Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785
Browse
18 results
Search Results
Master Thesis Land Owners' Disagreement and Public Intervention in Case of Urban Renewal Based on Disaster Risk(MEF Üniversitesi, 2024) Dilek, Mehmet Ali; Kapancı, Kadir Berkİnsanlığın topluluklar halinde yaşamaya başlamasının ve sanayi devriminin yaşanmasının ardından köylerden kentlere göçler başlamış, ülkemizde de bu durum 1950'li yıllardan itibaren baskın bir biçimde görülmüştür. Hal böyle olunca, kontrolsüz bir biçimde göçler başlamış ve yapılan göçler ile kentler kapasitesinin çok daha üzerinde konaklama yapılmasına maruz kalmıştır. Yaşanan yoğunluk sebebiyle kentlerde imara aykırı, sağlıksız, güvenli olmayan, düzensiz, alt yapı yetersizlikleri ile çarpık bir düzen yaşanmaya başlamıştır. Tüm bunlara ek olarak, ülkemizin deprem bölgesinde yer aldığı da düşünüldüğünde bu yerleşim biçiminin afet riskine karşı mal ve can kaybına sebebiyet vereceği de şüphesiz ortadadır. Günümüze kadar kentsel yaşama geçişi kolaylaştırmak ve sistemleştirmek adına birçok düzenleme yapılmışsa da; bu düzenlemeler uygulama alanı bulamamış, denetimler de gerektiği şekilde gerçekleştirilememiştir. Keza, denetim ve uygulamalar bir yana bırakılsın, imara ve hukuka aykırı yapılarla ilgili çıkarılan af yasalarıyla birlikte aykırılık adeta meşrulaştırılarak insanların yaşamı ve yaşam standartları hiçe sayılmıştır. Yaşanan bu olaylar ülkemizde artık gözden kaçırılmayacak bir hal almış, üstelik yakın geçmişte yaşanan depremler ile kayıplarının ardından bir yapılanma ihtiyacı hasıl olmuştur. Tam bu noktada, daha güvenli ve sağlıklı bir yaşam ile imara uygun bir kentleşme adına Kentsel Dönüşüm yasası kurtarıcı yapılmak istenmiş ve bu konuda özel bir kanun yürürlüğe girmiştir. Çalışmanın ilk kısmında kentsel dönüşümün ne olduğu, tarihçesi, amacı ve metotları ve hukuki düzenlemelere ilişkin bilgi verilmiş, ikinci kısmında kentsel dönüşümün esaslarıyla 6306 sayılı kanunun uygulama bulduğu yapılar, uygulanma biçimi, süreci ve tarafların alacağı kararlar nezdinde sürecin nasıl ilerleyeceği ile yargıya taşınması durumlarıyla ilgili detaylandırma yapılmış ve son kısmında anlaşamayan paydaşlara karşı kamunun ne şekilde müdahalelerde bulunabileceğine yer verilmiştir.Master Thesis Data Breach and Its Consequences in Aspect of Kvkk and Gdpr(MEF Üniversitesi, 2024) Yıldız, Ayşenur; Kapancı, Kadir BerkKişisel verilerin korunması hukuku, günümüzde teknolojinin kullanımı günlük hayatın ayrılamaz bir parçası haline geldiğinden sürekli gündeme gelen, önemli bir konudur. Bu durum işlenecek kişisel mahiyetteki verilere ilişkin düzenlemelerin getirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda 24.03.2016 tarihinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yürürlüğe girmiştir. 25.05.2018 tarihinde ise, yine aynı ihtiyaç doğrultusunda Avrupa Birliği sınırları içerisinde uygulanmak üzere General Data Protection Regulation (Genel Veri Koruma Tüzüğü) yürürlüğe girmiştir. Bu çalışmada, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Genel Veri Koruma Tüzüğü uyarınca veri sorumlusunun yükümlülüklerinden biri olan veri güvenliğini sağlama yükümlülüğü incelenecek; veri güvenliği ihlali durumunda ilgili Veri Koruma Kuruluna ve ilgili kişilere bildirim yapma yükümlülüğü üzerinde durulacaktır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, kişisel verilerin korunması hukukunun temel kavramları tez çalışmasının konusuyla ilgisi bakımından sınırlı olarak incelenmiştir. İkinci bölümde, veri güvenliği kavramı ve veri sorumlusunun veri güvenliğini sağlama yükümlülüğü KVKK, GDPR ve ilgili sair mevzuat ışığında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise veri güvenliği ihlali kavramı incelenmiş, veri güvenliği sonucu olan bildirim yükümlülüğünün üzerinde durulmuş ve karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, General Data Protection Regulation (Genel Veri Koruma Tüzüğü), veri güvenliği, veri güvenliği ihlali, veri güvenliği ihlalinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna yapılacak bildirim, ilgili kişilere yapılacak bildirim. Bilim Dalı Sayısal Kodu: 54001Master Thesis Short-Time Working, in Turkish Labour Law(MEF Üniversitesi, 2024) Yumrutepe, Nida; Akyiğit, ErcanKüreselleşmenin bir sonucu olarak dünyayı etkileyen çeşitli büyük ölçekli krizler, işyeri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. İşverenler söz konusu krizin etik boyutunu ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek için işçilerin aleyhine uygulamalara başvurmaktadır. Bu bağlamda, krizlerin işyerindeki yıkıcı etkilerini geciktirmek ve işçilere yönelik haksız uygulamalara son vermek için istihdamı koruma politikaları geliştirilmiştir. İşsizliğin olası maliyetlerini en aza indirmek, mevcut işçilere iş güvencesi sağlamak ve elbette krizin etkisini en aza indirmek amacıyla, devlet desteğini de içeren ve iş güvencesi ilkeleriyle uyumlu bir kısa çalışma sistemi 2003 yılında 4857 Sayılı İş Kanunu madde 65 ile ulusal mevzuatımıza dahil edilmiştir. Bu çalışma, kısa çalışma sisteminin kapsamlı bir incelemesini sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İş, İş Hukuku, Kısa Çalışma, Kısa Çalışma Ödeneği, Zorlayıcı Sebepler, KrizMaster Thesis Legal Liability of the Physician in the Context of Plastic Surgery in the Light of Supreme Court Decisions(MEF Üniversitesi, 2024) Uzunoğulları, Alin Doğa; Kapancı, Kadir BerkThe topic of this thesis called ' Legal Liability Of The Physician In The Context Of Plastic Surgery Under Turkish Law ' basically aims to characterize the qualification of the plastic surgery under Turkish law and the legal responsibilities of the physician (plastic surgeon) that may arise in this context. First of all, the concepts related to plastic surgery will be explained by giving definitions of physician and patient. Afterwards, it will be explained in which cases the plastic surgery is considered legal in the doctrine. After the discussion of the legality of plastic surgery; the legal nature of the contract established between the physician and the patient for the purpose of plastic surgery, which has been the subject of different opinions in the doctrine, will tried to be revealed. After focusing on the discussions in the context of the contract of mandate, service contract, sui generis contract and contract of work in the doctrine, the evaluation of the legal relationship between the physician working in the private hospital and the patient will be made. In addition, the contractual responsibility of the physician in the context of plastic surgery will be examined. Under the topic of 'contractual responsibility of the physician', the obligation of examining the patient and asking questions about the diagnosis of the disease (anamnesis-medical history talking), the obligation of diagnosing the disease and choosing the most appropriate treatment, the obligation to start and execute the work on time, the obligation to inform, the duty of care, the obligation of loyalty and confidentiality, the obligation of personal performance will be discussed along with the obligation to provide tools, equipment and materials, obligation arising from defeat and the debt of recording the document. After explaining the contractual responsibility of the physician, the situations that occur in case of violation of the contractual responsibility will be revealed. Afterwards, the cases where the contract is terminated and the cases where the responsibility of the physician is limited in the contracts dealing with the plastic surgeries will be examined. After these explanations, the concepts of acting without authority and tort, which are the non-contractual liability cases of the physician, will be evaluated. Finally, explanations regarding non-pecuniary damages will be examined in our study.Master Thesis Subrogation Action of Cargo Insurer as Legal Successor Liable for Damage in Sea Cargo Transportation Against the Carrier(MEF Üniversitesi, 2024) Çelik, Eren Can; Öğüz, Zehra ŞekerThis master's thesis is prepared for submission to MEF