal etkileyiciler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, sanal etkileyicilere ve sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanılmasına yönelik tüketici tutumlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda veri elde etmede nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre sanal etkileyicilere yönelik negatif tutumlar gerçek dışılık ve yapaylık, duygusal eksiklikler, endişe oluşturma, reklam unsuru olma; pozitif tutumlar ise yenilik ve ilgi çekicilik, kolaylık, uzmanlık olarak ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte, sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanımı kapsamında, sanal etkileyici kullanan markaya yönelik tutum ve satın alma niyeti ile, satın alma niyetini şekillendiren unsurlar da (sanal etkileyicilerin özellikleri, bireysel özellikler, kullanım stratejileri, ürün türü, ilgilenim) araştırılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, markalara pazarlama iletişimi çerçevesinde öneriler sunulmaktadır.Article Sivil Hava Aracı Mülkiyetinin Kazanılması Devri ve Sona Ermesi(Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2017) Kurt, EkremSivil hava aracı mülkiyetinin kazanılması, devri ve sona ermesi konusu Türk Sivil Havacılık Kanununda (TSHK) düzenlenmiştir. Bununla birlikte ICAO antlaşmasında öngörülen bazı temel yöntemlere de riayet etmek gerekmektedir. TSHK sivil hava aracı mülkiyetinin devrinde temel Eşya Hukuku kurallarından ayrılmış ve mülkiyetin kazanılması için yazılı anlaşmayı yeterli saymıştır. Özünde taşınır bir eşya olan sivil hava aracının mülkiyetinin kazanılması için diğer taşınırlarda olduğunun aksine zilyetliğin alıcıya devri aranmadığı gibi, bunun uçak siciline tescili koşulu da aranmamaktadır. Böyle olunca da borçlandırıcı işlem-tasarruf işlemi ayrımı ortadan kalkmaktadır. Buna rağmen uçak siciline güven korunmaktadır.Article İnsan Üzerinde Deney Suçu (tck M.90) ve Klinik Araştırmalar Etik Kurulları(Seçkin Yayıncılık, 2014) Akyürek, GüçlüBu çalışmada, insan üzerinde deney suçu ile bağlantılı olarak klinik araştırmalar etik kurulları ele alınmıştır. Genel olarak açıklanan söz konusu suçun oluşmaması için aranan hukuka uygunluk nedenlerinden olan Etik Kurul onayının, nasıl bir kurul tarafından ve ne şekilde verilebildiği ortaya konmuş, olası sorunlara cevap aranmıştır.Article Citation - Scopus: 9Bilinçli-farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-yenilenmiş (bföö-y): Türkiye Uyarlama Çalışması(2017) Taylan, Rukiye Didem; Bulgan, Gökçe; Atalay, Zümra; Aydın, UtkunBu araştırmanın amacı, Cayoun, Francis, Kasselis ve Skilbeck (2012) tarafından geliştirilen "Bilinçli- Farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-Yenilenmiş"i (Mindfulness-Based Self Efficacy Scale-Revised) Türkçe'ye uyarlayarak geçerlik ve güvenirliğini araştırmaktır. Özgün ölçek İngilizce'dir ve altı boyutta toplam 22 maddeden oluşan beşli likert tipi bir ölçme aracıdır. Uyarlanan Türkçe form iki farklı devlet okulunun 5., 6. ve 7. sınıflarında okuyan 713 öğrenciye uygulanmıştır. Tüm ölçek (?= .72) ve ölçeğin Duygu Düzenleme (?= .73), Duygusal Denge (?= .68), Sosyal Beceriler (?= .65), Sıkıntı Tahammülü (?= .62), Sorumluluk Alma (?= .61) ve Kişilerarası Etkenlik (?