05. Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/7
Browse
Browsing 05. Fakülteler by Scopus Q "N/A"
Now showing 1 - 20 of 711
- Results Per Page
- Sort Options
Article Muhafazakarlık, Kaygı ve Tehdit Edici Uyarıcılara Karşı Dikkat Yanlılığı(2017) Booth, Robert W; Dikçe, Uğurcan; Peker, MüjdePolitical ideology often forms an important part of someone’s identity, and affects their life in many ways. Many have studied the correlates and predictors of ideology, especially conservative ideology (e.g. Adorno, Frenkel-Brunswik, Levinson, & Sanford, 1950; Jost, Glaser, Kruglanksi, & Sulloway, 2003; Tomkins, 1963; Wilson, 1973). Psychologists and political scientists have become increasingly convinced that ideology is related to biological, physiological and cognitive factors. For example, twin studies suggest political attitudes are about 30-60% heritable (see Bouchard & McGue, 2003; Hatemi et al., 2010). Here, we focus on cognitive and associated emotional correlates of ideology.Conference Object İstinaf Kanun Yolunun Genel Özellikleri ve İstinaf – Temyiz İlişkileri(Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Fakültesi Dekanlığı, 2016) Çınar, Ali Rıza...Book Part Book Part Mobile Mars Habitation(Springer International Publishing, 2023) Müge Halıcı, Süheyla; Özdemir, KürşadThis chapter focuses on the concept of mobile habitation on Mars. A description of Mars’ surface features is followed by a review of early concepts of crewed mobility for the Moon and Mars. Wheeled concepts for crew mobility continue to be based on the success of the Lunar Roving Vehicle, and predominantly take the form of a pressurized rover on wheels. With the help of architectural diagrams, the chapter introduces a range of habitable and mobile Mars structures, and the technologies used, taking into account mission requirements. © Springer Nature Switzerland AG 2023, corrected publication 2023.Book Part Basit Yargılama Usulü [2020](Adalet Yayınevi, 2020) Çınar, Ali RızaCeza yargılama sistemimize; 7188 Sayılı Yasa’nın 24. ve 25. maddesiyle, 5271 Sayılı Ceza Yargılama Yasası'nın yürürlükten kaldırılan (mülga) 251. ve 252. maddelerinde yapılan düzenlemeyle, “Basit Yargılama Usulü” adı altında yeni bir yargılama usulü getirilmiştir. Başka bir anlatımla ceza yargılama sistemimize; basit yargılama usulü, 7188 Sayılı Yasa’nın 24. ve 25. maddeleri ile 5271 Sayılı Ceza Yargılaması Yasası’nın 251. ve 252. maddelerinde yapılan düzenleme ile getirilmiştir. Ceza Yargılaması Yasası’nın 251. maddesinde, basit yargılama usulünün ne olduğu ve nasıl uygulanacağı yer almaktadır. Ceza Yargılaması Yasası’nın 252. maddesinde ise, basit yargılama usulünde itiraz konusu düzenlenmektedir. Bu sistemin getirilmesindeki gerekçeye göre; ceza yargılaması sistemimizde tek bir yargılama usulü öngörülmüş olup, basit suçlarla ağır suçlar arasında bir ayrım yapılmadan, duruşma açmak suretiyle aynı yargılama usulünün tüm yöntemlerinin (prosedürlerinin) uygulanması kabul edilmiştir. Bu durum, ağır suçların yargılanmasına daha az zaman ve emek ayrılmasına neden olmaktadır. Seçenekli yargılama usullerinin getirilmesinin, yargılamayı hızlandıracağı, yargının iş yükünü hafifleteceği ve kaynakların verimli kullanılmasına katkı sağlayacağı ileri sürülmektedir. Ancak ,yargı sürecinin hızlandırılmasının adil yargılama çerçevesinde sağlanması amaçlanmalıdır. Yargı sürecinin hızlandırılması için hiçbir zaman adil yargılama ilkelerinden vazgeçilmemelidir.Article Yönetim Kurulunda Kadınların Temsilini Sağlamaya Yönelik Araçlar(MEF Üniversitesi, 2022) Özcanlı, Fatma BerilKadınların şirket yönetim kurullarında temsilinin sağlanmasına yönelik yaklaşımının temelinde sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesinin koşullarından biri olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini öngören bakış açısı yer almaktadır. Gerçekten 2015 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen on yedi adet Sürdürülebilir Kalkınma İlkesi arasında yer alan beş numaralı ilke, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için ulaşılması gereken bir hedef olarak ortaya koymaktadır.Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması öncelikle kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldıkları cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması; bunun yanında özellikle kadınların ekonomik kaynaklara ulaşma ve bunlar üzerinde eşit haklara sahip olmaları; siyasi, sosyal ve ekonomik karar alma mekanizmalarında temsillerinin sağlanması gibi yaklaşımları da beraberinde getirmektedir. Sürdürülebilir bir gelecek, ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile mümkün olacaktır. Cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması, basit bir insan hakları hukuku meselesi gibi ortaya çıkmaktaysa da aynı zamanda ekonomik gelişme ve büyümenin sağlanmasının da anahtarıdır.Konuya şirketler hukuku cephesinden baktığımızda, kadınların ekonomik karar alma mekanizmalarında temsilinin sağlanması bakımından en etkili araçlardan biri kadınların şirket yönetim organlarında temsilidir. Temsile ilişkin bu mekanizmanın kurulması, farklı hukuk sistemlerinde bu sistemlere uygun enstrümanlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir.Article Dış Politika Analizinde Karar Verme Süreci ve Karar Verme Modelleri(Çanakkale Onsekiz Mart University, 2018) Güleç, CansuDış Politika Analizi (DPA) alanında çalışmalar yapan araştırmacılar, karar alma sürecini etkile- dikleri sürece bütün analiz düzeylerinden elde edilebilecek açıklayıcı değişkenlerden faydalan- maktadırlar. DPA’nın ilgi alanı başta devletler olmak üzere çeşitli coğrafyalarda karşımıza çıkan çeşitli aktörlerin birbirleriyle etkileşimini incelemek olarak tanımlanabilir. Bu bakış örgütleri, kurumları, partileri, kültürel oluşumları ve bunları oluşturan insanları odağa yerleştirmektedir. DPA bakımından bu etkileşimin en önemli unsuru olarak karar vericiler, başka bir ifadeyle bi- reyler, kabul edilmektedir. Ancak, söz konusu bireylerin rasyonel varsayılması, sosyal bağlam, inanç, algılama, istek gibi niteliklerin görmezden gelinerek mekanik bir sürece oturtulması sonucunu da beraberinde getirebilir. Bu sebepten bu çalışmada, birey odaklı analiz temele alınmakla beraber, sosyal yapıları da bir ölçüde analize dahil eden bir yaklaşım ortaya konma- ya çalışılacak, dış politika kararlarının oluştuğu bürokratik süreçler de incelenerek kurumlar dışlanmayacaktır. Bu makalede, temel olarak birey, devlet, sistem olmak üzere üç analiz düzeyine değinildikten sonra, DPA’da Karar Verme Modelleri’ne ilişkin bir analiz ortaya koyulacaktır. Söz konusu inceleme, siyasal karar alma konusunda hangi modellerin geliştirildiğini ve hangi modelin uygulanabilir olup olmadığını çeşitli yönleriyle anlayabilmeyi amaçlamaktadır.Article What Is Neuroentrepreneurship? the Theoretical Framework, Critical Evaluation, and Research Program(2021) Çakar,Tuna; Girişken, ArzuAs interest in entrepreneurship research to identify the possible economic development opportunities that entrepreneurs can provide, entrepreneurship research's objective tools are reaching their limits. Researchers in entrepreneurship are striving to discover new techniques and methodologies to answer questions about what makes a person an entrepreneur and perhaps identify and encourage an entrepreneur in the next step. Although a great deal of research has been done to answer these questions scientifically, traditional techniques have failed to produce the desired answers. For this reason, researchers working in the entrepreneurship field have recently been increasingly interested in applying neuroscience methods, especially after the proliferation of research fields such as neuroeconomics, neuromarketing, and neuropolitics. Although the population of neuroentrepreneurship research is gradually increasing, we cannot say that the field has been studied theoretically enough yet. In this article, a theoretical definition of neuroentrepreneurship is made, and a scientific framework is tried to be gained on the way to future research.Article Modern Kıyının İnşası: 19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla İstanbul’da Dört Kıyı Dolgu Projesi Üzerinden Toprağın ve Kentsel Dönüşüm Atığının Metabolik Akışı(2022) Sert, EsraMetabolize olmuş sosyo-doğalar olarak kentlerin ve ekonomilerin inşasının önemli bir unsuru olarak kıyı şehirleri, kapitalizmin tarihi boyunca kırılgan ekolojik nişler olarak işlev gördüler. Su ile karanın buluştuğu bu şehirlerden biri olan İstanbul, günümüzün kapitalist koşullarında sosyo-ekolojik açıdan baskı altında. Bu baskının kentteki mekânsal karşılıklarından biri olan kıyı dolgu alanlarının İstanbul’daki yüzey toplamı, 2000’li yıllarda yeni bir ilçe oluşturabilecek boyuta ulaştı. Dünyanın pek çok yerinde mülk sahipliğine konu olan ve yeryüzündeki dramatik coğrafi müdahalelere yol açan kıyı dolgu projeleri; toprak erozyonu, sediment oluşumu, bozulan hidroloji ve arazi çökmesi gibi tehlikeli sonuçlara yol açmaya devam ediyor. Bu çalışma, dört kıyı dolgu projesi aracılığıyla İstanbul'un modern kıyılarını anlamak için kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunun tarihsel olarak bir süreliğine kıyı dolgu alanları formunda nasıl mekânsallaştığını araştırıyor. İncelenen kentsel kıyı dolgu projelerinin ilk ikisi 19. yüzyılda karşımıza çıkan Yenikapı dolgu alanı ve bağlantılı liman alanı önerisi ile İstanbul Limanı projesi iken; diğer ikisi de 21. yüzyılda Maltepe ve Yenikapı’da gerçekleştirilen kıyı dolgu projeleridir. Makalede; doğanın çeşitli dolaşımlarla nasıl mekânsallaştığının öyküsü araştırılıyor. Kentsel projelerin, İstanbul’un derinleşen eşitsiz coğrafyasında sosyoekolojik ilişkileri kırılganlaştırarak dönüştüren kapitalizmin enstrümanlarına bağlı olduğu kadar, mimarlığı ve hepimizi son derece yakından ilgilendiren kentsel gündemlere ve tahayyüllere de bağlı olduğu iddia ediliyor. Bunu yaparken, kentsel metabolizma perspektifinden kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunu inceleyerek kıyının üretiminde etkili olan mevcut çevresel ve yönetsel müdahaleler kadar olası gelecek tahayyüllerinin ve projeksiyonlarının da yeniden gözden geçirilmesine katkıda bulunmayı umut ediyor.Presentation Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Dairelerince Verilebilecek Kararlar ve Bu Kararlara Karşı Başvurulabilecek Yasayolu (2017)(İzmir Barosu Başkanlığı, 2017) Çınar, Ali RızaConference Object Assessing the Economic Burden and Health Care Resource Utilization of Us Veterans With Chronic Obstructive Pulmonary Disease(2016) Ogbomo, A; Tan, H; Kariburyo, F; Xie, L; Başer, Onur...Conference Object Assessment of the Models for Predicting the Responses of Spherical Objects in Viscoelastic Mediums and at Viscoelastic Interfaces(IOP Publishing Ltd, 2021) Körük, HasanSpherical objects, such as bubbles and spheres, embedded in mediums and atviscoelastic interfaces are encountered in many applications, including the determination ofmaterial properties. This paper assesses the models for predicting the responses of sphericalobjects in viscoelastic mediums and at viscoelastic interfaces used in various applications. Themodels are presented very compactly, and evaluations are performed based on the analyses ofthe models for the spherical objects in viscoelastic mediums and at viscoelastic interfaces. First,the models for predicting the static displacements of spherical objects are presented andassessed. After that, the models for predicting the dynamic responses of spherical objects arepresented and their dynamic behaviours are compared. Then, the models for the deformation ofthe medium around spherical objects and stress distribution are presented and evaluated. Themodels and evaluations presented in this study can be exploited in various applications,including biomedical applications.Conference Object Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 5Compositional Neural Network Language Models for Agglutinative Languages(2016) Saraçlar, Murat; Arısoy, EbruContinuous space language models (CSLMs) have been proven to be successful in speech recognition. With proper training of the word embeddings, words that are semantically or