Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1939
Browse
Browsing Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 61
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Kitle İmha Silahlarının Yayılması Sorunu(Genelkurmay Başkanlığı Harp Akademileri Komutanlığı, 2014) Kibaroğlu, MustafaKitle I·mha Silahlarının (KI·S) yayılması sorunu analiz edilmiştir.Article Türkiye Sulama Yönetimi Politikaları ve Sulama Birlikleri(..., 2022) Kibaroğlu, AyşegülKalkınmakta olan ülkelerde 1990’lı yıllardan buyana sulamada idari, mali ve teknik açıdan verimlilik ve hakkaniyet sağlamak amacıyla geniş sulama alanlarından sorumlu olan çok sayıda su kullanıcı örgütleri (Sulama Birliği) kurulmuştur. Sulama sistemlerinin yönetiminin 1990’lı yılların başında hızlı bir biçimde Sulama Birliklerine devir edilmesiyle, Türkiye sulama suyu yönetimi konusunda önemli deneyimler geçirmiştir. Türkiye’nin bu alandaki deneyimleri, sulama yönetiminde reformların verimlilik ve hakkaniyet açısından başarılı olabilmesi için sulamadaki tüm paydaşlar arasında katılımcılık ve oydaşmanın sağlanmasının önemini ortaya koymuştur.Conference Object Türkiye’nin Suriye Politikası: Yeni-klasik Realist Bir Bakış(2015) Çağlar, BarışSuriye Krizi’nden hareketle yapılan dış politika incelemeleri herhangi bir teori ışığında çalışılabilir. Bu çalışma ise Yeni-Klasik Realizmin belli bir yorumundan yola çıkmaktadır ve kuram-bazlı olay incelemesi yapmaktadır. Ortadoğu’ya yönelik Türk dış politikası nasıl çalışılmalıdır sorunsalı az tartışılmasına rağmen önemlidir. Bu çalışmanın bu soruya verdiği cevap Türkiye’nin dış politikası ve ilgili dinamiklerinin tek başına çalışılması gerektiğidir. Bu bağlamda bu çalışmada Suriye’ye yönelik Türk dış politika davranışları olay incelemesi olarak seçilmiştir. Sınırlandırıp daraltmak adına, Türkiye-Suriye diplomatik ilişkilerinin çift taraflı çalışılmasından ziyade, Suriye’de yaşanan krize dair Türkiye’nin 2011-2012 yıllarındaki politikası tek başına ele alınmıştır. Buradaki olay incelemesinde Türk karar-vericilerinin söylemleri incelenmiştir.Conference Object İran Nükleer Müzakereleri ve Türkiye(GENELKURMAY BAS¸KANLIGˆI HARP AKADEMI·LERI· KOMUTANLIGˆI, 2015) Kibaroğlu, Mustafaİran'ın nu¨kleer kapasitesinin gelis¸me su¨reci, gu¨nu¨mu¨zde varmıs¸ oldugˆu seviye, uluslararası gu¨venlik ve istikrar bakımından yaratmıs¸ oldugˆu kaygılar, mu¨zakere(ler) su¨reci, 2 Nisan 2015 “C¸erc¸eve Anlas¸ma” ve Tu¨rkiye ve bo¨lge ac¸ısından anlamı analiz edilmiştir.Article Alliance İsraelite Universelle: Osmanli Yahudilerinin Dönüşümünde Bir İtici Güç(Pamukkale Üniversitesi, 2020) Görmüş, EvrimYahudiler farklı coğrafyalarda yaşasalar da 18. yüzyıla kadar dinsel geleneklere dayanan benzer bir yaşam sürmüşlerdir. Fakat bu benzerlik Aydınlanma ve Fransız Devrimi ile gelen hukuki ve siyasi özgürleşme, sanayi kapitalizmi, haskala gibi gelişmelerile birlikte değişime uğramış, bu sürecin sonunda Batı Avrupa ve Doğu Yahudileri arasında önemli farklılıklar oluşmuştur. Batı Yahudilerinin doğuda yaşayan Yahudilerin kötü hayat şartlarından ticaret, basın gibi yollarla haberdar olmaya başlamaları ile ‘Doğu Yahudiliği Sorunu’ tartışılır hale gelmiştir. Alliance Israélite Universelle yozlaşmış’ ve ‘geri kalmış’ olarak nitelendirilen Orta Doğu ve Kuzey Afrika Yahudilerinin hukuksal ve toplumsal özgürlüklerine kavuşmalarını sağlamak amacıyla 1860yılında Fransız Yahudileri tarafından kurulmuştur. Doğu Yahudilerini ‘yenileştirme’ hedefinin kurumsal-örgütsel yapısını kuran Alliance Israélite Universelle için eğitim, yenileştirme unsurunun