= .65) alt boyutları için Cronbach Alfa içtutarlık katsayıları her bir alt boyutta yer alan düşük madde sayısı göz önüne alındığında kabul edilebilir seviyededir. Ayırt edici geçerlik analizleri kız ve erkeklerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik ortalama puanları arasında anlamlı bir fark olmadığını gösterirken sınıf düzeyi açısından anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Analiz sonuçları, Türkçe'ye uyarlama çalışması gerçekleştirilen bu ölçeğin öğrencilerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir. Sonuçların kuramsal ve yöntemsel uygulamaları tartışılmıştırArticle Pazarlama Biliminde Duygu ve Duygu Durumu Kavramları İçin Baz Alınmış Teoriler(Tübitak Dergi Park, Özel Akademi, 2019) Tosun, Petek; Sezgin, Selime; Uray, NimetEmotions, which are integral parts of everyday life and human beings, have been studied in various contexts within marketing science. The aim of this article is to conceptually examine the studies that have been focused on cognitive processes, purchasing behavior, product and service evaluation, and brand-consumer relationship, and explain the general contexts that include mood and emotion concepts by summarizing the theories about emotions in marketing science. Twelve theories including the Affect-as-Information Model, Affect Infusion Model, Heuristic and Systematic Processing, and Congruence Theories have been explained as the emotional mechanisms that affect consumers' cognitive processes and behaviors. This study, which classifies and summarizes the theories that are used as a theoretical base in marketing, is the first study in this field and aimsto create a source for the conceptual frameworks of future researches. In this stu dy where the theories based on mood and emotions in marketing are explained and classified, the implications for marketing managers are also included. In marketing, research on mood and emotions has been increasing in recent years, yet more research is needed to fully understand the impact of emotional processes on cognitive processes and consumer behavior.Article Örgütsel Çift Yönlülük Üzerine Uluslararası Literatürde Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi(2024) Mutlu, CeyhanBu çalışmada, bibliyometrik analiz yönteminden yararlanarak, son yıllarda uluslararası literatürde artan bir öneme sahip olan örgütsel çift yönlülük kavramı kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu kavramın uluslararası literatürdeki oluşumundan gelişimine kadar olan tüm süreçler ve aktörler ele alınarak, yeni yeni gelişmeye başladığı ulusal literatürde de önemine dikkat çekmek amaçlanmaktadır. Araştırmanın verilerini, Web of Science veri tabanında yer alan, örgütsel çift yönlülük üzerine uluslararası literatürde yapılmış 1390 çalışma oluşturmaktadır. Elde edilen bu çalışmaları incelemek için, bibliyometrik analiz yönteminin yapılmasına olanak sağlayan, VosViewer 1.6.19. programından faydalanılmıştır. Bu programın yardımıyla, elde edilen çalışmalar arasındaki ortak yazarlar, atıflar, anahtar kelimeler gibi faktörlerin birbirileriyle olan ilişkisel bağlantıları incelenmiştir. Analiz sonuçlarını incelediğimizde, örgütsel çift yönlülük kavramının uluslararası literatürdeki gelişiminde aktörlerin rolleri net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Elde edilen tüm bulgular ışığında, örgütsel çift yönlülük kavramının ulusal literatürde de öneminin artması hedeflenmektedir.Article İsviçre Federal Mahkemesi’nin 11 Şubat 2015 Tarihli ve 4a_496/2014 Sayılı Kararı Üzerine Düşünceler: Doğrudan Temsil Mi, Dolaylı Temsil Mi?(Galatasaray Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, 2021) Kapancı, Kadir Berkİsviçre Federal Mahkemesi’nin 11 Şubat 2015 tarihli ve 4A_496/2014 sayılı kararı, belirli bir somut olayın koşulları çerçevesinde doğrudan temsil ve dolaylı temsil kavramları üzerine yoğunlaşmaktadır. Federal Mahkeme’nin bu karar vesilesiyle ele aldığı hususlar, uygulamada kolaylıkla birbirine karıştırılabilecek, buna karşılık da birbirinden ciddi şekilde ayrılan sonuçları olan bu iki kurumun ilişkilerinin ve farklılıklarının bir kez daha netlikle ortaya koyulmasında önem taşımaktadır. Öyle ki, bir yanda, doğrudan temsille işlem yapıldığında, yapılan işlemin hüküm ve sonuçları -temsilci bu ilişkiye bir an için olsun taraf olmaksızın- doğrudan doğruya temsil