Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
11 results
Search Results
Article Parasal altın ilkesi ve Nikaragua v. Almanya Davası: Tamam mı devam mı?(2024) Erson Asar, Bilge; Asar, Bilge Nur ErsonNikaragua 1 Mart 2024’te, İsrail'e silah ve yardım sağlayarak uluslararası hukuku çeşitli yönlerden ihlal ettiği iddiasıyla Almanya aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) başvurmuştur. Buna karşılık Almanya, İsrail'in davanın vazgeçilmez tarafı olduğunu savunarak UAD'nin bu davada yargı yetkisini kullanamayacağını ileri sürmüş ve böylece parasal altın ilkesini tekrar gündeme getirmiştir. Bu makale, UAD'nin 1954 yılında '1943'te Roma'dan Çıkarılan Parasal Altın' davasında geliştirdiği ve aynı isimle anılan parasal altın ilkesini incelemektedir. Bu ilke, davanın kilit noktasının üçüncü bir devletin eylem ve işlemlerinin değerlendirilmesini teşkil ettiği durumlarda UAD’nin yargı yetkisini kullanmaktan kaçınmasına ilişkindir. Çalışma, ilkenin kapsamını ve UAD kararlarındaki uygulamalarını analiz ederek, Nikaragua v. Almanya davasında ilkenin uygulanabilirliğini tartışmaktadır. Çalışmada, soykırımı önleme ve insancıl hukuka riayet etme yükümlülüklerinin kapsamını incelenerek, Almanya’nın yükümlülüklerinin İsrail'in eylemlerinden bağımsız olarak ele alınıp alınmayacağı değerlendirilmektedir.Article Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Roma Statüsü’ne Taraf Olmayan Devletlerin Vatandaşları Bakımından Yargı Yetkisi: Vladimir Putin Davası(MEF Üniversitesi, 2023) Erson Asar, Bilge17 Mart 2023 tarihinde Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Başkanlık Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında tutuklama emri çıkartılması üzerine, uzun zamandır tartışılan Roma Statüsü'ne taraf olmayan devletlerin vatandaşları üzerinde UCM'nin yargı yetkisini kullanması meselesi, hele ki bu yetki görevde bir devlet başkanı üzerinde kullanılmak istenince, tekrar alevlenmiştir. Görevde oldukları sürece her türlü eylem ve işlemleri bakımından yargı bağışıklığına sahip olan devlet başkanlarının yargılanabilecekleri tek yer yetkili bir uluslararası ceza mahkemesi olabilir. Ancak bir uluslararası ceza mahkemesi, yargılama yetkisine sahip olsa bile, bu yargılamayı gerçekleştirmek o kadar kolay mıdır? Politika ile hukukun; devletlerin çıkarları ile hak ve yükümlülüklerinin, adalet bulma arayışı ile güç yarışının birbirine karıştığı konulardan biri olan bu mesele, iş Putin gibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGÜK) daimi üyelerinden olan bir devletin, 20 yılı aşkın süredir başındaki kişinin yargılamasına gelince, daha büyük handikaplar yaratmaktadır. Bu çalışma, Mahkeme'de UCM Statüsü'ne (Roma Statüsü) taraf olmayan bir devletin görevdeki başkanının yargılanması ve Roma Statüsü'ne taraf devletlerin UCM ile iş birliği yükümlülüklerinin önünde uluslararası hukukta kabul edilen bağışıklıkların bir engel teşkil edip etmeyeceğini ele almaktadır.Book Uluslararasi hukuk bağlaminda devlet-dışı aktörlerin çevresel sorumluluğu: Uluslararası örgütler, hükümetdışı örgütler ve ticari kuruluşlar(Yetkin Yayınları, 2021) Erson Asar, Bilge...Book Part Uluslararası hukukun grı̇ alanı olarak sı̇ber faalı̇yetler eksenı̇nde devletı̇n egemenlı̇ğı̇ne ilı̇şkı̇n güncel tartışmalar(On İki Levha Yayıncılık, 2020) Erson Asar, BilgeSiber alan, veya başka bir deyişle siber uzay, mekandan ve zamandan soyutlanmış bir alana işaret etmektedir. Bu alan,kara, hava, deniz ve uzaydan sonra kendine özgü bir yapısı olan 5. bir alan olarak tanımlanmaktadır. İlk zamanlardadevletlerin çok fazla ilgilenmedikleri bu alan, internet kullanımının 21. yüzyılda giderek artmasıyla siber suçlar, kişisel verilergibi alanlarda düzenleme ihtiyacıyla dikkat çekici hale gelmiştir. Bunun da ötesinde, Estonya’nın maruz kaldığı DDoS türüsaldırılarla başta devlet kurumları olmak üzere ülkede pek çok kurumun siber altyapılarının birkaç gün çalışmaması,uluslararası toplumun siber alandaki uluslararası hukuk kurallarını belirleme ihtiyacını su yüzüne çıkarmıştır. Uluslararasıhukukun klasik egemenlik kurallarının siber alana uygulanması, alanın kendine özgü ve insan yaratımı yapısı nedeniyleciddi bir zorluk olarak ortaya çıkmaktadır. Siber alanda devletin egemenliğine ilişkin ortaya atılan görüşlerin eksenindeülkesel egemenlik kavramı bulunmaktadır ancak bu kavrama atfedilen değer, siber uzayın devletler dışı aktörleri de içinealacak bir egemenliği yeterli