ana öğesi olmuştur. Bu makale örgütün özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nda açmış olduğu Alliance okullarının Osmanlı Yahudi cemaatinin dönüşümündeki etkisini, cemaatin batılılaşması ve sekülerleşmesi kapsamında incelemeyi amaçlamaktadır.Article 2017’de Nükleer’de Bir Birine Zıt Gelişmeler(BİLGESAM, 2017) Kibaroğlu, MustafaBu yazımızda, “yüksek siyaset” konusu olarak akademik, diplomatik ve askeri çevrelerde yoğun bir şekilde tartışılan, ancak dünya kamuoylarında detayları hakkında çok fazla bilgi sahibi olunmayan, nükleer silahların yayılması sorunu ile ilgili iki önemli gelişmeyi öne çıkartacağız ve bir birine zıt yönde gelişen bu süreçlerden birinin insanlığın geleceğine yönelik ne gibi ciddi tehditleri, diğerinin ise, az da olsa, hangi umutları içlerinde barındırdıklarını tartışacağız.Conference Object Zaman ve Tekrarın Olay Özellikleri Üzerindeki Etkisi(2019) Ece, Berivan; Gülgöz, SamiOtobiyografik bellek geçmiş deneyimlerimize dair kişisel anılarımızdan oluşmaktadır (Conway, Wang, Hanyu, & Haque, 2005). Otobiyografik bellek çalışmalarında genellikle katılımcılar hatırladıkları anıları önem, duygu yükü ve yoğunluğu gibi çeşitli olay özellikleri açısından değerlendirirler. Bu değerlendirmeler bazı çalışmalarda hem hatırlama anına yönelik hem de olayın yaşandığı zamana yönelik olabilir (Ece & Gülgöz, 2014). Bu çalışmada zamanın otobiyografik anıların olay özellikleri üzerinde tutarlı bir etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla farklı örneklem grupları, farklı olay türleri ve farklı anı toplama yöntemleri olan üç farklı çalışmamız zamanın olay özellikleri üzerindeki etkisi açısından karşılaştırılmıştır. Örneklem gruplarımız 64 yaşlı yetişkin (31 erkek, Ort =60.59, SS=6.72), 160 genç yetişkin (77 erkek, Ort =20.28, SS=2.81) ve 67 dansçıdan (28 erkek, Ort = 27.16, SS = 4.48) oluşmaktadır. Bu üç örneklemin karşılaştırılmasını mümkün kılan ortak nokta hepsinin anlattıkları otobiyografik anılar için hem geriye dönük hem de hatırlama anına dair olay özellikleri değerlendirmeleri yapmış olmalarıdır. Analizler tüm bu farklı yaş, olay tipi ve yöntemi olan örneklemlerin zamanın olay üzerindeki etkisi açısından ortak ve tutarlı bir kalıp göstermiştir. Otobiyografik anılar hangi yaş grubu tarafından, hangi yöntemle hatırlanırsa hatırlansın zamanla önem ve duygusal yoğunlukları anlamlı şekilde azalmaktadır. Duygusal yük açısından ise bu kadar tutarlı sonuçlar bulunmamıştır. Yaşlı yetişkinler kendileri için önemli olan anılarını anlattıklarında bu anılar zamanla daha olumlu değerlendirilirken genç yetişkinlerde duygusal yük üzerinde bu tarz bir zaman etkisi saptanmamıştır. Son olarak dansçıların yarışma ve gösteri anıları zamanla daha olumsuz olarak değerlendirilmiştir. Bunun sebebi zaman içerisinde başka yarışmalara ve gösterilere katıldıkları için eski anıları zamanla duygusal acısan zayıflaması olarak açıklanmıştır. Özetle, zamanın otobiyografik anıların olay özellikleri üzerindeki etkisi incelendiğinde önem ve duygusal yoğunluğun her yaş grubunda, her olay tipi için ve her anı toplama yöntemi için tutarlı ve anlamlı bir şekilde düşüş gösterdiği; duygusal yükün ise farklı örneklem, yöntem ve olaylar için değişkenlik gösterdiği saptanmıştır.Book Part Tehdit, Sistem ve İttifak: 21. Yüzyıl Küreselleşme Dinamiklerinde Türk-amerikan İlişkileri(Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, 2018) Çağlar, Barış20. Yu¨zyılın alıs¸ılagelinen gu¨venlik ve dıs¸ politika dinamiklerinin kısmen degˆis¸en seyri gu¨nu¨mu¨z ilis¸kilerini s¸ekillendirmektedir. Eski