Psikoloji Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1938
Browse
Browsing Psikoloji Bölümü Koleksiyonu by Scopus Q "N/A"
Now showing 1 - 20 of 25
- Results Per Page
- Sort Options
Article Muhafazakarlık, Kaygı ve Tehdit Edici Uyarıcılara Karşı Dikkat Yanlılığı(2017) Booth, Robert W; Dikçe, Uğurcan; Peker, MüjdePolitical ideology often forms an important part of someone’s identity, and affects their life in many ways. Many have studied the correlates and predictors of ideology, especially conservative ideology (e.g. Adorno, Frenkel-Brunswik, Levinson, & Sanford, 1950; Jost, Glaser, Kruglanksi, & Sulloway, 2003; Tomkins, 1963; Wilson, 1973). Psychologists and political scientists have become increasingly convinced that ideology is related to biological, physiological and cognitive factors. For example, twin studies suggest political attitudes are about 30-60% heritable (see Bouchard & McGue, 2003; Hatemi et al., 2010). Here, we focus on cognitive and associated emotional correlates of ideology.Conference Object İstanbul Denetimli Serbestlik Memurlarına Yönelik Geliştirilen Eğitim Programının Etki Değerlendirmesi(Üsküdar Üniversitesi Yayınları, 2017) Erdem, Gizem; Tuncer, Esra; Çankaya, Banu; Engin, MuratBu araştırmanın amacı, madde kullanan yükümlülerle çalışan denetimli serbestlik memurlarına yönelik geliştirilen iki günlük eğitimin etkisini niteliksel ve niceliksel verilerle ortaya koymaktır. Araştırma verileri, İstanbul Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’nde çalışmakta olan 117 uzman ve memurdan HaziranEylül 2015 arasında aşamalı olarak toplanmıştır. Araştırmanın ihtiyaç belirleme aşamasında, 28 memur 8-10 kişilik gruplara ayrılarak eşzamanlı 1.5 saatlik odak grup toplantılarına katılmıştır. Odak grup toplantılarında, memurlara iş deneyimleri, yükümlülerle ilişkileri ve onlara yönelik tutumları ile eğitim almak istedikleri konularla ilgili sorular yöneltilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, suç sosyolojisi, madde bağımlılığı, yükümlülerle iletişim ve motivasyonel görüşme becerileri konularında iki gün süren bir eğitim programı uygulanmış ve eğitim öncesinde ve bir ay sonrasında katılımcılara anket uygulanmıştır. Katılımcılar, yükümlülere karşı tutum (ATI; Melvin, Grambling, & Gardner, 1985), işbirliği (WAI; Horvath & Greenberg, 1989), genel sağlık (Goldberg & Williams, 1988), tükenmişlik sendromu (Maslach & Jackson, 1981), iş doyumu (Spector, 1994) ve örgütsel güven (Cummings & Bromiley, 1995) konularında ölçekler içeren bir anket doldurmuştur. Araştırma niteliksel sonuçlarına göre eğitimin uygulanabilirliği, kabul edilebilirliği ve eğitimden memnuniyet anketlerinde katılımcılar olumlu geribildirim vermiştir. Nicel bulgular T-test analizi kullanılarak incelendiğinde ise eğitime katılan memurların istatistiksel olarak anlamlı derecede daha az tükenmişlik sendromu gösterdiği ve çalıştıkları kuruma duydukları güvenin arttığı bulunmuştur. Buna karşın, madde kullanan yükümlülere yönelik tutumların değişmediği görülmüştür (p > .05). Araştırma projesinin bulguları, denetimli serbestlik çalışanlarına yönelik daha kapsamlı bir müdahale programının geliştirilmesine ışık tutmaktadır.Article Israrlı Takip: Tanımı ve Sosyal Psikolojik Değişkenler ile İlişkileri(Türk Psikologlar Derneği, 2021) Sakallı, Nuray; Başar, DemetIsrarlı takip (stalking) psikolojik ve fiziksel şiddet içeren, hedef alınan kişide korku ve endişe uyandıran, istenmeyen ve ısrarcı davranışlar bütünüdür. Bu makalenin amacı son yıllarda kadına yönelik şiddet alanında ayrı bir başlık altında ele alınmaya başlanmış olan ısrarlı takip konusuna ilişkin bir yayın taraması gerçekleştirerek alana katkı sunmaktır. Bu