syntactically related are expected to be mapped to nearby locations in the continuous space. In agglutinative languages, words are made up of concatenation of stems and suffixes and, as a result, compositional modeling is important. However, when trained on word tokens, CSLMs do not explicitly consider this structure. In this paper, we explore compositional modeling of stems and suffixes in a long short-term memory neural network language model. Our proposed models jointly learn distributed representations for stems and endings (concatenation of suffixes) and predict the probability for stem and ending sequences. Experiments on the Turkish Broadcast news transcription task show that further gains on top of a state-of-theart stem-ending-based n-gram language model can be obtained with the proposed models.Book Part Career Counseling for International Students: Using the Framework of Social Cognitive Career Theory - 2018 (chapter 14)(IGI Global, 2018) Bulgan, Gökçe; Çiftçi, AyşeInternational students are a group with diverse career needs and concerns. The challenges international students face (e.g., psychological and sociocultural adjustment issues, language barriers, sense of loss, financial problems, getting used to a new educational system) when they come to study in the United States, as well as their expectations of coming to a new country, may significantly influence their career needs and decision-making processes. In this chapter, the authors suggest social cognitive career theory (SCCT) as a framework for working with the undergraduate and graduate international student population by emphasizing intervention strategies and making specific recommendations.Book Part Testing Soft Power in Hard Politics: Turkish Public Diplomacy During “Operation Peace Spring”(Palgrave Macmillan, 2025) Güleç Aras, Cansu; Kibaroğlu, MustafaPublic diplomacy is used by governments to significantly enhance their capability to maintain national unity and integrity as well as to advance their foreign policy objectives by cultivating a favorable environment among foreign peoples. In conflictual situations where military force is used, it is important to create an impact in a short time to promote national interests by informing and influencing the public. This chapter will first introduce the fundamental tenets of public diplomacy to offer a conceptual framework to better understand its use during military conflicts. It will then explore the implementation of public diplomacy instruments by Turkish government during the “Operation Peace Spring”, which was launched in October 2019. The chapter will also assess the performance of Turkish public diplomacy in the face of the extent of criticism leveled against Türkiye from around the world, including allied countries and international organizations. © 2025 The Editor(s) (if applicable) and The Author(s), under exclusive license to Springer Nature Switzerland AG.Conference Object Article Dağlık Karabağ Sorunu: Ermenistan için Çözümsüz Çatışma Olmasının Nedenleri(Milli Savunma Üniversitesi, 2015) Güleç, CansuThe conflict between Armenian and Azerbaijan around Nagorno-Karabakh was violent between 1988 and 1994. Nevertheless, Nagorno-Karabakh dispute is regarded as one of the frozen conflicts, which has been witnessed for many years. In order to stop and contain the conflict, other states and international organizations advocated peaceful settlement. However, the problem went through a number of phases and has not reached a final solution despite of many years of negotiation under the auspices of the OSCE Minsk Group. In this context, the objective of this paper is to understand the main impeding factors that prevent peaceful resolution and establishment of a long-lasting peace for Armenia. As a framework to analyze the case of Armenia-Azerbaijan dispute over Nagorno-Karabakh, this paper uses the "constructivist theory", which explains national histories and identities as fluid, evolving, and formed over time, and which claims that it is mainly social relationships