TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1927
Browse
18 results
Search Results
Article Bir Siyasi Davanın Anatomisi: Barış için Akademisyenler Vakası Egemenlik Gösterisi Olarak Dava ve Hakikatin Tersi Yüzü(2024) Dincer, Hulya2016’nın Ocak ayında Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli üniversitelerinden 1128 akademisyen ve araştırmacı, kısaca “Barış Bildirisi” olarak bilinen “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı metinle, hükümetin Güneydoğu illerinde ilan ettiği süresiz sokağa çıkma yasaklarını ve yasaklar sırasındaki askeri operasyonlarda kullanılan orantısız kolluk gücünü protesto ettiler. Akademisyenler ayrıca hükümete, 2015’te kesintiye uğrayan barış görüşmelerine geri dönme çağrısı yaptılar. Hükümetin güvenlik politikalarını kınayan ve temel insan haklarını koruma çağrısı yapan, ülke tarihinde daha önce görülmemiş kitlesellikteki bu akademisyen girişimi, bildiri yayınlandığı andan itibaren hemen her resmî merciinin seferber edildiği, örgütlü ve çok yönlü bir siyasi baskıyla karşı karşıya kaldı. Bu siyasi baskının bir ayağı da, bildiri imzacılarının terör örgütü propagandası yapma suçlamasıyla yargılandıkları ve mahkûm edildikleri ceza davalarıydı. Bu çalışma, Barış Bildirisi imzacılarının yargılandığı üç yıllık sürece odaklanarak, ceza davasının siyasi rejimin düşman olarak işaretlediği grupları bastırmak için hangi yöntemlerle inşa edildiğini ve otoriter bir rejimde baskı aygıtı olarak yargıya nasıl işlev yüklendiğini incelemeyi amaçlıyor. Çalışma aynı zamanda, Barış için Akademisyenler vakası üzerinden, itham edilen politik öznelerin siyasi davayı bir itiraz ve direniş alanına dönüştürme ve failliğin anlamını ters yüz etme imkânını tartışmaya açıyor.Other War as the True Adversary and Türkiye’s Pivotal Role in Forging Peace(SETA Foundation, 2024) Çağlar, BarışThe central thesis of this article depends on deterrence theory and posits that nuclear war, rather than any specific nation or faction, constitutes the true adversary in the Russia-Ukraine conflict and that averting nuclear escalation must be prioritized above all else. After establishing the rationale for this position, the commentary offers a critical analysis of both Western and Russian policies, highlighting their role in intensifying the conflict without sufficiently accounting for the risks of nuclear confrontation. As an alternative peaceful path, the article examines the Turkish approach as a concise applied case study, emphasizing its balanced diplomatic and military engagement with both Ukraine and Russia. Through its promotion of dialogue and facilitation of peace negotiations, Türkiye exemplifies a strategic approach to conflict resolution that aims not only to prevent further escalation —especially the threat of nuclear conflict— but also to pave the way toward sustainable peace. © 2024, SETA Foundation. All rights reserved.Article Örgütsel Çift Yönlülük Üzerine Uluslararası Literatürde Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi(2024) Mutlu, CeyhanBu çalışmada, bibliyometrik analiz yönteminden yararlanarak, son yıllarda uluslararası literatürde artan bir öneme sahip olan örgütsel çift yönlülük kavramı kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu kavramın uluslararası literatürdeki oluşumundan gelişimine kadar olan tüm süreçler ve aktörler ele alınarak, yeni yeni gelişmeye başladığı ulusal literatürde de önemine dikkat çekmek amaçlanmaktadır. Araştırmanın verilerini, Web of Science veri tabanında yer alan, örgütsel çift yönlülük üzerine uluslararası literatürde yapılmış 1390 çalışma oluşturmaktadır. Elde edilen bu çalışmaları incelemek için, bibliyometrik analiz yönteminin yapılmasına olanak sağlayan, VosViewer 1.6.19. programından faydalanılmıştır. Bu programın yardımıyla, elde edilen çalışmalar arasındaki ortak yazarlar, atıflar, anahtar kelimeler gibi faktörlerin birbirileriyle olan ilişkisel bağlantıları incelenmiştir. Analiz sonuçlarını incelediğimizde, örgütsel çift yönlülük kavramının uluslararası literatürdeki gelişiminde aktörlerin rolleri net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Elde edilen tüm bulgular ışığında, örgütsel çift yönlülük kavramının ulusal literatürde de öneminin artması hedeflenmektedir.Article Ukrayna'da Nükleer Silah Kullanımı Hayaleti: Nükleer Savaş Riskinin Nüansları(2024) Çağlar, BarışRusya güvenlik politikasının özünü, hem savaşta hem barış zamanlarında, konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan tehditlerin ve silah sistemlerinin bir arada kullanılması oluşturmaktadır. Özellikle nükleer savaş tehdidini sıklıkla savurarak, çatışmanın tırmandırılması sürecinde baskın olmaya çalışmaktadır. Barış zamanında bu şekilde elde ettiği