TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection by WoS Q "N/A"
Now showing 1 - 20 of 108
- Results Per Page
- Sort Options
Article Muhafazakarlık, Kaygı ve Tehdit Edici Uyarıcılara Karşı Dikkat Yanlılığı(2017) Booth, Robert W; Dikçe, Uğurcan; Peker, MüjdePolitical ideology often forms an important part of someone’s identity, and affects their life in many ways. Many have studied the correlates and predictors of ideology, especially conservative ideology (e.g. Adorno, Frenkel-Brunswik, Levinson, & Sanford, 1950; Jost, Glaser, Kruglanksi, & Sulloway, 2003; Tomkins, 1963; Wilson, 1973). Psychologists and political scientists have become increasingly convinced that ideology is related to biological, physiological and cognitive factors. For example, twin studies suggest political attitudes are about 30-60% heritable (see Bouchard & McGue, 2003; Hatemi et al., 2010). Here, we focus on cognitive and associated emotional correlates of ideology.Article What Is Neuroentrepreneurship? the Theoretical Framework, Critical Evaluation, and Research Program(2021) Çakar,Tuna; Girişken, ArzuAs interest in entrepreneurship research to identify the possible economic development opportunities that entrepreneurs can provide, entrepreneurship research's objective tools are reaching their limits. Researchers in entrepreneurship are striving to discover new techniques and methodologies to answer questions about what makes a person an entrepreneur and perhaps identify and encourage an entrepreneur in the next step. Although a great deal of research has been done to answer these questions scientifically, traditional techniques have failed to produce the desired answers. For this reason, researchers working in the entrepreneurship field have recently been increasingly interested in applying neuroscience methods, especially after the proliferation of research fields such as neuroeconomics, neuromarketing, and neuropolitics. Although the population of neuroentrepreneurship research is gradually increasing, we cannot say that the field has been studied theoretically enough yet. In this article, a theoretical definition of neuroentrepreneurship is made, and a scientific framework is tried to be gained on the way to future research.Article Modern Kıyının İnşası: 19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla İstanbul’da Dört Kıyı Dolgu Projesi Üzerinden Toprağın ve Kentsel Dönüşüm Atığının Metabolik Akışı(2022) Sert, EsraMetabolize olmuş sosyo-doğalar olarak kentlerin ve ekonomilerin inşasının önemli bir unsuru olarak kıyı şehirleri, kapitalizmin tarihi boyunca kırılgan ekolojik nişler olarak işlev gördüler. Su ile karanın buluştuğu bu şehirlerden biri olan İstanbul, günümüzün kapitalist koşullarında sosyo-ekolojik açıdan baskı altında. Bu baskının kentteki mekânsal karşılıklarından biri olan kıyı dolgu alanlarının İstanbul’daki yüzey toplamı, 2000’li yıllarda yeni bir ilçe oluşturabilecek boyuta ulaştı. Dünyanın pek çok yerinde mülk sahipliğine konu olan ve yeryüzündeki dramatik coğrafi müdahalelere yol açan kıyı dolgu projeleri; toprak erozyonu, sediment oluşumu, bozulan hidroloji ve arazi çökmesi gibi tehlikeli sonuçlara yol açmaya devam ediyor. Bu çalışma, dört kıyı dolgu projesi aracılığıyla İstanbul'un modern kıyılarını anlamak için kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunun tarihsel olarak bir süreliğine kıyı dolgu alanları formunda nasıl mekânsallaştığını araştırıyor. İncelenen kentsel kıyı dolgu projelerinin ilk ikisi 19. yüzyılda karşımıza çıkan Yenikapı dolgu alanı ve bağlantılı liman alanı önerisi ile İstanbul Limanı projesi iken; diğer ikisi de 21. yüzyılda Maltepe ve Yenikapı’da gerçekleştirilen kıyı dolgu projeleridir. Makalede; doğanın çeşitli dolaşımlarla nasıl mekânsallaştığının öyküsü araştırılıyor. Kentsel projelerin, İstanbul’un derinleşen eşitsiz coğrafyasında sosyoekolojik ilişkileri kırılganlaştırarak dönüştüren kapitalizmin enstrümanlarına bağlı olduğu kadar, mimarlığı ve hepimizi son derece yakından ilgilendiren kentsel gündemlere ve tahayyüllere de bağlı