Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
Browsing Hukuk Fakültesi Koleksiyonu by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 265
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object İstinaf Kanun Yolunun Genel Özellikleri ve İstinaf – Temyiz İlişkileri(Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Fakültesi Dekanlığı, 2016) Çınar, Ali Rıza...Book Part Basit Yargılama Usulü [2020](Adalet Yayınevi, 2020) Çınar, Ali RızaCeza yargılama sistemimize; 7188 Sayılı Yasa’nın 24. ve 25. maddesiyle, 5271 Sayılı Ceza Yargılama Yasası'nın yürürlükten kaldırılan (mülga) 251. ve 252. maddelerinde yapılan düzenlemeyle, “Basit Yargılama Usulü” adı altında yeni bir yargılama usulü getirilmiştir. Başka bir anlatımla ceza yargılama sistemimize; basit yargılama usulü, 7188 Sayılı Yasa’nın 24. ve 25. maddeleri ile 5271 Sayılı Ceza Yargılaması Yasası’nın 251. ve 252. maddelerinde yapılan düzenleme ile getirilmiştir. Ceza Yargılaması Yasası’nın 251. maddesinde, basit yargılama usulünün ne olduğu ve nasıl uygulanacağı yer almaktadır. Ceza Yargılaması Yasası’nın 252. maddesinde ise, basit yargılama usulünde itiraz konusu düzenlenmektedir. Bu sistemin getirilmesindeki gerekçeye göre; ceza yargılaması sistemimizde tek bir yargılama usulü öngörülmüş olup, basit suçlarla ağır suçlar arasında bir ayrım yapılmadan, duruşma açmak suretiyle aynı yargılama usulünün tüm yöntemlerinin (prosedürlerinin) uygulanması kabul edilmiştir. Bu durum, ağır suçların yargılanmasına daha az zaman ve emek ayrılmasına neden olmaktadır. Seçenekli yargılama usullerinin getirilmesinin, yargılamayı hızlandıracağı, yargının iş yükünü hafifleteceği ve kaynakların verimli kullanılmasına katkı sağlayacağı ileri sürülmektedir. Ancak ,yargı sürecinin hızlandırılmasının adil yargılama çerçevesinde sağlanması amaçlanmalıdır. Yargı sürecinin hızlandırılması için hiçbir zaman adil yargılama ilkelerinden vazgeçilmemelidir.Article Yönetim Kurulunda Kadınların Temsilini Sağlamaya Yönelik Araçlar(MEF Üniversitesi, 2022) Özcanlı, Fatma BerilKadınların şirket yönetim kurullarında temsilinin sağlanmasına yönelik yaklaşımının temelinde sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesinin koşullarından biri olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini öngören bakış açısı yer almaktadır. Gerçekten 2015 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen on yedi adet Sürdürülebilir Kalkınma İlkesi arasında yer alan beş numaralı ilke, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için ulaşılması gereken bir hedef olarak ortaya koymaktadır.Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması öncelikle kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldıkları cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması; bunun yanında özellikle kadınların ekonomik kaynaklara ulaşma ve bunlar üzerinde eşit haklara sahip olmaları; siyasi, sosyal ve ekonomik karar alma mekanizmalarında temsillerinin sağlanması gibi yaklaşımları da beraberinde getirmektedir. Sürdürülebilir bir gelecek, ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile mümkün olacaktır. Cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması, basit bir insan hakları hukuku meselesi gibi ortaya çıkmaktaysa da aynı zamanda ekonomik gelişme ve büyümenin sağlanmasının da anahtarıdır.Konuya şirketler hukuku cephesinden baktığımızda, kadınların ekonomik karar alma mekanizmalarında temsilinin sağlanması