Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.11779/1785

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 25
  • Master Thesis
    Temel Hak ve Özgürlükler Bağlamında Bir İnceleme: Çocukluk Dönemi Aşıları
    (MEF Üniversitesi, 2024) Ertaş, Oğuz Can; Batum, Süheyl
    Enfeksiyon hastalıklarına karşı bireyden topluma uzanan bir süreçle bağışıklık kazanılmasını sağlayarak kamu sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik en etkili yöntemlerin başında aşılar gelmektedir. Bu kapsamda çocukluk dönemi itibariyle tatbik edilen aşılar sayesinde pek çok enfeksiyon hastalığının muhtemel olumsuz etkileri bertaraf edilmektedir. Ancak son yıllarda çocukluk dönemi aşı uygulamalarına yönelik olarak giderek artan düzeyde tereddüt ya da ret hali oluştuğuna şahit olunmaktadır. Hal böyleyken aşı kararsızlığı ve karşıtlığının yakın gelecekte toplum sağlığını tehdit eden en önemli sağlık sorunları arasında olacağı öngörülmektedir. Bu duruma ise aşıların içeriğinde yer alan maddelerin pek çok zararlı etkisi olduğu, ayrıca dini yönden sakıncalı maddeler de bulunduğu yönünde ortaya çıkan iddiaların etkin iletişim vasıtasıyla bir aşılama politikası çerçevesinde tatmin edici düzey ve yaygınlıkta yanıtlanamamasının sebebiyet verdiği görülmektedir. Dünya genelinde aşı uygulamalarına yönelik olarak bu kararsızlık ve giderek artan karşıtlık hareketlerinin önüne geçilebilmesi, ayrıca koruyucu bir sağlık hizmeti olan aşılar ile toplumsal bağışıklığın arttırılması amacıyla temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimine uygun şekilde çocukluk dönemi aşılarının zorunlu uygulanmasına ilişkin kanunlaştırma faaliyetleri başlamıştır. Bu bağlamda Avrupa coğrafyasında yer alan İtalya, Fransa ve Almanya zorunlu aşı uygulamalarına dair belirlediği politikaları ile örnek ülkeler olarak nitelendirilebilir. Ancak çocukluk dönemi aşılarının kanun ile zorunlu hale getirilmesinin temel hak ve özgürlükleri ihlal niteliğinde bir müdahale olduğu gerekçesiyle hem ulusal anayasa mahkemelerine hem de Avrupa İnsan Haklarına Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvurular yapılmıştır. Öte yandan dünyada bazı ülkelerin ise çocukluk dönemi aşı uygulamaları ile toplumsal bağışıklığın arttırılarak genel sağlığın korunması meşru amacının gerçekleştirilmesine yönelik olarak teşvik politikası belirlediği görülmektedir. Bahse konu teşvik politikasının örnek ülkesi olan Avustralya'da tavsiye edilen ulusal çocukluk dönemi aşılama takvimindeki tüm aşıları olan çocukların ailelerine yönelik vergi indirimleri ve mali yardımlar verileceğini düzenleyen yasal düzenleme yapılmıştır. Çocukluk dönemi enfeksiyon hastalıklarına yönelik bağışıklığın artırılmasının kanun ile zorunlu hale getirildiği zorunlu aşı politikası bu çalışma kapsamında detaylarıyla irdelenecektir. Ayrıca aileye yönelik finansal teşvikler ile aşı uygulamalarına ilişkin etkin bir aydınlatılmış rıza sürecini kapsayan aktif tutumlu gönüllü aşı politikası bütüncül bir yaklaşımla ele alınacaktır. Türkiye açısından ise zorunlu aşı uygulamasına yönelik Anayasa Mahkemesinin (AYM) bireysel başvuru kapsamında vermiş olduğu hak ihlali kararının ardından halihazırda uygulanan pasif tutumlu aşı politikası ile ulusal sağlık koşullarımız bakımından zorunlu aşılama ve aktif tutumlu gönüllü aşılama politikalarının yürürlüğe konulmasına dair öneriler geniş bir biçimde tartışılacaktır.