dinamiklerin hic¸bir cogˆrafi bo¨lgede tamamen silinmemesine ragˆmen, bu degˆis¸imlerin yogˆunlas¸tıgˆı alan Ortadogˆu olmaktadır. NATO mu¨ttefigˆi olan iki u¨lke olmasına kars¸ın, Tu¨rkiye ve Amerika'nın c¸ıkarları Ortadogˆu’da c¸atıs¸maktadır. Hem ikili ilis¸kiler hem de ikili ilis¸kilerle yakından ilis¸kili olan NATO mu¨ttefiklikleri devam etse de, iki u¨lke arasındaki su¨rtu¨s¸me, NATO I·ttifak'ının stratejik amac¸ ve anlamının sadece Tu¨rkiye'de degˆil, Amerika'da da zaman zaman sorgulanmasına kadar varmıs¸tır. Son do¨nemdeki bu gelis¸meleri ve ilis¸kilerin gidis¸atını kavramak ic¸in makalede o¨ncelikle tarihsel arka plana degˆinilmektedir. Su¨rec¸ akıs¸ında Tu¨rk-Amerikan ilis¸kilerinin hem Uluslararası Sistem hem de devlet-analiz- seviyelerinden ayrı ayrı incelenmesi analitik bulmacanın net olmayan parc¸alarını ortaya c¸ıkaracaktır.Article Katar Ablukası Kime Ne Katar?(BİLGESAM, 2017) Kibaroğlu, MustafaHaziran ayı başında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır “terör örgütlerine destek vermek” suçlamasında bulunarak komşuları Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiklerini ve sınırlarını kapattıklarını dünyaya duyurdular. Bir kaç gün içinde Ürdün, Yemen, Maldivler ve Libya’nın doğusundaki hükümet de Katar’a uygulanan kapsamlı ablukaya katıldı. Ani gelişen bu durum, bölgeyi yakından takip eden uluslararası ilişkiler uzmanları bakımından çok da beklenmedik değildi. Mısır’da General Sisi’nin darbesiyle Cumhurbaşkanlığı görevinden indirilerek mahkum edilen Muhammed Mursi’ye siyasi destek vermesi sebebiyle Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’in Mart 2014’te Katar’dan diplomatlarını çekmeleri, üç sene sonra yaşanacakların adeta habercisiydi.Article Ab, Türkiye Açısından, Abd ve Nato’ya Alternatif Midir?(BİLGESAM, 2018) Kibaroğlu, MustafaBu yazımızda, Türkiye’nin, gerek siyasi ve ekonomik çıkarları bakımından, gerek güvenlik ve savunma politikaları bakımından, ABD ve AB ile olan ilişkilerinin sanki birbirlerine alternatif seçeneklermiş gibi görülmesinin neden isabetli bir yaklaşım olmadığı ele alınacak ve içinde bulunulan uluslararası konjonktürde, ülke güvenliği ve savunması bakımından benimsenmesi gereken yaklaşımın ne olması gerektiği tartışılacaktır.Article BM’de Reform mu, Rönesans mı?(BİLGESAM, 2017) Kibaroğlu, MustafaBu yazıda, her yıl Eylül ayı ortalarında Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkelerin devlet başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen Genel Kurul açılış toplantılarının başlıca gündem maddesi olan “BM reformu” konusu ele alınacak ve bugüne kadar yapılan çeşitli girişimlerin neden halen uluslararası toplumun önemli bir kısmının beklentilerini karşılamakta yeterli olmadığı ve bundan sonra daha neler yapılması gerektiği hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır.Article Türkiye-abd İlişkilerinde Zor Dönemeçler: Quo Vadis?(BİLGESAM, 2018) Kibaroğlu, MustafaBu yazımızda, Türk-Amerikan ilişkilerinin günümüzdeki görünümünü tanımlamaya ve yakın gelecekte hangi yöne doğru ilerlemekte olduğunu anlamaya ve açıklamaya çalışacağız.Book Part Ab'nin Mülteci Krizi: Normlar-çıkarlar Dikotomisi Üzerinden Ab'yi Yeniden Değerlendirmek(İktisadi Kalkınma Vakfı, 2017) Saatçioğlu, Beken2011 yılından beri devam etmekte olan Suriye iç savaşının en kritik sonuçlarından biri hiç şüphesiz yol açmış olduğu insani krizdir. Suriye halkının daha güvenli ve iyi bir yaşam için öncelikli olarak sınırdaş Türkiye topraklarına, zaman içinde ise artan biçimde Avrupa ülkelerine sığınma çabaları ile ortaya çıkan mülteci sorunu, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’nın en vahim insani krizi haline gelmiş, bundan dolayı da “Avrupa’nın mülteci krizi” olarak nitelendirilmiştir. 