bakımından en etkili araçlardan biri kadınların şirket yönetim organlarında temsilidir. Temsile ilişkin bu mekanizmanın kurulması, farklı hukuk sistemlerinde bu sistemlere uygun enstrümanlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir.Presentation Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Dairelerince Verilebilecek Kararlar ve Bu Kararlara Karşı Başvurulabilecek Yasayolu (2017)(İzmir Barosu Başkanlığı, 2017) Çınar, Ali RızaBook Part Haksız rekabet ve rekabet hukuku arasındaki ilişki ve sorumluluk sebeplerinin yarışması(On İki Levha, 2023) Palanduz, SedaSağlıklı bir rekabet ortamı, Türkiye’nin de dâhil olduğu piyasa ekonomilerinin temel taşıdır. Piyasa ekonomisi, ekonominin merkezi bir karar biriminin talimatları olmaksızın piyasa dinamiklerine dayalı olarak şekillendiği düzeni ifade eder: Ekonomik birimlerin koordinasyonu, arz ve talep miktarının belirlenmesi, mal ve hizmetlerin fiyatlarının oluşumu, esas olarak piyasa tarafından gerçekleştirilir .Piyasa ekonomisinin gerektirdiği rekabet koşulları, her zaman piyasa dinamikleri neticesinde kendiliğinden oluşmayabilir. Bu durumda etkin bir rekabet ortamının sağlanması amacıyla piyasaya müdahalede bulunulması meşru ve tercih edilir hâle gelir . Rekabet hukukunun temelinde de bu gerekçe yatmaktadır. Geniş anlamda rekabet hukuku, bu amaçla yapılan tüm düzenlemeleri kapsamına alır . Bunların başında, çalışmamızın konusunu teşkil eden 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (RKHK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 54 ve devamında yer alan haksız rekabet düzenlemeleri gelmektedir . Rekabet hukuku ve haksız rekabet iki farklı müessese olarak farklı kanunlarda düzenlenmektedir; ancak ne TTK ne de RKHK, birbirleri arasındaki ilişkiye dair bir hüküm içerir. Bu çalışmanın amacı, öncelikle her birinin amaç ve uygulama alanları ekseninde bu iki alan arasındaki ilişkiyi ortaya koymak; ikinci olarak da bundan hareketle haksız rekabet ve rekabet hukuku düzenlemelerinin aynı anda ihlali hâlinde sorumluluk sebebinin yarışmasını ve bunun yaptırımlara etkisini incelemektir.Book İş hukuku (2018)(Seçkin Yayıncılık, 2018) Akyiğit, Ercanİş Hukuku isimli bu çalışma, özellikle öğrencilerin ders notu gereksinimini karşılama eğilimiyle basılmıştır. Bu nedenle konular fazla dipnot ayrıntısına dek sunulmak yerine, genel hatlarıyla ama özlü biçimde incelenmiş, geniş bilgi için başvurulacak kaynaklar dipnotlarda belirtilmiştir. Bu yapılırken çoğu kez Türk Yargı Kararlarına, ulaşabildiğimiz en son tarihli örnekleriyle yer verilmiştir. Böylece açıklamaların soyut düzeyden somuta indirgenmesi ve iş hukuku'nun uygulamada nasıl algılandığı sergilenmiştir.Article Türk Hukukunda Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar ve Hukuki Sonuçları(Seçkin Yayıncılık, 2016) Kurt, EkremKişiye sıkı sıkıya bağlı hakların tanımına MK'da yer verilmemiştir. Bunların en belirgin özelliği, başkasına devredilememeleri ve temsil yasağıdır. Kural olarak yasal temsil bile bu haklar bakımından geçerli değildir. Bununla birlikte bu haklar tek tip değildir. Çeşitli özelliklerine göre farklı rejimleri söz konusudur.Book Uluslararasi hukuk bağlaminda devlet-dışı aktörlerin çevresel sorumluluğu: Uluslararası örgütler, hükümetdışı örgütler ve ticari kuruluşlar(Yetkin Yayınları, 2021) Erson Asar, Bilge...Book Part Sosyal Eşitsizliğin Giderilmesi ve İnsan Hakları Cephesinden Sürdürülebilir Bir Şirketler Hukuku(On