  • Master Thesis
    Land Owners' Disagreement and Public Intervention in Case of Urban Renewal Based on Disaster Risk
    (MEF Üniversitesi, 2024) Dilek, Mehmet Ali; Kapancı, Kadir Berk
    İnsanlığın topluluklar halinde yaşamaya başlamasının ve sanayi devriminin yaşanmasının ardından köylerden kentlere göçler başlamış, ülkemizde de bu durum 1950'li yıllardan itibaren baskın bir biçimde görülmüştür. Hal böyle olunca, kontrolsüz bir biçimde göçler başlamış ve yapılan göçler ile kentler kapasitesinin çok daha üzerinde konaklama yapılmasına maruz kalmıştır. Yaşanan yoğunluk sebebiyle kentlerde imara aykırı, sağlıksız, güvenli olmayan, düzensiz, alt yapı yetersizlikleri ile çarpık bir düzen yaşanmaya başlamıştır. Tüm bunlara ek olarak, ülkemizin deprem bölgesinde yer aldığı da düşünüldüğünde bu yerleşim biçiminin afet riskine karşı mal ve can kaybına sebebiyet vereceği de şüphesiz ortadadır. Günümüze kadar kentsel yaşama geçişi kolaylaştırmak ve sistemleştirmek adına birçok düzenleme yapılmışsa da; bu düzenlemeler uygulama alanı bulamamış, denetimler de gerektiği şekilde gerçekleştirilememiştir. Keza, denetim ve uygulamalar bir yana bırakılsın, imara ve hukuka aykırı yapılarla ilgili çıkarılan af yasalarıyla birlikte aykırılık adeta meşrulaştırılarak insanların yaşamı ve yaşam standartları hiçe sayılmıştır. Yaşanan bu olaylar ülkemizde artık gözden kaçırılmayacak bir hal almış, üstelik yakın geçmişte yaşanan depremler ile kayıplarının ardından bir yapılanma ihtiyacı hasıl olmuştur. Tam bu noktada, daha güvenli ve sağlıklı bir yaşam ile imara uygun bir kentleşme adına Kentsel Dönüşüm yasası kurtarıcı yapılmak istenmiş ve bu konuda özel bir kanun yürürlüğe girmiştir. Çalışmanın ilk kısmında kentsel dönüşümün ne olduğu, tarihçesi, amacı ve metotları ve hukuki düzenlemelere ilişkin bilgi verilmiş, ikinci kısmında kentsel dönüşümün esaslarıyla 6306 sayılı kanunun uygulama bulduğu yapılar, uygulanma biçimi, süreci ve tarafların alacağı kararlar nezdinde sürecin nasıl ilerleyeceği ile yargıya taşınması durumlarıyla ilgili detaylandırma yapılmış ve son kısmında anlaşamayan paydaşlara karşı kamunun ne şekilde müdahalelerde bulunabileceğine yer verilmiştir.
  • Master Thesis
    Investigation Procedure of Cyber Crimes in Accordance With Judicial Decisions and Methods of Obtaining Legal Evidence
    (MEF Üniversitesi, 2024) Genç, Coşkun; Akyürek, Güçlü
    Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçların soruşturulması ve bu soruşturma kapsamında delil elde edilmesi süreci klasik suç tiplerinin soruşturulması sürecinden oldukça farklıdır. Bunun temel sebebi, bilişim suçlarında adli makamları faile ulaştıran delil türünün çoğu kez elektronik delil olmasının yanında bu tür delillerin toplanması, muhafazası, analizi ve raporlanmasının geleneksel delillere göre daha teknik ayrıntılara sahip olmasından ve uzmanlığa ihtiyaç duymasından kaynaklanmaktadır. Bir diğer sebep ise, bu tür delillerin elde edilmesinde çoğu zaman delillerin bulunduğu ortamdan kaynaklı olarak uluslararası yardımlaşma kurumunun etkin ve sıkı bir şekilde uygulanması zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Yine, geleneksel delil türlerine göre elektronik delillerin bulunduğu bilişim sistemlerinin aranmasına ilişkin usul kuralları farklı hükümlere tabi olduğundan dolayı hukuka uygun bir şekilde bu delillerin elde edilmesi yargılamaların sıhhati açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada, temel kavramlar en yalın haliyle tanımlanarak bilişim suçlarının soruşturulması sürecinde hukuka uygun aramanın yapılması için Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinde aranan şartlar ve hukuka aykırı arama işleminin sonuçları, online arama müessesi, uluslararası adli yardımlaşma kurumunun bu suçları işleyen faillerin tespiti açısından önemi ve bu kurumun Ülkemizde yürütülen soruşturma süreçlerine etkisi, elektronik delil türleri, bu delillerin güvenilirliği ve bu delilleri elde etme yöntemleri, dijital materyallerin aranması ve elkonulmasına ilişkin adli bilişim süreçleri ele alınmış ve belirli konularda eleştiri ve görüşler bildirilmiştir.