2015’in bahar aylarından itibaren Akdeniz ve Ege üzerinden Avrupa’ya sistematik mülteci akınının artışıyla derinleşen kriz, AB içinde çok ciddi bir kriz yönetimi ve koordinasyon sorununu da beraberinde getirmiştir. Avrupa Komisyonu ve Almanya önderliğinde, Avrupa ortak sığınma sisteminin reforme edilmesi ve mültecilerin belirli kotalar doğrultusunda mevcut Üye Devletlerde yeniden yerleştirilmesi esaslarına dayanarak geliştirilmeye çalışılan “Avrupa çözüm planı”, yerini zamanla krizin Türkiye gibi üçüncü ülkelere havale edilerek dışsallaştırılması yoluyla çözülmesi çabalarına bırakmıştır.Article Türkiye’nin İdlib Operasyonu: Uluslararası Siyaset ve Hukuk Açısından Bir Değerlendirme(BİLGESAM, 2017) Kibaroğlu, MustafaTürk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Suriye toprakları içinde stratejik bir nokta olan İdlib’e yönelik askeri operasyon gerçekleştirmeye başlamasıyla birlikte, yurtiçinde ve yurt dışında Türkiye’nin Suriye’nin geleceğiyle ilgili niyetleri konusunda çok sayıda yorum yapılmaya başlandı. Söz konusu yorumlar arasında, TSK’ın Suriye’nin iç bölgelerine doğru asker konuşlandırmasının uluslararası hukuka uygun olup olmadığı da sorgulanmakta. Bu yazıda, askeri ve stratejik boyutlarından ziyade, İdlib operasyonuna giden yolda siyasi sürecin nasıl geliştiği ve operasyonun uluslararası hukuka uygunluğunu sağlayan unsurların neler olduğu konusu ele alınacaktır.Conference Object Bir Dış Politika Aracı Olarak Kültürel Diplomasi: Fırsatlar ve Sınırlar(Galatasaray Üniversitesi, 2019) Cansu, GüleçBu çalışma bir dış politika aracı olarak kültürel diplomasiyikavramsal ve pratik yönleriyle analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kültüreldiplomasi, bir devletin dış politika hedeflerini ve diplomatik ilişkilerinidesteklemek amacıyla gerçekleştirdiği kültürel faaliyetleri kapsamaktadır.Diplomasi, devletlerin çıkarlarını temsil etmelerinde çok önemli biraraç olarak kabul edilmektedir. Ancak günümüz dünyasında diplomasiyiyalnızca merkezi hükümetler veya dışişleri bakanlıkları tarafındanyürütülen ilişkiler bağlamında değerlendirmek mümkün değildir.Günümüzde egemen devletler daha küresel bir ortamda hem dahafazla aktörle ilişki kurmakta hem de daha fazla sorunla yüz yüze kalmaktadır.Böylece uluslararası ortamda siyasi ilişkilerin yanı sıra, ekonomik veticari çıkarlar da önem kazanmış, bu gelişmelerle bir devletin ulusalimajını sınırları ötesinde güçlendirmek gibi çeşitli önemli görevler ortayaçıkmıştır. Bugünün uluslararası ortamında, tüm bu meselelerin eskisindendaha hızlı bir şekilde ve kamuoyuna yönelik uygulanması gerekliliği yenidiplomasi pratiklerini de ortaya çıkarmıştır. Tüm bu bilgiler dahilinde buçalışmada, ilk olarak diplomasi ve dış politika arasındaki ilişki hemaraçları hem de geçirdikleri dönüşümler ile birlikte ele alınacaktır.Belirtilen kavramsal analizden sonra “kültürel diplomasi” kavramı incelenecektir.Bir kamu diplomasisi unsuru olarak kültürel diplomasinin içeriğinive kapsamını tutarlı bir çerçevede anlamak adına dünyadaki çeşitlikültürel diplomasi örnekleri sunulacaktır. Son olarak, bir dış politika aracıolarak kültürel diplomasinin günümüzde yarattığı fırsatlar ve başarıyaulaşmasındaki sınırlılıklar tartışılacaktır.Conference Object Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bölgesel Çatışmalarda Ürettiği Söylemler: Güney Osetya Savaşı (2008) ve Gazze Savaşı’nın (2008) Karşılaştırmalı Bir Analizi(Siyasi İlimler Türk Derneği, 2023) Güleç, CansuBu çalışmanın amacı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) dönemi dış politikasının söylemler üzerinden nasıl inşa edildiğini temel alan kavramsal çerçeveden hareketle, AKP yönetici elitinin Türk dış politikasında ortak tarihi ve kültürel referanslar üzerinden ürettikleri “düzen kurucu” ve “sorun çözücü” söylemin 2008 yılındaki “Rusya-Gürcistan Savaşı” ile 2008’de “İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği Dökme Kurşun Operasyonu” örnek olayları çerçevesinde nasıl kurulduğunu ortaya koymaktır. Araştırma konusu olarak belirtilen iki ayrı bölgesel çatışmanın seçilmesinin nedeni, aynı dönemlerde birkaç ay arayla ancak birbirlerinden farklı bölgesel coğrafyalarda yaşanan krizlere karşı Türkiye’nin söz konusu söylemlerinin işlerliğinin nasıl yansıtıldığını anlamaya çalışmaktır. Çalışmanın teorik çerçevesini sosyal olgu olarak tanımladıkları dış politikayı dilsel analizler üzerinden inceleyip anlayan Post-Yapısalcılık oluşturmaktadır.3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin izlediği dış politika ile ilgili olarak akademik yazında gerek içerik gerek yöntemsel açıdan farklı perspektiflerle pek çok çalışma yapılmıştır. 2000’lerle birlikte Türkiye, özellikle Davutoğlu terminolojisiyle ifadesini bulan, kendisini “farklı bölgesel kimliklerin ortasında bir ‘merkez ülke’ olarak, güvenlik kaygılarının ötesine geçen, gelişmelere tepki vermekle yetinmeyen, aksine onları yönlendiren aktif bir dış politika izlemesi gereken bir aktör” olarak konumlandırmıştır. 2007 yılından itibaren, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin ilerlemesi yolunda yaşanan sıkıntılarla beraber, dış politikada Türkiye’nin Ortadoğu’ya daha fazla ağırlık vermesiyle “eksen kayması” kavramı doğrultusunda şekillenen pek çok tartışma ortaya konulmuştur.Article Thorstein Veblen ve Gösterişçi Tüketim Kavramı(Erciyes Üniversitesi, 2015) Güleç, CansuThorstein Veblen (1857-1928), Amerika’nın ürettiği en bilinen ve etkili sosyal düşünür ve eleştirmenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. İlk kez 1899’da yayımlanan kitabı “The Theory of The Leisure Class” (Aylak Sınıfı Teorisi) adlı eserinde Veblen, tüketimin gösteriş amacı ile de yapılabildiğini ileri sürmüş, toplum-ekonomi arasındaki ilişkiyi sınıfsal farklılaşmalara da dayandırmıştır. Bu çerçevede Veblen, gösterişçi tüketimin üst sosyal sınıf ve bunlara benzemeye çalışan diğer sınıflar tarafından gösteriş amaçlı olarak yapılan alışverişler olduğunu belirtmiştir. Veblen’in yaşadığı dönemden bu yana genel olarak toplumsal dünyanın ve daha özgül olarak tüketim dünyasının büyük ölçüde değiştiği açıktır. Ancak bugünün aşırı-tüketim dünyasına dair bir bakış açısı kazanmak için Veblen’in fikirlerini tekrar etmek önemli bir referans noktasıdır. Bu hususlar dahilinde bu çalışmanın amacı, “gösterişçi tüketim” kavramının Veblen’in bahsettiği çerçeveden günümüz koşullarında nasıl bir boyut kazandığını anlamak olacaktır.Article Descartesçılığa Karşı Vico: Yeni Bilim ve Tarih(Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014) Güleç, CansuGiambattista Vico, 17. Yüzyılın bilimsel devrimlerinin gerçekleştiği ve bunların etkilerinin güçlü bir şekilde devam ettiği 18. yüzyılın düşünürü, hukukçusu ve tarihçisidir. Vico’nun tarihi bir bilim olarak ele aldığı ve onun ilkelerini ortaya koyduğu Yeni Bilim bir yapıt olarak düşünce tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Vico düşünce tarihine önemli katkılarda bulunmuş, tarih felsefesi ve tarih