olduğu iddia ediliyor. Bunu yaparken, kentsel metabolizma perspektifinden kentsel toprağın ve kentsel dönüşüm atığının metabolik yolculuğunu inceleyerek kıyının üretiminde etkili olan mevcut çevresel ve yönetsel müdahaleler kadar olası gelecek tahayyüllerinin ve projeksiyonlarının da yeniden gözden geçirilmesine katkıda bulunmayı umut ediyor.Article Dağlık Karabağ Sorunu: Ermenistan için Çözümsüz Çatışma Olmasının Nedenleri(Milli Savunma Üniversitesi, 2015) Güleç, CansuThe conflict between Armenian and Azerbaijan around Nagorno-Karabakh was violent between 1988 and 1994. Nevertheless, Nagorno-Karabakh dispute is regarded as one of the frozen conflicts, which has been witnessed for many years. In order to stop and contain the conflict, other states and international organizations advocated peaceful settlement. However, the problem went through a number of phases and has not reached a final solution despite of many years of negotiation under the auspices of the OSCE Minsk Group. In this context, the objective of this paper is to understand the main impeding factors that prevent peaceful resolution and establishment of a long-lasting peace for Armenia. As a framework to analyze the case of Armenia-Azerbaijan dispute over Nagorno-Karabakh, this paper uses the "constructivist theory", which explains national histories and identities as fluid, evolving, and formed over time, and which claims that it is mainly social relationships between agents, structures, and institutions that can lead to ethnic conflicts. Contrary to the primordialist approach, which treats ethnic groups as concrete and independent entities that exist inherently, the explanation of intractability within a constructivist framework constitutes the main difference. In view of this, government policies are also constructed according to interstate perceptions, expectations and the concepts developed towards themselves and others. As a result, rather than only including one-dimensional "ancient hatred" paradigm; "the problem of security", "image of enemy", "other countries" involvement with having interests in the region", and most importantly "internal politics" can be regarded as the contributors to intractability for Armenia.Article Israrlı Takip: Tanımı ve Sosyal Psikolojik Değişkenler ile İlişkileri(Türk Psikologlar Derneği, 2021) Sakallı, Nuray; Başar, DemetIsrarlı takip (stalking) psikolojik ve fiziksel şiddet içeren, hedef alınan kişide korku ve endişe uyandıran, istenmeyen ve ısrarcı davranışlar bütünüdür. Bu makalenin amacı son yıllarda kadına yönelik şiddet alanında ayrı bir başlık altında ele alınmaya başlanmış olan ısrarlı takip konusuna ilişkin bir yayın taraması gerçekleştirerek alana katkı sunmaktır. Bu amaçla ilk olarak ısrarlı takip olgusunun tanımı ve farklı disiplinler açısından ele alınış biçimleri üzerinde durulmuştur. Araştırmalarda ısrarlı takip ile birlikte ele alınan takipçi-mağdur ilişkisi (eski veya şimdiki eş/partner ve tanıdık ya da yabancı takipçi), kullanılan takip yöntemleri (fiziksel ortamda veya çevrim içi iletişim araçları ile gerçekleştirilenler), ısrarlı takibin romantikleştirilmesi, toplumsal cinsiyet, cinsiyetçilik, erkeklik ve namus kültürü gibi farklı sosyal psikolojik değişkenler ele alınmıştır. Bu değişkenlerle yapılan çalışmaların bulguları yanı sıra olası gelecek araştırma önerileri verilmiştir. Daha sonra, ısrarlı takibin psikolojik ve fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinilmiştir. Sonuç kısmında ise ısrarlı takip konusuyla ilgili genel bir özetleme ile birlikte kültürümüzde yapılabilecek olası araştırma önerileri sunulmuştur.Article Türk Hukukunda Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar ve Hukuki Sonuçları(Seçkin Yayıncılık, 2016) Kurt, EkremKişiye sıkı sıkıya bağlı hakların tanımına MK'da yer verilmemiştir. Bunların en belirgin özelliği, başkasına devredilememeleri ve temsil yasağıdır. Kural olarak yasal temsil bile bu haklar bakımından geçerli değildir. Bununla birlikte bu haklar tek tip değildir. Çeşitli özelliklerine göre farklı rejimleri söz