amaçla ilk olarak ısrarlı takip olgusunun tanımı ve farklı disiplinler açısından ele alınış biçimleri üzerinde durulmuştur. Araştırmalarda ısrarlı takip ile birlikte ele alınan takipçi-mağdur ilişkisi (eski veya şimdiki eş/partner ve tanıdık ya da yabancı takipçi), kullanılan takip yöntemleri (fiziksel ortamda veya çevrim içi iletişim araçları ile gerçekleştirilenler), ısrarlı takibin romantikleştirilmesi, toplumsal cinsiyet, cinsiyetçilik, erkeklik ve namus kültürü gibi farklı sosyal psikolojik değişkenler ele alınmıştır. Bu değişkenlerle yapılan çalışmaların bulguları yanı sıra olası gelecek araştırma önerileri verilmiştir. Daha sonra, ısrarlı takibin psikolojik ve fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinilmiştir. Sonuç kısmında ise ısrarlı takip konusuyla ilgili genel bir özetleme ile birlikte kültürümüzde yapılabilecek olası araştırma önerileri sunulmuştur.Conference Object Subgroup Formation and Identification in Multinational Teams: Do Birds of a Feather Flock Together?(European Academy of Management, 2017) Arman, Gamze; Bell, SuzanneMultinational teams (MNTs) consist of members from different national backgrounds who work interdependently to achieve a shared objective (Earley & Gibson, 2002). Much of the previous research on MNTs has focused on whether members’ national background diversity has an impact on MNT effectiveness (Connaughton & Shuffler, 2007; Stahl, Mäkelä, Zander, & Maznevski, 2010a; Stahl, Maznevski, Voigt, & Jonsen, 2010b). The purpose of the present study was to examine the perception of diversity by team members, with regard to their definition of subgroups and identification with the in-groups, out-groups, and the entire team.Conference Object People Management in Production Organizations in Turkey(National Congress of Management and Organization, 2017) Arman, Gamze...Conference Object The Role of Father Involvement in Physical and Relational Victimization: Evidence From Turkish Preschool Boys(2017) Franko, I; Gönültaş, S; Sümer, O; Müren, Hatice Melis; Güney, Onuray; Selcuk, B...Conference Object Tipik Yaşam Olaylarının Çıkarılmasının Farklı Yöntemlerle Toplanan Otobiyografik Anıların Dağılımı Üzerindeki Etkisi(2019) Ece, Berivan; Gülgöz, SamiAMAÇ:Otobiyografik anıların yaşam boyu dağılımı 16-30 yaş aralığında bir anı tümseği göstermektedir. Anı tümseğinin içeriği incelendiğinde ise daha çok sık rapor edilen tipik yaşam olaylarından (evlilik, üniversiteye başlamak, ilk iş/maaş, vb.) oluştuğu görülmüştür. Katılımcıların bu en tipik olayları rapor etmesi engellendiğinde ya da bu olaylar daha sonradan veri setinden çıkarıldığında ise anı tümseğinde anlamlı bir düşüş olduğu ve tümseğin gözlemlendiği 16-30 yaş aralığından hatırlanan anı sayısının diğer yaş aralıklarından çok farklı olmadığı belirtilmiştir. Bu araştırmanın amacı tipik yaşam olaylarının anı tümseği üzerindeki etkisinin farklı yöntemlerle toplanmış dolayısıyla farklı geri çağırma stratejileriyle hatırlanmış anılar için aynı olup olmadığını incelemektir. YÖNTEM : İki farklı yöntem kullanılarak veri toplanmıştır: önemli olaylar ve ipucu kelime yöntemi. Önemli olaylar yönteminde katılımcılardan yaşadıkları on tane önemli olayı anlatmaları istenirken ipucu kelime yönteminde katılımcılara bir kelime sunulmuş (örn., bina) ve bu kelimenin hatırlattığı ilk anıyı anlatmaları istenmiştir. Her iki yöntemde de katılımcılar hatırladıkları anıları önem, duygusal yük, algılanan kontrol ve benlik/kimlik üzerindeki etkisi gibi olay özellikleri açısından değerlendirmişlerdir. Toplam 64 (31 erkek) yetişkinden (Ortyaş = 66.6, SS = 2.8) veri toplanmış ve katılımcılar rastlantısal olarak iki farklı yöntem grubundan birisine