stratejik girişim üstünlüğünü, çatışma ve krizlerin tüm aşamalarında korumaya çalışarak, düşmanlarını kendi kontrolü altında hareket etmeye zorlamaktadır. Diğer bir deyişle nükleer savaş korkusunu manipüle ederek, diğer devletlerin savaş alanına doğrudan müdahalesini engellemeye ve askeri yardımın stratejik hale gelmesini sınırlamaya çalışmaktadır. Rus askeri zihniyetinin kilit noktası budur. Etkisi psikolojiktir ve Ukrayna’da bugüne kadar kısmen başarılı olmuştur. Makalenin önemi ve yansımaları, irdelenen husus ve uyarıların sadece Ukrayna’da değil, olası Tayvan’a dair bir krizdeki gibi nükleer güçlerin dahil olacağı ilerideki çatışmalarda da muhtemel olmasında yatmaktadır. Metodolojik olarak, Rusya’nın Ukrayna’daki nükleer stratejisi bir örnek olay/vaka incelemesi olarak ele alınmıştır. Rusya’nın nükleer risk yoluyla gerilimi tırmandırma hakimiyeti kazanma çabası irdelenmiştir. Bu çaba, nükleer caydırıcılığın belirsizliğine dayanmaktadır. Nükleer saldırı riskine yol açan ve sıklıkla görmezden gelinen bu belirsizliğin nüansları açıklanmıştır. Bu belirsizliğin, nükleer savaş riski oluşturması nedeniyle, hem Ukrayna’daki hem de nükleer silahların gölgesinde oluşacak ilerideki çatışma ve krizlerin mutlak zaferle sonuçlanması mümkün değildir. Hiçbir taraf tüm isteklerini elde edemeyecektir. Bu şartlarda tek çözüm müzakerelerle gelecek diplomatik uzlaşıdır.Article Central Bank Digital Currency in an Emerging Market Economy: Case of the Central Bank of the Republic of Türkiye(2024) Asfuroğlu, DilaCentral banks have historically been using traditional channels for communication and physical money for transactions, fulfilling the needs of previous millennia, while the evolution of technology, electronic devices, and needs in transactions necessitate the use of modern communication channels, such as X (formerly known as Twitter), as well as modern payment systems, such as central bank digital currencies (CBDC). Hence, this paper aims to unfold where the Central Bank of the Republic of Türkiye (CBRT), as an example of emerging markets, stands in informing the public about CBDC. To this end, it conducts an event study on the official X account of CBRT in English over 10.2020-12.2022 by utilizing Nvivo. The findings of the quantitative analysis of the tweets show that CBRT does not regard X as a primary communication channel and mainly shares links to publications from the official websites in X. Also, CBRT tends to adopt a ‘cold-turkey’ informative approach about CBDC with the public rather than ‘gradualism’. Consequently, CBRT should rigorously design a communication strategy that fulfills the needs of the modern economy and start addressing CBDC to raise awareness if a quick transition to digital currency is targeted.Article France Telecom Davası Işığında Psikolojik Taciz (mobbing) Suçu(2022) Akyürek, GüçlüParis Asliye Ceza Mahkemesi önündeki France Telecom davası psikolojik taciz ve özellikle de kurumsal psikolojik taciz açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bu makalede öncelikle mahkemenin önündeki yargılama süreci soruşturma ve kovuşturma boyutuyla ayrıntılı olarak açıklanmakta, daha sonra da Fransa’daki psikolojik taciz kurumu gerek iş hukuku gerekse ceza hukuku yönüyle ele alınmaktadır. Daha sonra da bu tartışmaların ışığında Türkiye’deki durum ele alınmaktadır. İş hukukunda var olan psikolojik taciz, ceza hukukunda özel bir suç oluşturmamaktadır. Bu bağlamda var olan hangi suçların bu eylemi karşılayabileceği, özel bir suç düzenlemesinin gerekliliği ve psikolojik tacizin bir suç olarak tanımlanması durumunda ceza hukuku bakımından hangi tartışmaların dikkate alınması gerektiği açıklanmaktadır.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 6Turkey's Green Imagination: the Spatiality of the Low-Carbon Energy Transition Within the Eu Green Deal(Uluslararasi Iliskiler Konseyi Dernegi, 2023) Akçalı, Emel; Özel, Soli; Görmüş, EvrimThis article asks the extent to which the EU Green Deal influences the EU periphery today and builds on the spatial conditions of multiple, co-existing decarbonization pathways within the EU Green Deal while problematizing the 'green imagination' of Turkey as an immediate neighbour and a candidate country for membership in the EU. As such, it uncovers that the current low-carbon transition process in Turkey is prone to be shaped by the highly politicized energy market in an authoritarian neoliberal structure on the one hand, and Turkey's priorities in energy issues and hard security on the other. The findings further reveal that Turkey's efforts to use more domestic energy resources to meet its consumption needs might also interfere with its efforts and obligations to decarbonize its energy