konusudur.Article An Analytic Look at a Language Course Design Model(2017) Mutlu, Gülçin; Ece SarıgülThis study aims to qualitatively examine and elaborate on the characteristics of the course design model devised by Graves (2000). Drawing upon the traditional components and principals of instructional design, Graves' course design model is innovative or different in that it has been more specially developed for language course design purposes and thus is believed to be more suited to the nature of language courses with its consideration of the main elements or characteristics of language teaching and learning processes. This descriptive study centers upon the seven main examination criteria, which are in fact the main procedures as suggested by Graves (2000). These are a) defining context, b) conceptualizing content, c) organizing the course, d) formulating goals and objectives, e) assessing needs, f) developing materials and finally g) designing an assessment plan. In this essence, each criterion was first introduced and explained in detail before the researchers extend their critical outlook into the functionality and practical use of the relevant steps and strategies recommended by Graves (2000). This critical analysis and review on the Graves' course design model revealed that the model employs the traditional components of the ADDIE generic and lends itself well also to be used in the other disciplines other than foreign languages. The final part of this report will provide suggestions as regards the potential application of the model specifically in English language curriculum development and more broadly in the curriculum and course development procedures pertaining to other discipline areas.Article Sustainable Food Consumption Within the Scope of Green Economy: a Research on Consumer Perspective(2024) Köse, Şirin GizemSürdürülebilir üretim ve tüketim, her alanda olduğu gibi gıda sektöründe de önemli konulardan biridir. İnsanlığın yaşama devam etmesi için elzem olan gıda sektörü, çevreye etkileri bakımından da mercek altındadır. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı sürdürülebilir gıda tüketimini gıda tüketim sisteminin en önemli aktörlerinden biri olan tüketici perspektiflerinden ele almaktır. Bu amaçla derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırma sonuçları, sürdürülebilir gıda tüketiminin önündeki engellerin algılanan pahalılık, bilgi eksikliği, algılanan yeşil yıkama, düşük bulunabilirlik, algılanan çaba ve yaşam koşulları olduğunu, sürdürülebilir gıda tüketiminin itici güçlerinin ise sağlık ve çevre bilinci, subjektif norm, sosyal medya ve gıda ilgilenimi olduğunu göstermektedir.Article Bir Yıldan Uzun Süreli Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kira Bedelinin Türk Lirası Üzerinden Belirlenmesinde Tbk M. 344 F.1 C. Son'un Yorumlanması(İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2015) Kapancı, Kadir Berk6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa göre konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kira süresi bir yıl olabileceği gibi bir yıldan uzun süreli de olabilir. Bir yıllık kira sözleşmeleri, bir yıllık sürenin bitiminden on beş gün önce yalnızca kiracının fesih beyanı ile sona erdirilebilir. Aksi takdirde sözleşme bir yıllığına uzar. Söz konusu durumda kiraya verenin bu zorunlu uzatma karşısında menfaatlerinin denkleştirilebilmesi için kira bedeli yeniden tespit edilecektir. TBK m. 344 f.1, Türk Lirası üzerinden kararlaştırılmış olan kira bedelinin uzama döneminde ne kadar olacağının tespitinde uygulanacak kıstasları belirtmektedir. Bunun yanında TBK m. 344 f.1 c.son hükmü, söz konusu düzenlemenin bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacağını belirtmektedir. Çalışma, öğretideki görüşler ışığında bu son hükmün nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin ayrıntılı açıklamalar içermektedirArticle Sanal Etkileyicilerin Yükselişi: Tüketici Tutumları Üzerine Keşfedici Bir Araştırma(Alanya Akademik Bakış Dergisi, 2025) Kose, Sırın GızemPazarlama iletişiminin önemli