İşletme Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1937
Browse
19 results
Search Results
Article Türkiye’de Sosyal ve Çevresel Muhasebe Eğitimi: Üniversitelerin Müfredatına Yönelik Bir İnceleme(2025-12-30) Öz, MerveBu çalışma, Türkiye'deki üniversitelerin işletme lisans programlarında sunulan muhasebe eğitiminin sosyal ve çevresel hesap verebilirlik çerçevesindeki yeterliliğini değerlendirmeyi ve ilgili konuların müfredata dahil edilmesinin gerekliliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada geleneksel muhasebe eğitiminin günümüz iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veremediği yönündeki eleştirilerden yola çıkılarak, devlet ve vakıf üniversitelerinin işletme bölümlerinin müfredatları doküman analizi yöntemiyle sistematik bir şekilde değerlendirilmiş ve sosyal ve çevresel sorumluluğun raporlamasını ele alan dersler incelenmiştir. Araştırma sonuçları, Türkiye'de işletme bölümlerinde sosyal ve çevresel sorumluluğun raporlanmasına yönelik ders sayısının oldukça az olduğunu göstermektedir. Derslerin tamamının seçmeli olarak verildiği tespit edilmiştir. Bu derslerin sınırlı olmasının nedenleri arasında akademisyenler ve öğrencilerin gösterdiği direnç, muhasebe derslerinin zor olarak algılanması ve bu konulara ilişkin eğitim materyallerindeki çeşitlilik eksikliği olabileceği ifade edilmiştir. Çalışma, bu konuların zorunlu derslere entegre edilmesinin, akademisyenlere yönelik mesleki gelişim olanaklarının artırılmasının ve öğrenci farkındalığını artıracak etkinliklerin yaygınlaştırılmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Muhasebe müfredatının, vergi odaklı ve kural temelli yaklaşımların yerine, hesap verebilirlik ve şeffaflığı temel alan modern bir yaklaşımla güncellenmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Akademi, meslek kuruluşları ve sektör arasında iş birliği eğitim ve uygulama arasındaki boşlukları kapatmak için oldukça önemlidir. Bu yaklaşım hem finansal hem de finansal olmayan sosyal ve çevresel bilgilerin raporlanmasının önemine dair farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.Article Yeni Bir Veri Kaynağı Olarak Google Trends: Gelecek Yönelimi Endeksi ile İlgili Bir Değerlendirme(Uluslararası Ekonomi İşletme ve Politika Dergisi, 2020-04-30) Ayan, BüşraWeb 2.0 ile birlikte oluşan etkileşimli ortam, yeni veri kaynaklarını beraberinde getirmiştir. Bu yeni veri kaynaklarından biri, Google arama motorunda yapılan sorgulara erişimi sağlayan Google Trends platformudur. Bu çalışmada, internet kullanıcılarının gelecek yıl hakkında geçmiş yıldan daha fazla bilgi arama derecesini ölçme amacı ile geliştirilen Gelecek Yönelimi Endeksi ele alınmıştır. Endeksi geliştiren araştırmacılar, bu endeks ile ekonomik veya sosyal göstergeler arasında saptanan anlamlı korelasyonları, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile yapılan Google sorguları arasındaki olası bir ilişki şeklinde yorumlamıştır. Bu bağlamda, bu endeks ile İnsani Gelişme Endeksi arasındaki ilişki 2017 ve 2018 yılları için incelenmiştir. Gerçekleştirilen korelasyon analizi bulgularında, Gelecek Yönelimi Endeksi ile İnsani Gelişme Endeksi arasında, geçmiş çalışmaları destekleyici şekilde, anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır.Article BIST sürdürülebilirlik 25 endeksi şirketlerinin su ve sanitasyon açıklamaları: Ska 6 çerçevesinde değerlendirme(Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 2025-12-28) Öz, MerveBu çalışma, BIST Sürdürülebilirlik 25 (XSD25) Endeksi’nde yer alan şirketlerin SKA 6: Temiz Su ve Sanitasyon hedeflerine yönelik açıklamalarını incelemektedir. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren 25 şirketin 2023 yılında yayımladığı raporlardaki suyla ilgili beyanları, MAXQDA24 yazılımı kullanılarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Analiz kapsamında su güvenliği, atık su yönetimi, hijyen ve sanitasyon, su verimliliği, suyun entegre yönetimi, su ekosisteminin korunması, su yönetiminde iş birliği ve paydaş katılımı gibi SKA 6 hedeflerine yönelik açıklamalar incelenmiştir. Sonuçlar, imalat sektörünün bu hedefler doğrultusunda en fazla açıklama yapan sektör olduğunu, Perakende ve Ticaret sektörünün de yüksek katılım sağladığını göstermektedir. Diğer sektörlerin de bu amaca önemli katkılarda bulunduğu belirlenmiştir. Şirketlerin en fazla üzerinde durduğu konular su yönetimi, atık su yönetimi ve su verimliliği olmuştur. Açıklamalar hem nitel hem de nicel veriler