University Institute of Social Sciences. The subject of the thesis is defined as the 'Subrogation Action of Cargo Insurer as Legal Successor Liable for Damage in Sea Cargo Transportation against the Carrier.' In the first chapter of the study, the legal successorship regulated in the Turkish Law of Obligations is examined. Through this examination, the concept of successorship is scrutinized, and the distinctions between similar concepts such as the right of recourse and assignment of receivables are elucidated. This chapter also provides a detailed overview of the legal successorship of the insurer as regulated in Article 1472 of the Turkish Commercial Code No. 6102. The second chapter focuses on the conditions of the legal successorship of the insurer, particularly the conditions of the cargo insurer's legal successorship. This section thoroughly explains the circumstances under which the cargo insurer will legally succeed to the rights of the insured. The third chapter defines the carriage contract, examining the liability of the carrier. Emphasis is placed on the carrier's responsibility for the loss, damage, and late delivery of the transported cargo, clarifying the conditions under which the cargo insurer can seek recourse against the carrier. This chapter also evaluates both absolute and probable cases of carrier non-liability, stipulating that the cargo insurer cannot file a recourse lawsuit against the carrier in these instances. The final chapter of the study scrutinizes the recourse lawsuit that the cargo insurer would file against the carrier liable for damages, providing a detailed explanation of the procedural aspects of the lawsuit. This section highlights the nature, limits, legal grounds, subject matter, competent court, burden of proof, objections and defenses, interest, and statute of limitations of the recourse lawsuit.Master Thesis Klinik Psikoloğun Psikoterapötik Tedavi Sözleşmesinden Doğan Sorumluluğu(MEF Üniversitesi, 2023) Ertuğrul, Ahmet; Uyanik, AyferPsikoterapötik tedavi sözleşmesi, serbest çalışan klinik psikolog ile danışan arasında kurulan, psikoloğun ücret karşılığında danışanın psikiyatrik rahatsızlığının tedavisi için psikoterapi yaklaşımları içerisinde danışanın psikiyatrik rahatsızlığının niteliğine göre seçtiği ve psikoterapi uyguladığı özel hukuk sözleşmesidir. Klinik psikoloğun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin başında psikoterapötik tedavi gelmektedir. Klinik psikolog sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini özenle yerine getirmelidir. Burada sır saklama, sadakat gösterme, aydınlatma yükümlülüğü, kayda geçirme yükümlülüğü gibi durumlar ele alınmıştır. Psikoloğun psikoterapötik sözleşmesinden kaynaklanan bu yükümlüklerine aykırı hakaret ederek danışana zarar vermesi halinde sorumluluğu doğacaktır. Psikoterapötik tedavi sözleşmesinde zarara uğrayan danışan maddi ve manevi zararlarının tazminini talep edebilir. Danışan uğramış olduğu zararları, hukuka aykırılığı ile illiyet bağının varlığını ispat etmek zorundadır. Buna karşılık olarak ise klinik psikolog da kusurunun bulunmadığını ispat etmekle yükümlüdür.Master Thesis Suç Önleme Politikaları İçerisinde Önleyici Polis Uygulamalarının Önemi ve Dünya Örnekleri ile Türkiye Uygulamalarının Karşılaştırılması(MEF Üniversitesi, 2023) Çeli̇k, Tayfun; Polat, Mehmet Oğuzİnsanlığın dünya üzerinde var olduğu tüm dönemlerde kendisini güvende hissetmek istemiştir. Bunun için her çağda güvenlik politikalarını gözden geçirerek kendisine kamu düzenini temin edebilecek uygulamalar geliştirmeye çalışmıştır. Tüm bu girişimler ve tarihsel süreç insanların suç işlemesini tam anlamı ile engelleyememiştir. Bu tez çalışması, Suçla mücadele etmek için yeni alternatif uygulamalar araştırmanın yansıra benzer önleyici politikaların da tahlil edilerek başarılı olabileceği değerlendirilen uygulamaların sisteme dahil edilmesinin mümkün olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Suçun önlenmesi için yapılacak araştırmaya ayrılacak olan zaman ve maddi