araçlarından biri haline gelen etkileyici pazarlamada dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle sanal etkileyiciler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, sanal etkileyicilere ve sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanılmasına yönelik tüketici tutumlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda veri elde etmede nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre sanal etkileyicilere yönelik negatif tutumlar gerçek dışılık ve yapaylık, duygusal eksiklikler, endişe oluşturma, reklam unsuru olma; pozitif tutumlar ise yenilik ve ilgi çekicilik, kolaylık, uzmanlık olarak ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte, sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanımı kapsamında, sanal etkileyici kullanan markaya yönelik tutum ve satın alma niyeti ile, satın alma niyetini şekillendiren unsurlar da (sanal etkileyicilerin özellikleri, bireysel özellikler, kullanım stratejileri, ürün türü, ilgilenim) araştırılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, markalara pazarlama iletişimi çerçevesinde öneriler sunulmaktadır.Article Sivil Hava Aracı Mülkiyetinin Kazanılması Devri ve Sona Ermesi(Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2017) Kurt, EkremSivil hava aracı mülkiyetinin kazanılması, devri ve sona ermesi konusu Türk Sivil Havacılık Kanununda (TSHK) düzenlenmiştir. Bununla birlikte ICAO antlaşmasında öngörülen bazı temel yöntemlere de riayet etmek gerekmektedir. TSHK sivil hava aracı mülkiyetinin devrinde temel Eşya Hukuku kurallarından ayrılmış ve mülkiyetin kazanılması için yazılı anlaşmayı yeterli saymıştır. Özünde taşınır bir eşya olan sivil hava aracının mülkiyetinin kazanılması için diğer taşınırlarda olduğunun aksine zilyetliğin alıcıya devri aranmadığı gibi, bunun uçak siciline tescili koşulu da aranmamaktadır. Böyle olunca da borçlandırıcı işlem-tasarruf işlemi ayrımı ortadan kalkmaktadır. Buna rağmen uçak siciline güven korunmaktadır.Article Eğitimde Küreselleşme: Türkiye’deki Uluslararası Öğrenciler Üzerine Bir Çalışma(2024) Mutlu, CeyhanBu çalışmanın amacı, küreselleşmenin eğitim üzerindeki sonuçlarını incelerken, Türkiye’deki uluslararası öğrenciler üzerine bir araştırma yapmaktır. Bu öğrencilerin sayıları, eğitim düzeyleri, bölümleri ve uyruklarına göre dağılımları Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan istatistiksel veriler kullanılarak ele alınmaktadır. Bu verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinden biri olan genel tarama yaklaşımı kullanılmaktadır. Tarama yöntemleri, örneklem boyutunun büyük olduğu araştırmalarda sıklıkla kullanılan bir analiz yöntemi olmaktadır. Daha rasyonel sonuçlara ulaşabilmek için araştırmanın kapsamı son beş yılla sınırlandırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısının her geçen yıl arttığı gözlemlenmektedir. En fazla tercih edilen öğrenim düzeyi lisans olurken, en fazla tercih edilen bölümün ise işletme bölümü olduğu görülmektedir. Bu öğrencilerin genellikle Türkiye’nin komşu ülkelerinden, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden geldiği, ancak öğrencilerin mezuniyet oranlarına baktığımızda ise, Avrupa’dan gelen öğrencilerin daha başarılı olduğu gözlemlenmektedir.Article A Comparative Analysis on the Relationship Between Institutional Environment and Entrepreneurship in Emerging Economies(2018) Karadağ, HandeInstitutional environment plays an important role in the quality and nature of entrepreneurial activities and the development of entrepreneurship ecosystem. The aim of this research is to evaluate institutional factors of selected emerging markets with Global Entrepreneurship and Development Index data. Findings of the study indicate that Turkey has one of the lowest scores among other emerging markets for the institutional variable of staff training and also has comparably low scores in venture capital, business strategy, and technology transfer. Results of the study show that except South Korea, all the selected economies have scored low on the institutional variable of gross domestic