atanmıştır. BULGULAR: İpucu kelime yönteminin (16-20) önemli olaylar yöntemine kıyasla (26-30) daha erken bir tümsek oluşturduğu görülmüştür. Bu bulgu geçmiş araştırmaları destekler niteliktedir. Ayrıca önemli olaylar yöntemiyle oluşan tümseğin tipik yaşam olaylarının çıkarılmasından daha çok etkilendiği gözlemlenmiştir. TARTIŞMA: Kullanılan iki yöntemin farklı geri çağırma stratejilerini (üreterek veya direkt hatırlama) aktive ettiği ve bu stratejilerin de farklı yaş aralıklarında tümsek oluşmasında etkili olabileceği öne sürülmüştür. Farklı hatırlama stratejileri sonucu oluşan tümseklerin tipik yaşam olaylarının çıkarılması gibi manipülasyonlara karşı hassasiyetinin ve direncinin farklılık gösteriyor olabileceği tartışılmıştır.Book Part Otobiyografik Anıların Yaşam Boyu Dağılımı: Yaşamımızın Hangi Dönemlerini Daha Çok Hangilerini Daha Az Hatırlıyoruz?(Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY), 2018) Ece, Berivan...Book Part Biyoloji, Biliş ve Siyaset Psikolojisi(Nobel Akademik Yayıncılık, 2017) Peker, Müjde; Booth, Robert WEğer bu kitabı okuyorsanız, halihazırda siayset bilimi ve psikoloji etkileşimiyle ilgileniyorsunuz demektir.Conference Object Autobiographical Recollections of Repeated Events: a Longitudinal Assessment(2016) Ece, Berivan; Gülgöz, Sami...Conference Object Effect of Time on Event Characteristics of Autobiographical Memories: a Comparison of Different Samples and Different Methods(2016) Ece, Berivan; Gülgöz, S...Article Citation - WoS: 2Understanding Family Dynamics and Entrepreneurship: a Grounded Theory Analysis of Opportunity-Driven Entrepreneurs in Turkey(Springeropen, 2024) İslamoğlu, Güler; Turnalar Çetinkaya, NeslihanThere is currently limited understanding of the effects of family-related factors on entrepreneurial activity. In this study, we aimed to explore characteristics of family systems among opportunity-driven entrepreneurs using a constructivist grounded theory methodology. In-depth interviews were conducted with 10 Turkish male entrepreneurs working in the technology industry and their wives. Analysis of these 20 interviews revealed a substantive conceptual model of entrepreneurs' family systems that comprised three themes reflecting the fundamentals of family life, namely marriage, the wife, and the husband. These themes included 11 categories. Our findings offer insights into the family patterns, dynamics, and demographics of entrepreneurs that have theoretical and practical implications.Conference Object Recollection & Traumatic Growth: Unique Mediational Pathways Through Traumatic Stress Components(The Cognitive Science Society, 2021) Öner, Sezin; Özlü, Serap; Kurtulmuş, Emine Şeyma; Aydemir, SudeAlthough the severity of the COVID-19 outbreak varies from time to time, the pandemic has affected larger audiences worldwide. Given the increasingly severe measures taken by the authorities, healthcare professionals have experienced positive and negative effects of the events, both personally and vicariously. The main aim is to examine how remembering influences vicarious traumatization and post-traumatic growth in a sample of healthcare workers. We proposed a multiple mediation model testing of distinct roles of stress components (hypervigilance, avoidance, intrusion) on the link between recollective features of remembering and post-traumatic growth, which allows characterizing memory-linked mechanisms underlying the effects of traumatic stress on growth. We demonstrated unique pathways by which remembering influenced traumatic growth. For the links of emotional intensity and imagery with growth, we found full mediation through avoidance and intrusion Individuals