İşletme Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1937
Browse
10 results
Search Results
Book Üniversite Seçerken(Optimist Yayım Dağıtım, 2017) Erkut, Erhan; Gerçek, Çiçek30 yılı aşkın akademik hayatı boyunca yurtiçi ve yurtdışı üniversitelerde dekanlık ve rektörlük dahil yönetici kadrolarında çalışarak eğitim sistemi ve paydaşları hakkında deneyim kazanan Erhan Erkut, öğretim üyeliği yapmayı hiç bırakmadı ve önceliği daima öğrencileri oldu. Dünya çapında sürdürdüğü bilimsel araştırmalarının yanında, özellikle eğitim ve girişimcilik üzerine yoğunlaşmış sivil toplum kuruluşlarında aktif görev alarak deneyimlerini öğrenci ve öğretmenlerle yüz yüze paylaşmakta; birebir görüşemediklerine ulaşmak içinse bloğunda (erhanerkut.com) yayınladığı inceleme yazıları ve sosyal medya paylaşımlarını kullanmaktadır. "Üniversite Seçerken" isimli bu kitabında, üniversite seçiminin yanında genel olarak üniversitelerden, üniversitelerin gençlere ne verdiğinden (ve vermediğinden) ve en önemlisi lise öğrencilerinin kendilerini geliştirmeleri için nelere odaklanmaları gerektiğinden de bahsederek gençlerimize akademik ve profesyonel kariyerlerinde rehber olmaktadır.Erhan Hoca, kitabı tek yönlü bir aktarımın ötesine taşımak amacıyla, okuyucuyu kitapta bahsedilen konularda Twitter (#UniSecEE) üzerinden kendisi ile iletişime geçmeye davet ederek, okuyucuların da soru ve yorumlarıyla katkı yapabilmesinin yolunu açmaktadır.Article Sosyal Medya Madenciliği ile Firmaların Twitter Verilerinin İncelenmesi(2019-04-09) Ayan, Büşra; Gürsoy, Umman Tuğba; Can, MustafaBu çalışma, farklı sektörlerde faaliyet gösteren rakip firmaların Twitter verilerini analiz ederek, firmaların Twitter verilerinin firmalara göre anlamlı bir uyum gösterip göstermediğinin tespit edilmesini, firmaların Twitter’da paylaştıkları içeriklerin kümelenmesini ve hangi içerik kümesinin en fazla etkileşime yol açtığının belirlenmesini amaçlamaktadır. Bu kapsamda, 2017 yılı boyunca kozmetik, elektronik ve pazaryeri sektörlerinde faaliyet gösteren rakip firmalar tarafından paylaşılan Twitter verileri, Sosyal Medya Madenciliği süreci izlenerek analiz edilmiştir. Firmaların Twitter verilerinin firmalara göre anlamlı bir uyum gösterip göstermediği Uygunluk Analizi ile tespit edilmiştir. Firmaların Twitter paylaşımları ise Metin Madenciliği ön işleme metotlarından faydalanılarak “Özel Teklif”, “Yarışma & Etkinlik”, “Ürün”, “Sosyal”, “Destek & Geri Bildirim” ve “Özel Etkileşim” kategori başlıklarıyla kümelenmiştir. Firmaların elde ettikleri etkileşimlerin büyük bir çoğunluğunun azınlıktaki paylaşımlardan gelmesi sebebi ile hangi içerik kümesinin en fazla etkileşime yol açtığı Pareto İlkesi yardımı ile belirlenmiştir.Article Fi̇nansal Hi̇zmetlerde Kurumsal Marka İ̇maji ve Marka Güveni̇ni̇n Bankacılık Hi̇zmeti̇ Alma Ni̇yeti̇ne Etki̇si̇(Ppad, 2019) Elif Börekçi; Selime Sezgin; Tosun, Petek; Börekçi, Elif; Sezgin, Selime DemetBu çalışmanın amacı, bireysel bankacılık hizmetlerinde kurumsal marka imajı ve marka güveninin bir bankadan hizmet alma niyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Müşterilerin bankaya varlık emanet ettikleri yatırım hesapları ile bankadan varlık ödünç aldıkları ih- tiyaç kredisi arasında alınan hizmetin değerlendirilmesi sırasında tüketici hizmete fark- lı noktalardan baktığından, bankacılık ürünleri arasında karşılaştırma da yapılmıştır. Bu çalışmanın kavramsal modeli, Gerekçeli Eylem