  • Master Thesis
    Data Breach and Its Consequences in Aspect of Kvkk and Gdpr
    (MEF Üniversitesi, 2024) Yıldız, Ayşenur; Kapancı, Kadir Berk
    Kişisel verilerin korunması hukuku, günümüzde teknolojinin kullanımı günlük hayatın ayrılamaz bir parçası haline geldiğinden sürekli gündeme gelen, önemli bir konudur. Bu durum işlenecek kişisel mahiyetteki verilere ilişkin düzenlemelerin getirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda 24.03.2016 tarihinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yürürlüğe girmiştir. 25.05.2018 tarihinde ise, yine aynı ihtiyaç doğrultusunda Avrupa Birliği sınırları içerisinde uygulanmak üzere General Data Protection Regulation (Genel Veri Koruma Tüzüğü) yürürlüğe girmiştir. Bu çalışmada, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Genel Veri Koruma Tüzüğü uyarınca veri sorumlusunun yükümlülüklerinden biri olan veri güvenliğini sağlama yükümlülüğü incelenecek; veri güvenliği ihlali durumunda ilgili Veri Koruma Kuruluna ve ilgili kişilere bildirim yapma yükümlülüğü üzerinde durulacaktır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, kişisel verilerin korunması hukukunun temel kavramları tez çalışmasının konusuyla ilgisi bakımından sınırlı olarak incelenmiştir. İkinci bölümde, veri güvenliği kavramı ve veri sorumlusunun veri güvenliğini sağlama yükümlülüğü KVKK, GDPR ve ilgili sair mevzuat ışığında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise veri güvenliği ihlali kavramı incelenmiş, veri güvenliği sonucu olan bildirim yükümlülüğünün üzerinde durulmuş ve karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, General Data Protection Regulation (Genel Veri Koruma Tüzüğü), veri güvenliği, veri güvenliği ihlali, veri güvenliği ihlalinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna yapılacak bildirim, ilgili kişilere yapılacak bildirim. Bilim Dalı Sayısal Kodu: 54001
  • Master Thesis
    Equal Representation and Political Representation of Women in Turkey
    (MEF Üniversitesi, 2024) Şahin, Buse; Batum, Bedii Süheyl
    Bireylerin toplum içinde eşit ve adil bir düzen sağlama istekleri, demokrasinin temelini oluşturmuştur. Tarih boyunca bu sistem içerisinde, birey olarak varlığını kabul ettirmek için mücadele eden kadınların, hak arama mücadelesi günümüzde de devam etmektedir. Kadınların, toplum tarafından kendilerine biçilen rollere, kendilerini adamaları beklenirken birey olarak varoluş mücadeleleri, eril kurallar üzerine kurulu Dünya'da Fransız Devriminden, Kurtuluş Mücadelemize farklı olaylarda kendini göstermiştir. Bu bağlamda demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğinin, hala sağlanamadığı ve uygar Dünya olma yolunda gidilecek yolun çok olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmada temsil kavramına, demokrasi ve kadının insan hakları bağlamında yaklaşılmaktadır. Kavramsal açıklamaların ardından Dünya'da ve Türkiye'de kadınların hak mücadelesi tarihsel olarak ele alınmaktadır. Çalışmada Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne seçilen kadın milletvekillerine sorular yöneltilerek, temsil meselesine farklı bir pencereden yaklaşılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede bir kadın devrimi olan Cumhuriyet'in 100. yılında, demokrasinin temelindeki kadın erkek eşitliği tablosunun ve kadının insan hakları mücadelesinin analizinin yapılması amaçlanmıştır.
