Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
Browsing Hukuk Fakültesi Koleksiyonu by Publication Category "Kitap Bölümü - Ulusal"
Now showing 1 - 20 of 52
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part Basit Yargılama Usulü [2020](Adalet Yayınevi, 2020) Çınar, Ali RızaCeza yargılama sistemimize; 7188 Sayılı Yasa’nın 24. ve 25. maddesiyle, 5271 Sayılı Ceza Yargılama Yasası'nın yürürlükten kaldırılan (mülga) 251. ve 252. maddelerinde yapılan düzenlemeyle, “Basit Yargılama Usulü” adı altında yeni bir yargılama usulü getirilmiştir. Başka bir anlatımla ceza yargılama sistemimize; basit yargılama usulü, 7188 Sayılı Yasa’nın 24. ve 25. maddeleri ile 5271 Sayılı Ceza Yargılaması Yasası’nın 251. ve 252. maddelerinde yapılan düzenleme ile getirilmiştir. Ceza Yargılaması Yasası’nın 251. maddesinde, basit yargılama usulünün ne olduğu ve nasıl uygulanacağı yer almaktadır. Ceza Yargılaması Yasası’nın 252. maddesinde ise, basit yargılama usulünde itiraz konusu düzenlenmektedir. Bu sistemin getirilmesindeki gerekçeye göre; ceza yargılaması sistemimizde tek bir yargılama usulü öngörülmüş olup, basit suçlarla ağır suçlar arasında bir ayrım yapılmadan, duruşma açmak suretiyle aynı yargılama usulünün tüm yöntemlerinin (prosedürlerinin) uygulanması kabul edilmiştir. Bu durum, ağır suçların yargılanmasına daha az zaman ve emek ayrılmasına neden olmaktadır. Seçenekli yargılama usullerinin getirilmesinin, yargılamayı hızlandıracağı, yargının iş yükünü hafifleteceği ve kaynakların verimli kullanılmasına katkı sağlayacağı ileri sürülmektedir. Ancak ,yargı sürecinin hızlandırılmasının adil yargılama çerçevesinde sağlanması amaçlanmalıdır. Yargı sürecinin hızlandırılması için hiçbir zaman adil yargılama ilkelerinden vazgeçilmemelidir.Book Part Haksız rekabet ve rekabet hukuku arasındaki ilişki ve sorumluluk sebeplerinin yarışması(On İki Levha, 2023) Palanduz, SedaSağlıklı bir rekabet ortamı, Türkiye’nin de dâhil olduğu piyasa ekonomilerinin temel taşıdır. Piyasa ekonomisi, ekonominin merkezi bir karar biriminin talimatları olmaksızın piyasa dinamiklerine dayalı olarak şekillendiği düzeni ifade eder: Ekonomik birimlerin koordinasyonu, arz ve talep miktarının belirlenmesi, mal ve hizmetlerin fiyatlarının oluşumu, esas olarak piyasa tarafından gerçekleştirilir .Piyasa ekonomisinin gerektirdiği rekabet koşulları, her zaman piyasa dinamikleri neticesinde kendiliğinden oluşmayabilir. Bu durumda etkin bir rekabet ortamının sağlanması amacıyla piyasaya müdahalede bulunulması meşru ve tercih edilir hâle gelir . Rekabet hukukunun temelinde de bu gerekçe yatmaktadır. Geniş anlamda rekabet hukuku, bu amaçla yapılan tüm düzenlemeleri kapsamına alır . Bunların başında, çalışmamızın konusunu teşkil eden 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (RKHK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 54 ve devamında yer alan haksız rekabet düzenlemeleri gelmektedir . Rekabet hukuku ve haksız rekabet iki farklı müessese olarak farklı kanunlarda düzenlenmektedir; ancak ne TTK ne de RKHK, birbirleri arasındaki ilişkiye dair bir hüküm içerir. Bu çalışmanın amacı, öncelikle her birinin amaç ve uygulama alanları ekseninde bu iki alan arasındaki ilişkiyi ortaya koymak; ikinci olarak da bundan hareketle haksız rekabet ve rekabet hukuku düzenlemelerinin aynı anda ihlali hâlinde sorumluluk sebebinin yarışmasını ve bunun yaptırımlara etkisini incelemektir.Book Uluslararasi hukuk bağlaminda devlet-dışı aktörlerin çevresel sorumluluğu: Uluslararası örgütler, hükümetdışı örgütler ve ticari kuruluşlar(Yetkin Yayınları, 2021) Erson Asar, Bilge...Book Part Sosyal Eşitsizliğin Giderilmesi ve İnsan Hakları Cephesinden Sürdürülebilir Bir Şirketler Hukuku(On İki Levha