Teorisi’ne dayandırılmış ve davranışsal niyeti etkileyen değişkenlere marka güveni ve kurumsal marka imajı eklenerek model ge- nişletilmiştir. Kantitatif araştırma yöntemi kapsamında yapılan regresyon analizlerinin so- nucunda, kurumsal marka imajı ile marka güveni kavramlarının, tutum değişkeni aracılığı ile bankacılık ürünü satın alma niyetini pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Kurumsal marka imajı, bankacılık ürünlerinin ana kategorileri olan bireysel kredi ürünleri, yatırım ürünleri, kartlar ve dağıtım kanallarını kullanma niyeti üzerinde önemli etkiye sahiptir. Araştırma sonucunda, Gerekçeli Eylem Teorisi, finansal hizmetler alanında marka güveni ve kurumsal marka imajı kavramları ile genişletilerek, finansal hizmetler alanında yapılacak çalışmalar için araştırmacılara bir model önerilmiştir.Article Pazarlama Biliminde Duygu ve Duygu Durumu Kavramları İçin Baz Alınmış Teoriler(Tübitak Dergi Park, Özel Akademi, 2019-10-15) Tosun, Petek; Sezgin, Selime; Uray, NimetEmotions, which are integral parts of everyday life and human beings, have been studied in various contexts within marketing science. The aim of this article is to conceptually examine the studies that have been focused on cognitive processes, purchasing behavior, product and service evaluation, and brand-consumer relationship, and explain the general contexts that include mood and emotion concepts by summarizing the theories about emotions in marketing science. Twelve theories including the Affect-as-Information Model, Affect Infusion Model, Heuristic and Systematic Processing, and Congruence Theories have been explained as the emotional mechanisms that affect consumers' cognitive processes and behaviors. This study, which classifies and summarizes the theories that are used as a theoretical base in marketing, is the first study in this field and aimsto create a source for the conceptual frameworks of future researches. In this stu dy where the theories based on mood and emotions in marketing are explained and classified, the implications for marketing managers are also included. In marketing, research on mood and emotions has been increasing in recent years, yet more research is needed to fully understand the impact of emotional processes on cognitive processes and consumer behavior.Conference Object Münih Güvenlik Konferansı’ndan İzlenimler(BİLGESAM, 2019) Kibaroğlu, MustafaGüvenlik ve savunma konularında en prestijli uluslararası toplantıların başında, hiç şüphesiz, geçmişi 1963 yılına kadar giden Münih Güvenlik Konferansı gelmektedir. Soğuk Savaşın en kritik günlerinin yaşandığı Ekim 1962’de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Sovyetler Birliği Küba’ya yerleştirilen nükleer füzeler sebebiyle nükleer bir çatışmanın eşiğine kadar gelmişlerdi. Kısaca “Küba Füze Krizi” olarak tarihe geçen bu gelişme sonrasında, Doğu ve Batı Blokları arasında uluslararası güvenlik konularına bakışta önemli değişiklikler meydan geldi ve bloklar arası iletişim hatlarının daimi olarak tesis edilmesinin önemi daha iyi anlaşıldı. Batı ittifakını oluşturan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyeleri açısından, güvenlik politikalarının ve ortak askeri stratejilerin Atlantik Okyanusu’nun iki yakası arasında daha fazla işbirliğiyle ve daha uyumlu bir şekilde tespit edilmesinin gereği ön plana çıktı. Bu amaçla, 1963 Sonbaharında, Münih’te, Batı Avrupalı ve Amerikalı