düzeyde karşılamamaktadır. Siber alanda yapılan siber alanın bağımsızlığı, res communis,siber alanda devletlerin mutlak egemenliği ve devletlerin kısmi egemenliği tartışmaları, alana ilişkin farklı değerlendirmeleriortaya koysalar da hiçbiri yerleşik bir siber egemenlik anlayışını yansıtmamaktadır. Bu nedenle siber alanın sui generis yapısı dikkate alınarak konunun çok aktörlü ve fiziksel sınırların ve zamanın ötesine taşan yapısı göz önünde tutularak bağlayıcı bir hukuk düzenine kavuşturulması gerekmektedir.Book Part Uçuş Güvenliğine Bir Tehdit Olarak Kural Tanımaz Yolcu(On İki Levha Yayıncılık, 2019) Erson Asar, BilgeHavacılık güvenliğine ilişkin en sık karşılaşılan durumlardan biri kural tanımaz yolcu vakalarıdır. Uçak içinde gerçekleşen eylemlerin cezalandırılması ve kaptana ve mürettebata müdahale yetkisi veren 1963 tarihli Uçaklarda İşlenen Suçlara veDiğer Bazı Eylemlere İlişkin Konvansiyon’un (Tokyo Konvansiyonu) yeterli cevabı vermemesi karşısında 2014 yılındaKonvansiyona ek bir Protokol kabul edilmiştir. Henüz yürürlüğe girmemiş olsa da ülkemizin de onaylayan devletlerden biriolduğu 2014 tarihli Uçaklarda İşlenen Suçlara ve Diğer Bazı Eylemlere İlişkin Konvansiyonun Tadil Edilmesine İlişkinProtokol (Montreal Protokolü), Tokyo Konvansiyonu’nda temel değişiklikler öngörmektedir. Bu yenilikler, „uçuş“kavramnının yeniden düzenlenmesi, suç teşkil eden eylemlerin tanımlanması, yargılama yetkisinin genişletilmesi, uçak içinde güvenlikgörevlisinin rolü ve zarara uğrayanların tazminat hakkı olarak sayılabilirBook Part İfade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü(Türkiye Barolar Birliği, 2020) Tezcan, Durmuş; Erson Asar, Bilge; Çulha, Rıfat; Demirdağ, Fahrettin; Oktar, Salih; Önok, Murat; Yenisey, Feridun; Yıldız, CerenTürkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi İfade Özgürlüğü ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Çalışma Grubumuzun geçtiğimiz yıl oluşturulan raporda benimsenen sistemitakip ederek 2020 yılı raporunda da güncel gelişmeleri değerlendirmeye gayretgöstermiştir.Conference Object Judicial Independence in Turkey(Padova University, 2018) Erson Asar, BilgeJudicial independence is one of the main pillars of a democratic society. However, this important concept has always been challenged by the so-called authoritarian regimes. This paper explores the development of judicial independence within the Turkish legal system and takes a closer look at the challenges that it has been facing over the last decade.Report Prosecuting a Judge That Enjoys Diplomatic Immunity: the Case of Judge Aydın Sefa Akay(verfassungsblog.de, 2018) Erson Asar, BilgeAfter the coup attempt on 15 July 2016, more than 80,000 people have been detained in Turkey. One of the most interesting incidents was undoubtedly the arrest of International Residual Mechanism for Criminal Tribunals’ (MICT) (former) Judge Aydın Sefa Akay. The main problem in this situation was whether Judge Akay enjoyed diplomatic immunity even from his own State’s jurisdiction.Conference Object Uçuş güvenliğine bir tehdit olarak kural tanımaz yolcu (conferenceObject)(2018) Erson Asar, BilgeKural tanımaz yolcu, havacılık güvenliğini etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, havacılık güvenliğini tehlikeye atan olaylarda uygulanacak hukuksal kuralların çerçevesinin çizilerek, düzenlemelerin uygulamadaki ihtiyaca ne ölçüde cevap verebildiğini/verebileceğini sorgulamaktadır.Book Part İfade özgürlüğü çalışma grubu ön raporu(Türkiye Barolar Birliği Yayınları: 350, 2017) Tezcan, Durmuş; Erson Asar, Bilge; Çulha, Rifat; Demirağ, Fahrettin; İçöz, Hasan; Oktar, Salih2016 ve 2017 yıllarında Türkiye'deki ifade özgürlüğünün durumuna ilişkin özet niteliğindeki bu çalışmada AYM ve AİHM kararlarına yönelik bir istatistik sunulduktan sonra ifade özgürlüğünün son dönemde ülkemiz açısından en çok tartışma yaratan meseleler kısaca ele alınmıştır. Hem AYM hem de AİHM kararlarına bakıldığında, en çok başvurunun basın özgürlüğü kapsamında yapıldığı gözlenmiştir. Bu nedenle çalışmanın önemli bir kısmı, gazetecilerin ifade özgürlüğü ve haber yapma hakkı çerçevesinde şekillenmiştir. Bununla birlikte savunma dokunulmazlığı, medyaya yapılan müdahaleler, bilgiye erişim özgürlüğünün kısıtlanması, internet yasakları, bilimsel ve sanatsal ifade özgürlüğü ile erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının (oto)sansür etkileri gibi konulara da değinilmiştir.