İki Levha Yayıncılık, 2020) Özcanlı, BerilBu çalışma kapsamında sürdürülebilirlik kavramı, bu kavramın şirketler hukuku bakımından anlamı, sürdürülebilir bir şirketler hukuku sisteminin sosyal eşitsizliğin giderilmesi ve özellikle iş yaşamına ilişkin insan hakları ilkelerinin gözetilmesinde ne gibi bir rol oynadığı, bu kapsamda ortaya konan çözüm mekanizmalarının neler olduğu ve yeni yaklaşımlar incelenecektir.Other Genel İşlem Koşullarının İçerik Denetimi – İsviçre ve Türk Hukukları Yeni ve Farklı Yollarda(Yetkin Yayınevi, 2017) Jung, PeterArticle Başkanlık anayasaları - 4: Türk tipi başkanlık sistemi(Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş., 2017) Çelik, Demirhan Burak; Alkış, Burcu; Kejanlıoğlu, Atagün MertThis article discusses how the presidential system featured in 2017 Turkish constitutional amendments fails to establish an effective separation of powers that would protect democracy and human rights.Article Bir Yıldan Uzun Süreli Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kira Bedelinin Türk Lirası Üzerinden Belirlenmesinde Tbk M. 344 F.1 C. Son'un Yorumlanması(İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2015) Kapancı, Kadir Berk6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa göre konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kira süresi bir yıl olabileceği gibi bir yıldan uzun süreli de olabilir. Bir yıllık kira sözleşmeleri, bir yıllık sürenin bitiminden on beş gün önce yalnızca kiracının fesih beyanı ile sona erdirilebilir. Aksi takdirde sözleşme bir yıllığına uzar. Söz konusu durumda kiraya verenin bu zorunlu uzatma karşısında menfaatlerinin denkleştirilebilmesi için kira bedeli yeniden tespit edilecektir. TBK m. 344 f.1, Türk Lirası üzerinden kararlaştırılmış olan kira bedelinin uzama döneminde ne kadar olacağının tespitinde uygulanacak kıstasları belirtmektedir. Bunun yanında TBK m. 344 f.1 c.son hükmü, söz konusu düzenlemenin bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacağını belirtmektedir. Çalışma, öğretideki görüşler ışığında bu son hükmün nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin ayrıntılı açıklamalar içermektedirBook Part İhmali suçlar(Beta Yayınevi, 2014) Akyürek, GüçlüCeza Hukukundaki ihmali suçlar kavramı açıklanmaktadır.Presentation Book Part İfade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü(Türkiye Barolar Birliği, 2020) Tezcan, Durmuş; Erson Asar, Bilge; Çulha, Rıfat; Demirdağ, Fahrettin; Oktar, Salih; Önok, Murat; Yenisey, Feridun; Yıldız, CerenTürkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi İfade Özgürlüğü ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Çalışma Grubumuzun geçtiğimiz yıl oluşturulan raporda benimsenen sistemitakip ederek 2020 yılı raporunda da güncel gelişmeleri değerlendirmeye gayretgöstermiştir.Article Sivil Hava Aracı Mülkiyetinin Kazanılması Devri ve Sona Ermesi(Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2017) Kurt, EkremSivil hava aracı mülkiyetinin kazanılması, devri ve sona ermesi konusu Türk Sivil Havacılık Kanununda (TSHK) düzenlenmiştir. Bununla birlikte ICAO antlaşmasında öngörülen bazı temel yöntemlere de riayet etmek gerekmektedir. TSHK sivil hava aracı mülkiyetinin devrinde temel Eşya Hukuku kurallarından ayrılmış ve mülkiyetin kazanılması için yazılı anlaşmayı yeterli saymıştır. Özünde taşınır bir eşya olan sivil hava aracının mülkiyetinin kazanılması için diğer taşınırlarda olduğunun aksine zilyetliğin alıcıya devri aranmadığı gibi, bunun uçak siciline tescili koşulu da aranmamaktadır. Böyle olunca da borçlandırıcı işlem-tasarruf işlemi ayrımı ortadan kalkmaktadır. Buna rağmen uçak siciline güven korunmaktadır.Book Part Salt Malvarlığı Zararı ve Bu Zararın Tazmin Edilebilirliği(On İki Levha Yayıncılık A.