between agents, structures, and institutions that can lead to ethnic conflicts. Contrary to the primordialist approach, which treats ethnic groups as concrete and independent entities that exist inherently, the explanation of intractability within a constructivist framework constitutes the main difference. In view of this, government policies are also constructed according to interstate perceptions, expectations and the concepts developed towards themselves and others. As a result, rather than only including one-dimensional "ancient hatred" paradigm; "the problem of security", "image of enemy", "other countries" involvement with having interests in the region", and most importantly "internal politics" can be regarded as the contributors to intractability for Armenia.Conference Object Citation - WoS: 8Citation - Scopus: 5Recognizing Non-Manual Signs in Turkish Sign Language(IEEE, 2019) Gökberk, Berk; Akarun, Lale; Aktaş, MüjdeRecognition of non-manual components in sign language has been a neglected topic, partly due to the absence of annotated non-manual sign datasets. We have collected a dataset of videos with non-manual signs, displaying facial expressions and head movements and prepared frame-level annotations. In this paper, we present the Turkish Sign Language (TSL) non-manual signs dataset and provide a baseline system for non-manual sign recognition. A deep learning based recognition system is proposed, in which the pre-trained ResNet Convolutional Neural Network (CNN) is employed to recognize question, negation side to side and negation up-down, affirmation and pain movements and expressions. Our subject independent method achieves 78.49% overall frame-level accuracy on 483 TSL videos performed by six subjects, who are native TSL signers. Prediction results of consecutive frames are filtered for analyzing the qualitative results.Conference Object Conference Object İstanbul Denetimli Serbestlik Memurlarına Yönelik Geliştirilen Eğitim Programının Etki Değerlendirmesi(Üsküdar Üniversitesi Yayınları, 2017) Erdem, Gizem; Tuncer, Esra; Çankaya, Banu; Engin, MuratBu araştırmanın amacı, madde kullanan yükümlülerle çalışan denetimli serbestlik memurlarına yönelik geliştirilen iki günlük eğitimin etkisini niteliksel ve niceliksel verilerle ortaya koymaktır. Araştırma verileri, İstanbul Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’nde çalışmakta olan 117 uzman ve memurdan HaziranEylül 2015 arasında aşamalı olarak toplanmıştır. Araştırmanın ihtiyaç belirleme aşamasında, 28 memur 8-10 kişilik gruplara ayrılarak eşzamanlı 1.5 saatlik odak grup toplantılarına katılmıştır. Odak grup toplantılarında, memurlara iş deneyimleri, yükümlülerle ilişkileri ve onlara yönelik tutumları ile eğitim almak istedikleri konularla ilgili sorular yöneltilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, suç sosyolojisi, madde bağımlılığı, yükümlülerle iletişim ve motivasyonel görüşme becerileri konularında iki gün süren bir eğitim programı uygulanmış ve eğitim öncesinde ve bir ay sonrasında katılımcılara anket uygulanmıştır. Katılımcılar, yükümlülere karşı tutum (ATI; Melvin, Grambling, & Gardner, 1985), işbirliği (WAI; Horvath & Greenberg, 1989), genel sağlık (Goldberg & Williams, 1988), tükenmişlik sendromu (Maslach & Jackson, 1981), iş doyumu (Spector, 1994) ve örgütsel güven (Cummings & Bromiley, 1995) konularında ölçekler içeren bir anket doldurmuştur. Araştırma niteliksel sonuçlarına göre eğitimin uygulanabilirliği, kabul edilebilirliği ve eğitimden memnuniyet anketlerinde katılımcılar olumlu geribildirim vermiştir. Nicel bulgular T-test analizi kullanılarak incelendiğinde ise eğitime katılan memurların istatistiksel olarak anlamlı derecede daha az tükenmişlik sendromu gösterdiği ve çalıştıkları kuruma duydukları güvenin arttığı bulunmuştur. Buna karşın, madde kullanan yükümlülere yönelik tutumların değişmediği görülmüştür (p > .05). Araştırma projesinin bulguları, denetimli serbestlik çalışanlarına yönelik daha kapsamlı bir müdahale programının geliştirilmesine ışık tutmaktadır.

