TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 17
  • Article
    Teminat Amaçlı Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmelerinin Geçerliliği Üzerine Düşünceler
    (GSÜHFD, 2023) Kapancı, Kadir Berk
    Bir tür ön sözleşme özelliği gösteren taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden, uygulamada teminat amacıyla da yararlanıldığı görülmektedir. Bu çerçevede genellikle bir tüketim ödüncü sözleşmesi çerçevesinde geri ödemesi borçlanılan bir miktar paranın teminatı olarak, ödünç veren ve ödünç alan (veya duruma göre ilgili taşınmazın maliki konumunda olan bir başka üçüncü kişi) arasında bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedilmekte, bu sözleşmede de satış vaadinde bulunanın taşınmazla ilgili satışı gerçekleştirme borcunun vadesi, bizzat ödünç konusunun (duruma göre faiziyle) ödünç verene iade edileceği tarihe isabet ettirilmektedir. Yine söz konusu teminat amaçlı satış vaadi sözleşmelerinde, taşınmazının satışını gerçekleştirmeyi vaad edenin (yani ödünç alanın), ilgili tarihe kadar belirli bir miktar parayı (dönme cezası) -geri- ödeyerek (bu tutar tam olarak tüketim ödüncü sözleşmesindeki ödünç konusuna ve varsa ona eklenecek anapara faizine karşılık gelmektedir) sözleşmeden dönebileceği de bir yan kayıt olarak öngörülmektedir. Anılan teminat amaçlı taşınmaz satış vaadi sözleşmelerin geçerlilikleri öğreti ve uygulamada ciddi biçimde tartışma konusu edilmiş, ilgili bağlamda farklı eksenlerde görüşler ileri sürülmüştür. İşbu çalışmamız, ilgili tartışmada alınması en isabetli olacak tavrın, gerekçeleriyle ortaya konulmasına odaklanmıştır
  • Article
    Kripto Varlık İlk Arzı (ıco) ve Konunun Türk Hukuku ve Bazı Ülke Uygulamaları Açısından Değerlendirilmesi
    (2021) Araalan,Cemal
    Blokzincir kavramının 2008 yılında Satoshi Nakamoto isimli kimliği bilinmeyen bir kişinin/kişilerin yayınladığı manifesto ile ortaya çıkması ve yaygınlaşması sonucunda, özellikle başta finans sektörü olmak üzere birçok yeni kavram ve terminoloji hayatımıza girmiştir. Bu kavramlara örnek vermek gerekirse, kripto varlıklar, akıllı sözleşmeler ve ICO’lar olmak üzere pek çok yeni kurumun hayata girmesi ile özellikle bu konulardaki regülasyonların ülkeler nezdinde yeni yeni yürürlüğe girmesi, bu kurumların nasıl regüle edilmesi gerektiği tartışmalarını da gündeme getirmiştir. Özellikle ICO’ların blokzincir teknolojisine özgü bir kitle fonlama vasıtası olması ve yatırımcıların ICO’lar ile çok kısa zamanda çok yüksek meblağ içeren yatırımlara imkan vermesi, ICO’ların adeta bu teknolojinin lokomotifi işlevi görmesini sağlamıştır. Ancak, ICO’ların bu efektif işlevlerine rağmen, aynı zamanda birçok ülkede regüle edilmemesi dolandırıcılık ve kara para aklama faaliyetlerine sebebiyet verip vermediği noktasında tereddüt uyandırmıştır. Bu çalışmada, özellikle ICO denilen kripto varlıkların ilk arzı, özellikle konunun başta kavramsal çerçevesi, ICO’ları temel itibariyle etkileyen kripto varlıkların türleri ve özellikleri, ICO’ların avantajları ve dezavantajları, ICO’ların aşamaları, ICO’lara yönelik Türk hukuku ve farklı bazı ülkelerdeki regülasyon ve uygulama örnekleri de dikkate alınarak incelenmiştir.