expenditure on research and development as a percentage of the gross domestic product. The study is expected to make valuable contributions to the literature with its novel approach of using comparative Global Entrepreneurship and Development Index scores for analyzing the institutional environment and entrepreneurship relationship in emerging economies.Article İnsan Üzerinde Deney Suçu (tck M.90) ve Klinik Araştırmalar Etik Kurulları(Seçkin Yayıncılık, 2014) Akyürek, GüçlüBu çalışmada, insan üzerinde deney suçu ile bağlantılı olarak klinik araştırmalar etik kurulları ele alınmıştır. Genel olarak açıklanan söz konusu suçun oluşmaması için aranan hukuka uygunluk nedenlerinden olan Etik Kurul onayının, nasıl bir kurul tarafından ve ne şekilde verilebildiği ortaya konmuş, olası sorunlara cevap aranmıştır.Article Citation - Scopus: 9Bilinçli-farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-yenilenmiş (bföö-y): Türkiye Uyarlama Çalışması(2017) Taylan, Rukiye Didem; Bulgan, Gökçe; Atalay, Zümra; Aydın, UtkunBu araştırmanın amacı, Cayoun, Francis, Kasselis ve Skilbeck (2012) tarafından geliştirilen "Bilinçli- Farkındalık Temelli Öz-yeterlik Ölçeği-Yenilenmiş"i (Mindfulness-Based Self Efficacy Scale-Revised) Türkçe'ye uyarlayarak geçerlik ve güvenirliğini araştırmaktır. Özgün ölçek İngilizce'dir ve altı boyutta toplam 22 maddeden oluşan beşli likert tipi bir ölçme aracıdır. Uyarlanan Türkçe form iki farklı devlet okulunun 5., 6. ve 7. sınıflarında okuyan 713 öğrenciye uygulanmıştır. Tüm ölçek (?= .72) ve ölçeğin Duygu Düzenleme (?= .73), Duygusal Denge (?= .68), Sosyal Beceriler (?= .65), Sıkıntı Tahammülü (?= .62), Sorumluluk Alma (?= .61) ve Kişilerarası Etkenlik (?= .65) alt boyutları için Cronbach Alfa içtutarlık katsayıları her bir alt boyutta yer alan düşük madde sayısı göz önüne alındığında kabul edilebilir seviyededir. Ayırt edici geçerlik analizleri kız ve erkeklerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik ortalama puanları arasında anlamlı bir fark olmadığını gösterirken sınıf düzeyi açısından anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Analiz sonuçları, Türkçe'ye uyarlama çalışması gerçekleştirilen bu ölçeğin öğrencilerin bilinçli-farkındalık temelli öz-yeterlik düzeylerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir. Sonuçların kuramsal ve yöntemsel uygulamaları tartışılmıştırArticle Pazarlama Biliminde Duygu ve Duygu Durumu Kavramları İçin Baz Alınmış Teoriler(Tübitak Dergi Park, Özel Akademi, 2019) Tosun, Petek; Sezgin, Selime; Uray, NimetEmotions, which are integral parts of everyday life and human beings, have been studied in various contexts within marketing science. The aim of this article is to conceptually examine the studies that have been focused on cognitive processes, purchasing behavior, product and service evaluation, and brand-consumer relationship, and explain the general contexts that include mood and emotion concepts by summarizing the theories about emotions in marketing science. Twelve theories including the Affect-as-Information Model, Affect Infusion Model, Heuristic and Systematic Processing, and Congruence Theories have been explained as the emotional mechanisms that affect consumers' cognitive processes and behaviors. This study, which classifies and summarizes the theories that are used as a theoretical base in marketing, is the first study in this field and aimsto create a source for the conceptual frameworks of future researches. In this stu dy where the theories based on mood and emotions in marketing are explained and classified, the implications for marketing managers are also included. In marketing, research on mood and emotions has been increasing in recent years, yet more research is needed to fully understand the impact of emotional processes on cognitive processes and consumer behavior.Article The Mediating Role of Cultural Intelligence in The Relationship Between Personality and Cross Cultural Adaptability: A Research on Graduate Students(2024) Arıkboğa, Fatma Şebnem; Mutlu, CeyhanKüreselleşme hızlandıkça