Hukuk Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1935
Browse
13 results
Search Results
Article Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Roma Statüsü’ne Taraf Olmayan Devletlerin Vatandaşları Bakımından Yargı Yetkisi: Vladimir Putin Davası(MEF Üniversitesi, 2023) Erson Asar, Bilge17 Mart 2023 tarihinde Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Başkanlık Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında tutuklama emri çıkartılması üzerine, uzun zamandır tartışılan Roma Statüsü'ne taraf olmayan devletlerin vatandaşları üzerinde UCM'nin yargı yetkisini kullanması meselesi, hele ki bu yetki görevde bir devlet başkanı üzerinde kullanılmak istenince, tekrar alevlenmiştir. Görevde oldukları sürece her türlü eylem ve işlemleri bakımından yargı bağışıklığına sahip olan devlet başkanlarının yargılanabilecekleri tek yer yetkili bir uluslararası ceza mahkemesi olabilir. Ancak bir uluslararası ceza mahkemesi, yargılama yetkisine sahip olsa bile, bu yargılamayı gerçekleştirmek o kadar kolay mıdır? Politika ile hukukun; devletlerin çıkarları ile hak ve yükümlülüklerinin, adalet bulma arayışı ile güç yarışının birbirine karıştığı konulardan biri olan bu mesele, iş Putin gibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGÜK) daimi üyelerinden olan bir devletin, 20 yılı aşkın süredir başındaki kişinin yargılamasına gelince, daha büyük handikaplar yaratmaktadır. Bu çalışma, Mahkeme'de UCM Statüsü'ne (Roma Statüsü) taraf olmayan bir devletin görevdeki başkanının yargılanması ve Roma Statüsü'ne taraf devletlerin UCM ile iş birliği yükümlülüklerinin önünde uluslararası hukukta kabul edilen bağışıklıkların bir engel teşkil edip etmeyeceğini ele almaktadır.Article Presentation Article Sivil Amaçlı Nükleer Santral İşletilmesinden Doğan Zararlardan Sorumluluk(MEF Üniversitesi, 2022) Uysal,CemTeknolojik ilerlemeler ve hayat standartlarının değişmesi, her geçen gün küresel enerji ihtiyacını arttırmaktadır. Nükleer enerji, 1900'1erin ortalarından beri, fosil yakıtlardan daha temiz ve daha güvenli olduğu gerekçeleriyle, bunlara alternatif olarak gösterilmektedir. Fakat bunların yanında nükleer enerji, çok geniş coğrafyaları uzun süre etkisi altına alacak çok büyük facialara sebep olma potansiyeline sahiptir. Bu sebeple, nükleer enerjiyle enerji üretimine yönelik olarak özel bir sorumluluk rejimi yaratma gereği doğmuştur. Uluslararası sorumluluk, idari sorumluluk, cezai sorumluluk ve insan hakları hukuku sorumluluğu bu rejimin kamu hukuku ayağını oluştururken; pek çok uluslararası anlaşma, protokol, karar ve ulusal mevzuat da rejimin özel hukuk ayağını oluşturmaktadır. Paris Sözleşmesi, ülkemizde, 5710 sayılı Kanun'un açık atfıyla, nükleer santral işletenin özel hukuk sorumluluğunun temel dayanağı olan belgedir. Bunun yanında bu tip sorumluluğun çevre hukuku sorumluluğuyla da kesişmesi söz konusudur.Article Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 17/b Maddesinin İkinci Fıkrasında Tapu Siciline Düşülebileceği Öngörülen Şerhin Hukuki Niteliği ve Meydana Getireceği Etkiler Üzerine Değerlendirmeler(MEF Üniversitesi, 2023) Kapancı, Kadir Berk5 Nisan 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28 Mart 2023 Tarihli ve 7445 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu özelinde de bazı değişiklikler ve yenilikler getirmektedir. İşte bunlardan bir tanesi, Ara buluculuk Kanunu'na yeni eklenen ve 1 Eylül 2023'te yürürlüğe girecek olan 17/B maddesidir. Toplamda beş fıkradan oluşan ilgili yeni madde ilk fıkrasında, taşınmazların devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğunu belirttikten sonra, ikinci fıkrasında da arabuluculuk sürecinde ilgili uyuşmazlıklar dahilinde tapu siciline bazı şartlarla düşülebilecek olan bir şerh kaydıyla ilgili özel düzenleme getirmiştir. İşbu çalışmamız, ilk planda şerhlere ilişkin genel bilgiler ışığında, ilgili düzenlemede (Arabuluculuk Kanunum. 