  • Master Thesis
    Short-Time Working, in Turkish Labour Law
    (MEF Üniversitesi, 2024) Yumrutepe, Nida; Akyiğit, Ercan
    Küreselleşmenin bir sonucu olarak dünyayı etkileyen çeşitli büyük ölçekli krizler, işyeri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. İşverenler söz konusu krizin etik boyutunu ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek için işçilerin aleyhine uygulamalara başvurmaktadır. Bu bağlamda, krizlerin işyerindeki yıkıcı etkilerini geciktirmek ve işçilere yönelik haksız uygulamalara son vermek için istihdamı koruma politikaları geliştirilmiştir. İşsizliğin olası maliyetlerini en aza indirmek, mevcut işçilere iş güvencesi sağlamak ve elbette krizin etkisini en aza indirmek amacıyla, devlet desteğini de içeren ve iş güvencesi ilkeleriyle uyumlu bir kısa çalışma sistemi 2003 yılında 4857 Sayılı İş Kanunu madde 65 ile ulusal mevzuatımıza dahil edilmiştir. Bu çalışma, kısa çalışma sisteminin kapsamlı bir incelemesini sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İş, İş Hukuku, Kısa Çalışma, Kısa Çalışma Ödeneği, Zorlayıcı Sebepler, Kriz
  • Master Thesis
    Legal Liability of the Physician in the Context of Plastic Surgery in the Light of Supreme Court Decisions
    (MEF Üniversitesi, 2024) Uzunoğulları, Alin Doğa; Kapancı, Kadir Berk
    The topic of this thesis called ' Legal Liability Of The Physician In The Context Of Plastic Surgery Under Turkish Law ' basically aims to characterize the qualification of the plastic surgery under Turkish law and the legal responsibilities of the physician (plastic surgeon) that may arise in this context. First of all, the concepts related to plastic surgery will be explained by giving definitions of physician and patient. Afterwards, it will be explained in which cases the plastic surgery is considered legal in the doctrine. After the discussion of the legality of plastic surgery; the legal nature of the contract established between the physician and the patient for the purpose of plastic surgery, which has been the subject of different opinions in the doctrine, will tried to be revealed. After focusing on the discussions in the context of the contract of mandate, service contract, sui generis contract and contract of work in the doctrine, the evaluation of the legal relationship between the physician working in the private hospital and the patient will be made. In addition, the contractual responsibility of the physician in the context of plastic surgery will be examined. Under the topic of 'contractual responsibility of the physician', the obligation of examining the patient and asking questions about the diagnosis of the disease (anamnesis-medical history talking), the obligation of diagnosing the disease and choosing the most appropriate treatment, the obligation to start and execute the work on time, the obligation to inform, the duty of care, the obligation of loyalty and confidentiality, the obligation of personal performance will be discussed along with the obligation to provide tools, equipment and materials, obligation arising from defeat and the debt of recording the document. After explaining the contractual responsibility of the physician, the situations that occur in case of violation of the contractual responsibility will be revealed. Afterwards, the cases where the contract is terminated and the cases where the responsibility of the physician is limited in the contracts dealing with the plastic surgeries will be examined. After these explanations, the concepts of acting without authority and tort, which are the non-contractual liability cases of the physician, will be evaluated. Finally, explanations regarding non-pecuniary damages will be examined in our study.
  • Master Thesis
    Regulations and Periods of Conditional Release From the Perspective of Collection and Sharing of Residual Value
    (MEF Üniversitesi, 2024) Korkut, Sinan; Batum, Bedii Süheyl
    Human beings, by combining their strength and abilities with the faculty of judgment, are capable of generating a significantly greater surplus value compared to other living beings, stemming from the force they employ and the skills they possess. In the process of accumulating and redistributing this surplus value, the role of law is undeniable. Particularly in ensuring the continuity of the system established for the accumulation and distribution of surplus value beyond physical force, criminal law takes on a pivotal role. Since the age of enlightenment, criminal law has predominantly fulfilled this role through imprisonment. Conditional release has emerged as a response to the drawbacks of imprisonment. Conditional release became part of the Turkish legal system with the establishment of the Republic. This study will examine the stages through which conditional release has evolved and the forms it has taken since its inception in Turkish law to fulfill its role. Furthermore, in the Information Age that heralds the new millennium, the potential impacts of technological advancement, which is advancing in tandem with philosophical discourse, on conditional release as a ustadan and balancer, will be discussed.