  • Research Project
    Kişiselleştirilmiş ve Uyarlamalı Öğrenme için Sözlü Dersanlatımlarının İşlenmesi
    (TÜBİTAK, 2021) Arısoy Saraçlar, Ebru; Saraçlar, Ebru Arısoy
    Bu projede kişiselleştirilmiş ve uyarlamalı eğitim için gelişmiş konuşma ve dil işleme teknolojileri geliştirip özellikle çevrimiçi ders videolarından öğrenme sürecini verimli hale getirmek amaçlanmıştır. Geliştirilen proje bildiğimiz kadarıyla gelişmiş konuşma ve dil işleme uygulamalarının eğitim teknolojilerinde kullanıldığı en kapsamlı projelerden biridir ve bu sayede eğitim teknolojileri literatürüne de katkı sağlamıştır. Projenin gerçeklenmesi süresince Otomatik Konuşma Tanıma (OKT), konuşma geri getirimi, özellikle sözlü soru cevaplama ve duygu ve düşünce analizi üzerine özgün çalışmalar yapılmıştır. Sistemler hem İngilizce hem de Türkçe ders anlatım videoları için geliştirilmiştir. OKT alanında hem hibrit akustik model içeren hem de uçtan uca eğitilen sistemler için sistem uyarlaması yapılmıştır. Bu sayede ders anlatım videoları üzerinde yüksek başarımla çalışan OKT sistemleri geliştirilmiştir. Sözlü soru cevaplama sistemi ise ilk defa ders anlatım videoları alanına bu proje ile uygulanmıştır. Sözlü soru cevaplama sistemine ait zorlukların aşılması için özgün yöntemler önerilmiş ve bu yöntemler başarıyla uygulanmıştır. Bu sayede sözlü soru cevaplama literatürüne katkı sağlanmıştır. Bu çalışmalara ek olarak ders anlatım videolarına eşlik eden öğrenci yorumları duygu ve düşünce analizi yöntemleri ile olumlu veya olumsuz olarak sınıflandırılmış ve öğrencilerin videoda anlatılan konuyu anlayıp anlamadıkları ölçülmüştür. Bu çalışma duygu ve düşünce analizi sisteminin eğitim teknolojileri alanında öğrencilerin öğrenme düzeyinin analizinde kullanılması özgünlüğünü içermektedir. Projenin çıktısı olarak OKT ve soru cevaplama sistemlerini içeren çevrimiçi bir öğrenme platformu üniversite içinde gerçeklenmiş ve 2020 - 2021 bahar döneminde öğrencilerin kullanımına açılmıştır. Özellikle COVID-19 pandemisiyle hayatımıza etkin olarak giren uzaktan eğitim modeline proje kapsamında geliştirilen sistemin katkı sağlama potansiyeli bulunmaktadır. Bu yüzden geliştirilen sistemin uzaktan eğitim sürecine etkin olarak dahil edilmesi üzerine ilerleyen dönemlerde çalışmalar yapılacaktır.
  • Article
    Aile Hukukunun Özellikleri, İlkeleri ve Gelişimi
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2016) Kapancı, Kadir Berk; Serozan, Rona; Başoğlu, Başak; Kapancı, Berk
    Aile Hukuku, sağlıklı ve huzurlu bireyler arasındaki ilişkiler söz konusu olduğunda müdahalenin mümkün olduğunca az olması gereken “minimalist” bir hukuk dalıdır. Bununla birlikte, Aile Hukuku ilişkilerin ve özellikle ailedeki zayıf bşireylerin korunması gerektiğinde de müdehale kaçınılmazdır.
  • Article
    Bilgi Alma Davasında Hakimin Rolü
    (Bahçeşehir Üniversitesi, 2021) Özcanlı, Fatma Beril
    Anonim ortaklık yönetiminin yönetim organı vasıtasıyla gerçekleştirilmesi, anaonim ortaklıklar hukukuna hakim ilkeler temelinde pay sahibinin yönetime yabancı oluşu, özden organ ilkesinin kabul görmediği bu sistemde ortak olmanın şirket yönetiminde söz sahibi olmak sonucunu doğurmayışı, ...
  • Article
    Bedelli Askerlikte Son Durum
    (Terazi Hukuk Dergisi, 2020) Akyiğit, Ercan
    Muvazzaf askerlik ve onun bir görünüm biçimi olan bedelli askerlik çalışanlar için önemli bir problem olarak görülür. Eskiden dönem kamuoyunun da etkisiyle çalışanlar bedelli askerlik imkam 7179 sayılı Yasa ile yeni ve sürekli bir görünüm kazanmıştır 7179 sayılı Yasa kapsammda bedelli askerlik ve bunun işçi olarak çalışanların kıdem tazminatı durumuna etkisi bu çalışmada ele alınmıştır.