bilimine yenilikler ve özgün düşünceler getirmiştir. Bu çalışma Vico’nun tarih düşüncesini ve onun düşünsel arka planını belirleyen etkenleri incelemeyi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, tarih felsefesinin temel problemleri bağlamında, Vico’nun bilim ve yöntem kavramlarına değinilecektir. Vico’nun temel eseri olan “Yeni Bilim” araştırmada ana kaynak olarak kullanılacaktır. Vico’nun doğa bilimlerinin hakim olduğu bir yüzyılda, “yeni bilimi” nasıl ortaya koymak istediğini anlamak da önem taşıyacaktır.Conference Object Türkiye’nin Bir Kamu Diplomasisi Aracı Olarak Dijital Diplomasi Uygulamaları: Fırsatlar ve Zorluklar(Siyasi İlimler Türk Derneği, 2024) Cansu, GüleçKüreselleşen dünyanın karmaşık ve birbirine bağlı yapısı içinde diplomasi ve dış politikanın da çok daha fazla konuyu, aktörü ve sorunu kapsadığı görülmektedir. 21. yüzyılla beraber dijital diplomasi, kamu diplomasisinin önemli bir parçası haline gelmiştir. İnternet teknolojilerinin kamu diplomasisi amacıyla kullanılması, politika yapıcıların da dikkatini giderek daha fazla çekmektedir. Dijital teknolojilerinin gelişmesi network oluşturma, iş birliği yapma, iletişim kurma ve benzer ihtiyaç ve arzulara sahip neredeyse sınırsız sayıda insanla bağlantı kurma konusunda çeşitli fırsatlar sunmaktadır. Dijital Diplomasi, bir ülkenin dış politika hedeflerine ulaşmak ve kamu diplomasisini uygulamak için Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin ve sosyal medya platformlarının giderek daha fazla kullanılmasını içermektedir. Artık bir elçilik ve Dışişleri Bakanlığı, Twitter hesabı aracılığıyla takipçileriyle çift yönlü iletişim kurabilmekte, diplomatlar ve siyasetçiler yalnızca televizyon aracılığıyla izleyicilere konuşmak yerine yabancı halkların sosyal medya profillerindeki gönderilere yanıt vererek sohbet edebilmektedir. Artan çift yönlü iletişim, yabancı halklarla etkileşim için daha fazla fırsat sunmakta; bu türden bir katılım kitleler arasındaki ilişkilerin güçlenmesini de kolaylaştırabilmektedir. Özellikle COVID-19 salgınının ortaya çıkmasıyla birlikte başta devletler olmak üzere tüm uluslararası aktörler, dijital teknolojilerin diplomasinin bir unsuru olarak kullanımın öneminin giderek daha fazla farkına varmaya başlamıştır. Dijital diplomasi artık Uluslararası İlişkilerin yönetiminin bir parçası olsa da ortaya çıkan bilgi savaşı medya sistemlerinin sömürülmesi veya bir silah haline getirilmesini de beraberinde getirmektedir. Dijital diplomasinin sunduğu fırsat ve kolaylıklar propaganda, dezenformasyon, sahte bilgi ve haberler gibi yöntemlerle test edilmektedir. Dijital teknolojilerin bu tekniklerle toplumlara giderek daha fazla yol açtığı tehditlerin doğasının ve kapsamının daha iyi anlaşılması da bir gereklilik haline gelmektedir. Tüm bu hususlar dahilinde, bu çalışmanın amacı Türkiye’nin dijital diplomasi faaliyetlerini bir yumuşak güç ve kamu diplomasisi unsuru olarak nasıl kullandığını analiz etmektir. Bu bağlamda dijital diplomasi kavramı açıklandıktan sonra Türkiye’nin dijital diplomasi faaliyetleri ilgili örneklerle analiz edilecektir. Daha sonra, COVID-19’un Ankara’nın dijital diplomasi stratejisi üzerindeki etkisi ve özellikle dezenformasyona karşı mücadele politikaları, zorluklar ve sınırlamalarla birlikte tartışılacaktır.Editorial Mısır ve Etiyopya Arasında Rönesans Barajı Krizi(Anadolu Ajansı, 2018) Kibaroğlu, AyşegülEtiyopya’nın inşasını tamamlamaya yaklaştığı, Afrika’nın en büyük hidroelektrik santrallerinden biri olacak Rönesans barajı, Mısır ile Etiyopya arasındaki krizi derinleştiriyor.