olunan üzerinde doğarken; diğer yanda, dolaylı temsilde durum oldukça farklıdır, bu kez işlem tarafı dolaylı temsilci olur, sonrasında ise onun ilgili işlem çerçevesinde elde ettiklerini dolaylı temsil olunana (aralarındaki iç ilişki çerçevesinde) ikinci bir turda yapacağı ayrı işlemlerle aktarması gerekir. İşbu çalışmamızın amacı, ilgili karar ışığında doğrudan temsil ve dolaylı temsil kavramlarının birbirlerinden ayırt edilmesinde temel olarak dikkat edilecek hususların irdelenmesi ve yine bu kavramların (tüzel kişi) organ(ı) kavramından farklarının tespit edilmesidir.Article Çocuğun Medeni Hukuk Kuralları Çerçevesinde Şiddete Karşı Korunması(Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2017) Kapancı, Kadir Berk; Başoğlu, BaşakÖzel hukuk anlamında şiddet, bir kimsenin kişi ve malvarlığı değerlerine saldırıyı ifade eder. Çocuğun bir birey olarak aile içinde veya aile dışında karşılaştığı şiddete karşı korunması önemli bir konudur ve çeşitli düzenlemelerde özel olarak ele alınmıştır. Türk Medeni Kanunu’ndaki (TMK) bazı genel düzenlemeler de bu kapsamda kabul edilebilir. Nitekim, TMK’da yer alan kişilik haklarının korunması, velayet ve -istisnai olarak- vesayete ilişkin düzenlemeler, çocuğun gerek üçüncü kişilere gerekse de yetkilerini kötüye kullandıkları durumda veli/vasiye karşı özel hukuk kuralları çerçevesinde korunmasını konu almaktadır. İşbu çalışma, Medeni Hukukun anılan düzenlemeleri kapsamında çocuğun şiddete karşı korunmasında başvurulabilecek yollar incelenecektir.Research Project Çok Düşük Enerji Tüketen Taşınabilir Kullanıma Uygun Yapay Sinir Ağlarının Donanım Gerçeklemeleri(2023) Kumbasar, Tufan; Altun, Mustafa; Ayhan, TubaYapay sinir ağları (artificial neural networks, ANN) ile ilgili literatürde yer alan araştırmalar ve bunların endüstriyel uygulamaları son yıllarda hızlı bir şekilde artmaktadır. Buradaki temel motivasyon, geleneksel yöntemler ile yüksek doğruluklu olarak çözülmesi zor problemlerin ANN?ler ile çözülebilmesidir. Diğer taraftan, ANN?lerin kullanımı geleneksel yöntemlere göre, başta enerji olmak üzere, çok daha fazla donanımsal kaynak gerektirmektedir. Örnek vermek gerekirse, 16×16 boyutunda 256 adet piksel içeren oldukça küçük bir görüntünün her bir pikselinin ve ANN ağırlıklarının 8-bitlik girişler ile temsil edildiğini varsayalım. Bu durumda, tek bir yapay nöron, 256 adet 8-bitlik çarpma işlemi, bu çarpım sonuçlarının toplanması için minimum 16-bitlik 255 adet toplama işlemi ve bu toplam sonucunun normalize edilmesi için bir aktivasyon fonksiyonu gerektirir. Görece küçük büyüklükteki bir ANN?de bu nöronlardan yüzlerce olduğu düşünülürse, bu kadar ağırlığın bellekte tutulmasının ve yapılacak aritmetik işlemlerin, özellikle enerji tüketimi açısından, oldukça maliyetli olacağı açıktır. Bu durum ANN?lerin taşınabilir cihazlarda kullanılabilmelerini fazlasıyla kısıtlamaktadır ve bu çalışmanın temel motivasyonlarından biridir. Önerilen çalışmada, çok düşük enerji tüketen ANN?ler önerilen yeni sayı hibrit gösterimi kullanılarak tasarlanmıştır, donanım optimizasyonları yapılmıştır ve nesne takibi uygulamalarında kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar aşağıdaki üç ana başlıkta değerlendirilebilir. Bu üç ana başlık çalışmanın desteklediği 119E507 Nolu TÜBİTAK projesinde üç iş paketi olarak yer almaktadır. ? ANN enerji tasarrufu için yeni sayı gösterimlerinin sunulması ve devre bloklarının tasarımının yapılması. ? Enerji odaklı ANN donanım tasarımları ve optimizasyonunun yapılması. ? Nesne takibi yapan ANN tasarımlarının özel tümleşik devreler (application specific integration circuits, ASIC) ve alanda programlanabilir kapı dizileri (field programmable gate arrays, FPGA) tasarım platformlarında gerçeklenmesi.Article Gerilen Türk-rus İlişkileri Bağlamında Nato’nun Rolü ve Etkisi Ne Olabilir?