Yayıncılık, 2020) Özcanlı, BerilBu çalışma kapsamında sürdürülebilirlik kavramı, bu kavramın şirketler hukuku bakımından anlamı, sürdürülebilir bir şirketler hukuku sisteminin sosyal eşitsizliğin giderilmesi ve özellikle iş yaşamına ilişkin insan hakları ilkelerinin gözetilmesinde ne gibi bir rol oynadığı, bu kapsamda ortaya konan çözüm mekanizmalarının neler olduğu ve yeni yaklaşımlar incelenecektir.Book Part İfade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü(Türkiye Barolar Birliği, 2020) Tezcan, Durmuş; Erson Asar, Bilge; Çulha, Rıfat; Demirdağ, Fahrettin; Oktar, Salih; Önok, Murat; Yenisey, Feridun; Yıldız, CerenTürkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi İfade Özgürlüğü ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Çalışma Grubumuzun geçtiğimiz yıl oluşturulan raporda benimsenen sistemitakip ederek 2020 yılı raporunda da güncel gelişmeleri değerlendirmeye gayretgöstermiştir.Book Part Salt Malvarlığı Zararı ve Bu Zararın Tazmin Edilebilirliği(On İki Levha Yayıncılık A.Ş., 2016) Özer, Nesli Şen Özçelik,Kişiye ve şeye gelen zarar dışındaki zarar olan salt malvarlığı zararları gerek soyut tanımı, gerekse de tazmin edilebilirliğine ilişkin farklı görüşlerin bulunuyor olması itibariyle sorumluluk hukukunun en ilgi çekici konularından biri olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada öncelikle salt malvarlığı zararı kavramı açıklanacak olup daha sonra bu zararın tazmin edilebilirliği sözleşmesel sorumluluk ve sözleşme dışı sorumluluk çerçevesinde değerlendirilecek, son olarak tazmin edilebilirliği sağlamaya yönelik geliştirilen ara kurumlar incelenecektir.Book Part Tersane sahibinin kanuni ipotek hakkının yapı alacaklısı ipoteği ve hapis hakkı ile ilişkisi(Vedat Kitapçılık, 2021) Kapancı, Kadir BerkTTK m. 1013, tersane sahibinin bir geminin yapım ve onarımına ilişkin alacaklarını temin etmek amacıyla, ilgili gemi veya yapı üzerinde kurulabilecek tescile tabi bir kanuni ipotek hakkı öngörmektedir. Amaç, ilk planda bir baskı unsuru meydana getirilmesi suretiyle alacağın teminidir. Bunun ötesinde eğer alacak yine de karşılanmazsa pek tabii tersane sahibi ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla bir takip başlatabilecek, nihayetinde de alacağını ilgili geminin paraya çevrilmesi üzerinden elde edebilecektir. Bu hak, Türk Medeni Kanunu tahtında öngörülen bir başka tescile bağlı kanuni ipotek hakkı olan yapı alacaklısı ipoteği (TMK m. 893 f.1 b.3 ve 895 vd.) ve yine kanuni bir rehin hakkı olan hapis hakkı (TMK m. 950 vd.) ile belirli yönlerden benzerlik göstermekte, belirli başka yönler bakımından ise farklılaşmaktadır. Hatırlanacak olursa, yapı alacaklısı ipoteği bir taşınmaz üzerinde yapı eseri meydana getiren kişinin alacaklarını teminat altına almak için, belirli şartlar altında tapu siciline tescil edilmek suretiyle kurulabilecek bir kanuni güvence oluşturmaktadır. Hapis hakkında ise, genel olarak alacaklılar, belirli şartlar dairesinde alacaklarını temin edebilmek bakımından borçluların kendi zilyetliklerinde ve alacakla bağlantılı taşınır eşyaları üzerinde kanuni bir rehin hakkını haiz olmaktadırlar. Yani sözü geçen her iki kurumda da temelde amaç, TTK m. 1013’tekine de benzer şekilde, bazı alacakların temini için özel kanuni başvuru imkânlarının meydana getirilmesidir. Dolayısıyla ilgili hükümler dahilinde korunan menfaatler özelinde düşünüldüğünde, bahsi geçen kurumlar arasında yakın ilişkiler kurulabileceği ifade edilebilir. Ama diğer taraftan da hiç şüphesiz, anılan her bir hak kendi bünyesinde diğerlerine göre bazı farklılıkları (özellikle kuruluş şartları ve içeriğe ilişkin modaliteler bakımından) da ihtiva etmektedir. İşbu çalışmamızın amacı, sözü geçen benzerlik ve farklılıkların tespit edilerek bu kurumların kendi aralarında değişik boyutlar üzerinden karşılaştırılması ve birbirleriyle söz konusu olabilecek ilişkilerinin incelenmesidir.Book Part Book Part Yapay zekaya hukuki kişilik tanınması düşüncesi: Yerinde ve gerekli mi, zorlama ve gereksiz mi?