Ş., 2016) Özer, Nesli Şen Özçelik,Kişiye ve şeye gelen zarar dışındaki zarar olan salt malvarlığı zararları gerek soyut tanımı, gerekse de tazmin edilebilirliğine ilişkin farklı görüşlerin bulunuyor olması itibariyle sorumluluk hukukunun en ilgi çekici konularından biri olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada öncelikle salt malvarlığı zararı kavramı açıklanacak olup daha sonra bu zararın tazmin edilebilirliği sözleşmesel sorumluluk ve sözleşme dışı sorumluluk çerçevesinde değerlendirilecek, son olarak tazmin edilebilirliği sağlamaya yönelik geliştirilen ara kurumlar incelenecektir.Conference Object İnternet üzerinden aktedilen tüketici akitlerinde uygulanacak ülke hukuku ve milletlerarası yetki sorunu(Mef Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve E-Ticaret ve İnternet Hukuku Derneği, 2017) Uyanık, AyferAçılış konuşmalarının ardından E-Hukuk Derneği başkanı Av. Gökhan Uğur Bağcı ile PayU Türkiye CEO’su Emre Güzer’in E-Ticaret sektörüne dair söyleşisinde, Emre Güzer tarafından sektöre dair son derece kritik bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Diğer oturumda da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan Perakende ve Elektronik Ticaret Daire Başkanı Soner Kaya ve Gümrük ve Ticaret Uzmanı Ömer Faruk Ergün, Av. Şebnem Ahi moderatörlüğünde son dönemde gündemi meşgul eden ETBİS ve Güven Damgası konularında aydınlatıcı bilgiler verdi. Akabinde Prof. Dr. Ayfer Uyanık tarafından yurtdışı kaynaklı yapılan alışverişler açısından Mesafeli Sözleşmelerde yaşanabilecek hukuki sorunlar osn derece detaylı ve doyurucu şekilde ele alındı. Öğleden sonraki oturumda ise değerli katılımcılarımız ile Kişisel Verilerin Korunması konusu ele alındı. Bilhassa Kişisel Verileri Koruma Kurumu Veri Yönetimi Dairesi Başkanı Mustafa Erbilli düzenleyici otoritenin bakışı ile konuyu son derece detaylı şekilde katılımcılarla paylaştı. Akabinde yapılan oturumda ise tüm dünyada son zamanların en popüler konularından olan Bitcoin ve Blockchain platformu ele alında. Ahmet Usta ve Fevzi Güngör, Av. Benan İlhanlı moderatörlüğünde konuyu hem hukuki hem de sektörel uygulamalar açısından tartıştı. Günün son oturumunda ise önümüzdeki dönemlerde çokça tartışılacak olan ve mevzuatı yeni yayımlanan Kitlesel Fonlama (Crowd Funding) konusu SPK Uzmanı Murat Dönmez ve Kitlesel Fonlama Derneği Başkanı Hulusi Berik tarafından Av. Sertel Şıracı moderatörlüğünde ele alındı.Article Suça sürüklenen çocukların ceza sorumluluğu ve yargılanmaları [2023](Terazi Hukuk Dergisi, 2023) Çınar, Ali Rıza,Çocuk, saflığın ve kusursuzluğun simgesidir. Ancak çocuklar; bedensel, düşünsel, ekonomik ve sosyal yönden yetersiz olduklarından bağımlı insanlardır. Bu nedenle çocuklar, geçmişte(tarihte) olduğu gibi günümüzde de toplumun en çok sömürülen kesimini oluşturmaktadır. Hukukun asıl işlevi, güçsüzleri korumaktır. Bu nedenlerle, insanlığın geleceği olan çocukların korunması için özel bir hukuki düzenlemeye gereksinim doğmuştur. Bunun sonucu olarak, uluslararası bildirgeler biçiminde çeşitli ve ayrı düzenlemeler yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi, 