uzmanların katılımlarıyla başlayan toplantılar dizisi, Kuzey Atlantik İttifakı içinde güvenlik konularında ortak anlayışın gelişmesine ve güçlenmesine yönelik nitelikli bir tartışma zemini oluşturdu.1963 yılından bu yana her yıl tekrarlanan bu toplantılar, zaman içinde “Transatlantik Aile Toplantısı” olarak da adlandırılan saygın bir geleneğe dönüştü. Soğuk Savaş’ın bitmesi ve önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin dağılması sonucunda, iki kutuplu uluslararası sistemin sona ermesiyle birlikte, Münih Güvenlik Konferansı, hem katılımcıların geldikleri bölgeler ve ülkeler bakımından, hem de gündemine aldığı konular bakımından küresel bir görünüm kazanmaya başladı.Article Türkiye'de Yükseköğrenim Finansmanının Özelleştirilmesi(Sosyoekonomi Society, 2018-01-31) Son-Turan, SemenThis study aims at developing a model for the privatization of higher education finance inTurkey. While the primary target is the NEET (Not in Education, Employment, or Training)population, it offers a broad range of potential solutions involving asset securitization for highereducation financing. Data is driven from secondary sources. The paper presents an interdisciplinaryapproach for privatizing higher education finance involving the labor market, higher educationinstitutions and the Turkish capital market and constitutes a unique contribution to the Turkish highereducation finance literature.Article Girişimcilik Politika ve Stratejilerinin Girişimcilik Ekosisteminin Gelişimi Üzerindeki Etkileri: Doğu Asya Örneği(2018) Karadağ, HandeDevlet destekli girişimcilik politika ve stratejilerini özel sektör ile iş birliği ve uyum içerisinde gerçekleştirerek yüksek teknoloji yaratmada dünyanın önde gelen bölgeleri arasına giren Doğu Asya ülkeleri, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yenilikçi ekonomiye geçiş aşamasındaki ülkeler için başarılı birer örnek oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, Doğu Asya kaplanları olarak adlandırılan Singapur, Tayvan, Hong Kong ve Güney Kore’de müdahaleci olarak başlayıp zaman içinde destekleyici ve düzenleyici bir yapıya evrilen kamu politika ve stratejilerini girişimcilik bağlamında ele alarak, konu politikaların girişimcilik ekosisteminin gelişimi üzerindeki etkilerini, yayınlanan küresel girişimcilik endeksleri ışığında analiz etmektir. Çalışmanın sonuçları, Doğu Asya ülkelerinde girişimcilik ekosisteminin gelişmesinde önemli yer tutan devletin kolaylaştırıcı ve teşvik edici rolü ile küresel üretim ve teknoloji ağları ile entegre olmanın ve girişimcilik eğitimi ve finansmanı alanlarındaki devlet destekli politikaların, ülkemizdeki yenilikçi girişimlerin sayı ve nitelik olarak artması için de örnek teşkil edebileceğini ortaya koymuştur.Article Avrupa Birliği (ab) Üyelik Sürecinde Türkiye’de Girişimcilik Ekosisteminin Değerlendirilmesi: Küresel Girişimcilik ve Kalkınma Endeksi (gedı) Yöntemi ile Karşılaştırmalı Bir Analizi(2017) Karadağ, HandeAvrupa Birliği (AB) üyelik sürecindeTürkiye’de girişimcilik ekosisteminin değerlendirilmesi: Küresel Girişimcilik ve Kalkınma Endeksi (GEDI) yöntemi ile karşılaştırmalı bir analizÖzGirişimcilik ve ekonomik gelişmişlik arasındaki yakın ilişki nedeniyle girişimsel faaliyetler ve kamu politikalarının bu faaliyetleri teşvik derece ve yöntemleri son dönemlerde araştırmacılar tarafından yoğunlaşılan konular arasında yeralmaktadır. Konu çalışma Avrupa Birliği üyelik