(Zoe, 2021) Kapancı, Kadir BerkYapay zekâ uygulamaları dört bir yandan çevremizi kuşatmış ve hayatımıza damgalarını vurmuş durumda: Sadece akıllı telefonlar, robot/dijital asistanlar, biyonik uzuvlar, medikal robotlar, bir davanın sonuçlarını tahmin edebilen yazılımlar, akıllı ev ve ofisler, sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamaları, üç boyutlu yazıcılar, sürücüsüz araçlar (otomobil ve gemiler), drone’lar (insansız hava araçları), robot süpürgeler ve daha niceleri düşünülsün… Peki, gelişim sürecini anbean sürdüren yapay zekâ uygulamalarına, ya da en azından bunlar arasından -insana benzer veya ondan daha üstün özelliklere sahip olabilecek- bazılarına, hukuki kişilik tanınması düşüncesi gündeme gelebilir mi? Böyle bir önerinin altında yatan sebepler neler olabilir? Öneri yerinde ve gerekli midir, zorlama ve gereksiz midir? Doğru seçim (ve sınırları) ne olmalıdır? İşbu tebliğimizin amacı, hukuki kişilik kavramının farklı görünüm biçimleri ve yabancı hukuk sistemlerinde konunun ele alınış şekilleri bağlamında, anılan sorulara Türk Hukuku özelinde tatmin edici cevapların bulunması, bu yapılırken de ilgili sorulara vücut veren gelişmelerin incelenmesi ve eleştirel bir bakış açısından irdelenmesidir.Book Part Türk-İsviçre Hukuklarında Alacağın Devri İşleminin Alacağın Dava Yoluyla Elde Edilmesi Bakımından Kararlaştırılmış Tahkim ve Yetki Anlaşmalarına Etkisi Üzerine Kısa Bir Değerlendirme(On İki Levha Yayınları, 2025) Kapancı, Kadir BerkDar anlamdaki borç ilişkisinin alacaklı tarafının değişimine sebep olan alacağın devri hukuki işleminin, devredilen alacak bakımından kararlaştırılan tahkim ve yetki anlaşmalarına nasıl bir etkisinin olacağının tespiti önem taşır. Bu tespit, alacağın devri gerçekleştikten sonra, devralan alacaklı tarafından alacağın dava yoluyla talep edilmesinde nasıl bir yolun takip edilmesi gerektiğini ortaya koyar. Aynı şekilde borçlunun da yeni durumda devralan alacaklı karşısında bu anlaşmalara dayanabilip dayanamayacağı (örnek olarak alacağın mevcut olmadığına ilişkin bir menfi tespit davası açabilip açamayacağı) veya yine ilgili anlaşmalar dahilinde kendisine başvurulduğunda bu duruma karşı çıkabilip çıkamayacağı açıklığa kavuşturulması gereken bir husustur. İşbu çalışmamız spesifik olarak bu hususların açıklığa kavuşturulmasını hedef tutmaktadır.Book Part Yargıtay hukuk genel kurulu’nun 03.10.2001 tarihli ve E. 6-653 – K. 672 sayılı kararı’nın alt kira sözleşmesi bağlamında düşündürdükleri(Filiz Kitabevi, 2020) Kapancı, Kadir Berk...Book Part Mesafeli sözleşmelerde tüketicinin korunması(Yetkin Yayınları, 2023) Işıntan, PelinMesafeli sözleşme, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun61 (TKHK) md. 48 ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği62 (Yönetmelik) md. 4/e bendinde “Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler.” olarak tanımlanmıştır.Book Part Özel Hukuk Perspektifinden Bir Değerlendirme: Yapay Zekâ ve Haksız Fiil Sorumluluğu(On İki Levha Yayınları, 2021) Kapancı, Kadir Berk...Book Part Ceza Yargılamasında Yasa Yolunun Amacı ve Ayrımları(Seçkin Yayıncılık, 2018) Çınar, Ali RızaBu çalışmada ki inceleme konusu, ceza yargılaması hukukunda yasayolunun amacı ve çeşitleridir. Yasayolu, yargılama makamlarının kararlarına karşı başvurulan bir yoldur. Önce yasayolu kavramı, üzerinde durularak açıklanmaya çalışılmıştır. Ceza yargılamasının temel amacı, işlenmiş olan eylemle ilgili maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır, maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu bağlamda, yasayolunun amacı ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir.Book Part Determining Effects of Authoritarianism on Executive Power and Public Administration in Turkey(Springer, 2023) Sevinç, Zeliha HacımuratlarThe increasingly authoritarian regime in Turkey has been the subject of many studies in constitutional law and political science. As per the planned neoliberal policies put into action, the role of the state was redefined in 2001 and new elements were added to the administrative structure to play that role. Although the authoritarianism was being experienced with all these aspects in Turkey, a threshold was crossed especially with the experience of the state of emergency of 2016–2018. Clearly, Turkey can no longer be described as a constitutional democracy after the thresholds it has crossed on the way to authoritarianism. What made this transition easy is the legacy of the political regime/culture and public law that has carried on from the past. It can be said that even if Turkey’s shortcomings in terms as organization in line with the requirements of a pluralist, participatory, and deliberative democracy, and the rule of law during the time of the 1982 Constitution did not render today’s authoritarian order mandatory, it has certainly made it possible. In this section, I will examine the transformation effects of the authoritarianism that Turkey has experienced since the 2000s on the executive and administrative organization in the context of the rule of law and pluralist, participatory, and deliberative democracy.Book Part Özel Hukuk Penceresinden Blokzincir: “sanal Para” Değerleri ve “akıllı Sözleşmeler” Üzerine Değerlendirmeler(On İki Levha Yayınları, 2020) Kapancı, Kadir Berk...Book Part İnsanlık dışı davranış yasağı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin "Subaşı ve Çoban Türkiye" davası kararı(Beta Yayınevi, 2014) Çınar, Ali RızaBu çalışmamızda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 9 Temmuz 2013 tarihinde verdiği, “Subaşı ve Çoban–Türkiye” davasıyla ilgili kararı incelenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesi üzerinde durulmuştur. Sözleşme’nin (AİHS) ilgili hükümlerinin yorumu konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ışığında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, Sözleşme’nin (AİHS) ve Mahkeme’nin (AİHM) içtihatlarının (kararlarının) iç hukuktaki yeri, Anayasamızdaki ilgili hükmü gözetilerek değerlendirilmiştir. Çalışmamızın/incelememizin sonuç kısmında ise konuyu inceleyerek ayrıntılı olarak yer verdiğimiz değerlendirme ve öneriler ana hatlarıyla belirtilmiştirBook Part Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları(On İki Levha Yayıncılık, 2025) Yazıcı, Çiğdem; Özekes, MuhammetBu başlık altında uyuşmazlıkların çözümünde alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve özellikle arabuluculuk ele alınmış, ihtiyarî ve dava şartı (zorunlu) arabuluculuk detaylı olarak değerlendirilmiştir.Book Part Arabuluculukta etik : eğitici kitabı(www.coe.int/ankara www.arabuluculuk.adalet.gov.tr Council of Europe / Avrupa Konseyi, 2017) Yazıcı Tıktık, ÇiğdemBu Eğitici Kitabı, temel arabuluculuk eğitimi verecek eğitmenler için, “Türkiye’de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulamalarının Geliştirilmesi” Projesi kapsamında hazırlanmıştır. Proje Aralık 2014 - Eylül 2017 tarihleri arasında uygulanmıştır.Book Part Özel hayatın gizliliğini ihlal(On İki Levha Yayıncılık, 2018) Akyürek, GüçlüTCK m.134'te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açıklanmıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