recalling events with high emotional intensity and imagery tend to experience more intrusions of trauma, which then resulted in traumatic growth. On the other hand, the opposite pattern was found for avoidance. Emotionally intense and vivid recall of events increased avoidance responses, but high avoidance reduced traumatic growth. With respect to reliving, while the pattern was similar, we found a partial mediation, showing the significant role reliving has in supporting traumatic growth.Conference Object Conference Object Citation - Scopus: 1Modeling Consumer Creditworthiness Via Psychometric Scale and Machine Learning(IEEE, 2022) Çakar, Tuna; Ertugrul, Seyit; Sayar, Alperen; Sahin, Türkay; Bozkan, TunahanAlthough the predictive power of economic metrics to detect the creditworthiness of the customers is high, there is a rising interest in the integration of cognitive, psychological, behavioral, alternative, and demographic data into credit risk systems and processing the data through modern methods. The primary motivation for the rising interest is increased customer classification accuracy. In this research, customer creditworthiness was modeled through data consisting of personality, money attitudes, impulsivity, self-esteem, self-control, and material values and processed through artificial intelligence. The obtained findings have been evaluated as a reference point for the following research. © 2022 IEEE.Article Erken Çocukluk Gelişimine Dair Türkiye Bulgularına Bakış(5.Uluslararası Okul Öncesi Eğitim Kongresi Özel Sayısı, 2018) Yavuz, H. Melis; Selçuk, BilgeEarly childhood is a period during which brain development is at its highest and the social and cognitive skills start to develop. In this paper, we summarized our studies in which we investigate the skills that emerge in early childhood years, and the factors associated with the development of these skills in different populations (typically developing children and children with atypical development, typical and atypical rearing contexts). We examine our results in light of the findings of the previous literature. The results of our studies suggest that two skills, namely receptive language and executive function are critical for psychological well-being and optimal development. In this review we compile our findings about the factors influencing the development of these skills, the mechanisms of this influence. We also discuss the applied implications of our findings.Conference Object The Impact of Gender on Perception and Consequences of Leadership(Türk Psikologlar Derneği, 2016) Arman, Gamze; Uysal-Irak, Doruk; Aydınlı-Karakulak, Arzu; Güleryüz, EvrimBu panelde yer alan aras¸tırmalar cinsiyetler arasında liderligˆe bakıs¸ ac¸ıları ve zorbalık gibi durumlarla ilgili algılara odaklanmıs¸lardır. Saha c¸alıs¸ması yo¨ntemine dayanarak c¸alıs¸makta olan bireylerden veri toplamıs¸ olan ilk iki aras¸tırmacının aksine deneysel yo¨ntemleri kullanarak o¨gˆrencilerden veri toplayan aras¸tırmacılar analizlerinde bir takım cinsiyet farklılıkları go¨zlemlemis¸lerdir. Bulgular arasındaki benzerlik ve farklılıkların olası nedenleri panel kapsamında tartıs¸ılacaktır. Sunulacak olan ilk aras¸tırmanın (Uysal-Irak) sonuc¸ları u¨c¸ ayrı o¨rneklemle yapılan analizleri ic¸ermektedir. I·lk o¨rneklemdeki (n = 329; %49 kadın) bulgulara go¨re kadın ve erkek katılımcılar tarafından rapor edilen zorbalık davranıs¸ı hem toplam puanda hem de u¨c¸ alt fakto¨r ac¸ısından anlamlı bir fark go¨stermemektedir. I·kinci (n = 265; %53 kadın) ve u¨c¸u¨ncu¨ o¨rneklem (n = 267; %53 kadın) u¨zerinde yapılan analizler ise toplumsal cinsiyetin yas¸am doyumu, is¸ doyumu ve is¸ten