sürecinde olan Türkiye’nin girişimci firmalar üretme konusundaki mevcut performansınıekonomik büyüme, girişimcilik politikalarıve girişimcilik faktörlerinin ilişkileri açısından ele almaktadır. Çalışma içeriğinde birliğe üye ülkeler ve Türkiye’nin girişimsel faaliyetleri Küresel Girişimcilik ve Kalkınma Endeksi (GEDI) yöntemindeki üç ana başlık, ondört sütun ve yirmisekiz bireysel ve kurumsal değişken üzerinden karşılaştırılmış ve ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada ortaya konan bulgular ışığında zayıf alanların geliştirilmesine yönelik öncelikli politikaların oluşturulması konusundaki önerilere çalışmanın son bölümünde yer verilmiştir.Article Sera Gazı Emisyonları ile Mücadelede Uluslararası Ticaret Bağlantılı Uygulamalar(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2017) Karadağ, HandeSera gazı emisyon miktarları kullanılarak hazırlanan iklim modelleri, önümüzddeki dönemde tehlikeli boyutlarda iklim değişiklikleri yaşanmasını öngörmektedir. Atmosferdeki giderek artan karbondioksit (CO2) emisyonları ve bunun yaratacağı küresel boyuttaki iklim sistemi değişimleri, bu değişimlerin yaratacağı etkiler ve sonuçları ile alınması gereken kısa ve uzun dönemli önlemler, uluslararası platformlarda tartışılmaktadır. Konu çalışmada uluslararası ticaretten doğan emisyonların küresel ısınma ve iklim değişikliğine ne şekilde etkisi olduğu ve emisyon azaltımı için ticaret politikalarında ne tür değişimlerin sözkonusu olabileceği tartışılmıştır. Avrupa Birliği’nin dünya ticaret hacminde en büyük paya sahip olması ve dünya ülkelerine iklim değişkliği ve emisyon salınımları konudaki öncülük yapma misyonunu üstlenmesi nedeniyle, Birlik kapsamında bu yöndeki çalışmalar, politika değişiklikleri ve alınacak önlemler çalışma içeriğinde detaylı larak irdelenmiştir.Article Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Uluslararasılaşma: Küresel Doğan İşletmelerin Süreç, Strateji ve Örgütsel Yetkinlikleri Üzerine Bir Değerlendirme(Beykoz Akademi, 2018-11-12) Karadağ, HandeKüçük ve orta ölçekli işletmeler ile çok uluslu işletmelerin uluslararasılaşmaları, bu işletmelerin gerek yapısal gerekse kaynak erişimlerindeki farklılıklar nedeniyle birbirine benzer olmayan süreçler izlemektedir. Uppsala modelinin öncülüğünü yaptığı ve yenilikçi ve ağ kurma yaklaşımları ile devam eden küçük işletme uluslararasılaşma yaklaşımları, bu firmaların yavaş ve kademeli bir uluslararasılaşma sürecinden geçtiğini öngörmektedir. Bu aşamaları izlemeyerek kuruldukları ilk günlerden itibaren uluslararası pazarlara hitap eden küresel doğan işletmeler, özellikle son yirmi yıldır giderek artan sayıda kuramsal ve ampirik çalışmaya konu olmaktadır. Konu çalışmada, bu firmaların ortaya çıkışları ve süreçleri ile birlikte, uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde etmelerini sağlayan pazara giriş ve rekabet stratejileri ile örgütsel yetkinlikleri mercek altına alınmıştır. Çalışmanın sonuçları, bu işletmelerin rekabet ve pazara giriş stratejilerinin içsel özelliklerine göre heterojenlik gösterebildiğini, buna karşın yenilikçi ve girişimci kültüre sahip olma, yüksek teknoloji kullanımı, yönetim becerileri yüksek küresel vizyona sahip kurucular ve pazarlama ve öğrenme başta olmak üzere örgütsel yetkinliklerini geliştirme kapasitesi gibi ortak özellklerinin sürdürülebilir rekabet avantajı elde etmelerinde önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır.