20 Kasım 1989 günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”dir. Bundan dolayı her yıl 20 kasım günü çocuk hakları günü olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları sözleşmesi hükümleri, ülkemizde 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak kabul edilmiş olduğundan, iç hukukumuzun bir parçası hâlinde gelmiş ve yasal olarak devletimizi bağlamaktadır. Görülüyor ki çocukların özel olarak korunmalarını, hukuksal düzlemde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, açıkça buyurmuşlardır. Böylece çocukların haklarını korumakla yükümlü “devlet” dir. Çocuğa ve onun haklarına yapılan yatırım, gelecek kuşaklara yönelik en önemli yatırımdır. Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri gösteren sözleriyle; “Çocuklar geleceğimizin güvencesi ve yaşama sevincimizdir, bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.” Çocuklar, nasıl bir çocukluk yaşarsalar, onlar da öylesine bir büyüklük (yetişkinlik) yaşarlar ve kendilerinden sonra gelecek kuşaklara da öylesine bir çocukluk yaşatırlar. Bu nedenle, bir toplumun demokratik kültürüne ve geleceğine ilişkin en yararlı yatırım, en verimli katkı çocuk haklarını kökleştirme, sayılabilir. Böylece çocuk hakları kapsamında, uluslararası insan hakları ve anayasal temel haklar, yalnızca çocuklar için yenilenmekle kalmazlar; aynı zamanda tüm toplum için derinleştirerek yaygınlaştırılmış olur. Çocuk hakları, insan haklarının ve anayasal temel hakların onsekiz yaşından küçük çocuklara da tanınması ile ortaya çıkmıştır. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde otuzu (27,5) onsekiz yaşından küçük çocuklardan oluşmaktadır. Ülkemiz gibi genç ve çocuk nüfusunun yüksek olduğu, genelde “insan hakları”, özelde ise “çocuk hakları” konusundaki çalışmaların önemi çok daha büyük ve anlamlı olmaktadır.Book Part Borçluların ve alacaklıların çokluğu(On İki Levha Yayıncılık, 2021) Kapancı, Kadir BerkHukukun uluslararası alanda birleştirilmesi (unification), ulusal hukukların yakınlaştırılması veya denkleştirilmesi (rapprochement) ya da hukuk düzenlerinin uyumlaştırılması (harmonization) amacıyla, uluslararası kuruluşlar (BM, Avrupa Konseyi, WIPO vb.) tarafından genellikle uluslararası sözleşmeler (international convention) yapılması veya model kanunlar (model laws) hazırlanması yöntemlerine başvurulmaktadır. Ancak uluslararası deneyimler ortaya koymaktadır ki, bu yöntemler başarılı olmamakta; sözleşmelerin hazırlanması veya model kanunların oluşturulmasındaki coşku ve heyecan, bu belgelerin kabul ve onaylanma aşamalarında gücünü yitirmekte; üye devletlerin çeşitli siyasal ya da sosyal olaylarla uğraşmak zorunda kalmaları birleştirme, denkleştirme veya uyumlaştırma etkinliklerini engellemektedir. Bu nedenledir ki, söz konusu amaçlara varılabilmesi için yasa çıkarma ya da hukuk kuralları koyma yöntemleri yerine, birleştirilmiş veya uyumlaştırılmış hukuk normlarını içeren belgeler veya derlemeler oluşturulmasının amaca daha uygun olacağı tavsiye edilmektedir. İşte "Uluslararası Ticari Sözleşmelere ilişkin Unidroit İlkeleri" bu yaklaşımın tipik ve en başarılı örneklerinden biridir. "Unidroit İlkeleri"nin Türkçe çevirisi, "2010 İlkeleri"nin çevirisi olarak başlamış; ancak çeşitli nedenlerle çeviri süresi uzamıştır. Bu arada "2016 İlkeleri" de yayınlanmış bulunduğundan, Türkçe çeviri "2016 metni" esas alınarak tamamlanmıştır. Prof. Dr. Ergun Özsunay'ın Çeviri Sunumu'ndan