ayrılma egˆilimi seviyelerinde farka yol ac¸madıgˆını go¨stermis¸tir. Veri toplama safhası su¨rmekte olan ikinci aras¸tırmanın (Gu¨leryu¨z & Giray) o¨n sonuc¸ları da ilk aras¸tırmayı destekler niteliktedir. Mevcut o¨rneklem (n = 100; %53 kadın) u¨zerinde yapılan analizler kadın ve erkek katılımcılar arasında algılanan katılımcı, babacan ve otoriter liderlik stillerinde, zorbalıkta ve algılanan istismar edici yo¨neticilik alanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıs¸tır. Ayrıca, kadın ve erkek katılımcılar arasında tu¨kenmis¸ligˆin duygusal tu¨kenme, duyarsızlas¸ma ve kis¸isel bas¸arı duygusunda azalma boyutlarında da anlamlı bir farklılık ortaya c¸ıkmamıs¸tır. U¨c¸u¨ncu¨ aras¸tırmada (Arman) katılımcılar (n = 197; %78 kadın) bir hafta boyunca her gu¨n bir ofiste gec¸en ve istismarcı liderlik ic¸eren kısa hikayeler okumus¸ ve haftanın sonunda istismarcı yo¨netici ile ast seviyesindeki c¸alıs¸an (magˆdur kis¸i) arasındaki ilis¸kiyi ve istismarın go¨zlemcileri olarak magˆdur ic¸in ne yapmak istediklerini degˆerlendirmis¸lerdir. Sonuc¸lar kadın go¨zlemcilerin erkek go¨zlemcilere nazaran durumu daha az kabullenebilir olarak algıladıklarını ve magˆdura yardımcı olmaya daha meyilli olduklarını go¨stermis¸tir. Magˆdura yardımcı olma istegˆinde bireysel seviyedeki gu¨c¸ aralıgˆı yo¨neliminin de aracı oldugˆu ortaya c¸ıkmıs¸tır. Son olarak, aras¸tırmalarda ortaya c¸ıkan tu¨m benzerliklere ragˆmen mevcut kadın lider oranındaki du¨s¸u¨klu¨gˆu¨ go¨z o¨nu¨ne alarak yapılan deneysel c¸alıs¸mada (Aydınlı-Karakulak ve ark.) katılımcılar (n = 157; %67 kadın) bes¸ kis¸ilik gruplar halinde verilen bir go¨revi tamamlarken liderligˆin ortaya c¸ıkıs¸ su¨reci incelenmis¸tir. Bulgular kadınların erkeklere nazaran lider olmaya daha az istekli olduklarını ve liderlik kaygısının bu cinsiyet etkisine aracılık ettigˆini go¨stermektedir. Liderlik motivasyonunun ise bu su¨rec¸ u¨zerinde bir etkisi saptanmamıs¸tır.Conference Object Higher Arousal by the Young and for Public Events of Young Age. Traveling in Time: Construction of Past and Future Events Across Domains(2016) Gülgöz, S; Oner, S; Ece, Berivan; Kamiloglu, R; Gurdere, C; Aytürk, E...Article Citation - WoS: 5Trust in Government Moderates the Association between Fear of COVID-19 as Well as Empathic Concern and Preventive Behaviour(Springer Nature, 2023) Karakulak, Arzu; Tepe, Beyza; Dimitrova, Radosveta; Abdelrahman, Mohamed; Akaliyski, Plamen; Alaseel, Rana; Alkamali, Yousuf AbdulqaderWith the COVID-19 pandemic, behavioural scientists aimed to illuminate reasons why people comply with (or not) large-scale cooperative activities. Here we investigated the motives that underlie support for COVID-19 preventive behaviours in a sample of 12,758 individuals from 34 countries. We hypothesized that the associations of empathic prosocial concern and fear of disease with support towards preventive COVID-19 behaviours would be moderated by trust in the government. Results suggest that the association between fear of disease and support for COVID-19 preventive behaviours was strongest when trust in the government was weak (both at individual- and country-level). Conversely, the association with empathic prosocial concern was strongest when trust in the government was high, but this moderation was only found at individual-level scores of governmental trust. We discuss how motivations may be shaped by socio-cultural context, and outline how findings may contribute to a better understanding of collective action during global crises.Conference Object The Unique Role of Fathers Besides Mothers on Child Outcomes in Turkey(2017) Niehues W; Müren, Hatice Melis; Güney, Onuray; Selcuk B...