  • Article
    Paylı Mülkiyet Konusu Taşınmaz Malın Paylarından Biri Rehin Hakkıyla Kayıtlandıktan Sonra Aynı Malın Tamamı Üzerinde Bir Başka Rehin Hakkı Daha Kurulabilir Mi? -tmk M. 692 F.2 Üzerine Bir İnceleme
    (2016) Kapancı, Kadir Berk
    Paylı mülkiyet konusu bir taşınmazda, gerek pay üzerinde gerekse de taşınmazın tamamı üzerinde ayrı ayrı rehin haklarının kurulması mümkündür. Bu bağlamda pay ve taşınmazın bütünü birbirlerinden ayrı hukuki değerler olarak kabul edilirler. Her paydaş kendi payı üzerinde tek başına rehin hakkı kurabilirken, taşınmazın tamamı üzerinde rehin hakkı kurulabilmesi için bütün paydaşların oybirliği ile hareket etmeleri gerekir. Diğer taraftan taşınmaz üzerinde rehin hakkı kurulduktan sonra pay üzerinde bir başka rehnin kurulmasına herhangi bir engel bulunmamakla birlikte, TMK m. 692 f.2'ye göre pay üzerinde rehin kurulduktan sonra taşınmazın tamamı bir başka rehin hakkıyla kayıtlanamaz. İşbu çalışma sözü geçen TMK m. 692 f.2'de öngörülen bu kuralın getiriliş gerekçesini, amacını ve uygulama alanı bulmayabileceği istisnai durumları incelemeyi hedef tutmaktadır.
  • Article
    Gerilen Türk-rus İlişkileri Bağlamında Nato’nun Rolü ve Etkisi Ne Olabilir?
    (2016) Kibaroğlu, Mustafa
    Türk - Rus İlişkileri
  • Article
    Adın Ne Değeri Var? Evliliğin Kadının Soyadına Etkisi
    (Legal Hukuk, 2017) Başoğlu, Başak; Kapancı, Başak Başoğlu
    Türk pozitif hukukunda ailede ad birliğini sağlama amacıyla ortak soyadı olarak kocanın soyadı belirlenmiş, buna bağlı olarak hem evlenen kadının hem de evlilik içinde dünyaya gelen çocuğun aile soyadı olarak belirlenen kocanın/babanın soyadını taşıyacağı düzenlenmiştir. Bir başka deyişle Türk hukukunda kadının soyadı evlilik ile değişerek kocasının soyadına, dolayısıyla onun soyuna, kimliğine, statüsüne tabi kılınmıştır. Ancak bu düzenleme oldukça tartışmalıdır ve hatta bu ilk derece mahkemelerinin, Yargıtay'ın, Anayasa Mahkemesi'nin ve hatta İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarına konu olmuştur. Söz konusu yargı kararları ışığında durum daha da tartışmalı bir hal almıştır. Şüphesiz evliliğin kadının soyadına etkisine ilişkin tüm sorunların ve tartışmaların çözümü pozitif hukukun değiştirilmesinden geçeceğinden bu çalışma ile amaçlanan olası bir pozitif hukuk değişikliğine ışık tutmaktır.
  • Article
    Tescil İlkesi ve İstisnaları
    (Uluslararası Antalya Üniversitesi, 2017) Kurt, Ekrem
    Tescil ilkesi, Medeni Kanun'un tapu sicili düzenine hâkim olan bir ilke olup, taşınmazlar üzerindeki ayni hakların tapu siciline tescil ile doğmasını öngörür. Bu yönüyle hak sahibinin tescili talep etmesi bir tasarruf işlemi olup, taşınmaz üzerindeki mülkiyet veya diğer bir ayni hakkın ilgilinin malvarlığının aktifinden çıkarak başka birinin aktifine girmesini sağlar. Aynı işlevi taşınırlarda zilyetliğin devri sağlamaktadır. Bununla birlikte Medeni Kanun Alman Medeni Kanunu'nun aksine mutlak tescil ilkesini değil; nisbi tescil ilkesini benimser. Yani, ayni haklar kural olarak tapu kütüğüne tescil ile doğmakla birlikte, Kanunda bunun birçok istisnası bulunmaktadır. Bu istisnaların bir bölümü doğrudan doğruya Medeni Kanun'dan kaynaklanan kendine özgü kazanımlar iken diğer bölümü ise külli halefiyet yoluyla, son olarak da mahkeme kararı ile elde edilen kazanımlardır. Tescilsiz kazanım hallerinde mülkiyetin devri tescilden önce gerçekleşmiş olmakla birlikte yine de sicil dışı ayni hak kazanan kimsenin bu hak üzerinde tasarrufta bulunabilmesi için açıklayıcı nitelikteki tescilin yapılması gerekmektedir. Nisbi tescil ilkesi irtifaklar ve taşınmaz yükleri için de geçerli olmaktayken, taşınmaz rehinlerinde mutlak tescil ilkesine yaklaşıldığı söylenebilir. Nisbi tescil ilkesinin sakıncası, sicildeki görünüm dışında ayni hak devrini mümkün kıldığı için, sicilin gerçeği yansıtmama olasılığını artırmasıdır. Bu durumda, üçüncü kişinin sicile güvenin korunduğu hallerde gerçek hak sahibinin hak kaybı yaşaması söz konusu olabilmektedir.