  • Master Thesis
    The Discretionary Power of Public Prosecutor in the Initiation of Public Prosecution
    (MEF Üniversitesi, 2023) Ay, Emir Can; Çınar, Ali Rıza
    With the Criminal Procedure Law No. 5271, an exception has been made to the principle of compulsory public prosecution, which the public prosecutor has, and disc-retionary power has been granted in filing a public lawsuit. Along with the 1st parag-raph of Article 171 of our Criminal Procedure Law No. 5271, which requires the app-lication of effective regret provisions that eliminate the personal impunity or punish-ment. While the public prosecutor is provided with the discretionary power to open a public case in such cases, the institution of postponing the opening of a public case is regulated in the 2nd paragraph of Article 171 of the Criminal Procedure Law. The rele-vant regulation introduced to the Public Prosecutor grants the Public Prosecutor the authority not to file a public lawsuit, even if there is sufficient suspicion in the investi-gation phase, one of the phases of the criminal trial, during the evaluation of evidence and drawing conclusions. In the first part of our thesis, the concept of public litigation and the principles that govern public litigation, especially the principle of obligation and the principle of expediency, or discretion, which is the subject of our thesis, is examined. In the second part, the concept, organization, legal nature and duties of the public prosecutor are examined, and in the last part, we examine the provisions of personal impunity and effective repentance that eliminate the punishment in the Turkish Penal Code, which are the subject of our article, and the provisions of effective regret that eliminate the perso-nal impunity and punishment in the Turkish Penal Code. The crimes to which it can be applied have been examined in detail. The judicial decisions related to our subject and the problems in practice have been examined and opinions about these decisions have been included. Finally, the legal nature, conditions and consequences of the decision to postpone the opening of a public case, which is one of the alternative institutions to a public case and can be given by the public prosecutor, and the decision. The way to go against the decision and the control of the decision were examined.
  • Master Thesis
    Subrogation Action of Cargo Insurer as Legal Successor Liable for Damage in Sea Cargo Transportation Against the Carrier
    (MEF Üniversitesi, 2024) Çelik, Eren Can; Öğüz, Zehra Şeker
    This master's thesis is prepared for submission to MEF University Institute of Social Sciences. The subject of the thesis is defined as the 'Subrogation Action of Cargo Insurer as Legal Successor Liable for Damage in Sea Cargo Transportation against the Carrier.' In the first chapter of the study, the legal successorship regulated in the Turkish Law of Obligations is examined. Through this examination, the concept of successorship is scrutinized, and the distinctions between similar concepts such as the right of recourse and assignment of receivables are elucidated. This chapter also provides a detailed overview of the legal successorship of the insurer as regulated in Article 1472 of the Turkish Commercial Code No. 6102. The second chapter focuses on the conditions of the legal successorship of the insurer, particularly the conditions of the cargo insurer's legal successorship. This section thoroughly explains the circumstances under which the cargo insurer will legally succeed to the rights of the insured. The third chapter defines the carriage contract, examining the liability of the carrier. Emphasis is placed on the carrier's responsibility for the loss, damage, and late delivery of the transported cargo, clarifying the conditions under which the cargo insurer can seek recourse against the carrier. This chapter also evaluates both absolute and probable cases of carrier non-liability, stipulating that the cargo insurer cannot file a recourse lawsuit against the carrier in these instances. The final chapter of the study scrutinizes the recourse lawsuit that the cargo insurer would file against the carrier liable for damages, providing a detailed explanation of the procedural aspects of the lawsuit. This section highlights the nature, limits, legal grounds, subject matter, competent court, burden of proof, objections and defenses, interest, and statute of limitations of the recourse lawsuit.