17/B f. 2) sözü geçen şerhin hukuki niteliğinin, tapu siciline düşülme şartlarının, şerhin düşülmesi halinde nasıl bir etki (veya etkiler) meydana getireceğinin ve son olarak şerhin etkisini nasıl yitireceğinin ortaya koyulmasını hedef tutmaktadır. Bu açıklamaların akabinde ise, yeni düzenleme anılan şerh kaydının işlevselliğinin ve kullanım etkinliğinin artırılabilmesi için eleştirel bir bakış açısıyla inceleme masasına yatırılacak ve ilgili düzenlemede bu uğurda yapılabilecek bazı somut değişiklik önerilerinde bulunulacaktır.Article Vesayet ve Denetim Makamlarının Onayına Muhtaç İşlemler (tmk M. 462-463)(MEF Üniversitesi, 2023) Kurt, EkremVesayet, sınırlı ehliyetsiz veya tam ehliyetsiz sayılan kimselerin hukuki güvenliğini sağlamak için TMK tarafından öngörülen iki temel yasal temsil rejiminden biridir. Diğer rejim velayettir. Velayette veli her zaman ana ve/veya baba olduğu için bunlara güven tamdır. Oysa vesayette vasi çoğu zaman ana baba dışındaki kimselerdir. Zayıf durumdaki bir kişinin en iyi ve doğal koruyucusu onu dünyaya getiren kişiler, yani ana ve babadır. Bu paradigmadan hareket eden kanun koyucu velinin denetimine çok sınırlı hallerde gerek duymuşken vasi üzerinde ise tam bir güvensizliğe dayalı düzenlemeler öngörmüştür. Vasi TMK m. 462'de sayılan on dört kalem önemli işlem bakımından vesayet makamının iznine tabi tutulmuştur. Vesayet makamı özel vesayette aile meclisi iken kamu vesayetinde sulh mahkemesidir. Yine TMK m. 463'te yedi kalem olarak sayılan ve daha önemli olduğu kabul edilen işlemler bakımından da vesayet makamının iznine ilave olarak denetim makamının da izni aranmıştır. Denetim makamı her zaman asliye mahkemesidir.Article Türk Hukukunda İnternet Ortamında Mal Satışına Yönelik Sözleşmelerde Cayma Hakkının Kullanılması(MEF Üniversitesi, 2022) Işıntan, PelinTüketiciye kayıtsız ve şartsız olarak yapmış olduğu işlemden kurtulma imkanı sağlayan cayma hakkı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da çeşitli tüketici işlemleri için öngörülmüştür ve tüketici açısından önemli bir imkandır. Cayma hakkının varlığı özellikle internet ortamında tüketiciyi daha rahat işlem yapmaya sevk eder. Covid-19 pandemisi sırasında önemi daha da iyi anlaşılan İnternet üzerinden kurulan mesafeli sözleşmeler artık modern hayatın bir parçası haline gelmiştir. Bu tür sözleşmelerin sıklıkla kurulduğu ve platform olarak tabir edilen çevrimiçi pazar yerleri tüketicinin çok kolaylıkla alışveriş yapmaya yönlendirildiği mecralardır. Bu bağlamda İnternet üzerinden bir taşınır satışına taraf olan tüketicinin korunması TKHK md.48 ile buna dayanarak çıkartılan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında gerçekleşir. Söz konusu mevzuatta yakın zamanda önemli değişiklikler yapılmıştır ve bunların bir kısmı cayma hakkının kullanımına ilişkindir. Bu çalışmada, sözleşme kurulduktan sonra tüketicinin korunması yönündeki en önemli araç olarak gördüğümüz cayma hakkı ve bu hakkın kullanılmasına ilişkin mevzuatta gerçekleşen son değişiklikler ele alınacaktır.Article Yönetim Kurulunda Kadınların Temsilini Sağlamaya Yönelik Araçlar(MEF Üniversitesi, 2022) Özcanlı, Fatma BerilKadınların şirket yönetim kurullarında temsilinin sağlanmasına yönelik yaklaşımının temelinde sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesinin koşullarından biri olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini öngören bakış açısı yer almaktadır. Gerçekten 2015 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen on yedi adet Sürdürülebilir Kalkınma İlkesi arasında yer alan beş numaralı ilke, toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisini sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için ulaşılması gereken bir hedef olarak ortaya koymaktadır.Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması öncelikle kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldıkları cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması; bunun yanında özellikle kadınların ekonomik kaynaklara ulaşma ve bunlar üzerinde eşit haklara sahip olmaları; siyasi, sosyal ve ekonomik karar alma mekanizmalarında temsillerinin sağlanması gibi yaklaşımları da beraberinde getirmektedir. Sürdürülebilir bir gelecek, ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile mümkün olacaktır. Cinsiyet temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması, basit bir insan hakları hukuku meselesi gibi ortaya çıkmaktaysa da aynı zamanda ekonomik gelişme ve büyümenin sağlanmasının da anahtarıdır.Konuya şirketler hukuku cephesinden baktığımızda, kadınların ekonomik karar alma mekanizmalarında temsilinin sağlanması bakımından en etkili araçlardan biri kadınların şirket yönetim organlarında temsilidir. Temsile ilişkin bu mekanizmanın kurulması, farklı hukuk sistemlerinde bu sistemlere uygun enstrümanlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir.Article Yapı Alacaklısı İpoteğinin Kurulması için Açılacak Dava Bağlamında Tapu Siciline Düşülecek Şerhin Hukuki Niteliği Üzerine Kısa Bir Değerlendirme(MEF Üniversitesi, 2022) Kapancı, Kadir BerkTürk Medeni Kanunu (“TMK”), belirlemiş olduğu bazı özel durumlarda, belirli şartlarla kanuni ipotek haklarından istifade edilmesine izin vermiştir. Bu hakların birkısmı, tescil edilmelerine dahi gerek olmadan doğrudan sicil dışında doğmakta, diğerbir kısmı ise ilk olasılığa göre bir adım geride, lehtarına sadece bir ipotek hakkının tescil edilmesini isteme yetkisini vermektedir. İşte TMK m. 893 f.1 b.3 ve 895 vd.’da öngörülen yapı alacaklısı ipoteği de, ikinci gruba giren bir ipotek hakkı yapısı gösterir. Bu hak, özel olarak yapı alacaklıları konumundaki edimlerini yerine getirmiş yüklenici ve zanaatkârların ücret alacaklarını garanti altına almaktadır. Hakkın kurulması için belirli şartların yerine gelmiş olması aranmakta, bu şartlar yerine gelmişse, TMK m.895 f.2’de öngörülen (yüklenilen işin tamamlanmasından itibaren başlamak üzere) 3aylık hak düşürücü süre içinde -ilgili taşınmazın malikinin bulunacağı tescil talebinde neticesinde- ipotek hakkının tapu sicil memuru tarafından düşülecek tescil kaydıyla kurulması temin edilmektedir. Olur da malik ilgili ipotek hakkının kurulmasına yönelikbir tescil talebinde bulunmazsa, yapı alacaklısı tarafından ona karşı bir ifa davası açılması kaçınılmaz olmakta, dava sonucunda elde edilecek karar da, tescilin yapılmasına esas teşkil edecek olan malikin tescil talebinin yerine geçmektedir. İşbu davada, bir şerh kaydının düşülmesi, kanuni ipotek hakkı lehtarının menfaatlerinin daha etkin biçimde korunması bakımından elzemdir. Söz konusu şerh kaydının hukuki niteliği ise tartışmalıdır. Ağırlıklı görüş, buradaki şerhin -meydana getireceği özel biretki nedeniyle- bir geçici tescil şerhi olduğu kanaatindedir. Oysa bu yaklaşımın ne denliyerinde bir yaklaşım oluşturduğu şüphelidir. İşbu çalışmamızın temel amacı, ağırlıklı görüşün ortaya koyduğu yaklaşım tarzına bir itiraz yükseltilerek ilgili şerhin hukuki niteliğinin içinde bulunulan hukuki kurgu da bir daha ele alınarak açıklığa kavuşturulmasıdır.Article Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu Üzerine Düşünceler (tck M.217/a)(MEF Üniversitesi, 2022) Akyürek, GüçlüHalkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu, yakın zamanda yürürlüğe girmiş ve çok tartışmalaryaratmıştır. Bu çalışmada suç, Ceza Hukukunun temel ilke ve kuralları ışığında elealınmaktadır. Yasallık ilkesinin yanında maddi unsur, manevi unsur ve özellikle ifade özgürlüğübakımından değerlendirilen suçun tanımındaki eksiklere ve bu belirsiz tanımın yarattığıolası hukuksal tehlikelere dikkat çekilmektedir. Son bölümde de konuya ilişkin olarak AvrupaKonseyi bünyesindeki Venedik Komisyonu'nun yayınladığı Görüş incelenmekte ve oradakiuyarıların altı çizilmektedir. Diğer ülkelerden de verilen örneklerle düzenleme eleştirilmekte,yaratacağı "caydırıcı etkiye" dikkat çekilmektedir. Maddenin kaldırılması önerilmektedir.