ve ülkelerin çevresel koşulları değiştikçe, bireylerin yaşam standartlarını arttırmak amacıyla, farklı ülkelerde yaşama isteği artmaktadır. Bu istek bireylerde her ne kadar güçlü olsa da, farklı bir kültüre adaptasyon sağlamak hiç de kolay olmamaktadır. Bireylerin kültürlerarası adaptasyonlarını sağlamasına etki eden çeşitli faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerin başında bireylerin farklı kültürden bireyleri anlamasını ve o kültüre uygun davranmasında önemli bir rol oynayan kültürel zeka kavramı gelmektedir. Kültürel zeka analizi, bireylerin bu zorlukların üstesinden gelmesine veya bu zorluklardan kaçınmasına yardımcı olmak için önemli bir konumda olmaktadır. Kültürel zekanın yanı sıra bireylerin kişilikleri de sonuçlara önemli derecede etki eden bir diğer unsur olarak ele alınmaktadır. Bireylerin kişilik yapılarının analizi, bu bireylerin farklı kültürlere adaptasyon sağlayıp sağlayamayacakları hakkında ön görüler ortaya koyabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, İşletme lisansüstü öğrencilerinin yurtdışında yaşama niyetleri bağlamında, kültürlerarası adaptasyon, kültürel zeka ve kişilik kavramlarını ele alarak, bu üç kavram arasındaki ilişkinin boyutunu ortaya koymaktır.Article Örgütsel Çift Yönlülük Üzerine Uluslararası Literatürde Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi(2024) Mutlu, CeyhanBu çalışmada, bibliyometrik analiz yönteminden yararlanarak, son yıllarda uluslararası literatürde artan bir öneme sahip olan örgütsel çift yönlülük kavramı kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu kavramın uluslararası literatürdeki oluşumundan gelişimine kadar olan tüm süreçler ve aktörler ele alınarak, yeni yeni gelişmeye başladığı ulusal literatürde de önemine dikkat çekmek amaçlanmaktadır. Araştırmanın verilerini, Web of Science veri tabanında yer alan, örgütsel çift yönlülük üzerine uluslararası literatürde yapılmış 1390 çalışma oluşturmaktadır. Elde edilen bu çalışmaları incelemek için, bibliyometrik analiz yönteminin yapılmasına olanak sağlayan, VosViewer 1.6.19. programından faydalanılmıştır. Bu programın yardımıyla, elde edilen çalışmalar arasındaki ortak yazarlar, atıflar, anahtar kelimeler gibi faktörlerin birbirileriyle olan ilişkisel bağlantıları incelenmiştir. Analiz sonuçlarını incelediğimizde, örgütsel çift yönlülük kavramının uluslararası literatürdeki gelişiminde aktörlerin rolleri net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Elde edilen tüm bulgular ışığında, örgütsel çift yönlülük kavramının ulusal literatürde de öneminin artması hedeflenmektedir.Article İsviçre Federal Mahkemesi’nin 11 Şubat 2015 Tarihli ve 4a_496/2014 Sayılı Kararı Üzerine Düşünceler: Doğrudan Temsil Mi, Dolaylı Temsil Mi?(Galatasaray Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, 2021) Kapancı, Kadir Berkİsviçre Federal Mahkemesi’nin 11 Şubat 2015 tarihli ve 4A_496/2014 sayılı kararı, belirli bir somut olayın koşulları çerçevesinde doğrudan temsil ve dolaylı temsil kavramları üzerine yoğunlaşmaktadır. Federal Mahkeme’nin bu karar vesilesiyle ele aldığı hususlar, uygulamada kolaylıkla birbirine karıştırılabilecek, buna karşılık da birbirinden ciddi şekilde ayrılan sonuçları olan bu iki kurumun ilişkilerinin ve farklılıklarının bir kez daha netlikle ortaya koyulmasında önem taşımaktadır. Öyle ki, bir yanda, doğrudan temsille işlem yapıldığında, yapılan işlemin hüküm ve sonuçları -temsilci bu ilişkiye bir an için olsun taraf olmaksızın- doğrudan doğruya temsil olunan üzerinde doğarken; diğer yanda, dolaylı temsilde durum oldukça farklıdır, bu kez işlem tarafı dolaylı temsilci olur, sonrasında ise onun ilgili işlem çerçevesinde elde ettiklerini dolaylı temsil olunana (aralarındaki iç ilişki çerçevesinde) ikinci bir turda yapacağı ayrı işlemlerle aktarması gerekir. İşbu çalışmamızın amacı, ilgili karar ışığında doğrudan temsil ve dolaylı temsil kavramlarının birbirlerinden ayırt edilmesinde temel olarak dikkat edilecek hususların irdelenmesi ve yine bu kavramların (tüzel kişi) organ(ı) kavramından farklarının tespit edilmesidir.