(2016) Kibaroğlu, MustafaTürk - Rus İlişkileriArticle İklim Güvenliği Kavramının Türkiye İklim Politikasındaki Yeri(Alternatif Politika, 2017) Gönenç, Defne; Kibaroğlu, AyşegülThis article elaborates on the concept of climate security as a subfield of environmental security research agenda, and investigatesthe place of climate security concept in Turkey’s climate policies.First, the evolution of the environmental security concept in theliterature is elaborated. Subsequently, climate security discourse,as a sub-field of environmental security, is examined. The conceptof climate security is explained with examples from the UnitedNations’, United States’ and European Union’s official statementsand discourses. Lastly, the place of climate security discourse inTurkey’s climate policies is investigated. By using qualitativecontent analysis method, the use of climate security discourse inthe official documents of the Ministry of Environment and UrbanPlanning of Turkey, Turkey’s official speeches in the SecurityCouncil, and two significant newspapers in the country areanalyzed.Article Sporcu Öz Şefkat Ölçeği-kısa Formu: Türkçeye Uyarlanması ve Psikometrik Özelliklerinin İncelenmesi(Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi, 2021) Tingaz, Emre Ozan; Atalay Özyeşil, ZümraThe objective of the present study was to create the short form of the Self-Compassion Scale-Athlete Version developed by Killham, Mosewich, Mack, Gunnell, and Ferguson (2018), to adapt it into Turkish and to examine its psychometric properties. After the linguistic equivalence study, exploratory factor analysis (EFA), confirmatory factor analysis (CFA), and criterion-related validity were conducted. Cronbach's alpha coefficient and test-retest were used for reliability. As a result of the linguistic equivalence study, the agreement between the English and Turkish forms was good (ICC=.806). The factor analysis was conducted among 205 student-athletes (Meanage=22.70, SD=6.09, 62.9% male, 36.6% female, 0.5% nonbinary). EFA showed that the factor loads of the items were in the range of .582-.845, and the item-scale correlation values were in the range of .411-.633. Secondorder CFA supported one factor solution, corresponding to the two components. Goodness-of-fit indices were acceptable or good fit (RMSEA=.063, SRMR=.058, GFI=.933, AGFI=.902). The Self Compassion Scale-Athlete Version-Short Form (SCS-AV-SF) was positively correlated with Mindfulness Inventory for Sport and the SelfCompassion Scale. The SCS-AV-SF demonstrated reliable internal consistency (α=849). The intra-class correlation coefficient indicated excellent reliability for the measure at a two-week interval (ICC=.980). Overall, the present study suggests that the one factor and 12-item SCS-AV-SF is a valid and reliable instrument.Research Project Bilinçli-farkındalık (mindfulness) Temelli Psiko-eğitim Programının Öğrencilerin Matematik Kaygısı, Tutumları ve Öz Yeterlikleri Üzerindeki Etkisi(TÜBİTAK, 2017) Aydın, Utkun; Atalay, Zümra; Taylan, Rukiye Didem; Bulgan, Gökçe; Özgülük, S. BurcuBu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik kaygılarını azaltmak, özyeterliklerini artırmak ve matematik dersine karşı olan tutumlarını olumlu yönde geliştirmek amacıyla hazırlanmış olan bilinçli-farkındalık temelli psiko-eğitim programının etkililiğini test etmektir. Araştırmanın katılımcıları 11-13 yaş aralığındaki beşinci, altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma 3 basamakta gerçekleştirilmiştir. Çalışma 1, Bilinçli Farkındalık-Temelli Özyeterlik Ölçeği-Yenilenmiş (BFTÖÖ- Y) versiyonunun Türkçe’ye adapte edilmesi ile ölçeğin, öğrencilerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir. Çalışma 2’de ise, değişkenler arası