imkanların başarı sağlama konusunda olumlu dönüt sağlayan projelere aktarılması sürdürülebilir bir önleyici güvenlik politikaları açısından fayda sağlayabilecektir. Bu kapsamda; suç ve polisliğin tarihsel süreç içerisindeki gelişimine değinerek kamu düzeni ve kolluk faaliyetlerinin gelişimi ışığında; Türkiye'de uygulanan iç güvenlik politikaları ve polislik uygulamalarına değinip dünyada uygulanan önleyici polislik uygulamalarını Türkiye açısında uygulanabilirliğinin Değerlendirilmesine çalışılmıştır. Tarihsel süreçler ile suçun ve suçlunun ıslahı ve azaltılmasına yönelik yapılan çalışmaların günümüz kamu düzenine ulaşmamızdaki rolü tartışılmıştır. Dünyanın farklı coğrafyalarında uygulanmış ve başarıları veya gösterilen ilgilerden dolayı haberlere konu olan önleyici polislik uygulamaları irdelenerek bu uygulamaların etki alanları ve önleyici polislik uygulamalarına etkisi tahlil edilmiştir. Önleyici Güvenlik Politikalarının dünyadaki farklı örneklerinin Türkiye de uygulanan güvenlik politikalarına nasıl katkı sunabileceği değerlendirildiğinde; söz konusu uygulamaların gelişimi ve toplum için etkileri göz önünde bulundurularak yapılan tahlilde; sadece belirli idare kurumları veya sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen çalışmaların tek başına yeterli olamayacağı ortaya konularak. Yürütülen birçok Önleyici Güvenlik politikaları ve Önleyici Polislik uygulamalarında; idare, kurumlar ve toplum arasındaki işbirliği, iletişim ve disiplinin kamu düzeninin tesisinde ve sürdürülebilir güvenli bir toplumun inşasında amaca ulaşmak için ayrılmaz bir bütün olduğu ortaya konulmuştur.Master Thesis 4857 Sayılı İş Kanunu Bağlamında Normali Aşan Çalışmalar(MEF Üniversitesi, 2023) Öztürk, Kevser; Akyi̇ği̇t, ErcanNormali aşan çalışma kavramının öğretide hem fazla sürelerle çalışmayı hem de fazla çalışmayı içeren bir üst kavram olarak kullanıldığı görülmektedir. Normali aşan çalışmalar yani fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma günümüzde sıkça karşılaştığımız ve çoğunlukla da birbiriyle karıştırılmakta olan kavramlardır. Fazla çalışma 4857 Sayılı İş Kanunun da yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalar olarak kabul edilirken, çalışma süresinin sözleşmelerle haftalık 45 saatin altında belirlendiği durumlarda sözleşmeyle saptanan sürenin üstünde ama 45 saate dek yapılan çalışmada ise fazla sürelerle çalışmadan söz edilecektir. Günümüzde artan rekabetle birlikte birçok sektörde normal çalışma süresinin üzerindeki sürelerle çalışma yapılması gündeme gelmektedir. Normal çalışma süresi üzerinde yapılan bu çalışmaların ise, işçi ve işveren açısından bazı avantajları veya dezavantajları olabilmektedir. İşçi açısından normali aşan çalışmaları karşılığında yasal orandan aşağı olmamak üzere zamlı biçimde isteğine göre serbest zaman ve/veya zamlı ücret alabilmesi, avantaj olarak görülebilmektedir. Özellikle zamlı ücret şıkkının seçilmesi halinde, ekonomik boyutu dikkate alınarak işçilerin fazla çalışmayı tercih edilebileceği söylenebilecektir. İşveren açısından ise, işçilere normali aşan biçimde çalışma yaptırmak, yeni işçi alımına gitmeden üretimin arttırılmasını sağladığından, onun ekonomik avantajının olduğu söylenebilecektir. İşçi açısından fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ele alındığı zaman işçiye ekonomik avantajının yanında işçiye arka planda birçok hakkı göz ardı edildiği gözlenmiştir. Özellikle bu çalışmaya katılan işçinin sosyal hakları, ruhsal veya fiziki sağlığı, dinlenme süreleri arka planda kalan önemli birkaç haklarından biridir. Bu gibi hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından çalışma sürelerinin kanun çerçevesinde denetlenerek gerekli görüldüğü durumlarda cezai yaptırımlarla karşılaşılması işçi açısından güven duygusunu ve çalışma istediğini arttırabileceğinden söylenebilecektir. Hak kayıplarının önüne geçilmesi noktasında işverenin yasada belirtilen sürelerin üzerinde çalışma yaptırılmasını talep etmemesi ve yasaya uygun hareket etmesi hak kayıplarının önüne geçilmesi noktasında önem arz edecektir. Bu çalışmada 4857 sayılı İş Kanunu'nda Normali aşan çalışmalar yani fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma kavramları 4857 Sayılı İş Kanunu ve diğer kanunlar ve ilgili yönetmelikler ışığında tarihsel gelişimi, fazla sürelerin tespiti, fazla çalışma türleri, fazla çalışma yasakları, fazla çalışma karşılığı ücret ve serbest zaman, fazla çalışmanın ispatı gibi birçok başlık ele alınarak incelenmiştir. 