içermektedir. Bu çalışma, Türkiye’de özel sektörün su yönetimi ve SKA 6 hedeflerine uyum düzeyini değerlendiren literatüre katkı sağlamanın yanı sıra, şirketlerin su yönetimi politikalarını geliştirmelerine yönelik içgörüler sunmaktadır.Article Sürücüsüz Geleceğe Doğru: Otonom Araçlara Yönelik Tüketici Tutumları Üzerine Bir Araştırma(2025-07-15) Köse, Şirin GizemDijitalleşme ile gelişen otomasyon teknolojisi, günümüzde neredeyse her alanda kullanılmakta, günlük hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelmektedir. Otomasyon teknolojisinin en yeni uygulamalarından biri olan otonom araçlar, ulaşım sistemini temelden değiştirme potansiyeline sahip bir teknolojidir. Otomotiv sektörünün teknoloji ile geçirdiği bu değişim, insanların gerçekleştirdiği sürüş deneyimini otomatikleştirmektedir. Bu çalışmanın amacı otonom araçlara yönelik tutumları inceleyerek, otonom araçların benimsenmesini kolaylaştıran ve zorlaştıran unsurları ortaya çıkarmaktır. Bu kapsamda gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiş, temalar ortaya çıkarılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre otonom araçları benimsemeyi kolaylaştıran faktörler algılanan fayda (çevresel, sosyal, duygusal, toplumsal), algılanan kullanım kolaylığı ve kullanışlılık, kişilik özellikleri ve hayat tarzı, ilgilenim, görünürlük ve yaygınlaşma, denenebilirlik ve yeniliktir. Otonom araçları benimsemeyi zorlaştıran faktörler ise veri gizliliği ve teknoloji endişesi, yüksek fiyat algısı, düşük algılanan kullanım keyfi, güven eksikliği ve belirsizlik olarak ortaya çıkarılmıştır.Article Sanal Etkileyicilerin Yükselişi: Tüketici Tutumları Üzerine Keşfedici Bir Araştırma(Alanya Akademik Bakış Dergisi, 2025-01-30) Kose, Sırın GızemPazarlama iletişiminin önemli araçlarından biri haline gelen etkileyici pazarlamada dijitalleşme ve yapay zekanın etkisiyle sanal etkileyiciler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, sanal etkileyicilere ve sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanılmasına yönelik tüketici tutumlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda veri elde etmede nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre sanal etkileyicilere yönelik negatif tutumlar gerçek dışılık ve yapaylık, duygusal eksiklikler, endişe oluşturma, reklam unsuru olma; pozitif tutumlar ise yenilik ve ilgi çekicilik, kolaylık, uzmanlık olarak ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte, sanal etkileyicilerin pazarlama iletişiminde kullanımı kapsamında, sanal etkileyici kullanan markaya yönelik tutum ve satın alma niyeti ile, satın alma niyetini şekillendiren unsurlar da (sanal etkileyicilerin özellikleri, bireysel özellikler, kullanım stratejileri, ürün türü, ilgilenim) araştırılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, markalara pazarlama iletişimi çerçevesinde öneriler sunulmaktadır.Article Örgütsel Çift Yönlülük Üzerine Uluslararası Literatürde Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi(2024-10-31) Mutlu, CeyhanBu çalışmada, bibliyometrik analiz yönteminden yararlanarak, son yıllarda uluslararası literatürde artan bir öneme sahip olan örgütsel çift yönlülük kavramı kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu kavramın uluslararası literatürdeki oluşumundan gelişimine kadar olan tüm süreçler ve aktörler ele alınarak, yeni yeni gelişmeye başladığı ulusal literatürde de önemine dikkat çekmek amaçlanmaktadır. Araştırmanın verilerini, Web of Science veri tabanında yer alan, örgütsel çift yönlülük üzerine uluslararası literatürde yapılmış 1390 çalışma oluşturmaktadır. Elde edilen bu çalışmaları incelemek için, bibliyometrik analiz yönteminin yapılmasına olanak sağlayan, VosViewer 1.6.19. programından faydalanılmıştır. Bu programın yardımıyla, elde edilen çalışmalar arasındaki ortak yazarlar, atıflar, anahtar kelimeler gibi faktörlerin birbirileriyle olan ilişkisel bağlantıları incelenmiştir. Analiz sonuçlarını incelediğimizde, örgütsel çift yönlülük kavramının uluslararası literatürdeki gelişiminde aktörlerin rolleri net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Elde edilen tüm bulgular ışığında, örgütsel çift yönlülük kavramının ulusal literatürde de öneminin artması hedeflenmektedir.Article Psikolojik Sahiplik Kavramının Pazarlama ve Tüketici Davranışı Literatürüne Yansımaları: Bibliyometrik Bir Analiz(2023) Köse, Şirin Gizem; Çizer, Ece ÖzerTüketiciler ve sahip oldukları arasındaki ilişki değiştikçe, tüketimin yeni