teorik ilişkiler araştırılmıştır. Bilinçli-Farkındalık Ölçeği, Matematik Tutum Ölçeği, Matematik Kaygısı Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri Kaygı Altölçeği ve BFTÖÖ- Y kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, bilinçli-farkındalık düzeyi arttıkça kaygı ve matematik kaygı düzeyi azalmakta; bilinçli-farkındalık temelli özyeterlik düzeyi artmakta ve matematiğe yönelik tutumlar olumlu yönde gelişmektedir. Bilinçli-farkındalık temelli özyeterlik arttıkça, matematik tutumu olumlu yönde gelişmekte; matematik kaygı düzeyi azalmaktadır. Matematik kaygısı arttıkça, matematik tutumu olumsuz yönde gelişmekte, genel kaygı düzeyindeki artış matematik kaygısını arttırmaktadır. Kaygı düzeyi arttıkça matematik tutumu olumlu yönde gelişmektedir. Çalışma 3 kapsamında ise bilinçli farkındalık temelli psiko- eğitim programı öğrencilerinin matematik kaygısı, matematik tutumları ve özyeterlikleri üzerindeki etkisi test edilmiştir. Yapılan ön test- son test karşılaştırmaları sonucunda, deney grubunun bilinçli farkındalık düzeylerinin arttığı bilinçli farkındalık-temelli özyeterlik düzeylerinin ise hafif düzeyde arttığı tespit edilmiştir. Son test puanları açısından değerlendirildiğinde, deney grubunun matematik kaygı düzeyinin azaldığı, matematiğe yönelik olumlu tutum düzeylerinin arttığı, kontrol ve plasebo gruplarının ise matematik kaygı düzeylerinde çarpıcı bir değişim olmazken matematiğe yönelik olumlu tutum düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Bu bulgular sonuç raporunda ilgili alan yazını ile ilişkilendirilerek tartışılmış ve uygulama açısından programın etkililiği değerlendirilmiş, gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.Article Psikolojik Sahiplik Kavramının Pazarlama ve Tüketici Davranışı Literatürüne Yansımaları: Bibliyometrik Bir Analiz(2023) Köse, Şirin Gizem; Çizer, Ece ÖzerTüketiciler ve sahip oldukları arasındaki ilişki değiştikçe, tüketimin yeni biçimleri ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, tüketicilerin benim- sedikleri yeni tüketim biçimlerine ilişkin çalışmalar da gün geçtikçe artmaktadır. Psikolojik sahiplik, özellikle de teknolojinin gelişimi ile pazarlama alanında önemini artıran kavramlardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada psikolojik sahiplik kavramının pazarlama ve tüketici davranışı literatüründeki gelişimine ışık tutulması amaç- lanmıştır. Bu amaçla, 2008-2023 yılları arasındaki 195 çalışma bib- liyometrik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, psikolojik sahiplik konusunun pazarlama ve tüketici davranışı litera- türünde yeni ve dinamik bir kavram olarak önemini arttırdığı görül- mektedir. Psikolojik sahiplik, sıklıkla paylaşım ekonomisi ve bağlılık ile birlikte ele alınmaktadır.Article İsviçre Federal Mahkemesi’nin Sözlü Vasiyetnameye İlişkin Bir Kararı (tf 5a_236/2017, Atf 143 Iıı 640) Üzerine Kısa Bir Değerlendirme(Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2021) Kapancı, Kadir BerkOlağanüstü nitelikteki sözlü vasiyetname TMK m.539-541 (İsvMK m.506-508) arasında düzenlemesi olan -şekli anlamda- bir ölüme bağlı tasarruf türüdür. Sözlü vasiyetnameye, olası kötüye kullanımları önlemek amacıyla, sadece olağanüstü şartlar-da ve istisnai olarak başvurulabilir. Son derece istisnai özellik taşısa da bu kurumun ana maksadı bellidir, özel ve istisnai durumlarda dahi, ölüme bağlı tasarrufta bulunan son dileklerini açıklayabilmesini ve bu açıklamalara sonuç bağlanabilmesini sağlamak. İsviçre Federal Mahkemesi 2017 yılında verdiği 5A_236/2017 sayılı kararında sözlü vasiyetnameye ilişkin ilginç bir olayı inceleme merceğine almıştır. İşbu çalışmamız, belirtilen kararda ele alınan hususlar ve varılan sonuçlar ışığında, sözlü vasiyetnameye ilişkin değerlendirmeler yapılmasını amaçlamaktadır.