4857 Sayılı İş Kanunun da çalışma süreleri açısından bazı yeniliklerde ele alınarak açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken güncel olmasına dikkat edilerek içtihatlar ve Yargıtay kararları başta olmak üzere birçok akademik bilgiye yer verilmeye çalışılmıştır.Master Thesis Ayrımcılık Yasağı Kapsamında Engellilik ve Engelli Hakları(MEF Üniversitesi, 2023) Akar, Onur; Erözden, Mehmet OzanEngellilik, toplumlar tarihinin başlangıcından itibaren varlığını sürdüren birolgudur. Tarih boyunca çağın egemen olan bakış açısına göre çeşitli değerlendirilmeler yapılmıştır. Nihayetinde engellilerin, temel insan haklarına dahi erişebilmesinin önündeki temel bariyer ayrımcılık olgusu olmuştur. Toplumlar tarihinde yaşanan büyük ıstırapların temel kaynağına bakıldığında, bir yerlerde ayrımcılık olgusuyla rastlaşmak mümkündür. Temel insan hakları metinlerinin pek çoğunda farklı düzlemlerde ayrımcılık yasaklanmıştır. Bu bağlamdaki metinler, engellilik temelindeki ayrımcılıktan doğan hak ihlallerini frenleme açısından oldukça önemlidir. Esasen insan hakları metinlerinin temel amacı genel olarak insanların haklarını korumaktır. Bu bağlamda engelliler özelinde bağımsız düzenlemelere gereksinim duyulmayacağı düşünülebilir. Lakin uygulamada çeşitli güvencelerin alınması bir gereklilik olarak gözükmektedir.Master Thesis Türk İş Hukukunda Normali Aşan Çalışmalar(MEF Üniversitesi, 2023) Çavuş, Selen; Akyi̇ği̇t, ErcanAraştırmamızın konusunu Türk İş Hukukunda Normali Aşan Çalışmalar oluşturmaktadır. Normali aşan çalışma kavramından bahsedebilmek için öncelikle çalışma süresinin incelenmesi gerekecektir. Çalışma süresinin sınırlandırılmaması halinde normali aşan çalışmadan bahsedilemeyecektir. Sınırlandırmanın dayanağını ise işçinin tüm gün çalışmasının sağlığı açısından elverişli olmaması ve bu şekilde verimliliğin artırılması oluşturacaktır. Bu nedenle çalışmamızda kısaca çalışma süresi kavramına yer verildikten sonra normali aşan çalışmalar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ülkemizde çoğu işveren, çeşitli sebeplere dayanarak işçilerine normali aşan çalışma yaptırmaktadır. Fazla çalışma ise başta ekonomi olmak üzere üretimin arttırılması, ücret, çalışma süresi, ekonomik ve toplumsal sorunlara doğrudan etki etmektedir. Fazla çalışma işçiye yarar sağlamasının yanında sağlık ve sosyal yaşamında olumsuz etki yaratabilmektedir. Genellikle yapılan fazla çalışma kanundaki şartlara uygun olmaması sebebiyle işçi ve işveren arasında uyuşmazlık çıkmaktadır. Buna bağlı olarak iş mahkemelerinde açılan davaların çoğunluğunu normali aşan çalışmaya yönelik ücret alacakları oluşturmaktadır. Normali aşan çalışmaya yönelik sorunlara çözümlerin kanun ve anayasaya uygun olması gerekecektir. Bu konuda taraflar arasındaki uyuşmazlık sayısı fazla, konu kapsamlı ve geniştir. Ayrıca teknolojik gelişmeler doğrultusunda mevzuat ve Yargıtay içtihatları da zamanla değişmektedir. Bu nedenle normali aşan çalışmalar ayrı bir öneme sahip olması sebebiyle çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmamızda normali aşan çalışmalar tüm yönleriyle incelenmiş olup, çalışma süresi kavramı, denkleştirme uygulaması, normali aşan çalışmanın ispatı, normali aşan çalışmanın karşılığı olarak ücret veya serbest zaman kullandırılması, normali aşan çalışmanın karşılığının verilmemesinin sonuçları, yasak, sınır ve bunlara uymamanın sonuçları gibi konu başlıkları ele alınmıştır. Ayrıca İşK dışında DİK, BİK ve TBK'daki düzenlemelere yer verilmiştir. Yine çalışmamızın genelinde yerleşik Yargı kararları ve öğretideki tartışmalar doğrultusunda inceleme yapılmıştır.