biçimleri ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, tüketicilerin benim- sedikleri yeni tüketim biçimlerine ilişkin çalışmalar da gün geçtikçe artmaktadır. Psikolojik sahiplik, özellikle de teknolojinin gelişimi ile pazarlama alanında önemini artıran kavramlardan biri olarak ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada psikolojik sahiplik kavramının pazarlama ve tüketici davranışı literatüründeki gelişimine ışık tutulması amaç- lanmıştır. Bu amaçla, 2008-2023 yılları arasındaki 195 çalışma bib- liyometrik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, psikolojik sahiplik konusunun pazarlama ve tüketici davranışı litera- türünde yeni ve dinamik bir kavram olarak önemini arttırdığı görül- mektedir. Psikolojik sahiplik, sıklıkla paylaşım ekonomisi ve bağlılık ile birlikte ele alınmaktadır.Article Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çalışmalarında Marka Uyumu ve Algılanan Sosyal İkiyüzlülük(Pamukkale Üniversitesi, 2020) Elif Güner; Tosun, Petek; Güner, ElifArtan çevresel sorunlar, küresel krizler ve sosyal problemler nedeniyle, işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) faaliyetleri çok önemli hale gelmiştir. Diğer taraftan, işletmenin faaliyet alanı ile KSS çabaları arasında uyum olmadığında, tüketiciler KSS aksiyonlarını ikiyüzlü olarak algılayabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, marka-KSS uyumunun, tutum aracı değişkeni üzerinden satın alma niyeti üzerindeki etkisini ve algılanan sosyal ikiyüzlülüğün marka-KSS uyumu ve marka tutumu ilişkisi üzerindeki rolünü incelemektir. Araştırma modeli, deneysel serim ile test edilmiştir. Marka-KSS uyumu yüksek olduğunda markaya yönelik tutumun, marka-KSS uyumunun düşük olduğu duruma kıyasla daha olumlu olduğu bulunmuştur. Marka-KSS uyumunun yüksek olması, markaya yönelik tutumu ve satın alma niyetini olumlu etkilemektedir. Marka-KSS uyumunun düşük olduğu deney grubunun markaya yönelik tutumu da hiçbir KSS faaliyetinden bahsedilmeyen kontrol grubuna göre daha pozitiftir. Marka-KSS uyumunun satın alma niyetini doğrudan etkilemediği, tutum değişkeninin aracılık etkisi üzerinden dolaylı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Algılanan ikiyüzlülüğün marka-KSS uyumu ve marka tutumu ilişkisindeki düzenleyici etkisinin anlamlı olmadığı görülmüştür.Article Sosyal Medya Etkinliğinin Ölçümü: Firmaların Twitter Kullanımına İlişkin Bir İnceleme(Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020-03-24) Ayan, Büşra; Gürsoy, Umman Tuğba; Can, MustafaBu çalışmanın amacı farklı sektörlerde faaliyet gösteren lider rakip firmaların sosyal medya etkinliklerinin ölçülmesidir. Bu kapsamda, 2018 Şubat ayı boyunca Twitter kullanıcılarının kozmetik, pazaryeri ve elektronik sektöründe faaliyet gösteren rakip firmalar hakkında yaptıkları paylaşımlar ve bu firmaların kurumsal Twitter hesaplarından yapmış oldukları paylaşımlar Sosyal Medya Madenciliği yöntemi ile analiz edilmiştir. Firmalar hakkındaki tweet sayısı, tweet değeri (olumlu, olumsuz, nötr), takipçi kazanımı, yanıt sayısı, retweet sayısı ve beğeni sayısı başlıklarından oluşan Twitter etkinliğinin ölçüm kriterleri ele alınarak bir başarı sıralaması yapılmış ve en başarılı firmanın kozmetik, en düşük sıralamaya sahip firmanın ise elektronik sektöründen olduğu tespit edilmiştir. Tweet değerini saptayabilmek için Duygu Analizi gerçekleştirilmiştir ve olumlu tweet oranının kozmetik firmaları için daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Article Citation - WoS: 35Covid-19 Sonrası Yükseköğretim(Deomed, 2020-07-27) Erkut, ErhanHigher education is one of the most severely impacted sectors by Covid-19. Almost all schools worldwide had to stop face-to-face education and approximately 2 billions students were forced to get their education online. This pandemic demonstrated that the Turkish higher education system was not well-prepared for a crisis of this proportion, nor was it ready for effective online teaching. High-quality online education is a fact of life now, and administrators, as well as faculty members have an important task on hand. In this opinion piece, 1 offered some ideas about improving the quality of online education, and discussed other impacts of this pandemic on higher education, along with some warnings. I believe this pandemic offers an opportunity for the outdated higher education system worldwide and the universities (and countries) that adopt quickly will be the winners.