sector. The scrutiny into the low-carbon energy transition in Turkey accordingl contributes further insight into the consequences of the spatiality of such transitions in an authoritarian neoliberal context, and what other alternative policies can be imagined and put in practice. Thus, more empirical research is warranted to reveal the spatiality of the low-carbon energy transition across various geographical settings. At the same time, the article argues that both the EU and its partners such as Turkey should be weary of creating green utopias when redesigning their green-energy space since utopias tout court may not always stimulate large-scale change in a revolutionary way in terms of sustainability, feasibility, good practice, and inclusiveness in decision-making processes.Article Siyasal Parti Liderlerine İlişkin Seçmen Algısının Beyin Görüntüleme Yöntemiyle Ölçülmesi Üzerine Pilot Bir Araştırma(2021) Çakar, Tuna; Erdoğan, Çağdan; Girişken, YenerSiyasi partilerin ve parti liderlerinin seçmen tarafından nasıl algılandığı sorusu siyasi pazarlama araştırma konularının başında gelen sorulardan biridir. Son dönemde pazarlama araştırmalarında beyin görüntüleme yöntemleri ölçülebilirlik ve objektiflik özellikleri dolayısıyla daha sık kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, seçmenlerin liderlere ilişkin algısını, üyesi oldukları siyasi partiyi olumlu algılayacakları öngörüsünden yola çıkarak, beyin görüntüleme yöntemi kullanarak saptayabilmek ve ayrıştırabilmektir. Bu amaçla bu araştırmada, hem kullanım kolaylığı hem de akademik literatürdeki güvenilirliği nedeniyle işlevsel yakın kızıl ötesi spektrometre (fNIR) yöntemi tercih edilmiştir. Bu çerçevede Türkiye’de 2011 seçimlerinde en yüksek oy alan iki partinin aktif çalışma hayatı olan toplam 30 parti meclisi üyesi (30 erkek; Yaş ort.: 34.76) gönüllülük esasına dayanılarak çalışmaya davet edilmiştir. Katılımcılara siyasi parti liderleri ve sıfatlardan oluşan slaytlar gösterilmiş ve 3'lü Likert ölçeği ile tutumları sorulmuştur. Olası bir karşıtlık etkisini gözlemleyebilmek adına katılımcılar karşıt siyasi partilerden seçilmiştir. Çalışma sonunda katılımcıların tutumları beyanlarına dayandırılmadan, sadece nörofizyolojik verilerden yola çıkarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular katılımcıların beklenen tutumlarının 5 kanal (V1, V5, V7, V9, V11) üzerinden istatistiksel olarak anlamlı seviyede ayrıştığını göstermektedir. Ampirik bir içeriğe sahip olan bu çalışmada elde edilen bulgular, hem özel olarak siyasal pazarlama, hem de daha genelinde pazarlama araştırmalarında yeni yöntemlerin geliştirilmesi ve uygulanması açısından önemlidir.Article Türkiye'de Arabuluculuğun Gelişimi(Legal, 2020) Yazıcı, ÇiğdemTürk hukuk sistemi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuk ile ilk kez Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile tanışmıştır. Bu yöntem bir süre tamamen ihtiyari olarak uygulanmış, sonrasında ise bazı davalar bakımından dava şartı haline getirilmiş, ayrıca arabulucunun siireçteki işlevi de yeniden diizenlenmiştir. Bu çalışmada arabuluculugun Türk hukuk sistemindeki uygulamalan, arabulucu sicili ve arabulucunun süreçteki işlevi dikkate alınarak dönemlere ayrılarak ele alınmıştır.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 3Between a Rock and a Hard Place: How To Make Sense of Turkey’s S-400 Choice(SETA Foundation, 2020) Kibaroğlu, MustafaWith the wrap-up of the S-400 deal with Russia in December 2017, critics argue that Turkey is caught between a rock and a hard place due to the adamant opposition of its NATO allies, the United States in particular, which has threatened Ankara with imposing severe sanctions. Would this be the correct representation of the situation at hand? Does it make any sense for Turkey to engage Russia, an archrival nation, to enhance the security of the country? Is the S-400 deal worth the risk of alienating the allied nations whose projected sanctions may have wide-ranging political, economic and military repercussions? With these questions in mind, this paper will try to shed light on the specifics of the S-400 deal that make one think that it may indeed make sense for Turkey to bear the brunt of engaging Russia. In the same vein, the paper will assess the impact of the S-400 deal on Turkey’s defense industries. The paper will also present the author’s conception of the current “international political non-order” as an underlying factor behind the deal. Finally, the paper will suggest that the S-400 deal must be approached from a wider perspective so as to grasp the extent of the service it has done in bolstering Turkey’s military-industrial complex. © 2020, SETA Foundation. All rights reserved.
